Ana içeriğe geç
Sözlük

bulunan ile cümle

bulunan kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Sırf teşbihte bulunan kimse ise zâtın inkarcısıdır.Derjenige, der dies gutheiße, sei ebenfalls ein Ungläubiger.
Tumanna ise o dönemde Kastamonu üzerinde bulunan bir şehir/bölge ismidir.Unweit der Stadt liegt die Grabstätte Qabr Qayul (Abd Allah Gharib).
Bugün buraya en yakın durumda bulunan köy, El Chaltén adını taşımaktadır.Heute trägt das nächstgelegene Dorf den Namen El Chaltén.
Araf'ın cennet ile cehennem arasında bulunan bir yer olduğuna inanılır.Erst mit dem Jüngsten Gericht erfolgt die Zuweisung in das Paradies Dschanna bzw. die Hölle Dschahannam.
Baş: Sağ veya solda bulunan en kenardaki miskettir.Diese sind mit der Blattvorderseite nach links (Rechtshänder), oder nach rechts (Linkshänder) versetzt.
Her yerde bulunan dağ sıçanı (marmota) sistemli olarak kürkü için avlanır.Aus jedem Berg sprießt eine Kornähre (vielleicht als Bestimmungswort des Ortsnamens).
Turistler ayrıca Punta Arenas'da Otway-Bay'de bulunan penguen kolonisini ziyaret edebilirler.Touristen können auch die Pinguin-Kolonien in der Otway-Bay bei Punta Arenas besuchen.
Genellikle IQ seviyesi 70'in altında bulunan bir birey zihinsel engelli kabul edilmektedir.Ein IQ unter 70 gilt als geistige Behinderung.
Zamânında bulunan evliyânin en üstünü, bas tâci oldu.Wer die höchste Karte (Sau) zog, hatte viel Glück.
Kaleye çekilen ve orada bulunan güçler ve büyük bir halk kitlesi direnişe geçti.Ritter und Stark, die inzwischen eintreffen können sie aber von ihrem Irrtum abbringen.
Aynı zamanda Asya kıtası dışında bulunan en yüksek dağdır.Zugleich ist er der höchste Berg außerhalb Asiens.
Sevan (şehir), Sevan Gölü'nün kıyısında bulunan bir şehir.Urshult ist eine Ortschaft (Tätort) nahe dem See Åsnen in Südschweden.
Bölgede bulunan limanlar bir zamanlar dünyanın en büyük limanı olan Londra Limanı'nın bir parçasıydı.Die namensgebenden Docks waren früher Teil des Hafens von London, einst der größte Hafen der Welt.
Bunun sonucu olarak, Searle’e göre hem gelen kişi hem de kütüphanede bulunan hiç kimse Çince anlamamaktadır.Auch Bibliothek und Person zusammen verstehen Searle zufolge kein Chinesisch.
Eylül/Ekim 531'de Couzes ve Bessas, Martyropolis'te bulunan garnizonun ortak komutanlarıydı.Im September/Oktober 531 waren Kouzes und Bessas gemeinsam Kommandanten der Garnison von Martyropolis.
Prenses Beatrice 8 Ağustos 1988 yılında Londra'da bulunan Portland Hastanesi'nde dünyaya geldi.Prinzessin Beatrice wurde am 8. August 1988 im Portland Hospital in London geboren.
Alalah'da bulunan kitabeler dışında hiçbir kaynakta İdrimi’den söz edilmez.Nur der Koran allein als geoffenbartes Buch wird als Richtschnur anerkannt (Koranismus).
Bütün bunlar Andermatt'ta bulunan kafaların daha önce Zürih'te bulunanlarla aynı olmadığını göstermektedir.All dies deutet darauf hin, dass die Häupter aus Andermatt nicht identisch mit den früheren aus Zürich sind.
Eddie's Attic, Decatur, Georgia'da bulunan bir müzik kulübü.Eddie's Attic ist ein Club in Decatur, Georgia.
Şehirde bulunan bir müze bu zulmü sergilemektedir.Das Wahrzeichen der Stadt ist der Uhrturm.
Köy ismini ise çevre dağlarda sık bulunan türbelerde yatan alimlerden almıştır.Sie nannten den Berg nach dem ihnen heiligen Kaz (dt: Gans) in Kaz Dağı um.
