buluşmam ile cümle
buluşmam kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Geçen perşembe günkü buluşmamızı unuttun.إنك لم تنسى موعدنا كل يوم خميس، أليس كذلك؟
Hayır, hayır. Wood aradı. Onunla dışarda buluşmamızı istiyor.レジー、だめよ
Onlarla buluşmamak için hiçbir sebep bulamadım ve bırakayım acımızı bilsinler dedim.저는 그들을 만나지 않는 어떠한 이유도 찾을 수가 없었죠. 그리고 그들이 우리의 고통을 알게 했지요.
Onlarla buluşmamak için hiçbir sebep bulamadım ve bırakayım acımızı bilsinler dedim.No me pareció mala idea conocerlos y hacerles saber de nuestro padecimiento.
Onlarla buluşmamak için hiçbir sebep bulamadım ve bırakayım acımızı bilsinler dedim.לא מצאתי סיבה לא לפגוש אותם ולידע אותם על הסבל שלנו.
Onlarla buluşmamak için hiçbir sebep bulamadım ve bırakayım acımızı bilsinler dedim.لم أعثر على أي سبب لماذا لا نلتقي بهم ونجعلهم يعرفون عن معاناتنا.
Onlarla buluşmamak için hiçbir sebep bulamadım ve bırakayım acımızı bilsinler dedim.当然だと思いました 感動したのは パレスチナ人が
Onunla dışarda buluşmamızı istiyor.Er will uns draussen treffen.
Onunla dışarda buluşmamızı istiyor.Il veut qu'on le retrouve dehors.
Onunla dışarda buluşmamızı istiyor.Θέλει να τον συναντήσουμε έξω.
Onunla dışarda buluşmamızı istiyor.Звонил Вуд. Он ждёт нас снаружи.
Öylesine büyük bir topluluk ki, bizim yıllık buluşmamız, dünyadaki en büyük bilimsel buluşma.세계 과학분야의 모임 중 가장 큽니다. 매년 15,000명의
Öylesine büyük bir topluluk ki, bizim yıllık buluşmamız, dünyadaki en büyük bilimsel buluşma.Det är faktiskt en så stor sammanslagning att vår årliga samling är det största vetenskapliga mötet i världen.
Öylesine büyük bir topluluk ki, bizim yıllık buluşmamız, dünyadaki en büyük bilimsel buluşma.Tão grande que o nosso encontro anual é o maior encontro mundial das ciências físicas.
Öylesine büyük bir topluluk ki, bizim yıllık buluşmamız, dünyadaki en büyük bilimsel buluşma.Tulajdonképpen olyan nagy közösség, hogy az éves gyűlésünk a világ legnagyobb tudományos találkozója.
Öylesine büyük bir topluluk ki, bizim yıllık buluşmamız, dünyadaki en büyük bilimsel buluşma.Zo groot zelfs, dat onze jaarlijkse bijeenkomst de grootste [fysisch] wetenschappelijke in de wereld is.
Öylesine büyük bir topluluk ki, bizim yıllık buluşmamız, dünyadaki en büyük bilimsel buluşma.Вона настільки велика, що наш щорічний з'їзд(фізично) - найбільше наукове засідання в світі.
Öylesine büyük bir topluluk ki, bizim yıllık buluşmamız, dünyadaki en büyük bilimsel buluşma.Всъщност, толкова голяма общност, че годишното ни събрание е най-голямата научна среща в света.
Öylesine büyük bir topluluk ki, bizim yıllık buluşmamız, dünyadaki en büyük bilimsel buluşma.Она настолько большая, что наш ежегодный съезд (физически) самое большое научное заседание в мире.
Öylesine büyük bir topluluk ki, bizim yıllık buluşmamız, dünyadaki en büyük bilimsel buluşma.שהמפגש השנתי שלנו הוא המפגש המדעי הגדול ביותר בעולם.
Öylesine büyük bir topluluk ki, bizim yıllık buluşmamız, dünyadaki en büyük bilimsel buluşma.واجتماعنا السنوي هو أكبر إجتماع علمي في العالم.
Öylesine büyük bir topluluk ki, bizim yıllık buluşmamız, dünyadaki en büyük bilimsel buluşma.この学会のために、毎年1万5千人の科学者がサンフランシスコに集まります。
Öylesine büyük bir topluluk ki, bizim yıllık buluşmamız, dünyadaki en büyük bilimsel buluşma.我們的年會變成了世界上最大的科學家聚會
Sence tesadüf mü ? - Buradaki buluşmamız ?Думаешь, что это совпадение?
"Seni seviyorum, fakat artık seni özlüyorum." "Ve buluşmamız daha iyi olur."Kocham cię, ale teraz tęsknię za tobą, więc lepiej, kiedy się spotkamy.
"Seni seviyorum, fakat artık seni özlüyorum." "Ve buluşmamız daha iyi olur."Ti amo, ma adesso mi manchi quindi è meglio se ci incontriamo...
