buluşmam ile cümle
buluşmam kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Bu benim ilk uluslararası buluşmam.Είναι ο πρώτος μου διεθνής αγώνας.
Bu benim ilk uluslararası buluşmam.Това е първата ми международна среща.
Bu benim ilk uluslararası buluşmam.Это были мои первые международные соревнования.
Bu benim ilk uluslararası buluşmam.זו הפגישה הבינלאומית הראשונה שלי.
Bu benim ilk uluslararası buluşmam.لقد كانت تلك مسابقتي العالمية الاولى
Bu benim ilk uluslararası buluşmam.誰かから、役に立つ情報を引き出そうとして
Bugünkü buluşmamızda da, Başar Al-Assad'ın yönetiminin sona erdirilmesi gerektiğini söylüyoruz ki,وهنا ونحن نجتمع، نعلن مرة أخرى أن نظام بشار الأسد يجب أن ينتهي
Bugünkü buluşmamızda da, Başar Al-Assad'ın yönetiminin sona erdirilmesi gerektiğini söylüyoruz ki,そうすれば シリア国民は苦悩から開放され 新しい時代が到来します
Bu, insanlarla buluşmama ve bir ekibin parçası olmama izin verir.Isto permite-me conhecer pessoas e fazer parte de equipas.
Bu, insanlarla buluşmama ve bir ekibin parçası olmama izin verir.가끔은 한 팀이 되어 일하는 것도 나쁘지 않고, 새로운 사람을 만나는 것도 좋아하기 때문이죠.
Bu, insanlarla buluşmama ve bir ekibin parçası olmama izin verir.Pozwala mi to spotkać się z ludźmi, być częścią zespołu.
Bu, insanlarla buluşmama ve bir ekibin parçası olmama izin verir.Это позволяет мне узнать новых людей, быть частью команды.
Bu, insanlarla buluşmama ve bir ekibin parçası olmama izin verir.ニューヨークには、独特の コミュニケーション文化があり、
Buluşmam gereken biri var.Maintenant, il y a quelqu'un que je dois aller voir.
Buluşmam gereken biri var.Most találkoznom kell valakivel.
Buluşmam gereken biri var.Τότε φεύγω, πρέπει να συναντήσω κάποιον. πρέπει να συναντήσω κάποιον.
Buluşmam gereken biri var.اذن انا ذاهب لانه لذي شخص لالتقي به
Bu pazarki buluşmamızda nereye gideceğiz?Dove andremo all'appuntamento di questa domenica?
Bu pazarki buluşmamızda nereye gideceğiz?Gdzie idziemy na naszą niedzielną randkę?
Bu pazarki buluşmamızda nereye gideceğiz?Kemana kita akan pergi kencan hari minggu nanti?
Bu pazarki buluşmamızda nereye gideceğiz?Mình sẽ đi đâu để hẹn hò vào Chủ Nhật này?
Bu pazarki buluşmamızda nereye gideceğiz?Minne menemme sunnuntaisilla treffeillä?
Bu pazarki buluşmamızda nereye gideceğiz?Où irons nous dimanche pour notre rendez-vous ?
Bu pazarki buluşmamızda nereye gideceğiz?Unde mergem la intalnirea de duminica asta?
Bu pazarki buluşmamızda nereye gideceğiz?Vad ska vi nånstanns på Söndagens dejt?
Bu pazarki buluşmamızda nereye gideceğiz?Waar gaan we zondag naar toe op onze afspraakje?
Bu pazarki buluşmamızda nereye gideceğiz?Wo wollen diesen Sonntag unser Date haben?
Bu pazarki buluşmamızda nereye gideceğiz?Πού θα πάμε ραντεβού αυτή την Κυριακή;
Bu pazarki buluşmamızda nereye gideceğiz?А куда мы пойдем на свидание в это воскресенье?
Bu pazarki buluşmamızda nereye gideceğiz??לאן אנחנו הולכים ביום ראשון
Bu pazarki buluşmamızda nereye gideceğiz?إلى أين سنذهب في موعد هذا الأحد؟
Bu pazarki buluşmamızda nereye gideceğiz?どこでもいいよ
Burada bir adamla buluşmam söylendi.Incienso Me dijeron que me juntaria con alguien aqui.
Burada bir adamla buluşmam söylendi.여기서 만날 사람이 있는데
Burada bir adamla buluşmam söylendi.Saya diberitahu untuk bertemu seseorang di sini.