Aklıyla sırf tenzihte bulunan kimse sıfatların inkarcısıdır.Und diejenigen, die mit ihm (gläubig) sind, sind den Ungläubigen gegenüber heftig, unter sich aber mitfühlend.
Heracles Almelo, Hollanda'da bulunan bir futbol takımı.Heracles Almelo ist ein Fußballverein aus Almelo in den Niederlanden.
Filmin ana çekimleri Kanada'da bulunan Toronto, Port Hope ve Montreal kentlerinde gerçekleşti.Der Film wurde zum größten Teil in Kanada gedreht, vor allem in Toronto, Port Hope und Montreal.
Mini Estadi (Katalanca: Mini Stadyum) Barselona, Katalonya, İspanya'da bulunan futbol stadyumudur.Das Mini Estadi (katalanisch für „Mini-Stadion“) ist ein Fußballstadion in Barcelona, Katalonien.
Kartınızın arkasında bulunan seri numarasını (alias no) bir yere not etmelisiniz.Leset sie oftmals durch, so werdet ihr/Ihr euch/Euch bei Gelegenheit des Näheren entsinnen und danach handeln.
Meydan'ın en dikkat çekici yeri ortasında bulunan dikilitaştır.Die unmittelbare (proximate) Ursache ist die Begegnung.
Heatherette, New York'ta bulunan bir moda şirketi.Heatherette ist ein Modelabel mit Sitz in New York.
Örneğin en üstün ve başat güç durumunda bulunan Göktanrı karşısında bile bir Yertanrı vardır.Chor und Langhaus haben ein gekehltes Dachgesims, bei ersterem höherliegend.
Bu yapılar, Robert Rauschenberg gibi sanatçıların eserlerinden bulunan yoğun dokusal özellikleri paylaşıyor.Ihre Materialbilder zeigen Texturen, die ähnlich im Werk von Künstlern wie Robert Rauschenberg vorkommen.
Söylenceye göre, adını içinde bulunan ve şu an çeşme halinde olan bir su kaynağından almıştır.Ihren Namen erhielt sie wegen der Trübung des Wassers durch Abträge des Lößlehmbodens in ihrem Oberlauf.
Çok yönlü ortamlarına katkıda bulunan lüks ürünler sattılar ya da sergilediler.Diese dienten der Aufnahme von beschlagnahmten oder unter Zollverschluss stehenden Gütern.
1873- 1879 yılları arası Paris’te bulunan bir kız okuluna gitmiştir.Von 1873 bis 1879 besuchte sie eine Mädchenschule in Paris.
Yine Lefkoşa'da bulunan Küçük Medrese ise, ondan beş yıl sonra inşa edilmiştir.("Kleines Lamm, wer hat dich erschaffen? / Weißt du, wer dich erschaffen hat?") und dem Reimschema .
Zirveye giden en kolay yol, Bolivya tarafında bulunan Laguna Verde'den başlar.Der Normalweg zum Gipfel geht von der auf bolivianischer Seite gelegenen Laguna Verde aus.
432 Park Avenue, Amerika Birleşik Devletleri'nin New York kentinde bulunan bir gökdelendir.432 Park Avenue ist ein Wolkenkratzer in New York City.
Tamamlanmasının ardından gemi 28 Ekim 1613 tarihinde Meksika'da bulunan Acapulco'ya 180 kişiye yola çıkmıştır.Nach ihrer Fertigstellung verließ das Schiff am 28. Oktober 1613 in Richtung Acapulco in Mexiko.
Çeşmede bulunan ikinci kitâbe ve suyun aktığı kısım.Beide sind im Vergleich zum Wasser kaum polar und viskoser (fließen langsamer).
Abu Musa Ashaari, yanında bulunan Müslümanlarla birlikte onun cenaze namazını kıldı.Moïse spricht ein Gebet, worauf sich der Himmel aufklärt (Anrufung: „Arbitre supreme“).
Böylece HD 209458b, güneş sistemi dışında su bulunan ilk gezegendir.Damit ist HD 209458b der erste Planet außerhalb unseres Sonnensystems, auf dem Wasser nachgewiesen wurde.