Seung Jo'yla rüyamda buluşmama izin veren şey... bir yapraktı.Dadurch konnte ich Seung Jo in meinen Träumen treffen... Es war dieses Blatt.
Seung Jo'yla rüyamda buluşmama izin veren şey... bir yapraktı.De ding wat ervoor gezorgd heeft dat ik Seung Jo kon ontmoeten in mijn droom... Het was het blad.
Seung Jo'yla rüyamda buluşmama izin veren şey... bir yapraktı.Hal yang membuatku bertemu dengan Seung Jo dalam mimpi... Adalah daun.
Seung Jo'yla rüyamda buluşmama izin veren şey... bir yapraktı.La chose qui m'a autorisée à rencontrer Seung Jo dans mon rêve.. c'était une feuille.
Seung Jo'yla rüyamda buluşmama izin veren şey... bir yapraktı.La cosa che mi ha permesso di incontrare Seung Jo nel mio sogno... Era la foglia.
Seung Jo'yla rüyamda buluşmama izin veren şey... bir yapraktı.<i>木の葉だった それでもFはつけなかったんだ
Seung Jo'yla rüyamda buluşmama izin veren şey... bir yapraktı.Lucrul care m-a ajutat sa-l intalnesc pe Seung jo in visele mele. A fost frunza.
Seung Jo'yla rüyamda buluşmama izin veren şey... bir yapraktı.Saken som tillät mig å möta Seung Jo i min dröm.... Det var lövet.
Seung Jo'yla rüyamda buluşmama izin veren şey... bir yapraktı.Thứ đã giúp mình gặp Seung Jo trong mơ... Nó chỉ là chiếc lá.
Seung Jo'yla rüyamda buluşmama izin veren şey... bir yapraktı.То, что позволяло мне встречать Сын Чжо в своих снах... ..этот листик.
Seung Jo'yla rüyamda buluşmama izin veren şey... bir yapraktı.إنه الشيء الذي سمح لي بمقابلة سيونغ جو في أحلامي لقد كان ورق الشجر
Tekrar buluşmamız için bir neden yok değilmi?No hay necesidad de que volvamos a vernos.
Tekrar buluşmamız için bir neden yok değilmi?Nu cred ca este nevoie sa ne mai intalnim.
"Ve buluşmamız daha iyi olur.""Alors ce sera mieux quand on se retrouve." "On ne va pas se retrouver"
"Ve buluşmamız daha iyi olur."A tak by bylo lepší, kdybychom se setkali.
"Ve buluşmamız daha iyi olur."Daarom is het beter dat wij elkaar ontmoeten
"Ve buluşmamız daha iyi olur."Deci, este mai bine atunci când am întâlni
"Ve buluşmamız daha iyi olur."Então vai ser melhor quando nos encontrarmos
"Ve buluşmamız daha iyi olur."Jadi lebih baik ketika kita bertemu
"Ve buluşmamız daha iyi olur."Jobb lenne ha találkoznánk.
"Ve buluşmamız daha iyi olur."그러니가 우리가 만날 땐 더 나을 거야
"Ve buluşmamız daha iyi olur."¿Qué es lo que quieres ser cuando seas grande?
"Ve buluşmamız daha iyi olur."Så det är bättre när vi träffas
"Ve buluşmamız daha iyi olur."Så er det bedre, når vi mødes
"Ve buluşmamız daha iyi olur."Vì vậy, nó là tốt hơn khi chúng tôi đáp ứng
"Ve buluşmamız daha iyi olur."Затова ще е по-добре ако се срещнем...
"Ve buluşmamız daha iyi olur."אז עדיף שכשניפגש
"Ve buluşmamız daha iyi olur."لذا من الأفضل أن نلتقي
"Ve buluşmamız daha iyi olur."この世では会えないけど、天国では会えるとおもう。
"Ve buluşmamız daha iyi olur."所以當我們見到面時一切都會好轉
Wood aradı. Onunla dışarda buluşmamızı istiyor.Wood mi ha chiamato e vuole vederci fuori dal locale.
Yenilerine ihtiyacım var çünkü en son ki buluşmamda, bilirsiniz, büyük gibi, tam daire şeklinde geliyor.Îmi trebuie unele noi s-a închis cercul.
Yenilerine ihtiyacım var çünkü en son ki buluşmamda, bilirsiniz, büyük gibi, tam daire şeklinde geliyor.Jag behövde få nya eftersom den senaste tävlingen jag var på, ni vet, det är som en stor... cirkeln är sluten.
Yenilerine ihtiyacım var çünkü en son ki buluşmamda, bilirsiniz, büyük gibi, tam daire şeklinde geliyor.이제 새로운 것이 필요한데요, 왜냐하면 지난번 미팅에서 보니까 크고 완전히 둥근 형태로 되어 있더라구요