buluştu ile cümle

buluştu kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
İkili San Fransisco'da 1978 yılının Temmuz ayında buluştu.1978 hatten sich beide in San Francisco kennengelernt.
İkinci romanı "Karşılaşma" ise Ekim 2007'de okuyucularıyla buluştu.Sein zweiter Roman Karşılaşma wurde im Oktober 2007 der Öffentlichkeit vorgestellt.
1896 Edvard Munch ile buluştu.1889 wurde er von Edvard Munch porträtiert.
"41 yıl sonra zirvede buluştular".Nach 34 Jahren lösten sich die Klostertaler auf.
Daha sonra Mexico City'ye gitti ve ailesiyle buluştu.Später ging er nach Mexiko und ließ sich in Mexiko-Stadt nieder.
Ekim 2012'de, Londra'daki Ekvador Büyükelçiliği'nde WikiLeaks'in kurucusu Julian Assange ile buluştu.Im September 2012 besuchte sie Julian Assange in der ecuadorianischen Botschaft in London.
Zamanında çok dikkat çeken bir buluştur.Eine zeitgemässe Betrachtung.
Her buluştuklarında kavga ederler.Ils se disputent à chaque rencontre.
Bob sabah erkenden büyükbabasıyla buluştu.Bob a rencontré son grand-père tôt dans la matinée.
Grup ilk olarak eskiden bir kasap dükkânı olan Kirchner'in atölyesinde buluştu.Celui-ci se réunissait dans le premier studio de Kirchner, une ancienne boutique de boucher.
500px, ilham bulmak ve fotoğrafçıları birbirleriyle buluşturmak için en ideal yer olarak görülüyor.500px est perçu comme un lieu d'exposition, d'inspiration et de connexion entre photographes.
Miller'ın ikinci stüdyo albümü Watching Movies with the Sound Off, Haziran 2013'te dinleyiciyle buluştu.Le deuxième album de Miller, Watching Movies with the Sound Off, sort le 18 juin 2013.
Arkadaşımla okul kapısında buluştuk.Nous avons été ensemble au scolasticat.
Ayrıca, Namibya'da Beyond Borders filminin çekimlerindeyken Angolalı mültecilerle de buluştu.Elle rencontre aussi des réfugiés angolais sur le tournage de Sans frontière, en Namibie.
2003 yazında dinleyicileriyle buluşturduğu, "Olur mu...En été 2003, il signe avec Audiogram.
Düzenli olarak buluştular, cebir ve topolojinin ortaklıkları üzerine tartıştılar.Ils se rencontrent régulièrement et apprécient de discuter des points communs entre l'algèbre et la topologie.
Filistin devlet başkanı Mahmud Abbas'la buluştu.Le président palestinien Mahmoud Abbas n'a pas fait le déplacement.
Albüm, Adams'ın 25. doğum gününde sevenleriyle buluştu.La sortie coïncide avec le 25e anniversaire de Beyoncé.
Mart 2009'da İşte Mülakat Yurdum İnsanı İş Görüşmesinde Elma Yayınevi aracılığı ile okurlarla buluştu.En 1995, il se fait connaître en dehors du Maroc grâce à son travail vidéo.
İki yıl kadar New York'ta sahnelenen oyun turnelerde de seyirciyle buluştu.Il est resté deux ans à New York au New York's New Actors' Workshop.
1927'de Paris'te yeniden buluştular.En 1921 il se retrouve à Paris.
Daha sonra Thranduil ve Celeborn, ormanın ortasında buluştular ve ormana Eryn Lasgalen dediler.Thranduil et Celeborn renommèrent alors la forêt Eryn Lasgalen, ou Bois aux Vertes Feuilles.
Biz okulun önünde buluştuk.Nos hemos encontrado frente a la escuela.
Tom babası ile buluştu.Tom se reunió con su padre.
10 Şubat 1997. s. 3. ^ "Yarışmada buluştular".10 de febrero de 1997. pp. 3. «Yarışmada buluştular».
Daha sonra Izzy'le buluştuk ve şarkıyı 5 dakika içinde yazdık.Axl e Izzy la noche siguiente escribieron la canción en cinco minutos.
Bunların şehre girişi 52 yılında sağlandı ve iki su yolu meşhur Porta Maggiore'de buluşturuldu.Estos llegaron a la ciudad en el año 52 y se unieron con la famosa Porta Maggiore.
Ardından Nacoleia'da Procopius'un kendisiyle buluştu ve askerlerini onu terk etmeye ikna etti.Después venció al propio Procopio en Nacoleia y convenció a sus tropas de que le abandonaran.
Leo Fokas, Moesia'yı işgal etmeye niyet etti ve Peçenekler ve Lekapenos'un birlikleri ile Dobruca'da buluştu.León Focas intentó invadir Moesia y encontrarse con los pechenegos y las tropas de Lecapeno en Dobrudzha.
