bulmuşlar ile cümle

bulmuşlar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Bir akciğer bulmuşlardı.И имаха дробове за мен,
Bir akciğer bulmuşlardı.И у них были лёгкие.
Bir akciğer bulmuşlardı.היה להם זוג ריאות.
Bir akciğer bulmuşlardı.وقالت ان هناك رئتين تطابق المطلوب
Bir akciğer bulmuşlardı.「適合している」
Bir problem bulmuşlar.Avevano trovato un problema.
Bir problem bulmuşlar.De havde fundet et problem.
Bir problem bulmuşlar.Habían encontrado un problema.
Bir problem bulmuşlar.Họ đã tìm thấy vấn đề.
Bir problem bulmuşlar.Identificaseră o problemă.
Bir problem bulmuşlar.Ils avaient trouvé un problème.
Bir problem bulmuşlar.문제가 있다는 것을 알았죠.
Bir problem bulmuşlar.Sie hatten ein Problem aufgetan.
Bir problem bulmuşlar.Tinham encontrado um problema.
Bir problem bulmuşlar.Ze hadden een probleem ontdekt.
Bir problem bulmuşlar.Znaleźli problem.
Bir problem bulmuşlar.Намериха проблем.
Bir problem bulmuşlar.Появилась проблема.
Bir problem bulmuşlar.הם עברו 52,000 סריקות טומוגרפיה. הם גילו בעיה,
Bir problem bulmuşlar.أنهم عثروا على مشكلة.
Bir problem bulmuşlar.そこでシステムが持つ 2番目の能力に移ります
Bunu geleneksel eğitimden daha heyecan verici ve motive edici bulmuşlardı.Chúng thấy rằng nó tạo ra nhiều động lực hơn, và hào hứng hơn so với giá dục truyền thống.
Bunu geleneksel eğitimden daha heyecan verici ve motive edici bulmuşlardı.Ei l-au găsit mult mai motivaţional, mult mai palpitant decât educaţia tradiţională.
Bunu geleneksel eğitimden daha heyecan verici ve motive edici bulmuşlardı.학생들은 기존의 학교보다 작업실 학교에 훨씬 더 활발하게 참여를 하고자 했고
Bunu geleneksel eğitimden daha heyecan verici ve motive edici bulmuşlardı.Lo encontraron mucho más motivador y apasionante que a la educación tradicional.
Bunu geleneksel eğitimden daha heyecan verici ve motive edici bulmuşlardı.Mereka menganggapnya lebih memotivasi dan menarik daripada pendidikan tradisional.
Bunu geleneksel eğitimden daha heyecan verici ve motive edici bulmuşlardı.Pokladali ju za omnoho motivujúcejšiu, omnoho vzrušujúcejšiu ako tradičné vzdelávanie.
Bunu geleneksel eğitimden daha heyecan verici ve motive edici bulmuşlardı.Sie fanden es viel motivierender, viel aufregender, als die traditionelle Bildungsweise.
Bunu geleneksel eğitimden daha heyecan verici ve motive edici bulmuşlardı.Ta szkoła ekscytowała je i motywowała jak żadna inna.
Bunu geleneksel eğitimden daha heyecan verici ve motive edici bulmuşlardı.Τους ενέπνευσε, τους φάνηκε πολύ πιο ενδιαφέρων από το κλασικό σχολείο.
Bunu geleneksel eğitimden daha heyecan verici ve motive edici bulmuşlardı.Вони вважають це значно більш мотивуючим, набагато більш захоплюючим ніж традиційна освіта.
Bunu geleneksel eğitimden daha heyecan verici ve motive edici bulmuşlardı.У учеников было гораздо больше мотивации и интереса, чем в обычной школе.
Bunu geleneksel eğitimden daha heyecan verici ve motive edici bulmuşlardı.הם מצאו את זה הרבה יותר מעורר מוטיבציה, הרבה יותר מרגש מחינוך רגיל.
Bunu geleneksel eğitimden daha heyecan verici ve motive edici bulmuşlardı.و قد وجودوها محفزة و مشوقة اكثر من التعليم التقليدي.
Bunu geleneksel eğitimden daha heyecan verici ve motive edici bulmuşlardı.実に刺激的でした おそらく何よりも大切なことですが、
Deneyin sonucu ise şu çıkmış, deney sonucunda, korkunun aslında önde giden bir itici güç olmadığını bulmuşlar.Ez volt a végeredmény. A kutatás végeredménye, hogy nem a félelem volt az elsődleges oka a viselkedésnek.
Deneyin sonucu ise şu çıkmış, deney sonucunda, korkunun aslında önde giden bir itici güç olmadığını bulmuşlar.실험 결과는 이렇습니다. 실험을 통해 밝혀진 결과는 공포심은 환자들의 태도변화를 이끄는 주요인이
Deneyin sonucu ise şu çıkmış, deney sonucunda, korkunun aslında önde giden bir itici güç olmadığını bulmuşlar.Vậy kết quả là thế này. Kết quả của thí nghiệm là nỗi sợ không phải là điều căn bản thay đổi hành vi của họ.
