Bunun dışında Sudanlı mültecilerle buluşmak için Mısır'a gitti.За його управління до Єгипту було приєднано Судан.
Yeliz para yüzünden eniştesi ile ara ara buluşmaktadır.Ана прибуває на місце зустрічі з грошима.
Tutkuyla öpüşürler ve Moskova'da yeniden buluşmak üzere plan yaparlar.Se sărută pasional și fac planuri pentru o întâlnire în Moscova.
Bunun dışında Sudanlı mültecilerle buluşmak için Mısır'a gitti.Egyesíteni szerette volna Egyiptomot Szudánnal.
Şerifin kızı Annie, daha sonra erkek arkadaşı Paul ile buluşmak için Lindsey'i Laurie'ye bırakır.A lány, Laurie gondjaira bízza a kis Lindsay-t, amíg ő elmegy a barátjához, Paul-hoz.
Adele İmogen'e Gualtiero'nun oradan ayrılmadan kendiyle buluşmak istediği haberini getirir.Adele kertoo Imogenelle, että Gualtiero haluaa nähdä hänet ennen lähtöään.
Onlar beraber buluşmak için bir tarih planlarlar.Osapuolet päättivät sopia tapaamisesta.
Kontes ona kendisiyle ertesi sabah şatonun kitap odasında buluşmak için randevu verir.Hun beder ham om at møde hende i biblioteket næste morgen, hvor hun vil kundgøre sit valg.
Kişiler genelde düğün ve mahallenin kahvesinde buluşmaktadır.Di pedesaan biasanya disajikan dalam acara pernikahan atau pelayatan.
Daha sonra Diyarbakır Tıp Fakültesi önünde buluşmak için anlaşılır.苦学の末近畿大学薬学部に入学する。
Hafta içi yayınlanan dizi, hala Kanal 7 ekranlarında izleyicisiyle buluşmaktadır.毎日興業が運営しておりその名の通り、7つのスクリーンを設置している。
Seninle buluşmak istiyorum.君に会いたい
Bunun dışında Sudanlı mültecilerle buluşmak için Mısır'a gitti.后来,英国加入埃及一方,与苏丹作战。
New York'ta yaşayan bir reklamcı olan Roger Tornhill, bir gün arkadaşlarıyla buluşmak için bir bara gider.뉴욕의 평범한 광고업자인 로저 O. 손힐(캐리 그랜트)은 어느 날 호텔에서 회의가 있어서 회의에 가게 된다.
Tutkuyla öpüşürler ve Moskova'da yeniden buluşmak üzere plan yaparlar.הם מתנשקים בלהט ומתכננים להיפגש במוסקבה.
Bu genç Tamara ile buluşmak için her gece adaya yüzer.היא מתעמלת קבוע ביוגה עם אמה מידי בוקר.
Ona telefon etmiş ve buluşmak istediğini söylemiştir.הוא כותב לה את מספר הטלפון שלו ואומר לה שתטלפן ושהם יכולים להיפגש.
Ona telefon etmiş ve buluşmak istediğini söylemiştir.Zbudil ga je in vprašal, če je zadovoljen.
Mistress Quickly Falstaff'i Alice ile buluşmak üzere bir randevuya çağıracaktır.Vstopi Quickly in sporoči Falstaffu odgovor na njegovo pismo Alici Ford.
Ona telefon etmiş ve buluşmak istediğini söylemiştir.Tuomet ši jį apšmeižė, teigdama, kad ją norėta suvilioti.
Onlar beraber buluşmak için bir tarih planlarlar.Su jais reikia bendrauti - susitarti.
Bunun dışında Sudanlı mültecilerle buluşmak için Mısır'a gitti.Seejärel suundus ta Egiptusse, mis talle vastupanuta alistus.
Bir kadının buluşmak için araması ne anlama gelir?Apa artinya wanita menelepon untuk bertemu ?
Bir kadının buluşmak için araması ne anlama gelir?야, 여자가 먼저 만나자고 한 건 어떤 경우야?
Bir kadının buluşmak için araması ne anlama gelir?O que significa quando uma mulher chama para sair?
Bir kadının buluşmak için araması ne anlama gelir?¿Qué significa que una mujer llame para salir?
Bir kadının buluşmak için araması ne anlama gelir?Що означає, коли жінка призначає побачення?
Bir kadının buluşmak için araması ne anlama gelir?ما معنى أن تتصل المرأة وتطلب موعدا؟
"Bu kadın neden bizimle buluşmak istiyor?" ve o da tedirgindi.Aber wir waren alle so nervös. Warum will sie uns treffen? Und sie war auch nervös.
"Bu kadın neden bizimle buluşmak istiyor?" ve o da tedirgindi.Dar aveam cu toţii emoţii. "De ce vrea ea să ne întâlnim?" Şi apoi ea avea emoţii.
"Bu kadın neden bizimle buluşmak istiyor?" ve o da tedirgindi."Dlaczego chce się z nami spotkać?" Ona również miała to samo uczucie.
"Bu kadın neden bizimle buluşmak istiyor?" ve o da tedirgindi."왜 그녀가 우리를 만나기 원할까요?" 그리고 나서 그녀도 긴장했죠.
"Bu kadın neden bizimle buluşmak istiyor?" ve o da tedirgindi.Mais nous étions tous tellement tendus. " Pourquoi veut-elle nous rencontrer ? "
"Bu kadın neden bizimle buluşmak istiyor?" ve o da tedirgindi."Mengapa dia mau menemui kami?" Lalu dia juga sangat gugup.
"Bu kadın neden bizimle buluşmak istiyor?" ve o da tedirgindi."Miért akar találkozni velünk?" És ő is ideges volt.
"Bu kadın neden bizimle buluşmak istiyor?" ve o da tedirgindi."Perché ci vorrà mai incontrare?" E anche lei era agitata.
"Bu kadın neden bizimle buluşmak istiyor?" ve o da tedirgindi."Porque é que ela nos quer conhecer?" E então ela ficou nervosa.
"Bu kadın neden bizimle buluşmak istiyor?" ve o da tedirgindi.¿Por qué nos quería conocer? Ella estaba nerviosa.
"Bu kadın neden bizimle buluşmak istiyor?" ve o da tedirgindi."Proč se s námi chce setkat?" A pak byla nervózní.
"Bu kadın neden bizimle buluşmak istiyor?" ve o da tedirgindi."Tại sao bà ta lại muốn gặp chúng ta?" Và cô ấy cũng lo lắng.
"Bu kadın neden bizimle buluşmak istiyor?" ve o da tedirgindi.We waren allemaal zo nerveus. "Waarom wil ze ons ontmoeten?" Ook zij was zenuwachtig.
"Bu kadın neden bizimle buluşmak istiyor?" ve o da tedirgindi."Γιατί θέλει να μας συναντήσει;" Και μετά ήταν εκείνη νευρική.
"Bu kadın neden bizimle buluşmak istiyor?" ve o da tedirgindi."Зачем она хочет встретиться с нами?"
"Bu kadın neden bizimle buluşmak istiyor?" ve o da tedirgindi."Защо тя иска да се срещнем?" И тя също беше нервна.
"Bu kadın neden bizimle buluşmak istiyor?" ve o da tedirgindi."למה היא רוצה לפגוש אותנו?" ואז היא היתה לחוצה.
"Bu kadın neden bizimle buluşmak istiyor?" ve o da tedirgindi."لماذا تريد ان تقابلنا ؟" و بعد ذلك كانت هي متوترة
"Bu kadın neden bizimle buluşmak istiyor?" ve o da tedirgindi.彼女も不安を感じていました 私たちが彼女に会いたい理由や
"Bu kadın neden bizimle buluşmak istiyor?" ve o da tedirgindi."点解距想见我地?" 距都好紧张。
Dr. Jose Goldemberg'la buluşmak için Brezilya'ya gittik.Bien, fuimos a Brasil para conocer al Dr. José Goldemberg.
Dr. Jose Goldemberg'la buluşmak için Brezilya'ya gittik.Deshalb sind wir nach Brasilien gereist, um Dr. Jose Goldemberg zu treffen.
Dr. Jose Goldemberg'la buluşmak için Brezilya'ya gittik.Ei bine, ne-am dus în Brazilia să ne întâlnim cu Dr.
Dr. Jose Goldemberg'la buluşmak için Brezilya'ya gittik.음, 우리가 호세 골드엠버그 박사를 만나러 브라질에 갔을 때예요.
Dr. Jose Goldemberg'la buluşmak için Brezilya'ya gittik.Nous sommes allés au Brésil voir le Dr.
Dr. Jose Goldemberg'la buluşmak için Brezilya'ya gittik.Pojechaliśmy więc do Brazylii na spotkanie z Dr. Jose'm Goldembergiem.
Dr. Jose Goldemberg'la buluşmak için Brezilya'ya gittik.Siamo andati in Brasile ad incontare il dottor José Goldemberg.
Dr. Jose Goldemberg'la buluşmak için Brezilya'ya gittik.Добре, отидохме в Бразилия, за да се запознаем с Д-р Хосе Голдемберг.
Dr. Jose Goldemberg'la buluşmak için Brezilya'ya gittik.Мы отправились в Бразилию чтобы встретиться с Др.
Dr. Jose Goldemberg'la buluşmak için Brezilya'ya gittik.אז הלכנו לברזיל לפגוש את ד"ר חוזה גולדמברג.
Dr. Jose Goldemberg'la buluşmak için Brezilya'ya gittik.حسنا ، ذهبنا إلى البرازيل لنقابل د.جوس جولدمبرج.
Dr. Jose Goldemberg'la buluşmak için Brezilya'ya gittik.エタノール革命の父です