"İki büyük dizinin oyuncusu aynı sahnede buluştu".«Desaparece uno de los grandes secundarios de la escena».
Grubun üçüncü albümü Currents, 17 Temmuz 2015'te dinleyiciyle buluştu.El tercer disco de la banda, Currents, fue lanzado el 17 de julio de 2015.
Daha sonra Thranduil ve Celeborn, ormanın ortasında buluştular ve ormana Eryn Lasgalen dediler.Después de la Guerra, Celeborn y Thranduil se repartieron el Bosque Negro, que pasó a llamarse Bosque Verde.
Bu keşfi kanserlerin bazı kimyasallarla kontrol edilebileceğini gösteren ilk buluştur.Este fue el primer descubrimiento que mostraba que el cáncer podría ser controlado por fármacos.
Ayrıca Almanya Kupası'nda da golle buluştu.También recibió la Cruz Alemana en Oro.
Zamanında çok dikkat çeken bir buluştur.Fue muy celebrado en su tiempo.
Daha sonra Mexico City'ye gitti ve ailesiyle buluştu.Regresó a Nueva York y se reencontró con su familia allí.
Filistin devlet başkanı Mahmud Abbas'la buluştu.Palestina: Presidente Mahmoud Abbas.
"41 yıl sonra zirvede buluştular".«Capta a las estrellas durante 40 años» .
“Yutkunamıyorum” Keremcem askerden döndükten sonra ekranlarla buluştu.No se lo volvió a ver después de que se escapa de los guerreros de la Tierra.
Miller'ın ikinci stüdyo albümü Watching Movies with the Sound Off, Haziran 2013'te dinleyiciyle buluştu.Su segundo álbum de estudio llamado "Watching movies with the sound off" fue lanzado el 18 de junio de 2013.
Dün kampüste onunla buluştu.L'ho incontrata al campus ieri.
Daha sonra Thranduil ve Celeborn, ormanın ortasında buluştular ve ormana Eryn Lasgalen dediler.Più tardi, Celeborn e Thranduil si incontrano nel mezzo della foresta e la rinominano Eryn Lasgalen.
Zamanında çok dikkat çeken bir buluştur.Numerosissimi gli apprezzamenti nel tempo.
Beyaz ise ortada buluştukları barışı simgeler.Il bianco rappresenta la pace nella quale le istituzioni operano.
Francis Picabia ile buluştu.Collaborò anche con Francis Picabia.
Herakleios ve Tong Yabgu (Bizans kaynaklarında Ziebel olarak geçer) Narikala'nın surları önünde buluştular.Eraclio e Tong Yabghu (che le fonti bizantine chiamano Ziebel) si incontrarono sotto le mura di Narikala.
Yayına geçtiği dönemde, seçkin filmleri üyeleri ile buluşturmuştur.Si incontrarono durante le riprese del film Be with You.
Ama tüm halk ozanlarımızın buluştuğu yer, halkın gönlüdür.Tutti gli arrangiamenti dei brani sono in chiave Folk.
1983 yılında bir şov sırasında grup şans eseri Jörg Fischer’le yeniden buluştu.Intanto, durante un concerto in Germania del 1983, il chitarrista Jörg Fischer rientra negli Accept.
Anna buluştuğu kadını tanıyor gibi oldu.Era l'uomo con cui Eva si doveva sposare.
Future'ın ikinci stüdyo albümü Honest, Nisan 2014'te dinleyiciyle buluştu.Il secondo album, Future World, vedrà la luce nell'aprile 1987.
Hepimiz buluştuk ve doğum günü için Tom'a bir hediye çeki aldık.Мы все собрались и купили Тому подарочный сертификат на его день рождения.
Sonunda bugün onlarla buluştum.Сегодня я наконец с ними познакомился.
Aksine, çocuklarının dürüstlerin ölümüyle buluştuğu için sevinç gösterdi.Напротив она проявила радость по поводу того, что дети её встретили смерть праведников.
"41 yıl sonra zirvede buluştular".Всего на становление монастыря ушел 41 год.
Sağlığında tamamladığı ikinci albümü Yeeeah Baby, Nisan 2000'de dinleyiciyle buluştu.Его второй альбом Yeeeah Baby, законченый до его смерти, вышел в свет в апреле 2000 года.
Moskova'ya giderek tekrar Mihail Gorbaçov'la buluştu ve üç saati aşkın görüştüler.Он посетил Москву, где вновь встретился с М. С. Горбачевым и они беседовали больше трех часов.
Albümün ilk single'ı "Adventure of a Lifetime", 6 Kasım 2015'te dinleyiciyle buluştu.Первым синглом в поддержку альбома стал Adventure of a Lifetime, выпущенный 6 ноября 2015 года.
1896 Edvard Munch ile buluştu.1896 Эдвард Мунк.
Sergileme İşlevi Sergileme, müzelerdeki eserlerin insanlarla buluştuğu andır.В задаче требуется определить момент времени, когда мыши встретятся.
İlgili Sayfalar