Ana içeriğe geç
Sözlük

bulunduk ile cümle

bulunduk kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
İçinde bulundukları soğuk çevreye karşın bu yaratıklar, parlak olacaklardır.Así que estas criaturas brillarán en contraste con el frío de su alrededor.
İçinde bulundukları soğuk çevreye karşın bu yaratıklar, parlak olacaklardır.Będą odcinać się jasnością od zimnego tła.
İçinde bulundukları soğuk çevreye karşın bu yaratıklar, parlak olacaklardır.Ces créatures seront donc brillantes par rapport à leur environnement froid.
İçinde bulundukları soğuk çevreye karşın bu yaratıklar, parlak olacaklardır.Deci aceste creaturi vor străluci în comparație cu fundalul rece.
İçinde bulundukları soğuk çevreye karşın bu yaratıklar, parlak olacaklardır.Deze levensvormen zullen helder afsteken tegen de koude omgeving.
İçinde bulundukları soğuk çevreye karşın bu yaratıklar, parlak olacaklardır.그래서 이 생명체들은 주변의 차가운 부분보다 더 밝게 보일 것입니다.
İçinde bulundukları soğuk çevreye karşın bu yaratıklar, parlak olacaklardır.Takže tahle stvoření budou zářit na pozadí studeného okolí.
İçinde bulundukları soğuk çevreye karşın bu yaratıklar, parlak olacaklardır.Tehát ezek a teremtmények felfénylenek a hideg környezetben.
İçinde bulundukları soğuk çevreye karşın bu yaratıklar, parlak olacaklardır.Tieto tvory budú jasné vzhľadom na ich chladné okolie.
İçinde bulundukları soğuk çevreye karşın bu yaratıklar, parlak olacaklardır.Vì thế những sinh vật này sẽ sáng nổi bật so với môi trường lạnh giá quanh chúng.
İçinde bulundukları soğuk çevreye karşın bu yaratıklar, parlak olacaklardır.И така тези същества ще бъдат по-светли от студените околности.
İçinde bulundukları soğuk çevreye karşın bu yaratıklar, parlak olacaklardır.Таким образом, эти существа будут выделяться среди холодного окружения.
İçinde bulundukları soğuk çevreye karşın bu yaratıklar, parlak olacaklardır.כך שהיצורים האלו יזהרו על רקע הסביבה הקרה
İçinde bulundukları soğuk çevreye karşın bu yaratıklar, parlak olacaklardır.لذلك فهذه المخلوقات ستكون مضيئة ضد محيطها البارد
İçinde bulundukları soğuk çevreye karşın bu yaratıklar, parlak olacaklardır.太陽から離れるほど
İkisi de bulundukları kabın şeklini alırlar.Begge disse tager form af deres beholder.
İkisi de bulundukları kabın şeklini alırlar.I obydwa przybierają kształt pojemnika, w którym sie znajdują.
İkisi de bulundukları kabın şeklini alırlar.Kummatkin niistä ottavat säiliönsä muodon.
İkisi de bulundukları kabın şeklini alırlar.To jsou dva typy kapalin. Obě skupenství zaujímají tvar své nádoby.
İkisi de bulundukları kabın şeklini alırlar.Това са двата вида флуиди. И двата заемат формата на съда си.
İkisi de bulundukları kabın şeklini alırlar.שניהם מקבלים את הצורה של הכלי המכיל אותם.
İkisi de bulundukları kabın şeklini alırlar.من الموائع. كلاهما يأخذ شكل الإناء الذى يوضع فيه.
İkisi de bulundukları kabın şeklini alırlar.じゃあ、液体と気体の違いは何かな?
İlk 100 seferde genelde şöyle yanıtlamış bulunduk:100 lần đầu tiên trong chúng ta dều cho kết quả là:
İlk 100 seferde genelde şöyle yanıtlamış bulunduk:100 lần phản hồi đầu tiên của chúng tôi là:
İlk 100 seferde genelde şöyle yanıtlamış bulunduk:De eerste 100 keer resulteerde het in ons zeggen:
İlk 100 seferde genelde şöyle yanıtlamış bulunduk:De første 100 gange resulterede det i os der sagde:
İlk 100 seferde genelde şöyle yanıtlamış bulunduk:Die ersten 100 Male sagten wir noch:
İlk 100 seferde genelde şöyle yanıtlamış bulunduk:La primele o sută am spus:
İlk 100 seferde genelde şöyle yanıtlamış bulunduk:Las primeras 100 veces resultó en nosotros diciendo:
İlk 100 seferde genelde şöyle yanıtlamış bulunduk:Le prime 100 volte rispondevamo:
İlk 100 seferde genelde şöyle yanıtlamış bulunduk:První 100 odpovědí vypadalo asi takto:
İlk 100 seferde genelde şöyle yanıtlamış bulunduk:Przez pierwsze 100 razy mówiliśmy:
İlk 100 seferde genelde şöyle yanıtlamış bulunduk: "Upload edenle iletişime geçin."100 kali pertama yang muncul ke kami mengatakan: "hubungi uploader-nya."
