buluşma ile cümle
buluşma kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Ağ BuluşmasıSpotkanie sieciowe
Ağ BuluşmasıVerkkotapaaminen
Ağ BuluşmasıΔικτυακή συνάντηση
Ağ BuluşmasıЗустріч в мережі
Ağ BuluşmasıСетевая встреча
Ağ Buluşmasıמפגש רשת
Ağ Buluşmasıالشبكة إجتماع
Ağ Buluşmasıネットワークミーティング
Altın sunağı Buluşma Çadırına, perdenin önüne koydu.Apoi a aşezat altarul de aur în cortul întîlnirii în faţa perdelei dinlăuntru;
Altın sunağı Buluşma Çadırına, perdenin önüne koydu.A postavil zlatý oltár v stáne shromaždenia pred oponou.
Altın sunağı Buluşma Çadırına, perdenin önüne koydu.Az arany oltárt pedig helyhezteté a gyülekezet sátorába a függöny elébe.
Altın sunağı Buluşma Çadırına, perdenin önüne koydu.Collocò poi l'altare d'oro nella tenda del convegno, davanti al velo
Altın sunağı Buluşma Çadırına, perdenin önüne koydu.Ðể bàn thờ bằng vàng trước bức màn trong hội mạc;
Altın sunağı Buluşma Çadırına, perdenin önüne koydu.Ðể bàn_thờ bằng vàng trước bức màn trong hội mạc ;
Altın sunağı Buluşma Çadırına, perdenin önüne koydu.Derpå stillede han Guldalteret op i Åbenbaringsteltet foran Forhænget,
Altın sunağı Buluşma Çadırına, perdenin önüne koydu.Het gouden altaar zette hij in de tabernakel naast het gordijn
Altın sunağı Buluşma Çadırına, perdenin önüne koydu.Il plaça l`autel d`or dans la tente d`assignation, devant le voile;
Altın sunağı Buluşma Çadırına, perdenin önüne koydu.In postavil je zlati oltar v shodni šator pred pregrinjalo
Altın sunağı Buluşma Çadırına, perdenin önüne koydu.Ja hän asetti kultaisen alttarin ilmestysmajaan esiripun eteen
Altın sunağı Buluşma Çadırına, perdenin önüne koydu.그가 또 금 향단을 회막 안 장 앞에 두고
Altın sunağı Buluşma Çadırına, perdenin önüne koydu.Luego colocó el altar de oro en el tabernáculo de reunión, delante del velo
Altın sunağı Buluşma Çadırına, perdenin önüne koydu.Mezbah emas ditempatkannya di dalam Kemah, di depan kain
Altın sunağı Buluşma Çadırına, perdenin önüne koydu.Och han ställde det gyllene altaret in i uppenbarelsetältet, framför förlåten,
Altın sunağı Buluşma Çadırına, perdenin önüne koydu.Pôs o altar de ouro na tenda da revelação diante do véu,
Altın sunağı Buluşma Çadırına, perdenin önüne koydu.Postavil také oltář zlatý v stánku úmluvy před oponou,
Altın sunağı Buluşma Çadırına, perdenin önüne koydu.Postawił i ołtarz złoty w namiocie zgromadzenia przed zasłoną.
Altın sunağı Buluşma Çadırına, perdenin önüne koydu.Så satte han det gullklædde alter i sammenkomstens telt foran forhenget
Altın sunağı Buluşma Çadırına, perdenin önüne koydu.und setzte den goldenen Altar hinein vor den Vorhang
Altın sunağı Buluşma Çadırına, perdenin önüne koydu.Και εθεσε το χρυσουν θυσιαστηριον εν τη σκηνη του μαρτυριου απεναντι του καταπετασματος,
Altın sunağı Buluşma Çadırına, perdenin önüne koydu.И положи златния олтар в шатъра за срещане пред завесата;
Altın sunağı Buluşma Çadırına, perdenin önüne koydu.И поставил золотой жертвенник в скинии собрания пред завесою
Altın sunağı Buluşma Çadırına, perdenin önüne koydu.וישם את מזבח הזהב באהל מועד לפני הפרכת׃
Altın sunağı Buluşma Çadırına, perdenin önüne koydu.ووضع مذبح الذهب في خيمة الاجتماع قدام الحجاب.
