Eğitime, kişilere kendi bulundukları ortamlarda farklılık yaratacak şeylerden başlamanız gerekir.Uno tiene que empezar la educación con cosas que marcan una diferencia para ellos en su escenario.
Eğitime, kişilere kendi bulundukları ortamlarda farklılık yaratacak şeylerden başlamanız gerekir.Vous devez commencer l'éducation à partir de choses qui font la différence pour eux dans leurs situations.
Eğitime, kişilere kendi bulundukları ortamlarda farklılık yaratacak şeylerden başlamanız gerekir.Vzdelávanie musíte začať od vecí, ktoré im dávajú zmysel v ich podmienkach.
Eğitime, kişilere kendi bulundukları ortamlarda farklılık yaratacak şeylerden başlamanız gerekir.Πρέπει να ξεκινήσεις την εκπαίδευση από τα πράγματα που ξεχωρίζουν για αυτούς, στο περιβάλλον τους.
Eğitime, kişilere kendi bulundukları ortamlarda farklılık yaratacak şeylerden başlamanız gerekir.Вам надо начинать обучение с того, что как-то изменит жизнь детей, живущих в таких местах.
Eğitime, kişilere kendi bulundukları ortamlarda farklılık yaratacak şeylerden başlamanız gerekir.Трябва да започнете образованието от неща, които ще променят живота им в техните условия.
Eğitime, kişilere kendi bulundukları ortamlarda farklılık yaratacak şeylerden başlamanız gerekir.אתם צריכים להתחיל את החינוך מדברים משמעותיים עבורם בסביבה שלהם.
Eğitime, kişilere kendi bulundukları ortamlarda farklılık yaratacak şeylerden başlamanız gerekir.فيتوجب عليك ان تبدا التعليم من الاشياء التي تؤثر في ... تلك الظروف وتغيرها
Eğitime, kişilere kendi bulundukları ortamlarda farklılık yaratacak şeylerden başlamanız gerekir.彼らにとって重要なことから 教育を始める必要があります それは何でしょうか?
Evet, terörist faaliyetlerde bulundukları sadece söylenti, o kadar.Afinal, isso de planearem actos terroristas não passa de rumores, só isso.
Evet, terörist faaliyetlerde bulundukları sadece söylenti, o kadar.Att de håller på med terroristaktioner är bara rykten.
Evet, terörist faaliyetlerde bulundukları sadece söylenti, o kadar.Det er bare løse rygter, at de har gang i terroraktioner
Evet, terörist faaliyetlerde bulundukları sadece söylenti, o kadar.Già, quando dicono che fanno atti terroristici sono solo pettegolezzi.
Evet, terörist faaliyetlerde bulundukları sadece söylenti, o kadar.Se dice que van por ahí cometiendo actos terroristas, pero son solo rumores.
Evet, terörist faaliyetlerde bulundukları sadece söylenti, o kadar.Tiedot terrorismista ovat pelkkiä huhuja.
Evet, terörist faaliyetlerde bulundukları sadece söylenti, o kadar.To ich gadanie o aktach terrorystycznych to tylko pogłoski.
Evet, terörist faaliyetlerde bulundukları sadece söylenti, o kadar.Όσα λέγονται για τις τρομοκρατικές τους ενέργειες είναι μόνο φήμες, τίποτε άλλο.
Evet, terörist faaliyetlerde bulundukları sadece söylenti, o kadar.Значит, то, что они занимаются терроризмом - всего лишь слухи.
Gururluya bakıp onu çökert, Kötüleri bulundukları yerde ez.(40:7) D`un regard humilie les hautains, Écrase sur place les méchants,
Gururluya bakıp onu çökert, Kötüleri bulundukları yerde ez.( 40 : 7 ) Hãy liếc mắt coi kẻ kiêu_ngạo và đánh hạ nó đi ; Khá chà nát kẻ hung_bạo tại_chỗ nó .
Gururluya bakıp onu çökert, Kötüleri bulundukları yerde ez.(40:7) Hãy liếc mắt coi kẻ kiêu ngạo và đánh hạ nó đi; Khá chà nát kẻ hung bạo tại chỗ nó.
Gururluya bakıp onu çökert, Kötüleri bulundukları yerde ez.(40:7) взгляни на всех высокомерных и унизь их, и сокруши нечестивых на местах их;
Gururluya bakıp onu çökert, Kötüleri bulundukları yerde ez.Den strekker sin hale som en seder; senene i dens lår er sammenslynget.
Gururluya bakıp onu çökert, Kötüleri bulundukları yerde ez.Halen holder den stiv som en Ceder, Bovens Sener er flettet sammen;
Gururluya bakıp onu çökert, Kötüleri bulundukları yerde ez.Han bär sin svans så styv som en ceder, ett konstrikt flätverk äro senorna i hans lår.
Gururluya bakıp onu çökert, Kötüleri bulundukları yerde ez.Jak chce, ohání ocasem svým, ačkoli jest jako cedr; žily lůna jeho jako ratolesti jsou spletené.
Gururluya bakıp onu çökert, Kötüleri bulundukları yerde ez.Ja, schaue die Hochmütigen, wo sie sind und beuge sie; und zermalme die Gottlosen, wo sie sind!
