buluşma ile cümle
buluşma kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Buluşma Çadırının kapısında Meşelemya oğlu Zekeriya nöbet tutardı. de geçmektedir.Ζαχαριας ο υιος του Μεσελεμια ητο πυλωρος της θυρας της σκηνης του μαρτυριου.
Buluşma Çadırının kapısında Meşelemya oğlu Zekeriya nöbet tutardı. de geçmektedir.а Захария, Меселемиевият син, беше пазач при входа на шатъра за срещане;
Buluşma Çadırının kapısında Meşelemya oğlu Zekeriya nöbet tutardı. de geçmektedir.Захария, сын Мешелемии, был привратником у дверей скинии собрания.
Buluşma Çadırının kapısında Meşelemya oğlu Zekeriya nöbet tutardı. de geçmektedir.זכריה בן משלמיה שער פתח לאהל מועד׃
Buluşma Çadırının kapısında Meşelemya oğlu Zekeriya nöbet tutardı. de geçmektedir.وزكريا بن مشلميا كان بواب باب خيمة الاجتماع.
Buluşma Çadırının kapısında Meşelemya oğlu Zekeriya nöbet tutardı. de geçmektedir.米 施 利 米 雅 的 兒 子 撒 迦 利 雅 是 看 守 會 幕 之 門 的
Buluşma Çadırının kapısında Meşelemya oğlu Zekeriya nöbet tutardı. de geçmektedir.米施利米雅 的 兒子 撒迦利雅 是 看守 會 幕 之 門的
‹‹Buluşma Çadırını ve sunağı kutsal kılacak, Harunla oğullarını bana kâhinlik etmeleri için görevlendireceğim.A posvätím stán shromaždenia a oltár a posvätím Árona i jeho synov, aby mi konali kňazskú službu.
‹‹Buluşma Çadırını ve sunağı kutsal kılacak, Harunla oğullarını bana kâhinlik etmeleri için görevlendireceğim.Bo poświęcę namiot zgromadzenia, i ołtarz, i Aarona, i syny jego poświęcę, aby mi urząd kapłański sprawowali.
‹‹Buluşma Çadırını ve sunağı kutsal kılacak, Harunla oğullarını bana kâhinlik etmeleri için görevlendireceğim.In posvetim shodni šator in oltar, tudi Arona in sinove njegove posvetim, da mi opravljajo duhovsko službo.
‹‹Buluşma Çadırını ve sunağı kutsal kılacak, Harunla oğullarını bana kâhinlik etmeleri için görevlendireceğim.Ja, Ik zal de tabernakel, het altaar en Aäron en zijn zonen, mijn priesters, heiligen.
‹‹Buluşma Çadırını ve sunağı kutsal kılacak, Harunla oğullarını bana kâhinlik etmeleri için görevlendireceğim.Ja minä pyhitän ilmestysmajan ja alttarin; ja minä pyhitän Aaronin poikinensa pappeina palvelemaan minua.
‹‹Buluşma Çadırını ve sunağı kutsal kılacak, Harunla oğullarını bana kâhinlik etmeleri için görevlendireceğim.내가 그 회막과 단을 거룩하게 하며 아론과 그 아들들도 거룩하게 하여 내게 제사장 직분을 행하게 하며
‹‹Buluşma Çadırını ve sunağı kutsal kılacak, Harunla oğullarını bana kâhinlik etmeleri için görevlendireceğim.Nebo posvětím stánku úmluvy i oltáře; Arona také a synů jeho posvětím, aby mi úřad kněžský konali.
‹‹Buluşma Çadırını ve sunağı kutsal kılacak, Harunla oğullarını bana kâhinlik etmeleri için görevlendireceğim.So will ich die Hütte des Stifts mit dem Altar heiligen und Aaron und seine Söhne mir zu Priestern weihen.
‹‹Buluşma Çadırını ve sunağı kutsal kılacak, Harunla oğullarını bana kâhinlik etmeleri için görevlendireceğim.И освящу скинию собрания и жертвенник; и Аарона и сынов его освящу, чтобы они священнодействовали Мне;
‹‹Buluşma Çadırını ve sunağı kutsal kılacak, Harunla oğullarını bana kâhinlik etmeleri için görevlendireceğim.Ще осветя шатъра за срещане и олтара; тоже Аарона и синовете му ще осветя, за да Ми свещенодействуват.
‹‹Buluşma Çadırını ve sunağı kutsal kılacak, Harunla oğullarını bana kâhinlik etmeleri için görevlendireceğim.וקדשתי את אהל מועד ואת המזבח ואת אהרן ואת בניו אקדש לכהן לי׃
‹‹Buluşma Çadırını ve sunağı kutsal kılacak, Harunla oğullarını bana kâhinlik etmeleri için görevlendireceğim.واقدّس خيمة الاجتماع والمذبح. وهرون وبنوه اقدّسهم لكي يكهنوا لي.
‹‹Buluşma Çadırını ve sunağı kutsal kılacak, Harunla oğullarını bana kâhinlik etmeleri için görevlendireceğim.我 要 使 會 幕 和 壇 成 聖 、 也 要 使 亞 倫 和 他 的 兒 子 成 聖 、 給 我 供 祭 司 的 職 分
‹‹Buluşma Çadırını ve sunağı kutsal kılacak, Harunla oğullarını bana kâhinlik etmeleri için görevlendireceğim.我 要 使 會幕 和 壇成聖 、 也 要 使 亞倫 和 他 的 兒子 成聖 、 給 我 供 祭司 的 職分
Buluşma eğlenceliydi.. ve O da bana karşı oldukça iyiydi.A fost distractiv, iar el a fost dragut.
Buluşma eğlenceliydi.. ve O da bana karşı oldukça iyiydi.Buổi hẹn khá vui, và cậu ấy cũng rất tốt.
Buluşma eğlenceliydi.. ve O da bana karşı oldukça iyiydi.Było zabawnie i on był miły.
Buluşma eğlenceliydi.. ve O da bana karşı oldukça iyiydi.C'était amusant et il était gentil.
Buluşma eğlenceliydi.. ve O da bana karşı oldukça iyiydi.Det var roligt och han var trevlig.
Buluşma eğlenceliydi.. ve O da bana karşı oldukça iyiydi.E' stato divertente, ed era gentile.
Buluşma eğlenceliydi.. ve O da bana karşı oldukça iyiydi.Es war lustig, und er war nett.
Buluşma eğlenceliydi.. ve O da bana karşı oldukça iyiydi.Het was leuk en hij was aardig.
Buluşma eğlenceliydi.. ve O da bana karşı oldukça iyiydi.Kencan yang menyenangkan, dan dia baik.
Buluşma eğlenceliydi.. ve O da bana karşı oldukça iyiydi.Zabavala sem se. Prijazen je bil do mene.
Buluşma eğlenceliydi.. ve O da bana karşı oldukça iyiydi.Διασκεδάσαμε, και ήταν καλός.
Buluşma eğlenceliydi.. ve O da bana karşı oldukça iyiydi.Было весело, и он был милым.
Buluşma eğlenceliydi.. ve O da bana karşı oldukça iyiydi..היה כיף, ומצחיק
Buluşma eğlenceliydi.. ve O da bana karşı oldukça iyiydi.لقد كان ممتعاً و هو كان لطيف
Buluşma eğlenceliydi.. ve O da bana karşı oldukça iyiydi.誰かさんみたいに意地悪じゃないし
Buluşma için bir neden vardır, o buluşma acı getirse bile.C'è una ragione per questo incontro, anche se l'incontro porta tristezza.
Buluşma için bir neden vardır, o buluşma acı getirse bile.Der er en grund til mødet, - - selv om mødet medfører mere sorg.
Buluşma için bir neden vardır, o buluşma acı getirse bile.Det finns en anledning till mötet- -även om mötet för med sig mer sorg.
Buluşma için bir neden vardır, o buluşma acı getirse bile.Há um motivo para a reunião, ainda que a reunião venha acompanhada de sofrimento.
Buluşma için bir neden vardır, o buluşma acı getirse bile.Hay una razón para el encuentro, aunque este sea doloroso.
Buluşma için bir neden vardır, o buluşma acı getirse bile.Jest powód do spotkania, nawet jeśli sprawia ono ból.
Buluşma için bir neden vardır, o buluşma acı getirse bile.Kohtaamisella on syynsä, vaikka se saa aikaan surua.
Buluşma için bir neden vardır, o buluşma acı getirse bile.Υπάρχει λόγος για τη συνάντηση, παρόλο που η συνάντηση επιφέρει θλίψη.
Buluşma için bir neden vardır, o buluşma acı getirse bile.Для этой встречи есть повод, даже если эта встреча принесёт с собой горе.
Buluşmam gereken biri var.Maintenant, il y a quelqu'un que je dois aller voir.
Buluşmam gereken biri var.Most találkoznom kell valakivel.
Buluşmam gereken biri var.Τότε φεύγω, πρέπει να συναντήσω κάποιον. πρέπει να συναντήσω κάποιον.
Buluşmam gereken biri var.اذن انا ذاهب لانه لذي شخص لالتقي به
Buluşma mı?Afspraakje?
Buluşma mı?Appuntamento?
Buluşma mı?Có hẹn?
Buluşma mı?Date?
Buluşma mı?Date?
Buluşma mı?Dejt?
Buluşma mı?Encontro?
Bundan böyle öbür İsrailliler Buluşma Çadırına yaklaşmamalı. Yoksa günahlarının bedelini canlarıyla öderler.Älköötkä muut israelilaiset enää lähestykö ilmestysmajaa, että he eivät joutuisi syynalaisiksi ja kuolisi.
Bundan böyle öbür İsrailliler Buluşma Çadırına yaklaşmamalı. Yoksa günahlarının bedelini canlarıyla öderler.A synové Izraelští nechať nepřistupují k stánku úmluvy, aby nenesli hříchu a nezemřeli.
Bundan böyle öbür İsrailliler Buluşma Çadırına yaklaşmamalı. Yoksa günahlarının bedelini canlarıyla öderler.Dân Y-sơ-ra-ên chớ lại gần hội mạc nữa , e phải mắc tội và chết chăng .
Bundan böyle öbür İsrailliler Buluşma Çadırına yaklaşmamalı. Yoksa günahlarının bedelini canlarıyla öderler.Dân Y-sơ-ra-ên chớ lại gần hội mạc nữa, e phải mắc tội và chết chăng.