buluşma ile cümle
buluşma kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
6
ORT. KELİME
Seninle gerçek hayatta buluşmak harikaydı.It was awesome to meet you in real life!
Son zamanlarda Tom'la buluşmadım.I haven't met with Tom recently.
Tom Mary ile buluşmak için oraya gitti.Tom went there to meet Mary.
Tom Mary ile yeniden buluşmak için istekli.Tom is eager to meet Mary again.
Tom Mary ile yarın saat ikide parkta buluşmak zorunda.Tom has to meet Mary in the park tomorrow at 2:30.
Tom'un Boston'da Mary ile buluşma fırsatı vardı.Tom had a chance to meet Mary in Boston.
Tom ve Mary, ertesi hafta yine orada buluşmak için karar verdi.Tom and Mary decided to meet there again the following week.
Tom neredeyse Mary ile görüşmek için buluşmadı.Tom almost didn't get to meet Mary.
Tom çarşamba günü Mary'nin John'la buluşmasını ayarladı.Tom has arranged for Mary to meet John on Wednesday.
Tom Mary ile çamaşırhanenin önünde buluşmayı kabul etti.Tom agreed to meet Mary in front of the laundromat.
Tom Mary ile buluşmak için Boston'a gitti.Tom went to Boston to meet Mary.
Tom'un Mary ile bir öğle yemeği buluşması var.Tom has a lunch date with Mary.
Mary John'la buluşmak için çıksa, Tom kesinlikle memnun olmaz.Tom certainly wouldn't be pleased if Mary went out on a date with John.
O kadar çok buluşmadan sonra, sonunda öpüştüler.After so many dates, they finally kissed.
Onunla hiç buluşmadım!I've never dated her!
Tom Mary ile buluşmaya gitti.Tom went on a date with Mary.
Onlar benimle burada buluşmayı kabul ettiler.They agreed to meet me here.
Tom, ertesi gün Mary ile buluşmak için randevu verdi.Tom made an appointment to meet Mary the following day.
Tom'un buluşmak için zaman sınırı var.Tom has a deadline to meet.
Onlar saat yedide burada buluşmayı planladılar.They planned to get together here at 7 o'clock.
Onunla buluşmalısın.You must meet with him.
Yakında onunla buluşmaya gideceğim.I'll go meet her soon.
Bir sonraki buluşmamızda Jane'le birlikte Disneyland'a gitmeyi düşünüyorum.I'm thinking of going to Disneyland on my next date with Jane.
Tom ile hiç kimse buluşmazdı.No one would meet with Tom.
Restoranda buluşmamız gerekiyordu ama o asla gelmedi.We were supposed to meet at the restaurant, but Tom never showed up.
Hâlâ buluşmamızı istiyor musun?Do you still want us to meet?
Hâlâ buluşmamızı istiyor musunuz?Do you still want us to meet?
Ben bizim yakında bazı günler tekrar buluşmamızı umarım.I hope we meet again someday soon.
Tom'la buluşmak istiyorum.I want to meet Tom.
Kiminle buluşmaları gerektiğini dahi bilmiyorlardı.They didn't even know who they were supposed to meet.
Kızlar Blackpool'daki beyaz erkeklerle buluşmayı umut ediyorlar.The girls hope to meet white boys in Blackpool.
Bu gece seninle buluşmak isterim.I'd like to get together with you tonight.
En kısa sürede buluşmak istiyorum.I'd like to get together as soon as possible.
Ben Tom'un bu öğlen bir buluşması olacağını düşündüm.I thought Tom had a meeting this afternoon.
Bana evinde onunla buluşmamı söyledi.He told me to meet him at his house.
Seninle buluşmaya çıkamam.I can't go out on a date with you.
Son buluşmamızdan beri iki ay geçti.Two months have passed since our last meeting.
Tom buluşma zamanını günlüğüne not etti.Tom jotted down the meeting time in his diary.
Biriyle buluşmanı istiyorum.I want you to meet someone.
Biriyle buluşmanızı istiyorum.I want you to meet someone.
Herkesle buluşmanı istiyorum.I want you to meet everyone.
Tom bir buluşma düzenlemek istiyor.Tom wants to set up a meeting.
Ne zaman buluşmak istersin?What time do you want to meet?
Daha sonra buluşmak istiyor musunuz?Do you want to get together later?
Tom seninle kütüphanede buluşmak istiyor.Tom wants to meet you in the library.
Yarın ne zaman buluşmak istersin?What time tomorrow do you want to meet?
Bugün Tom'un bizimle bankada buluşmasını rica etmek istiyorum.I want to ask Tom to meet us at the bank today.
Ben Tom'la buluşmak istemiyorum.I don't want to meet Tom.
Neden Tom'la buluşmamı istiyorsun?When do you want to meet Tom?
Gerçekten Mary ile buluşmaya çıkmayı istemiyorum.I really don't want to go out on a date with Mary.
Ben senin en azından Tom'la buluşmak istemediğine inanamam.I can't believe you don't want to at least meet Tom.
Tam onda buluşmak için anlaşma yaptık.We made an agreement to meet exactly at ten.
Senin bir buluşman yok mu?Don't you have a meeting?
Ortak noktada buluşmayacak mıyız?Won't you meet me halfway?
Buluşmayı kaçırmadın.You didn't miss the meeting.
Buluşmayı kaçırmadınız.You didn't miss the meeting.
Tom'la bir buluşmam vardı.I had a meeting with Tom.
Saat 2.30'da buluşmam vardı ama trafiğe yakalandım ve oraya vaktinde varamadım.I had an appointment at 2:30, but I was caught in traffic and couldn't get there in time.
Bir buluşmada Tom'un Mary'ye çıkma teklif etmesini istedim.I had to beg Tom to ask Mary out on a date.
Bu gece eski bir kız arkadaşımla bir buluşmam var.I have a date tonight with an old girlfriend.