Gururluya bakıp onu çökert, Kötüleri bulundukları yerde ez.Kiegyenesíti farkát, mint valami czédrust, lágyékának inai egymásba fonódnak.
Gururluya bakıp onu çökert, Kötüleri bulundukları yerde ez.곧 모든 교만한 자를 발견하여 낮추며 악인을 그 처소에서 밟아서
Gururluya bakıp onu çökert, Kötüleri bulundukları yerde ez.Mira a todo soberbio y somételo; pisotea a los impíos en su sitio
Gururluya bakıp onu çökert, Kötüleri bulundukları yerde ez.mira ogni superbo e umilialo, schiaccia i malvagi ovunque si trovino
Gururluya bakıp onu çökert, Kötüleri bulundukları yerde ez.Olha para todo soberbo, e humilha-o, e calca aos pés os ímpios onde estão.
Gururluya bakıp onu çökert, Kötüleri bulundukları yerde ez.Poglej vsakega ošabneža in ga potlači, in pogazi brezbožnike na njih mestu!
Gururluya bakıp onu çökert, Kötüleri bulundukları yerde ez.Se ojentaa jäykäksi häntänsä kuin setripuun, sen reisijänteet ovat lujiksi punotut.
Gururluya bakıp onu çökert, Kötüleri bulundukları yerde ez.Smereşte cu o privire pe cei trufaşi, zdrobeşte pe loc pe cei răi,
Gururluya bakıp onu çökert, Kötüleri bulundukları yerde ez.Spojrzyjże na każdego hardego a skróć go, a zetrzyj niepobożnych na miejscu ich.
Gururluya bakıp onu çökert, Kötüleri bulundukları yerde ez.Vidz každého pyšného a zohni ho a mršti bezbožných na ich mieste na zem!
Gururluya bakıp onu çökert, Kötüleri bulundukları yerde ez.Ya, pandanglah orang yang sombong, tundukkan dia! remukkanlah orang jahat di tempatnya
Gururluya bakıp onu çökert, Kötüleri bulundukları yerde ez.Zijn staart is zo recht als een ceder. De pezen van zijn dijen zijn stevig verstrengeld.
Gururluya bakıp onu çökert, Kötüleri bulundukları yerde ez.Βλεπε παντα υπερηφανον κρημνιζε αυτον και καταπατει τους ασεβεις εν τω τοπω αυτων.
Gururluya bakıp onu çökert, Kötüleri bulundukları yerde ez.Гледай на всеки горделив, и снишавай го; И стъпквай нечестивите на мястото им;
Gururluya bakıp onu çökert, Kötüleri bulundukları yerde ez.ראה כל גאה הכניעהו והדך רשעים תחתם׃
Gururluya bakıp onu çökert, Kötüleri bulundukları yerde ez.انظر الى كل متعظم وذلّله ودس الاشرار في مكانهم.
Gururluya bakıp onu çökert, Kötüleri bulundukları yerde ez.見 一 切 驕 傲 的 人 、 將 他 制 伏 、 把 惡 人 踐 踏 在 本 處
Gururluya bakıp onu çökert, Kötüleri bulundukları yerde ez.見一切 驕傲 的 人 、 將 他 制伏 、 把惡 人 踐 踏在 本處
"Hepsi çok gençti ve içinde bulundukları bina tamamen yandı.""Eran todos tan jóvenes y el edificio quemado hasta los cimientos." Que tiene eso que ver con nada?
"Hepsi çok gençti ve içinde bulundukları bina tamamen yandı.""Ils étaient tous si jeunes et le bâtiment a été réduit en cendres."
"Hepsi çok gençti ve içinde bulundukları bina tamamen yandı.""Mereka semua sangat muda dan bangunan terbakar habis."
"Hepsi çok gençti ve içinde bulundukları bina tamamen yandı.""Sie waren doch alle noch so jung und dann ist das Haus nieder gebrannt".
"Hepsi çok gençti ve içinde bulundukları bina tamamen yandı.""Всички те бяха толкова малки, а сградата изгоря до основи".
"Hepsi çok gençti ve içinde bulundukları bina tamamen yandı."だからどうした?
Her şey risksiz varsayımında bulunduk.Kaikki on riskistä vapaata.
Her şey risksiz varsayımında bulunduk.Tất cả mọi thứ là nguy cơ miễn phí.
Her şey risksiz varsayımında bulunduk.Tudo é isento de risco.
Her şey risksiz varsayımında bulunduk.Všechno je bezrizikové.
Her şey risksiz varsayımında bulunduk.Wszystko jest wolne od ryzyka
Her şey risksiz varsayımında bulunduk.Τα πάντα είναι μηδενικού κινδύνου.
Her şey risksiz varsayımında bulunduk.これらの支払いを保証しています。
İçinde bulundukları soğuk çevreye karşın bu yaratıklar, parlak olacaklardır.Also wären diese Lebewesen strahlend entgegen der kalten Umgebung.
İçinde bulundukları soğuk çevreye karşın bu yaratıklar, parlak olacaklardır.Appariranno quindi luminose rispetto al sottofondo freddo.