İlk 100 seferde genelde şöyle yanıtlamış bulunduk: "Upload edenle iletişime geçin."처음 100번째 까지는 '업로더와 상의하라'고 친절하게 답변했어요
İlk 100 seferde genelde şöyle yanıtlamış bulunduk: "Upload edenle iletişime geçin."Az első 100 alkalommal azt válaszoltuk, lépjenek kapcsolatba a feltöltővel.
İlk 100 seferde genelde şöyle yanıtlamış bulunduk: "Upload edenle iletişime geçin."Az elsõ 100 alkalommal azt válaszoltuk, lépjenek kapcsolatba a feltöltõvel.
İlk 100 seferde genelde şöyle yanıtlamış bulunduk: "Upload edenle iletişime geçin."De första hundra gångerna föranledde det "kontakta den som la upp filen".
İlk 100 seferde genelde şöyle yanıtlamış bulunduk: "Upload edenle iletişime geçin."De första hundra gångerna föranledde det "kontakta den som la upp filen".
İlk 100 seferde genelde şöyle yanıtlamış bulunduk: "Upload edenle iletişime geçin."Ensimmäiset 100 kertaa vastasimme sanomalla: "ottakaa yhteys lataajaan."
İlk 100 seferde genelde şöyle yanıtlamış bulunduk: "Upload edenle iletişime geçin."Les 100 premières fois, nous avons répondu : " Contactez l'uploader. "
İlk 100 seferde genelde şöyle yanıtlamış bulunduk: "Upload edenle iletişime geçin.":במאה הפעמים הראשונות ענינו לזה ".תפנו למי שהעלה"
İlk 100 seferde genelde şöyle yanıtlamış bulunduk: "Upload edenle iletişime geçin."في المرات المائة الأولى أعطتنا نتيجة "مفادها " إتصل بالـ:
İlk 100 seferde genelde şöyle yanıtlamış bulunduk:Τις πρώτες 100 φορές απαντήσαμε:
İlk 100 seferde genelde şöyle yanıtlamış bulunduk:В първите 100 случая им писах:
İlk 100 seferde genelde şöyle yanıtlamış bulunduk:Первые 100 раз это привело к нам говоря:
İlk 100 seferde genelde şöyle yanıtlamış bulunduk:「アップローダーに 連絡下さい」と
İnsanlar bir fikri alıp onunla istediklerini yapıp bulundukları yerde bu fikri uyguluyorlar.것은 없고, 사람들은 그저 그 생각을 선택하여 사용하며, 삶의 도구로서 사용합니다.
İnsanlar bir fikri alıp onunla istediklerini yapıp bulundukları yerde bu fikri uyguluyorlar.la travaillent et la mettent en pratique où ils sont.
İnsanlar bir fikri alıp onunla istediklerini yapıp bulundukları yerde bu fikri uyguluyorlar.Mọi người có ý tưởng và họ làm việc trên ý tưởng đó.
İnsanlar bir fikri alıp onunla istediklerini yapıp bulundukları yerde bu fikri uyguluyorlar.Poprostu ludzie wpadają na pomysł i wdrażają w miejscach w których żyją.
İnsanlar bir fikri alıp onunla istediklerini yapıp bulundukları yerde bu fikri uyguluyorlar.שדוחף את זה; אנשים פשוט מעלים רעיון והם רצים איתו והם מיישמים אותו במקום שהם נמצאים.
İnsanlar bir fikri alıp onunla istediklerini yapıp bulundukları yerde bu fikri uyguluyorlar.هذا يدفع الآخر، يلتقط الناس مجرد فكرة ويشغّلونها به، وينفذونها حيث هم.
İnsanlar bir fikri alıp onunla istediklerini yapıp bulundukları yerde bu fikri uyguluyorlar.現状から実践的な行動に移すのです 解決策に焦点を当てながら
İnsanların bulundukları yerde ne yapabileceklerine bakıp buna cevap veriyor.어디에 있는지를 연구하여 응답합니다.
İnsanların bulundukları yerde ne yapabileceklerine bakıp buna cevap veriyor.L'idée repose sur ce que les gens peuvent faire, là où ils sont, pour relever le défi.
İnsanların bulundukları yerde ne yapabileceklerine bakıp buna cevap veriyor.Si concentra su cosa le persone possono fare lì dove vivono, per rispondere ai problemi.
İnsanların bulundukları yerde ne yapabileceklerine bakıp buna cevap veriyor.Urmărește ce pot face oamenii acolo unde sunt, pentru a răspunde provocărilor.
İnsanların bulundukları yerde ne yapabileceklerine bakıp buna cevap veriyor.איפה שהם נמצאים, כדי להגיב לזה.
İnsanların bulundukları yerde ne yapabileceklerine bakıp buna cevap veriyor.وأين هم ، للرد على هذا.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod