Ana içeriğe geç
Sözlük

bulunduk ile cümle

bulunduk kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Bulundukları şarkılarAs featured artist
Diğer bulundukları müzik videolarıOther music video appearances
Misafir bulunduklarıGuest appearances
Bulundukları müzik videolarMusic videos
Bulundukları yerlerAppearances and media
Çalınan birkaç kredi kartı bulunduktan sonra Bundy sonunda ismini polise açıkladı.Upon finding several stolen credit cards, Bundy finally revealed his name to police.
Üç sürücü de pit stoplarından önce bulundukları sırayla yarışa döndü.All three drivers returned to racing in the same order they'd been in before their pit stops.
Çift, Cezayir Kültür Merkezi'nde araştırmacı görevinde bulundukları Paris'te yaşadı.[1]The couple lived in Paris, where she had a research appointment at the Algerian Cultural Center.[8]
Bu durum : "Hep hedefe yönelik yaptırımlar çağrısında bulunduk.It was welcomed by Ping, who said : "We have always called for targeted sanctions.
Calas yargılanıp suçlu bulunduktan sonra aynı zamanda işkence edilmesi de kararlaştırıldı.Calas was also sentenced to be tortured after being judged and found guilty.
Fistül tipleri bulundukları yere göre tanımlanabilir.Types of fistula can be described by their location.
Jüpiter truvaları, bulundukları yörüngede Jüpiter'den sabit bir uzaklıkta durmazlar.Jupiter trojans do not maintain a fixed separation from Jupiter.
Örneğin 1941 yılında subayların % 75'i, bir yıldan az bir süredir bulundukları yerdeydi.Selbst von den vorhandenen Offizieren waren etwa 75 Prozent seit weniger als einem Jahr auf ihren Posten.
Turne için başka kentlere giden topluluklar, asıl bulundukları kent için değerlendirilir.Zuweilen dringen sie bis in die Städte vor, wo sie – von Lichtquellen angelockt – selbst in Wohnungen fliegen.
Bu yüzden onlardan da bulundukları mevzileri terk edenler oldu.Hinzu kamen die umstürzenden Folgerungen, die daraus gezogen wurden.
Artık ırmaklar üstünde bulundukları kareyi tamamen kaplamamaktadır.Verboten war nunmehr, strohgedeckte Häuser aus Holz zu errichten.
Çandıkların bir bölümü daha sonraki dönemlerde bulundukları bölgeden ayrılıp başka yerlere göç etmişlerdir.Die Hochwasser erreichten über Oder und Weichsel dann nach und nach auch andere Landesteile.
Bazı gemiler ise içinde bulundukları suları tanımadıklarından sığ yerde karaya oturdular.Wasser floss in das Schiff, das dadurch zum Kentern gebracht wurde und umgehend unterging.
Sulh ceza hâkimliği bulundukları il veya ilçenin adı ile anılır.Andere gelangten durch Täuschung oder Bestechung in den Besitz einer Opferbescheinigung (libelli).
Güney Afrika ve Kuzey Afrika en çok bulundukları bölgelerdir.Der Nahe Osten und Nordafrika sind heute die Regionen mit dem am stärksten ausgeprägten Wassermangel.
Beklenenin üzerinde zayiat veren Sovyetler, önde bulundukları savaşı bir an önce sona erdirmeye çalıştılar.Dort wollen die Kommunisten den ausgebrochenen Krieg abwarten.
Bulundukları topluluğu gerçekten ihmal ediyorlar.Ils sont tellement négligés qu'ils sont la lie de la société.
1835 yılında yeni bir yayımcı bulunduktan sonra Schumann'ın ismi editör olarak görünmeye başladı.En 1835, lorsqu'un nouvel éditeur est trouvé, le nom de Schumann apparaît pour la première fois.
Bununla ilgili suç duyurusunda bulunduk.J'ai été témoin de ce crime.
Esasında azınlıkta bulundukları için de, hiçbir güçleri kalmayarak ağırlıklarını kaybetmişlerdir.S’ils étaient parmi vous, ils n’auraient combattu que très peu. » « 22.
Hakanın yanında bulundukları yere göre farklı adlarla anılırlar.Ils prennent une apparence différente selon le territoire sur lequel ils se trouvent.
Büyük kuşlardır ancak bulundukları takım içindeki diğer kuşlarla kıyaslandığında orta boyutludurlar.Celui-ci n'est reconnu par les pairs (autres Grands mariés) que s'il a lieu en Grande Comore.
Bu sesleri tehlikede olduklarında ve savunma amaçlı tehditte bulunduklarında çıkarırlar.Il est prêt à les soutenir quand ils sont en difficulté et de les protéger s'ils sont menacés.
Bulundukları taşıta göre değişik isimlerle anılırlar.Selon leur utilisation, ils portent différents noms.
Brezilya diplomatik servisinde görevde bulunduktan sonra 1927'lerin başında Morano ABD'ye geldi.Morano llegó a los EE.UU. a principios de 1927 después de servir en el servicio diplomático de Brasil.
Işaretlemeler iki veya daha fazla fazın denge halinde bulundukları noktaları gösterir.Las marcas muestran puntos donde dos o más fases pueden coexistir en equilibrio.
Sulh ceza hâkimliği bulundukları il veya ilçenin adı ile anılır.Demandas que implícita o explícitamente amenazan a los escuchas con culpa o castigo si no las cumplen.
Bunu duyan Temuçin ve adamları hemen bulundukları yerden uzaklaştılar.Ella y Mentiritas tienen que irse al pueblo de donde venían.
Davutoğlu'na yerleşip Bulundukları bölgede güç elde etmişlerdir.A éstos delataron porque eran de la familia de David.
Bulundukları gezegen daleklerin gezegeni Skaro'dur.Los tres se encuentran en el planeta Dalek de Skaro.
Türkçe ve bulundukları ülkenin dillerini konuşmaktadırlar.Hablan el árabe y el idioma del país donde residen.
Bulundukları yerin farkına varırlar ve Doktor tekrar görünür olur.Logra acceder a los pensamientos del Doctor y descubre que el Doctor está allí con una nueva apariencia.
Çandıkların bir bölümü daha sonraki dönemlerde bulundukları bölgeden ayrılıp başka yerlere göç etmişlerdir.Seguían a los rebaños, trasladándose a otros lugares donde pudieran pastar.
2000 yılında Başbakanlık Başdanışmanı görevinde bulunduktan sonra TC.A principios de 2002, asume la presidencia del TC 2000.
Tekkesinde uzun yıllar irşadda bulunduktan sonra vefat etti.Ya llevaba años en él cuando entré yo.
Alplar, Hakanın yanında bulundukları yere göre farklı adlarla anılırlar.Los diablos cojuelos adoptan diferentes nombres de acuerdo con el lugar.
Kamu binaları yangın öncesinde bulundukları yerlere yeniden kuruldu.Se restaura a semejanza del antiguo palacio antes de su incendio.
Eski grup üyeleri Kris ve Luhan'ın gruptan ayrılmadan önce bulundukları son albümdür.È il primo album da quando i membri Kris e Luhan hanno abbandonato il gruppo.
Ancak içinde bulundukları orman hükûmet tarafından korunma altına alınmaktadır.Si salvarono solo quelli, tra loro, che si rifugiarono tra gli Inca di Manco.
Hem de bulundukları kabı genişletebilirler.Amplieranno i servizi offerti?
Ve yazı bulunduktan sonra sık sık kralların askerî fetihlerini ve zaferlerini övmek için kullanılmıştır.E la scrittura, quando esistente, era spesso adoperata in favore dei re per celebrarne i trionfi bellici.
Tek amaçları ise içinde bulundukları toplumu kurtarmak.Il suo solo obiettivo è quello di salvare ogni persona si trovi in pericolo.
Bu da onları içinde bulundukları ortam için çok hassas ölçücü yapar.Sono abilissimi nel mimetizzarsi completamente nell'ambiente in cui si trovano.
Ne kadar zamandır bir arada bulundukları bilinmemektedir.Неизвестно, как долго они прожили вместе.
Nadiren suyun içinde bulundukları gözlemlenmiştir.Потом они увидели змею, последовали за ней и вышли к источнику воды.
Bunlar, bulundukları bölgenin paşasından başkasını tanımazlardı.До последнего времени были известны только по голотипу, найденному в Kotelee (Walamo).
Aynı nota isimleri de hangi oktavda bulunduklarına bağlı olarak farklı diklikleri hangi edebilirler.Одни и те же знаки могли выглядеть по-разному, в зависимости от предмета, на котором они изображались.
Bulundukları noktadan Kremlin'in kuleleri görünüyordu.Со стороны можно было увидеть Кремль.
Bunu duyan Temuçin ve adamları hemen bulundukları yerden uzaklaştılar.Слух дошел и до её мужа, который незамедлительно прибыл туда.
Diğer işlevlerinin yanında çerçeve desteği vererek mine gelişimine katkıda bulundukları da düşünülmektedir.Он уволил двух министров, посчитав, что их вклад в развитие слишком мал.
Müttefik kuvvetlerin bulundukları ve ileri hareketi durdurdukları bu nokta, Berlin'e yaklaşık 100 km'dir.Общая протяжённость фронта советских войск в Берлине составляла около 100 км.
Bulundukları suların sıcaklıklarına göre Nisan ile Eylül ayları arasında ürerler.AVENGED SEVENFOLD выложит свой сингл, Nightmare, в этом месяце (неопр.).
Bundan 100 yıl önce petrol bulunduktan sonra şehir gelişmeye başlamıştır.В начале XX века, после открытия нефтяных месторождений, началось возрождение города.
Burada durmak yerine Şam'a gidip kendimizi orada savunalım." düşüncesiyle bulundukları mevkiden çıktılar.Иду вперед» вскричал он, взмахнув шашкою к стороне, где лежит Хунзах, — «и ею же защищаюсь сзади.»
Bunun üzerinde bulundukları yerde kalmaya karar verilmiştir.Он спросил, где что-то лежит.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
bulunduk ile cümle - Sayfa 3 - bulunduk kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App