bulunduğu ile cümle

bulunduğu kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
10
ORT. KELİME
İsmini ilk defa bulunduğu yoncadan almıştır.Fue allí donde escuchó por primera vez el nombre de Femen.
Bunlar, başkanın ve başkan yardımcısının ayrı ayrı bulunduğu 2 gruba ayrılır.Por segunda vez, el Presidente y el Vicepresidente vinieron de dos partidos distintos.
Bulunduğu şehir olan Bergamo çok önemli bir Yunan tarihine sahiptir.Ciudad cuyo probable origen sea griego.
Sulama suyu kooperatifinin bulunduğu köyde sulu tarım yöntemleri uygulanır.Aldea indígena donde se muestra el método nativo para secar salmón.
Memur ne bulunduğu mevkiye ne de o mevkinin gelirlerine el koyabilir.Ella puede hacer lo que sea que el Capitán América puede hacer, pero de espaldas y en tacones altos.
Bulunduğu Göktürk Belediyesi, Eyüp ilçesine bağlıdır.Su entorno de escritorio predeterminado es KDE.
Bu terim, bir kodamanın bulunduğu bir ağacın belirtilmesi için de kullanılmaktadır.Esto permite utilizar enlaces en un árbol que están bloqueados en otro árbol.
Alan, ünlü Topkapı Sarayı ve Gülhane Parkı'nın bulunduğu yerdir.En su cima se encuentra ubicado el conocido Palacio de Topkapı y el Parque Gülhane.
Mahallenin ismini bulunduğu yerden aldığı söylenir.Toma el nombre del departamento salteño donde fuera descubierta.
Kolejin ilk bulunduğu yer Kennington köyü yakınlarındaki Egrove Park'tı.El College estaba ubicado en Egrove Park en la villa de Kennington.
Beni, bulunduğum her yerde insanlara yararlı kıldı.Es el puzzle en el que cada cual ha aportado lo que mejor sabe hacer.
Şehirde ayrıca bu anıtın küçük bir modelininde bulunduğu bir müze vardır.Igualmente, también hay un museo sobre su vida en dicha provincia.
Almanya'nın en önemli 30 şirketinin bulunduğu Alman borsası DAX (Deutscher Aktienindex) listesine kayıtlıdır.30 empresas con sede en Alemania están incluidas en el DAX, el índice bursátil alemán.
Bunun üzerine aralarında Haham Yakup Avayu'nun da bulunduğu bazı Yahudiler idam edildi.Algunos manuscritos del Rabino Jaim HaCohen fueron encontrados.
Hacı Bayram-ı Veli ve Akşemseddin'in de aynı kehanette bulunduğu belirtilmektedir.Que la Promesa Scout y la Promesa del Lobato sean la mismo.
İç Güneş Sistemi, Yer benzeri gezegenlerin ve asteroit kuşağının bulunduğu bölgeye verilen addır.Un mundo cibernético donde el mismo planeta era de diseño sintético.
Adasaurus mongoliensis, bulunduğu yere nispeten verilmiş bir tür ismidir.Con solo una especie, Adasaurus mongoliensis, que obtiene su nombre de Mongolia, donde fuera encontrado.
İçinde bulunduğunuz sıkıntıları, mutlaka duymak isteyenler dışında kimseye açmayın.¡No matéis a cualquier rebaño del enemigo, a excepción de los que os sirvan de alimento.
Türkiye'nin en çok market ve kuruyemişşilerin bulunduğu semtidir.Es el lugar de tránsito de la mayor parte de las exportaciones e importaciones de Suecia.
Son yıllarda Abuja'da ve içinde bulunduğu Federal Başkent Bölgesi büyük bir nüfus patlaması yaşamıştır.Abuya y el Territorio de la Capital Federal han experimentado un gran crecimiento de la población.
Yonga, etiketin üzerinde bulunduğu nesne ile ilgili bilgileri saklar.Iconos en el área de notificación que han de ser ocultados.
12. yüzyılda Trani şehrinin Venedik'te bir devamlı konsolos-elçisi bulunduğu da belgelidir.A su vez, Trani mantuvo un cónsul en Venecia desde el siglo XII.
Ancak orada bulunduğu sırada 27 Mayıs İhtilali gerçekleşti.No fue sino hasta el 27 de mayo cuando finalmente pudieron encontrarse.
Eserlerinde çoğunlukla içinde bulunduğu mekanların tasvirini yapmıştır.A él se le debe la mayoría de las obras de arte que hay en la ciudad.
Bilginin bulunduğu her türlü bilgi kaynağını tarayarak bilgiye ulaşabiliriz.Ahora puedo hacer cosas con la información que contiene la base de datos.
İstanbul'da bulunduğu zamanlarda Eyüpsultan'da yaşadı.Vivieron en Sudamérica durante el Cenozoico.
Başhahamlığın bulunduğu bu resmi yapı 1958'de tamamlandı ve buna Heyhal Şlomo denir.El escudo oficial actual fue confeccionado en 1957 y se llama escudo pequeño.
Köprünün bugün bulunduğu yerde yaklaşık 2000 yıl önce Romalılar tarafından da bir köprü inşa edilmiştir.En el lugar actual lleva existiendo un puente durante cerca de 2000 años.
Nepal'de de bulunduğuna dair kayıtlar vardır.También existen reportes de su presencia en California.
