buluştu ile cümle
buluştu kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Faraday, dördüncü sezon prömiyerinde seyircilerle buluştu.Фарадей був представлений в прем'єрній серії четвертого сезону серіалу.
Filistin devlet başkanı Mahmud Abbas'la buluştu.Переговори з Президентом Єгипту Х.Мубараком.
Tom Mary ile orada buluştu.Там Том зустрів Мері.
2003 yazında dinleyicileriyle buluşturduğu, "Olur mu...Влітку 2003 року він зібрав свою аудиторію " Добре. . .
Ağustos 1684'te Cambridge Üniversitesi'nde Isaac Newton ile bunu tartışmak üzere buluştu.V srpnu 1684 odjel do Cambridge aby to prodiskutoval s Isaacem Newtonem.
Bunların şehre girişi 52 yılında sağlandı ve iki su yolu meşhur Porta Maggiore'de buluşturuldu.Oba vodovody byly dokončeny v roce 52, přičemž se stýkaly u brány Porta Maggiore.
Bu keşfi kanserlerin bazı kimyasallarla kontrol edilebileceğini gösteren ilk buluştur.Byl to první známý případ vlivu některé chemikálie na rakovinné bujení.
YouTube, YouTuber'ları hayranları ile buluşturan etkinlikler düzenlemektedir.Výstaviště se hemžilo fanoušky youtuberů.
İlk kez buluştuklarında Moe, onun bir cüce olduğunu görür.Když tany poprvé spatřil, myslel si, že se jedná o veverky.
Daha sonra Thranduil ve Celeborn, ormanın ortasında buluştular ve ormana Eryn Lasgalen dediler.Celeborn se setkal s Thranduilem a společně přejmenovali les na Eryn Lasgalen (Les zelených listů).
26 Nisan – Amerikan ve Sovyet birlikleri Torgau'da buluştu.25. dubna se američtí vojáci setkali se Sověty v Torgau na Labi.
Filistin devlet başkanı Mahmud Abbas'la buluştu.Během cesty se setkal i s prezidentem palestinské samosprávy Mahmúdem Abbásem.
Ertesi gün Hitler, Fransa, İtalya ve İngiltere hükümet başkanlarıyla Münih'te buluştu.În ziua următoare Hitler s-a întâlnit la München cu șefii guvernelor din Franța, Italia și Marea Britanie.
Ağustos 1684'te Cambridge Üniversitesi'nde Isaac Newton ile bunu tartışmak üzere buluştu.În 1684, el a fost chemat la Cambridge de către Isaac Newton, pentru a discuta despre acest lucru.
26 Nisan – Amerikan ve Sovyet birlikleri Torgau'da buluştu.26 octombrie: Cercetători spațiali americani și sovietici se întâlnesc la Moscova.
Beyaz ise ortada buluştukları barışı simgeler.Albul simbolizează pacea.
"Müzik dünyasını buluşturan gece".O istorie a muzicii universale.
Ayrıca, Pakistan'ın başkanı Pervez Müşerref ve Pakistan'ın başbakanı Shaukat Aziz ile buluştu.Mai mult, tatăl lui Omar se opune vehement Pakistanului și președintelui afgan, Ashraf Ghani.
Yunanistan'da Pompey ile buluştu ve onun donanma komutanı oldu.Pompei a rămas la Roma și a condus Hispania prin intermediul locotenenților.
Orada erkek arkadaşımla buluştum.M-am întâlnit cu prietenul meu acolo.
"Müzik dünyasını buluşturan gece".Október 1. - A zene világnapja.
2003'ten beri Jolie kongre üyeleriyle en az 20 kez buluştu.2003 óta húsz top 10-es kislemezt adott ki az együttes.
1983 yılında bir şov sırasında grup şans eseri Jörg Fischer’le yeniden buluştu.1983-ban a szülővárosukban adott koncert alatt véletlenül összefutottak Jörg Fischerrel.
İlk kez buluştuklarında Moe, onun bir cüce olduğunu görür.Amikor először találkozik Bulmával, azt hiszi az autójára, hogy egy szörnyeteg.
Akımın amacı dünyanın her yerinden yetenekleri bir noktada buluşturmaktır.Tagjaink közös munkájukat a világ bármely részéről végezhetik.
Miller onu Saturday Night Live'ın yapimcısı Lorne Michaelsle buluşturmuştur.A Saturday Night Live amerikai szkeccsműsor, Lorne Michaels készítette.
Francis Picabia ile buluştu.Barátságot köt Francis Picabiával.
22 Ekim'de yeniden H1 ile ve Turquoise ile, bir gün sonra da E2 ile buluştu.Március 8-án PaK 40-esekkel ismét kilőttek kettő, majd még egy ISZ–1-et.
500px, ilham bulmak ve fotoğrafçıları birbirleriyle buluşturmak için en ideal yer olarak görülüyor."500px" on nähty paikkana, jossa voi saada näkyvyyttä, uusia ideoita sekä tutustuttaa valokuvaajia keskenään.
Yunanistan'da Pompey ile buluştu ve onun donanma komutanı oldu.Hän liittyi Pompeiuksen joukkoihin Kreikassa, ja tuli nimitetyksi laivaston komentajaksi.