- Buradaki buluşmamız ? Ki hepsini tekrar gözden geçirmek zorundayız.Tener que revivirlo todo.
Diana ile ilk buluşmamızda - içten kişilerin nasıl yaşadığına dair listemi de götürdüm ve oturdum.Ensimmäiseen tapaamiseen Dianan kanssa -- toin listan tavoista, joita "sydämelliset" noudattavat.
Diana ile ilk buluşmamızda - içten kişilerin nasıl yaşadığına dair listemi de götürdüm ve oturdum.La prima întâlnire cu ea, cu Diana, mi-am adus lista cu modul de viaţă al oamenilor cordiali.
Diana ile ilk buluşmamızda - içten kişilerin nasıl yaşadığına dair listemi de götürdüm ve oturdum.Na moje prvo srečanje z njo, Diano -- sem prinesla svoj seznam kako živijo iskreni ljudje in sedla.
Diana ile ilk buluşmamızda - içten kişilerin nasıl yaşadığına dair listemi de götürdüm ve oturdum.Y en mi primera cita con Diana, llevé mi lista de cómo viven los genuinos.
Diana ile ilk buluşmamızda - içten kişilerin nasıl yaşadığına dair listemi de götürdüm ve oturdum.Моята първа среща с нея, Диана, занесох своя списък с начина, по който живееха всеотдайните хора и седнах.
Diana ile ilk buluşmamızda - içten kişilerin nasıl yaşadığına dair listemi de götürdüm ve oturdum.На первую встречу с Дианой я принесла описание того, как живут искренние люди. И я села.
Diana ile ilk buluşmamızda - içten kişilerin nasıl yaşadığına dair listemi de götürdüm ve oturdum.На першу зустріч з Діаною я принесла опис того, як живуть щирі люди, і я сіла.
Diana ile ilk buluşmamızda - içten kişilerin nasıl yaşadığına dair listemi de götürdüm ve oturdum.הפגישה הראשונה שלי איתה, דיאנה -- הבאתי את הרשימה שלי של אפיוני האנשים שחיו בלב שלם, וישבתי.
Diana ile ilk buluşmamızda - içten kişilerin nasıl yaşadığına dair listemi de götürdüm ve oturdum.أول مقابلة معها ، ديانا -- أحضرت معى قائمتى الخاصة بالحياة الكاملة ، وجلست .
Diana ile ilk buluşmamızda - içten kişilerin nasıl yaşadığına dair listemi de götürdüm ve oturdum.あるがままの人たちの リストを渡して座りました 彼女がまず「どうですか?」
Diana ile ilk buluşmamızda - içten kişilerin nasıl yaşadığına dair listemi de götürdüm ve oturdum.제가 제 치료사였던 다이애나를 만났던 첫날 저는 전심(全心)으로 사는 사람들은 어떻게 사는가를 적은 목록을 가지고 갔었어요.
En baştan beri buluşmamalıydık.Az egészbe bele se kellett volna kezdeni.
En baştan beri buluşmamalıydık.Kita tidak perlu memulainya seperti itu
En baştan beri buluşmamalıydık.Non ci saremmo proprio dovuti incontrare.
En baştan beri buluşmamalıydık.Nous aurions pu ne rien arranger du tout.
En baştan beri buluşmamalıydık.Thà không bắt đầu sẽ tốt hơn.
En baştan beri buluşmamalıydık.لم يكن علينا أن نبدأ ذلك ابدا
Geçen perşembe günkü buluşmamızı unuttun.Christa, Christa. Elfelejtetted a csütörtöki randinkat.
Geçen perşembe günkü buluşmamızı unuttun.Christa, Christa. Je bent onze afspraak van donderdag vergeten.
Geçen perşembe günkü buluşmamızı unuttun.Christa, Christa. Se te olvidó nuestra cita del jueves.
Geçen perşembe günkü buluşmamızı unuttun.Christa, Christa. Tu as oublié notre rendez-vous de jeudi.
Geçen perşembe günkü buluşmamızı unuttun.N-ai uitat de întâlnirile noastre de joi, aşa-i?
Geçen perşembe günkü buluşmamızı unuttun.Криста, Криста, ты забыла о нашем свидании в четверг.
Geçen perşembe günkü buluşmamızı unuttun..כריסטה, כריסטה .שכחת על הדייט שלנו ביום חמישי