Altın sunağı Buluşma Çadırına, perdenin önüne koydu.把 金 壇 安 在 會 幕 內 的 幔 子 前
Altın sunağı Buluşma Çadırına, perdenin önüne koydu.把 金壇安 在 會幕內 的 幔子 前
Ama neden buraya geldin? Branşını seçme zamanı henüz gelmedi. Profesörle buluşmaya geldim.Каква е тази миризма?
Ama sonunda buluşmayı başardık. Joel tekneye atladı ve bize büyük, güzel bir mahi mahi yakaladı.Pero, finalmente, logramos encontrarnos y Joel se tiró al mar, pescó un hermoso dorado mahi mahi,
Ama sonunda buluşmayı başardık.결국 우리는 만나는 데 성공했고
Ama sonunda buluşmayı başardık.Maar uiteindelijk lukte onze ontmoeting.
Ama sonunda buluşmayı başardık.Αλλά τελικά, καταφέραμε να συναντηθούμε.
Ama sonunda buluşmayı başardık.אבל, לבסוף, הצלחנו להפגש
Ama sonunda buluşmayı başardık.و لكن فى النهاية إستطعنا أن نتقابل
Ama sonunda buluşmayı başardık.ジョエルが私のボートに来て
Anne baba ile birlikte buluşma ayarlarlar ve anne babaya çocuğun okumasından anlatırlar.De ordnar föräldramöten och berättar för föräldrarna om barnets studier.
Anne baba ile birlikte buluşma ayarlarlar ve anne babaya çocuğun okumasından anlatırlar.He järjestävät tapaamisia vanhempien kanssa ja kertovat vanhemmille lapsen opiskelusta.
Anne baba ile birlikte buluşma ayarlarlar ve anne babaya çocuğun okumasından anlatırlar.Ils organisent des rencontres avec les parents et les tiennent informés des études de l'enfant.
Anne baba ile birlikte buluşma ayarlarlar ve anne babaya çocuğun okumasından anlatırlar.Organizan reuniones con los padres, en las que les comunican los avances que hacen sus hijos.
Anne baba ile birlikte buluşma ayarlarlar ve anne babaya çocuğun okumasından anlatırlar.В частности, они организовывают встречи с родителями и рассказывают им об успеваемости их детей.
Anne baba ile birlikte buluşma ayarlarlar ve anne babaya çocuğun okumasından anlatırlar.فهم ينظمون المقابلات مع الوالدين ويحدثون الوالدين عن دراسة الطفل.
Aslında temel olarak yaşamla makinenin buluşması da diyebiliriz.C'est essentiellement la rencontre de la matière vivante et de la machine.
Aslında temel olarak yaşamla makinenin buluşması da diyebiliriz.En esencia es el encuentro de la vida con la máquina.
Aslında temel olarak yaşamla makinenin buluşması da diyebiliriz.Este de fapt când materia vieţii se întâlneşte cu o maşină.
Aslında temel olarak yaşamla makinenin buluşması da diyebiliriz.Het komt neer op een kruising van 'the stuff of life' en de machine.
Aslında temel olarak yaşamla makinenin buluşması da diyebiliriz.Im wesentlichen trifft Leben auf Maschine.
Aslında temel olarak yaşamla makinenin buluşması da diyebiliriz.간단히 말씀드리면 이것은 인체의 활동을 기계로 대신하는 것이죠.
Aslında temel olarak yaşamla makinenin buluşması da diyebiliriz.Krótko mówiąc, to nauka badająca połączenie organizmu z maszyną.
Aslında temel olarak yaşamla makinenin buluşması da diyebiliriz.Những thứ mang sự sống kết hợp với máy móc là điều tất yếu.
Aslında temel olarak yaşamla makinenin buluşması da diyebiliriz.Praticamente è la materia della vita che incontra la macchina.
Aslında temel olarak yaşamla makinenin buluşması da diyebiliriz.Στην ουσία πρόκειται για την περίπτωση όπου η ζωή συναντά τη μηχανή.
Aslında temel olarak yaşamla makinenin buluşması da diyebiliriz.Всъщност това е срещата между жив организъм и машина.