Francis Picabia ile buluştu.Vuonna 1917 hän oli tavannut Francis Picabian.
Grubun üçüncü albümü Currents, 17 Temmuz 2015'te dinleyiciyle buluştu.Tame Impalan kolmas studioalbumi Currents ilmestyi 27. heinäkuuta 2015.
Zamanında çok dikkat çeken bir buluştur.Aika-ajoissa nähtiin yllätyksiä.
Hayranları hastanenin dışında buluştu ve dua ederek, mumlar yaktı.Mielenosoituksessa ei pidetty puheita, vaan ihmiset polttivat kynttilöitä ja rukoilivat.
Geçen hafta onun kız kardeşiyle buluştum.Viime viikolla tapasin hänen sisarensa.
Grubun üçüncü albümü Currents, 17 Temmuz 2015'te dinleyiciyle buluştu.Το τρίτο άλμπουμ τους, Currents, κυκλοφόρησε στις 17 Ιουλίου 2015.
Daha sonra Mexico City'ye gitti ve ailesiyle buluştu.Εκείνος σύντομα πήγε στο Μεξικό για να δει την οικογένειά του.
Zamanında çok dikkat çeken bir buluştur.Ήταν μια δύσκολη συγκατοίκηση κατά περιόδους.
Bunların şehre girişi 52 yılında sağlandı ve iki su yolu meşhur Porta Maggiore'de buluşturuldu.Τα δυο τους συναντήθηκαν στη Ρώμη το έτος 52, στο σημείο της περίφημης Πόρτα Ματζόρε.
Düzenli olarak buluştular, cebir ve topolojinin ortaklıkları üzerine tartıştılar.Συναντιώνταν τακτικά και απολάμβαναν τις συζητήσεις σχετικά με τις διασταυρώσεις άλγεβρας και τοπολογίας.
1940 - Adolf Hitler ve Benito Mussolini, Kuzey İtalya'daki Brenner Geçidi'nde buluştular.Ο Αδόλφος Χίτλερ και ο Μπενίτο Μουσολίνι συναντώνται στο πέρασμα Μπρένερ στις Άλπεις.
Yayına geçtiği dönemde, seçkin filmleri üyeleri ile buluşturmuştur.Με τον μετέπειτα σύζυγό της γνωρίστηκαν στα γυρίσματα ταινιών.
Burada Mahmut ve İsa Bey'le Buluştular.Έτσι, συνάντησε Τον Ιησού και ο Ορέστης.
Miller onu Saturday Night Live'ın yapimcısı Lorne Michaelsle buluşturmuştur.Παραγωγός της ταινίας είναι ο δημιουργός της εκπομπής Saturday Night Live (SNL) Λορν Μάικλς.
Radyo büyük bir buluştur.Το ράδιο είναι μεγάλη ανακάλυψη.
2003'te "The Passions" sergisi Los Angeles, Londra, Madrid ve Canberra'da sanatseverler ile buluştu.I 2003 blev The Passions udstillet i Los Angeles, London, Madrid og Canberra.
Oxford Genişleme hareketi, "Oxford'u kitlelerle buluşturma"yı başarmıştır.Oxfordgruppebevægelsen har ikke noget at gøre med Oxfordbevægelsen (The Oxford Movement).
1997'de Black-Ash Inheritance EP'sini ve Whoracle adlı üçüncü stüdyo albümlerini dinleyiciyle buluşturdular.Følgende år publicerede gruppen den anden ep Black-Ash Inheritance og albummet Whoracle.
Arkadaşımla okul kapısında buluştuk.Tæt ved kirken lå skolen.
Anna buluştuğu kadını tanıyor gibi oldu.Det var sådan, han mødte Alice.
Onunla buluştun mu?Mødte du hende?
10 Şubat 1997. s. 3. ^ "Yarışmada buluştular".10. februar 1997. s. 3. ^ «Yarışmada buluştular».
Bunların şehre girişi 52 yılında sağlandı ve iki su yolu meşhur Porta Maggiore'de buluşturuldu.Disse nådde inn i byen fra år 52, hvor de møttes ved den kjente Porta Maggiore.
Miller onu Saturday Night Live'ın yapimcısı Lorne Michaelsle buluşturmuştur.Miller anbefalte ham straks til Saturday Night Lives produsent Lorne Michaels.
"İki büyük dizinin oyuncusu aynı sahnede buluştu".«De fire store» på samme scene.
Beyaz ise ortada buluştukları barışı simgeler.Hvitt symboliserer fred.
Bu keşfi kanserlerin bazı kimyasallarla kontrol edilebileceğini gösteren ilk buluştur.Inilah indikasi pertama bahwa kanker dapat dikendalikan oleh bahan kimiawi murni.
Anna buluştuğu kadını tanıyor gibi oldu.Dan pelayannya yang sudah ia temui sebelumnya Maria.
1940 - Adolf Hitler ve Benito Mussolini, Kuzey İtalya'daki Brenner Geçidi'nde buluştular.4: Adolf Hitler dan Benito Mussolini bertemu di Celah Brenner untuk membicarakan prospek dalam perang itu.
Beyaz ise ortada buluştukları barışı simgeler.Warna putih melambangkan perdamaian.
İlgili Sayfalar