buluşma ile cümle
buluşma kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
ÖRNEK CÜMLE
7
HARF
3
HECE
6
ORT. KELİME
Burada seninle buluşmayı asla hayal etmedim.Never did I dream of meeting you here.
Eski arkadaşımla buluşmak çok hoştu.Meeting my old friend was very pleasant.
O buluşmanın olabildiğince kısa sürede düzenlenmesinde ısrar ediyoruz.We insist that a meeting be held as soon as possible.
Buluşma başlayacak.The meeting will commence.
Buluşma salıya ayarlandı.The meeting was arranged for Tuesday.
Buluşmaya yalnızca bir avuç dolusu insan geldi.Only a handful of people came to the meeting.
Biz Pazartesi günü saat akşam 6'da buluşmak için anlaşma yaptık.We made arrangements to meet at 6 p.m. on Monday.
Okulda buluşmak için söz verdik.We made a promise to meet at school.
Üzgünüm, başka bir buluşmam var.I'm sorry, I have another engagement.
Meg Tom'la tekrar buluşmaktan mutlu oldu.Meg was happy about meeting Tom again.
Meg Tom'la tekrar buluşmaktan mutluydu.Meg was happy about meeting Tom again.
Tom Mary ile amacına ulaşamadı; ondan buluşma talep ettiğinde o onu reddetti.Tom couldn't make the grade with Mary; she refused him when he asked her for a date.
Nerede buluşmalıyız?Where should we meet?
Paris'te onunla buluşma şansım vardı.I had a chance to meet him in Paris.
Yakında buluşmak için bir randevu verdik.We made a date to meet soon.
Bizim dün cuma yaptığımız buluşmada o bu odadaydı.It was in this room that we had the meeting last Friday.
Buluşmamız uygun olduğunda lütfen bana bildirir misin?Would you please let me know when it would be convenient for us to meet?
Bir ara bir içki için buluşmalıyız.We must get together for a drink some time.
Yaşlı erkekler sadece boğayı vurmak için sokak köşesinde buluşmayı severler.The old men like to meet on the street corner just to shoot the bull.
Trafik sıkışıklığı nedeniyle buluşmaya geç kaldık.Because of a traffic jam, we were late for the meeting.
Peki bugün buluşmaya ne dersin?How about meeting today?
Hepimiz yılda en az bir kere buluşmaya çalışıyoruz.We all try to get together at least once a year.
Geçen yıl buluştuk ve gelecek yıl tekrar buluşmayı umuyoruz.We met last year and hope to meet again next year.
Gelecek hafta buluşmak için söz verdik.We made a promise to meet the next week.
Kenji ile buluşmak için az önce Ueno istasyonuna geldim.I have just been to Ueno station to meet Kenji.
Neredeyse onunla hiç buluşmadım.I almost didn't meet her.
Yarın Bill'in Ann'le buluşmasını ayarladım.I have arranged for Bill to meet Ann tomorrow.
Onunla olan bir buluşmayı iptal ettim.I canceled an appointment with her.
Buluşma tarihini ileri aldık.We advanced the date of the meeting.
Şimdilik biz ikimiz çok sık buluşmasak iyi olur.For the time being we two had better not meet too often.
Onun fikrini duymak için onunla buluşmanı istiyorum.I want you to meet him in order to hear his opinion.
O, onunla tekrar buluşmak için isteklidir.He is eager to meet her again.
Öğretmeniyle buluşmak için kaçtı.He ran off to meet his teacher.
Pizzaro ve onun yirmi adamıyla buluşmaya gitti.He went to meet Pizzaro and twenty of his men.
O, Pizzaro ve onun yirmi adamıyla buluşmaya gitti.He went to meet Pizzaro and twenty of his men.
O onunla tekrar buluşmamaya kararlıydı.He was determined never to meet her again.
Kız arkadaşı ile Cumartesi günleri buluşmaktadır.He meets his girlfriend Saturdays.
Onlar yirmi yıldan sonra tekrar orada buluşmaya karar verdi.They decided to meet there again after twenty years.
Onlar buluşmayı ve içmeyi severler.They like to get together and drink.
Bir daha asla buluşmayacaklardı.They would never meet again.
Onlar asla tekrar buluşmayacaklardı.They were never to meet again.
Onunla kahve dükkanında buluşmaya söz verdi.She promised to meet him at the coffee shop.
Onunla buluşmak için ne zaman söz verdi?When did she promise to meet him?
Onu benimle buluşmaya razı ettim.I prevail on her to have a date with me.
Bay West'le buluşmak için havaalanına gitmişti.He had gone to the airport to meet Mr West.
Bu akşam onunla buluşmayı umuyorum.I hope that I will meet her this evening.
Seninle buluşmayı asla unutmayacağım.I'll never forget to meet you.
Tom ilk buluşmalarının yıl dönümünü unuttu.Tom forgot the anniversary of their first date.
Onlar buluşmalarında bir Meksika yemeği yiyorlar.They're having a Mexican dinner on their date.
Onlar buluşmaları süresince kayak yapmaya gittiler.They went skiing during their date.
Tom'un patronuyla buluşması gerilimli idi.Tom's meeting with his boss was very tense.
Onunla buluşmalıyım.I have to meet him.
Onlar ertesi sabah tekrar buluşmayı kabul ettiler.They agreed to meet again the next morning.
Maryland, Baltimore'da tekrar buluşmayı kabul ettiler.They agreed to meet again in Baltimore, Maryland.
O, onunla tekrar buluşmak istiyor.She wants to meet him again.
Kısa sürede onunla buluşmaya gideceğim.I'll go meet him soon.
Yarın buluşmak ister misiniz?Would you like to meet tomorrow?
İlk buluşmadan sonra gidilecek ne tür bir yeri seversin?What's your favorite kind of place to go on a first date?
ilk buluşmada yapmak için en sevdiğiniz şey nedir?What's your favorite thing to do on a first date?
Gelecek hafta sonu tekrar buluşmak ister misin?Would you like to get together again next weekend?