Ana içeriğe geç
Sözlük

bulunan ile cümle

bulunan kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Rudaw (Kürtçe تۆڕی میدیایی ڕووداو) Irak merkezli bulunan bir haber kanalı.Radiyya, die Geschichte seiner Nachfolgerin (engl.)
İnternette bulunan en büyük pornografik video sitesi olduğu bilinmektedir.Sie ist derzeit die größte Porno-Website dieses Typs.
Windsor Park, Kuzey İrlanda'nın başkenti Belfast'ta bulunan bir futbol stadyumdur.Windsor Park ist ein Fußballstadion im nordirischen Belfast.
Mayın üç ayağı bulunan bir kasnak üzerinde durur.Das Wappen zeigt in Silber einen auf vier Füßen stehenden schwarzen Holzkasten.
Aynı zamanda Nijerya'nın federal yapısı içinde bulunan Kano Eyaleti'nin başkentidir.Kano ist die Hauptstadt des gleichnamigen Bundesstaates Kano in Nigeria.
Nesne - (dil bilgisi) Geçişli fiili bütünleyen yalın veya belirtme durumunda bulunan tümleç.Gefragt wird nach dem, was in den Redeweisen nicht gesagt wird oder sagbar ist.
Daha sonra Viyana'da bulunan Josefstadt'daki Tiyatro'da çalışmaya başladı.Später war er am Theater in der Josefstadt in Wien engagiert.
Region Metropolitana'da bulunan Paine 50.000 nüfusa sahiptir (2004).Sie liegt in der Region Metropolitana und hat rund 50.000 Einwohner (Stand: 2004).
Çardakta bulunan havuzlu fıskiye.Im Pool mit Promis.
Kilise nartheksinde bulunan freskler ciddi biçimde hasar görmüştür.Die Fresken im Rittersaal wurden dadurch schwer beschädigt.
MGM Grand Garden Arena, Paradise, Nevada'daki MGM Grand Las Vegas'ta bulunan bir arena.Die MGM Grand Garden Arena ist eine Mehrzweckhalle im MGM Grand Hotel in Las Vegas, Nevada.
Uçakta bulunan 42 kişiden kurtulan olmadı.Von den 42 Menschen an Bord überlebte niemand.
Şehir genelde bir tepenin üzerinde bulunan bir kale (akropol) ve bir agora (ticaret meydanı) olurdu.Der Ort wird teilweise zur Ortschaft Wildshut und zur Ortschaft Trimmelkam gezählt wird.
Osaka Körfezi (Japonca: 大阪湾 Ōsaka-wan), Batı Japonya'da bulunan bir körfezdir.大阪湾, Ōsaka-wan) ist eine Bucht im westlichen Japan.
Oyunun ana karakterleri özel bir psikiyatrik hastanede hasta olarak bulunan üç fizikçidir.Titelfiguren sind drei Physiker, die als Patienten in einer privaten psychiatrischen Klinik leben.
Stirling Üniversitesi, 1967'de şehir dışında bulunan bir park arazisinde kampüsü kurularak açılmıştır.Die Universität Stirling wurde 1967 eröffnet und liegt außerhalb der Stadt.
Karamürsel'de bulunan öksüzler.Genusswandern in Kärnten.
Bulunan fosillerin oluşturduğu türe Homo neanderthalensis adı verilmiştir.Aus letzteren entwickelte sich der Homo neanderthalensis.
Meteris Mezarlığı, Elâzığ'da bulunan tarihi bir mezarlıktır.Seine Grabstätte befindet sich in der Gedenkstätte Heldenberg.
Poole Limanı, Güney İngiltere'de, Dorset'de bulunan büyük bir doğal limandır.Es ist ein großer Naturhafen bei Poole, im Süden Großbritanniens.
Mekan, Opera'nın Le Peletier Rue'da bulunan eski binasıdır.Darauf zog die Oper an ihren neuen Standort an der Rue le Peletier.
1980'lerde Harold E. Varmus ile yaptığı çalışmalarla bulunan ilk insan onkogeni olan c-Src'yi keşfettiler.Er entdeckte in den 1980er Jahren mit Varmus das erste menschliche Onkogen c-Src.
Bölgede bulunan çayırlar, küçükbaş ve büyükbaş hayvanlara yeterli gelmemektedir.Solche Gruppenformationen sind bei der Jagd auf Kaninchen und andere kleine Lebewesen unnötig.
Arka tarafta bulunan sağlık ekipmanı hayat kurtarabilir.In der dortigen Unfallmedizin kann ihr Leben gerettet werden.
Böyle bir değerlendirmede bulunan kişinin ise adil olması mümkün değildir.Gott und die Wahrheit sind ein und dasselbe; nur er kann über uns urteilen.
Yarışma, Oslo'da bulunan Telenor Arena'da yapılmıştır.Diese wurde in der Telenor-Arena in Oslo ausgetragen.
Haleakala Ulusal Parkı, ABD'nin Hawai Eyaleti'nde Maui Adası'nda bulunan ulusal park.Der Haleakalā-Nationalpark ist ein Nationalpark der USA auf der Insel Maui in Hawaii.
Dünyanın soyu ciddi tehdit altında bulunan 25 primat türünden biridir.Die Art gehört zu den 25 am meist gefährdeten Primaten.
Carlton Centre, Güney Afrika'nın Johannesburg kentinde bulunan bir gökdelendir.Das Carlton Centre ist ein Wolkenkratzer in Johannesburg, Südafrika.