Hamburg: Bu şehirde bulunan Volksparkstadion'un geliştirilmesi için 17 milyon mark harcanmıştır.Hamburg: Im für 17 Millionen Mark umgebauten Volksparkstadion fanden drei Erstrundenspiele statt.
1996 yılında Bruges'da bulunan College d'Europe'da (Belçika) Avrupa Birliği kursunu tamamladı.1996 vollendete sie im Europakolleg von Brügge den Kurs zur Europäischen Union.
Standart Cauchy dağılımı 1 serbestlik derecesi bulunan Student'in t-dağılımı ile aynidir.Die Standard-Cauchy-Verteilung ist der Spezialfall der studentschen t-Verteilung mit einem Freiheitsgrad.
Dağ adını zirvesinde bulunan Madran Baba yatırından almaktadır.Dieser ist nach dem Berg Staufen benannt, der sich darüber erhebt.
Kuzey Carolina'da bulunan Carolina Plajı'ndaki evinde 3 Ocak 2009 tarihinde öldü.Er verstarb am 3. Januar 2009 in Carolina Beach.
Burada bulunan âlimler, İmam-ı Şafii'den ders almışlardır.In diese Gesindebücher trugen die Dienstherren den abgehenden Dienstboten ein Zeugnis ein.
Bedava sürümü de bulunan bu yazılımlar, birçok ihtiyacı karşılamaktadır.Auch viele Gleichnisse Jesu sprechen von der Vergebung (vgl. Liste der Gleichnisse Jesu).
Ağaçta bulunan düğümler altlarındaki kendi ilgili çocuklarının özet değerleri alınmış halidir.Knoten weiter oben im Baum sind Hash-Werte ihrer Kinder.
Zerede Tüneli, Zerede Dağı'nda bulunan karayolu tüneli.Heute steht eine hell erleuchtete Moschee auf dem Berg.
Son olarak bu likitlerin içinde bulunan nikotin ise, kullanıcının nikotin ihtiyacını karşılamaktadır.Diesseits dieser Verzweiflung leben die Kinder, jenseits die Erwachten.
Suriye'nin doğusunda bulunan bu antik şehir bir zamanlar Roma eyaleti olan Syria Coele'nin bir parçasıydı.Die antike Stadt im Osten von Syrien gehörte damals zur römischen Provinz Syria Coele.
Günümüze ilçede bulunan köprü işte bu ikinci köprüdür.Die heute bestehende Brücke ist die zweite an dieser Stelle.
20 Kasım 1915 tarihinde Bağdat'ın 25 mile (40 km) güneyinde bulunan Tizpon'a ulaştı.Sie erreichten Al-Madain am 20. November 1915, nur 25 Kilometer südlich ihres Ziels Bagdad.
2 Eylül - Brezilya, Rio de Janeiro'da bulunan Brezilya Ulusal Müzesi yandı.Am 2. September 2018 kam es zu einem Brand im brasilianischen Nationalmuseum in Rio de Janeiro.
Porsche Müzesi Stuttgart'ta bulunan bir otomobil müzesidir.Das Porsche-Museum ist ein Automuseum in Stuttgart.
Bugün elimizde bulunan Konsil raporlarından biri onun tarafından tutulmuştur.Von ihm stammt einer der Berichte über das Konzil, der noch heute erhalten ist.
Panthéon, Paris'in Quartier Latin (5. bölge) mahhalesinde bulunan bir yapıdır.Die Sorbonne ist ein Gebäude im Pariser Quartier Latin.
1866 yılında Henry Sherwin ve Edward Williams tarafından Ohio'da bulunan Cleveland'da kuruldu.Im Jahr 1866 wurde das Unternehmen von Henry Sherwin und Edward Williams in Cleveland gegründet.
Holding bünyesinde bulunan gemilere aile üyelerinin isimleri verilmektedir.Die Schiffe der Horn-Linie führten Namen von Familienmitgliedern.
3 Ocak 1980 tarihinde Berlin Dahlem'de bulunan St. Annen mezarlığına törenle defnedildi.Am 3. Januar 1980 wurde er auf dem St.-Annen-Kirchhof in Berlin feierlich beigesetzt.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
bulunan ile cümle - Sayfa 45 - bulunan kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App