Deneyin sonucu ise şu çıkmış, deney sonucunda, korkunun aslında önde giden bir itici güç olmadığını bulmuşlar.Závěr byl takový. Závěr tohoto experimentu byl, že strach nebyl hlavním činitelem jejich chování.
Deneyin sonucu ise şu çıkmış, deney sonucunda, korkunun aslında önde giden bir itici güç olmadığını bulmuşlar.В результате, результат этого эксперимента в том, что страх, вовсе не был главным стимулом поведения для всех.
Deneyin sonucu ise şu çıkmış, deney sonucunda, korkunun aslında önde giden bir itici güç olmadığını bulmuşlar.אז המסקנה הייתה כדלהלן. המסקנה מהניסוי הייתה שהפחד לא היה ממש מניע מרכזי
Deneyin sonucu ise şu çıkmış, deney sonucunda, korkunun aslında önde giden bir itici güç olmadığını bulmuşlar.وكانت هذه النتائج ان نتائج التجربة اوضحت ان الخوف ليس هو العامل الاساسي المحرك
Deneyin sonucu ise şu çıkmış, deney sonucunda, korkunun aslında önde giden bir itici güç olmadığını bulmuşlar.恐怖が 一番の動機ではない というものです。
Deneyin sonucu ise şu çıkmış, deney sonucunda, korkunun aslında önde giden bir itici güç olmadığını bulmuşlar.終於得到嘅結論就係咁樣。 呢個實驗證實 恐懼其實完全唔係帶動行為的
Düşünceleri için mükemmel panzehiri bulmuşlar ve gerçek inanca talep olan zor zamanların sığınağını.Encontraron el antídoto perfecto para el pensamiento y el refugio ideal a las duras demandas de la fe real.
Düşünceleri için mükemmel panzehiri bulmuşlar ve gerçek inanca talep olan zor zamanların sığınağını.Hanno trovato l'antidoto perfetto al pensiero e il rifugio ideale alle dure richieste della vera fede.
Düşünceleri için mükemmel panzehiri bulmuşlar ve gerçek inanca talep olan zor zamanların sığınağını.그들은 사상에 대한 완벽한 해결책과 실제 믿음의 힘든 요구로부터 이상적인 피난처를 찾았던 거죠.
Düşünceleri için mükemmel panzehiri bulmuşlar ve gerçek inanca talep olan zor zamanların sığınağını.Našli perfektný protiliek proti myšlienke a ideálne útočisko pred tvrdými nárokmi skutočnej viery.
Düşünceleri için mükemmel panzehiri bulmuşlar ve gerçek inanca talep olan zor zamanların sığınağını.Našli so popoln protistrup mišljenju in idealno zatočišče težkih zahtev prave vere.
Düşünceleri için mükemmel panzehiri bulmuşlar ve gerçek inanca talep olan zor zamanların sığınağını.Rátaláltak a gondolkodás tökéletes ellenszerére, és az igazi hit kemény követelményei előli ideális menedékre.
Düşünceleri için mükemmel panzehiri bulmuşlar ve gerçek inanca talep olan zor zamanların sığınağını.Wynaleźli idealną odtrutkę na myślenie, schronienie przed twardymi wymogami prawdziwej wiary.
Düşünceleri için mükemmel panzehiri bulmuşlar ve gerçek inanca talep olan zor zamanların sığınağını.Вони винайшли прекрасну протиотруту від думки та ідеальний прихисток для потреб справжньої віри.
Düşünceleri için mükemmel panzehiri bulmuşlar ve gerçek inanca talep olan zor zamanların sığınağını.Они нашли идеальное противоядие от размышлений и идеальное прибежище для нужд настоящей веры.
Düşünceleri için mükemmel panzehiri bulmuşlar ve gerçek inanca talep olan zor zamanların sığınağını.Те са намерили идеалният антидот на мисълта и идеалното убежище на трудните повели на истинската вяра.
Düşünceleri için mükemmel panzehiri bulmuşlar ve gerçek inanca talep olan zor zamanların sığınağını.הם מצאו את התרופה הנגדית המושלמת לחשיבה ואת המפלט האידיאלי מהדרישות הקשות של אמונה אמיתית.
Düşünceleri için mükemmel panzehiri bulmuşlar ve gerçek inanca talep olan zor zamanların sığınağını.عثروا على المضاد اﻷمثل للفكر والملجأ اﻷمثل للمطلب اﻷصعب للايمان الحقيقي.
Düşünceleri için mükemmel panzehiri bulmuşlar ve gerçek inanca talep olan zor zamanların sığınağını.真の信仰の厳しい要求を逃れる 理想的な隠れ方でもあります これで原理主義者たちは
Galapagos'u bulmuşlardıDescoperiseră Galapagos.
Galapagos'u bulmuşlardıHọ đã khám phá ra Galapagos
Galapagos'u bulmuşlardıObjevili Galapágy.

İlgili Sayfalar