buluşmam ile cümle

buluşmam kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Buluşmam gereken biri var.Now, there's someone I have to meet.
Buluşmamızın fark edildiğini tahmin edemezdimI never thought our meeting would be overheard
- Buradaki buluşmamız ?- Our meeting here?
Zaten dışarı çıkıp biriyle buluşmam gerek.I actually have to go out and meet someone.
Bu, insanlarla buluşmama ve bir ekibin parçası olmama izin verir.It allows me to get out and meet people, and to be part of some pretty fun teams.
Burada bir adamla buluşmam söylendi.Incense. I was told to meet a man here.
Onunla dışarda buluşmamızı istiyor.He wants us to meet him outside.
En baştan beri buluşmamalıydık.It might not have needed to begin at all.
Onlarla bir yerde buluşmamız gerekecekti.We would have to meet them somewhere.
Bir daha onunla buluşmamaya karar verdi.Er war entschlossen, sie nicht noch einmal zu treffen.
Bana onunla buluşmamı söyledi.Er sagte mir, ich solle mich dort mit ihm treffen.
Onu da topla ilk buluşmamda üzerimden attım.Ich bin darauf reingefallen, als ich es das erste Mal gesehen habe .
Burası ilk buluşmamızda kız arkadaşımı götürdüğüm yer.Aquí es donde llevé a mi novia en nuestra primera cita.
Onu da topla ilk buluşmamda üzerimden attım.Ya me llamó la atención en nuestro primer encuentro.
Ben asla ortaçın, ulaçtan farkını ayırt edemeyen bir erkek ile buluşmam.Я ни за что не буду встречаться с мальчиком, который не отличает причастие от деепричастия.
Her buluşmamızda iki veya üç kez seks yaptık.Ежедневно выступали с двумя-тремя концертами.
Onu da topla ilk buluşmamda üzerimden attım.Такое впечатление он оставил и у меня при первой встрече.
Onu da topla ilk buluşmamda üzerimden attım.Lembro-me da primeira vez que o conheci.
Onu da topla ilk buluşmamda üzerimden attım.Hierin trof zij in de eerste ronde IK Start.
Onu da topla ilk buluşmamda üzerimden attım.І першим натрапив на засідку.
Bana onunla buluşmamı söyledi.Він сказав мені зустрітися з ним там.
Her buluşmamızda iki veya üç kez seks yaptık.A DUE évente két-három alkalommal megtartott vidéki rendezvénye.
Onu da topla ilk buluşmamda üzerimden attım.獠に最初に会った際にそれを漏らしている。
Ben denemeden... buluşmamız için hiçbir yol yoktu.Fara sa incerc eu... Sa ne intalnim asa.
Ben denemeden... buluşmamız için hiçbir yol yoktu.<i>بدون ان احاول <i>سيكون من المستحيل ان نلتقي
Ben denemeden... buluşmamız için hiçbir yol yoktu.<i>こんなに会わないものだったのね ここで何してる?
Ben denemeden... buluşmamız için hiçbir yol yoktu.Utan att jag försöker..... Det fanns ingen chans för oss å mötas så här.
Ben denemeden... buluşmamız için hiçbir yol yoktu.Без моих стараний... Для нас встретиться вот так невозможно...
Bir sonraki cerrahla buluşmam, şans eseri, dükkandaki bir vardiyamdan sonraydı.A következő sebészeti időpontom, teljesen véletlenül, épp a bolt mellett volt.
Bir sonraki cerrahla buluşmam, şans eseri, dükkandaki bir vardiyamdan sonraydı.Il mio appuntamento successivo col chirurgo fu, casualmente, subito dopo un turno al negozio di regali.
Bir sonraki cerrahla buluşmam, şans eseri, dükkandaki bir vardiyamdan sonraydı.Janji dengan ahli bedah berikutnya adalah, secara kebetulan, setelah jadwal kerja di toko suvenir.
Bir sonraki cerrahla buluşmam, şans eseri, dükkandaki bir vardiyamdan sonraydı.저의 다음 외과의사와의 진료약속이, 정말 우연하게도 바로 선물가게 근무시간 바로 다음이었습니다.
Bir sonraki cerrahla buluşmam, şans eseri, dükkandaki bir vardiyamdan sonraydı.Mein nächster Termin mit dem Chirurg war zufälligerweise kurz nach einer Schicht im Geschenkartikelladen.