2006'da Trondheim'da bulunan Heimdal HK'ye katıldı.2006 folgte dann der Wechsel zu Heimdal HK nach Trondheim.
Ancak araçları normalden hafif bulunan sürücüler diskalifiye edildi.Die langsamsten Fahrer scheiden aus.
Günümüze kalan tek araç İngilterede bulunan Bovington Tank Müzesi'nde bulunmaktadır.Der einzige noch erhaltene Mark I steht heute im Bovington Tank Museum.
Makaralı düzenekleri bulunan modern lokomotiflerde bu değer daha az kabul edilebilir.Durch Verdrängung durch modernere Lokomotiven sinkt diese Leistung.
Ankara'da bulunanlar da aynı akıbete düştüler.In Ankara kam es ebenfalls zu Krawallen.
Aralık 1907'de, Selanik'te bulunan 3. Ordu karargâhına atandı.Im Dezember 1907 kam er ins Hauptquartier der prestigeträchtigen Dritten Armee in Saloniki.
Höyüğün tamamında bulunan obsidiyen ve sileksler bu açmalarda da bol miktarda ele geçirilmiştir.So wurden die Zollmauer und fast alle ihre Tore geschleift.
Kymijoki (İsveççe: Kymmene älv), Finlandiya'da bulunan bir nehirdir.Der Kymijoki (schwedisch Kymmene älv) ist ein Fluss in Süd-Finnland.
Yaygın olarak bulunan bir türdür.Die Art ist weit verbreitet.
Binaların yapımında bu kampüste bulunan ocaktan çıkarılan mavi kireçtaşı kullanıldı.Das Blaue Gebäude riss man zu diesem Zweck ab.
Tehlike etkin olmayan, ortaya çıkmamış ya da içinde tehdit bulunan bir potansiyeldir.Eine Partei kann entweder in Gefahr oder nicht in Gefahr sein.
Tower 185, Almanya'nın Frankfurt kentinde bulunan, ülkenin en yüksek dördüncü binasıdır.Damit ist der Tower 185 zusammen mit dem Main Tower das vierthöchste Hochhaus in Deutschland.
Ayrıca Roma’da bulunan NATO Savunma Koleji'nde de eğitim görmüştür.Er besuchte das NATO Defence College der NATO in Rom.
New York Üniversitesi, New York şehrinde bulunan özel bir üniversitedir.The New School ist eine Universität in New York City.
St Thomas Hastanesi Merkezi, Londra'da bulunan büyük NHS eğitim ve araştırma hastanesidir.St Thomas’ Hospital ist ein großes NHS-Krankenhaus in Lambeth, London.
Bu açıdan Avrupa’da da az bulunan örneklerden biridir.Heute ist er einer der wenigen noch vorhandenen Exemplare in Europa.
Bölgede bulunan eski evlerin çoğu yüz yıldan yaşlıdır.Etliche der Gebäude sind über 100 Jahre alt.
Bu ülkede ileri sanayi tam kurulmamış, hatta bulunan madenler dahi tam olarak işlenememektedir.Die Erschaffung der Erde geschieht nur äußerst selten aus dem Nichts.
Porta kapının içinde bulunan küçük kapı insan girişi içindir.Die durch eine kleine Türe zugängliche Nebenkapelle ist dem hl.
Kafesin burada tutuklu bulunan şehzadelerde büyük yıkıcı etkisi oluyordu.Dieser baute das in dem Dorf gelegene Schloss grundlegend um.
Külhan hamamların altında bulunan ayrı bir bölmedir.Darunter befindet sich das in Einzelboxen aufgeteilte Untergeschoss.
Pearl River Tower (Çince: 珠江城大厦), Çin'in Guangzhou kentinde bulunan bir gökdelendir.Der Pearl River Tower ist ein Wolkenkratzer, der in der chinesischen Stadt Guangzhou steht.
Benin Körfezi, Afrika kıtasının batısında bulunan bir körfezdir.Die Bucht von Benin ist eine Bucht in Westafrika.
Bulunan bu uzaklık uydu ile Dünya merkezi arasındaki uzaklıktır.An ihm demonstrieren sie die Distanz, die zwischen den Welten liegt.
Bu dönemde Washington'da bulunan Smithsonian Enstitüsü içindeki Megatherium Club'e üye oldu.Zu etwa derselben Zeit wurde er Mitglied des Megatherium Clubs der Smithsonian Institution in Washington.
Pars foku Antarktika denizlerinde bulunan bir hayvandır.Der Seeleopard ist ein Tier der antarktischen Meere.
İsmini doğumunda hazır bulunan doktor vermiştir.Ihren Namen hat sie von einem sie damals behandelnden Arzt erhalten.
Bu fiillerin yanında bulunan isimler gerek özne gerekse nesne olarak yorumlanabilirler.Alte Flurnamen werden erklärt, so weit nötig.
Avustralya'da en yaygın bulunan yılan türüdür.Sie ist die in Australien größte und schwerste Art der Rabenvögel.
Karavasta Lagünü (Arnavutça: Laguna e Karavastasë) Arnavutluk'ta bulunan en büyük lagündür.Die Große Moschee (Ulu Cami) ist die älteste Moschee in Mardin.
Merkezi Zürih'te bulunan FIFA, İsviçre Kanunları çerçevesinde kurulmuş bir federasyondur.Mit dem Sitz in Zürich ist sie eine Stiftung gemäß dem schweizerischen Recht.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod