buluşma ile cümle

buluşma kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Tom'un benimle burada buluşması gerekiyordu.Tom was supposed to meet me here.
Mary'nin benimle burada buluşması gerekiyordu.Mary was supposed to meet me here.
Fadıl, Leyla'nın gizli buluşma hayatı hakkında bilgi edindi.Fadil found out about Layla's secret dating life.
Bu, gençlerin birbirleriyle buluşmaları ve takılmaları için popüler bir yerdir.This a popular place for young people to meet each other and hang out.
Tom buluşmaya gitmeye hazırlanıyor.Tom is getting ready to go on a date.
Tom, Mary ile olan buluşmasını son dakikada iptal etti.Tom canceled his date with Mary at the last minute.
Maalesef yarın gelemem; bir buluşmam var.Unfortunately, I can't come tomorrow; I have a meeting.
Tom kiminle buluşmayı planladığını bana söylemezdi.Tom wouldn't tell me who he was planning to meet.
Leyla, çocuklarıyla bir buluşma düzenledi.Layla organized a get-together with her kids.
Leyla, Sami ile buluşmayı kabul etti.Layla agreed to meet Sami.
Bu gece Tom'la buluşmayacak mısın?Aren't you going to meet Tom tonight?
Leyla, Sami ile ilk buluşmasındaydı.Layla was on her first date with Sami.
Leyla'nın ilk buluşması bir kabustu.Layla's first date was a nightmare.
Tom ve Mary lobide buluşma ayarladılar.Tom and Mary arranged to meet in the lobby.
Sami, Leyla ile buluşmak için araçla Kahire'ye gitti.Sami drove to Cairo to meet Layla.
Sami biyolojik annesiyle buluşmak istedi.Sami wanted to meet his biological mother.
Tom Mary ile buluşmak için aileden izin almadan dışarı çıktı.Tom snuck out to meet Mary.
Mary, Tom'un, annesiyle buluşmasını istiyor.Mary wants Tom to meet her mother.
Tom pazartesi günü saat 2.30'da Mary ile buluşmayı planladı.Tom planned to meet Mary on Monday at 2:30.
Tom, Mary'nin okuldan sonra onunla buluşmasını istedi.Tom wanted Mary to meet him after school.
Tom ve Mary lobide buluşmayı kabul etti.Tom and Mary agreed to meet in the lobby.
Bu, Tom'un Mary ile buluşmamızı istediği yer.This is where Tom told us to meet Mary.
Tom Mary ile nerede buluşmamız gerektiğini söyledi mi?Did Tom say where we should meet Mary?
Tom, Mary'nin saat 2.30'da onunla buluşmasını istedi.Tom wanted Mary to meet him at 2:30.
Tom'un otuz dakika içinde Mary ile buluşması gerekiyor.Tom is supposed to meet Mary in thirty minutes.
Söyle buluşman nasıldı?So how was your date?
Tom ile saat 2.30'da okulun önünde buluşmayı kabul etmemeliydim.I shouldn't have agreed to meet Tom in front of the school at 2:30.
Tom'la saat 2.30'da okulun önünde buluşmayı kabul ettim.I agreed to meet Tom in front of the school at 2:30.
Okuldan sonra buluşmak için Tom'la anlaştım.I've agreed to meet Tom after school.
Tom saat 2.30'da benimle okulun önünde buluşmayı kabul etti.Tom agreed to meet me in front of the school at 2:30.
Okuldan sonra Tom'la buluşmayı kabul ettim.I agreed to meet Tom after school.
Geçen pazartesi Tom'la bir buluşmam vardı.I had a date with Tom last Monday.
Pazartesi bir buluşmam var.I have a date on Monday.
Tom'un neden onunla parkta buluşmamı istediğini bilmiyorum.I don't know why Tom wants me to meet him in the park.
Sami, Leyla ile buluşmaya gitti.Sami went to meet Layla.
Sami ve Leyla gizlice buluşmaya başladılar.Sami and Layla started meeting in secret.
Sami ve Leyla gizli olarak buluşmaya başladılar.Sami and Layla started meeting in secret.
Sami ve Leyla son dakikada buluşmalarını iptal ettiler.Sami and Layla cancelled their date at the last minute.
Sami ve Leyla şerit tipi bir alışveriş merkezinde buluşma ayarladılar.Sami and Layla arranged to meet at a strip mall.
Tom'la ne zaman buluşmam gerektiğini hatırlamıyorum.I don't remember what time I'm supposed to meet Tom.
Sami çevrimiçi bir buluşma hizmeti aracılığıyla Leyla ile tanıştı.Sami met Layla through an online dating service.
Sami ve Leyla buluşmak zorundalar.Sami and Layla have to meet.
Tom ve Mary buluşmalarını iptal ettiler.Tom and Mary have canceled their appointment.
Sadece Tom'la buluşmak istedim.I just wanted to meet Tom.
Tom'la bu öğleden sonra saat 2.30'da buluşmam gerekiyor.I'm supposed to meet Tom at 2:30 this afternoon.
Tom'la ana kapıda 2.30 da buluşmam gerekiyor.I'm supposed to meet Tom at 2:30 at the main gate.
Bizimle burada buluşmayı kabul ettiğiniz için teşekkürler.Thanks for agreeing to meet us here.
Tom havaalanında Mary ile buluşmayı planlıyor.Tom is planning to meet Mary at the airport.
Tom havaalanında Mary ile buluşmayı planlamıyor.Tom isn't planning to meet Mary at the airport.
Sami bu kızla hayatında hiç buluşmamıştı.Sami never met this girl in his life.
Mezun buluşmalarından nefret ediyorum.I hate class reunions.
Tom ile tekrar buluşmayı istedim.I wanted to meet Tom again.
Düzenli olarak buluşmaya devam ettiler.They continued to meet regularly.
Tom'la buluşmaktan korkuyorum.I am afraid of meeting Tom.
Bu köprü, gençlerin buluşma yeri haline geldi.This bridge has become a meeting place for young people.
"Genç Sokak Sanat Buluşması"."Genç Sokak Sanat Buluşması".
Tutkuyla öpüşürler ve Moskova'da yeniden buluşmak üzere plan yaparlar.They kiss passionately and make plans to meet again in Moscow.
1998'de ABD Başkanı Bill Clinton iki lideri buluşmaya ikna etti.In 1998, US President Bill Clinton persuaded the two leaders to meet.
Ben, Alex ile buluşmaya gelir ancak kimse evde değildir.Ben comes over to meet Alex, but no one is home.
6 Eylül'de EXO küçük bir hayran buluşması düzenledi ve orada "Power"ı ilk defa söylediler.On September 6, Exo held a mini fan meeting where they performed "Power" for the first time.
İlgili Sayfalar