Bir sonraki cerrahla buluşmam, şans eseri, dükkandaki bir vardiyamdan sonraydı.Mijn volgende afspraak met de chirurg was toevallig vlak na een shift in de cadeaushop.
Bir sonraki cerrahla buluşmam, şans eseri, dükkandaki bir vardiyamdan sonraydı.Min næste tid hos kirurgen var, tilfældigvis, lige efter en vagt i butikken.
Bir sonraki cerrahla buluşmam, şans eseri, dükkandaki bir vardiyamdan sonraydı.Moja ďalšia kontrola u chirurga bola, zhodou okolností, tesne po mojej práci v obchodíku.
Bir sonraki cerrahla buluşmam, şans eseri, dükkandaki bir vardiyamdan sonraydı.Moje další schůzka u chirurga byla náhodně hned po směně v obchodě.
Bir sonraki cerrahla buluşmam, şans eseri, dükkandaki bir vardiyamdan sonraydı.Por coincidência, a minha consulta seguinte com o cirurgião era logo depois de um turno na loja de prendas.
Bir sonraki cerrahla buluşmam, şans eseri, dükkandaki bir vardiyamdan sonraydı.Som av en händelse var mitt nästa möte med kirurgen precis efter ett avslutat pass i presentbutiken.
Bir sonraki cerrahla buluşmam, şans eseri, dükkandaki bir vardiyamdan sonraydı.Và cái hẹn cho cuộc phẫu thuật của tôi, thật ngẫu nhiên, ngay sau một ca trực ở cửa hàng quà tặng
Bir sonraki cerrahla buluşmam, şans eseri, dükkandaki bir vardiyamdan sonraydı.Το επόμενο ραντεβού μου με το χειρούργο ήταν, συμπτωματικά, ακριβώς μετά τη λήξη μιας βάρδιάς στο κατάστημα.
Bir sonraki cerrahla buluşmam, şans eseri, dükkandaki bir vardiyamdan sonraydı.Мой следующий приём у хирурга, совершенно случайно, был сразу после того как я устроилась в магазин сувениров.
Bir sonraki cerrahla buluşmam, şans eseri, dükkandaki bir vardiyamdan sonraydı.Моята следваща среща с доктора беше случайно, точно след приключване на смяната ми в магазина за подаръци.
Bir sonraki cerrahla buluşmam, şans eseri, dükkandaki bir vardiyamdan sonraydı.התור הבא שלי למנתח היה, בצירוף מקרים, מיד אחרי משמרת בחנות המתנות.
Bir sonraki cerrahla buluşmam, şans eseri, dükkandaki bir vardiyamdan sonraydı.كان موعدي القادم مع الجراح، بالصدفة، بعد نوبة العمل في محل الهدايا.
Bir sonraki cerrahla buluşmam, şans eseri, dükkandaki bir vardiyamdan sonraydı.ギフトショップでの勤務時間の直後でした 当然わたしはチョッキとIDで入っていって
Bu benim ilk uluslararası buluşmam.Byl to můj první mezinárodní mítink.
Bu benim ilk uluslararası buluşmam.C'était ma première rencontre internationale.
Bu benim ilk uluslararası buluşmam.Das ist mein erstes internationales Meeting.
Bu benim ilk uluslararası buluşmam.Det är min första internationella tävling.
Bu benim ilk uluslararası buluşmam.Dit was mijn eerste internationale ontmoeting.
Bu benim ilk uluslararası buluşmam.È il mio primo incontro a livello internazionale.
Bu benim ilk uluslararası buluşmam.E prima mea întâlnire internaţională.
Bu benim ilk uluslararası buluşmam.Era o meu primeiro encontro internacional.
Bu benim ilk uluslararası buluşmam.Esta era mi primera competencia internacional.
Bu benim ilk uluslararası buluşmam.Ez az első nemzetközi találkozóm.
Bu benim ilk uluslararası buluşmam.이것이 제 첫번재 국제적인 만남이었어요
Bu benim ilk uluslararası buluşmam.Nó là cuộc thi quốc tế đầu tiên của tôi
Bu benim ilk uluslararası buluşmam.To były moje pierwsze zawody międzynarodowe.
Bu benim ilk uluslararası buluşmam.Veď to bolo moje prvé medzinárodné stretnutie.

İlgili Sayfalar