Almanya'nın en iyi ve en ünlü 9 teknoloji enstitüsünün bulunduğu TU9 birliği üyesidir.Es miembro del TU9, una sociedad de las más grandes y notables institutos alemanes de tecnología.
Yağ dokusu kök hücrenin en bol bulunduğu ve en kolay elde edildiği kaynaktır.La madera muerta es la madera más fácil de recolectar y transportar.
Birçok ressamın bulunduğu bir aileden geliyordu.Provenía de una familia llena de artistas.
Sonunda, onu bulunduğu odaya götüren biriyle karşılaşır.Mencionó que alguien la estaba esperando en la habitación contigua.
Ancak kulübün içinde bulunduğu kriz nedeniyle stadın tamamlanma tarihi bilinmemektedir.Su tarea extradeportiva dentro del club no terminó aquí.
Orta Asya kökenli isimlerin bulunduğu görülür.Desde el Ser conocemos las apariencias del Tao.
Onun için bir gazın hacmi, içinde bulunduğu kabın hacmine eşittir.Una superficie plana es aquella que yace por igual respecto de las líneas que están en ella.
Ayrıca yüzeyin altında bulunan sığınakların bazılarında da insanların bulunduğu varsayılmaktadır.Según otras fuentes, también existió allí un subcampo para hombres.
Bu seviyeden sonra da hava bulunduğunu söylemek doğrudur fakat bu bölümün meteoroloji ile bir ilişkisi yoktur.Depende de su temperatura, pero la relación no es lineal.
Anlaşma kapsamında Buyoya 18 aydır bulunduğu makamdan gönüllü olarak ayrılarak görevi Ndayizeye devretmiştir.El que apruebe firmará por unos dieciocho meses más de servicio.
Bazen yalnızca kendi türünün bulunduğu Neohierax cinsi altında sınıflandırılır.Algunos lo clasifican en su propio género Neohierax.
Eser, hükümlü olarak bulunduğu Emirdağ ilçesinde yazıldığı için bu ismi almıştır.Ella lleva su nombre porque era el ministro de Justicia cuando ha sido adoptada.
İlk takvimin Mısırlılar tarafından bulunduğu da söylenmektedir.Hay evidencia de que fue hecho por los antiguos egipcios.
Bu semtte aynı isimde bir kulüp bulunduğu için takımın adı Öz Sahrayıceditspor oldu.Como la fábrica da nombre al club, el equipo se cita como un equipo trabajador.
Öte yandan, belgenin orijinalliğini sorgulayan tarihçilerin de bulunduğu belirtilmelidir.Por lo tanto, no tiene ningún fundamento otras historias inventadas acerca del origen de La Aparecida.
Tutuklu bulunduğu süre içinde işkence gördü.Vi cuando lo torturaban.
Müzenin şu anda bulunduğu bina İtalyan mimar Aldo Rossi tarafından tasarlanmıştır.El edificio actual fue construido en 1995 por el –arquitecto italiano Aldo Rossi.
Onun bu kararı vicdan huzuru içinde bulunduğunu ispat edecek nitelikteydi.Su ejemplo me enseñó el sentido de estar viva.
1905 yılında sürgünde bulunduğu Rodos'ta vefat etti.Murió en Reus en 1905.
İsrail'in işlenmemiş bitkilerin bulunduğu en büyük bahçelerindendir.Este jardín contiene la mayor colección de Israel de endemismos de plantas silvestres.
Boston'da bulunduğumdan beri uzun zaman oldu.È passato molto tempo da quando sono stato a Boston.
Burada bulunduğun için teşekkürler.Grazie per essere qui.
1906'da Gece Devriyesi'nin bulunduğu salon yeniden inşa edildi.Nel 1906 fu riscostruita la sala che ospita la Ronda di notte.
Commendatore'nin heykelinin bulunduğu bir mezarlık.È la statua funebre del Commendatore a parlare.
1942 yılında bir prototipi test edildi ve kullanışsız bulunduğundan proje iptal edildi.Un prototipo venne costruito e testato nel 1942, ma il progetto si rivelò inattuabile e fu cancellato.
Öldüğü zaman içinde bulunduğu koşullar halk tarafından sıkça tartışılan bir konu haline gelmiştir.Dopo la sua morte numerose guarigioni furono attribuite alla sua intercessione.
2011'de Björk 'ün, Crystalline serisinin bulunduğu Biophilia albümü için üç remiks yaptı.Nel 2011 ha realizzato tre remix dall'album Biophilia di Björk inseriti all'interno delle Crystalline Series.
2014 yılı Mayıs ayında TuneIn'den hizmet alan aylık aktif 50 milyon kullanıcının bulunduğu açıklanmıştır.Nel maggio del 2014, TuneIn ha annunciato che il suo servizio ha 50 milioni di utenti attivi al mese.
Aralarında portre çekimlerinin de bulunduğu fotoğraflarının negatifleri kaybolmuştur.I negativi delle sue foto, tra cui ritratti, sono andati perduti.
Leylakların canlılığı, bahar mevsiminde bulunduğun izlenimini verir.Grazie per le emozioni che ci hai fatto vivere in una serata di primavera.
Aralarında 2003 yılında Nobel Barış Ödülü kazanan Shirin Ebadi'ninde bulunduğu bir grupp tarafından savunuldu.È rappresentato da un gruppo di avvocati, compreso il Premio Nobel per la Pace 2003 Shirin Ebadi.
İlgili Sayfalar