bulmuşlar ile cümle
bulmuşlar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
17 kara sevdalı, aşklarına cevap bulmuşlardı, kalan 15'ini de, aşkları yeni terketmişti.17 були до нестями закохані і їм відповіли взаємністю, тоді коли 15 інших були покинуті.
17 kara sevdalı, aşklarına cevap bulmuşlardı, kalan 15'ini de, aşkları yeni terketmişti.17 מהם היו מאוהבים בטירוף ואהבתם נענתה; ו 15 מהם היו מאוהבים בטירוף וזרקו אותם.
17 kara sevdalı, aşklarına cevap bulmuşlardı, kalan 15'ini de, aşkları yeni terketmişti.17ممن كانوا يهيمون بالحب تمسكوا بحبهم و 15ممنهم تنازلوا عن حبهم
17 kara sevdalı, aşklarına cevap bulmuşlardı, kalan 15'ini de, aşkları yeni terketmişti.De esas personas, 17 estaban locamente enamoradas y correspondidas y 15 locamente enamoradas y despechadas.
17 kara sevdalı, aşklarına cevap bulmuşlardı, kalan 15'ini de, aşkları yeni terketmişti.U 17 ze zamilovaných byla jejich láska opětována a 15 zamilovaných dostalo právě kopačky.
17 kara sevdalı, aşklarına cevap bulmuşlardı, kalan 15'ini de, aşkları yeni terketmişti.Семнадцати из них отвечали взаимностью, а пятнадцать были брошены.
17 kara sevdalı, aşklarına cevap bulmuşlardı, kalan 15'ini de, aşkları yeni terketmişti.其中17個相戀緊嘅人,佢哋嘅愛有被對方接受 其餘15個人都係瘋狂地愛緊,但佢哋啱啱被人拋棄
17 kara sevdalı, aşklarına cevap bulmuşlardı, kalan 15'ini de, aşkları yeni terketmişti.残りの15人はふられたばかりです まずはそれについてお話しします
Ancak aynı zamanda sıcaktan kurtulmak için ilginç bir yol bulmuşlar: buz ceketleri.Aber sie fanden auch einen neuen Weg der Hitze aus dem Weg zugehen: Eis-Jacken.
Ancak aynı zamanda sıcaktan kurtulmak için ilginç bir yol bulmuşlar: buz ceketleri.Ale vynalezly novinku, jak vedro přežít: ledové bundy.
Ancak aynı zamanda sıcaktan kurtulmak için ilginç bir yol bulmuşlar: buz ceketleri.Dar au găsit și o metodă inedită de a lupta împotriva căldurii: jachetele cu gheață.
Ancak aynı zamanda sıcaktan kurtulmak için ilginç bir yol bulmuşlar: buz ceketleri.Ils ont aussi trouvé un moyen innovant de rouler dans la grande chaleur : la veste réfrigérée.
Ancak aynı zamanda sıcaktan kurtulmak için ilginç bir yol bulmuşlar: buz ceketleri.Pero también encontraron una forma novedosa para eludir el calor: chaquetas de nieve.
Ancak aynı zamanda sıcaktan kurtulmak için ilginç bir yol bulmuşlar: buz ceketleri.Βρήκαν όμως και έναν έξοχο τρόπο για να τα καταφέρουν με τη ζέστη: μπουφάν πάγου.
Ancak aynı zamanda sıcaktan kurtulmak için ilginç bir yol bulmuşlar: buz ceketleri.Помимо этого, они придумали оригинальный способ борьбы с жарой: ледяные куртки.
Annem ve babam iç huzurları için bunu gerekli bulmuşlardı.A szüleim fontosnak tartották a lelki nyugalmuk érdekében.
Annem ve babam iç huzurları için bunu gerekli bulmuşlardı.Bố mẹ tôi thấy nó cần thiết cho cả tôi và họ, tìm kiếm cảm giác thảnh thơi.
Annem ve babam iç huzurları için bunu gerekli bulmuşlardı.I miei genitori lo ritenevano necessario per ragioni di quiete mentale.
Annem ve babam iç huzurları için bunu gerekli bulmuşlardı.제 부모님은 저한테 평온한 마음이 필요하다는 것을 깨달으셨습니다.
Annem ve babam iç huzurları için bunu gerekli bulmuşlardı.Meine Eltern fanden dies wichtig für ihre innere Ruhe.
Annem ve babam iç huzurları için bunu gerekli bulmuşlardı.Mes parents trouvaient cela nécessaire pour avoir la paix.
Annem ve babam iç huzurları için bunu gerekli bulmuşlardı.Mijn ouders vonden dit nodig voor hun gemoedstoestand.
Annem ve babam iç huzurları için bunu gerekli bulmuşlardı.Mis padres lo creyeron necesario para su paz mental.
Annem ve babam iç huzurları için bunu gerekli bulmuşlardı.Os meus pais acharam necessário, para tranquilidade do seu espírito.
Annem ve babam iç huzurları için bunu gerekli bulmuşlardı.Părinţii mei au considerat că era necesar pentru liniştea lor sufletească.
Annem ve babam iç huzurları için bunu gerekli bulmuşlardı.Rodzice uznali, że to konieczne dla ich spokoju.
Annem ve babam iç huzurları için bunu gerekli bulmuşlardı.Родителите ми го намираха необходимо, за да има мир и спокойствие.
Annem ve babam iç huzurları için bunu gerekli bulmuşlardı.ההורים שלי ראו בזה הכרח לטובת שקט ושלווה
Annem ve babam iç huzurları için bunu gerekli bulmuşlardı.وجد أهلي المخيم ضروري لراحة بالهم.
Annem ve babam iç huzurları için bunu gerekli bulmuşlardı.毎日、正午になると
Antik Yunan'da, çok basit bir çözüm bulmuşlardı.Když se vrátíte do antického Řecka. Měli na to velmi jednoduché řešení.
Başka hiçbir şey olmadan, sadece bu mektupla elektrik kullanımında %2-3 azalma olduğunu bulmuşlar.그리고 그들이 해낸 것은 단지 이 편지 만으로, 다른 어떤 것도 없이, 전기 사용량에서 2~3%의 감소입니다.
Başka hiçbir şey olmadan, sadece bu mektupla elektrik kullanımında %2-3 azalma olduğunu bulmuşlar.2%から3%の電気使用を削減しました 1年に9億ドル分 電力を削減したことの
Başka hiçbir şey olmadan, sadece bu mektupla elektrik kullanımında %2-3 azalma olduğunu bulmuşlar.És azt találták, hogy ez a levél, semmi más, 2-3%-kal csökkenti az áramfogyasztást.
Başka hiçbir şey olmadan, sadece bu mektupla elektrik kullanımında %2-3 azalma olduğunu bulmuşlar.Och vad man ser är att det här brevet och inget mer, ger en 2-3 procentig minskning av elförbrukningen.
Başka hiçbir şey olmadan, sadece bu mektupla elektrik kullanımında %2-3 azalma olduğunu bulmuşlar.И оказалось, что только это письмо, и больше ничего, привело к снижению энергопотребления на 2-3 процента.
Başka hiçbir şey olmadan, sadece bu mektupla elektrik kullanımında %2-3 azalma olduğunu bulmuşlar.והם מצאו שהמכתב לבדו, שום דבר אחר, גרם לשניים שלושה אחוזים של ירידה בצריכת חשמל.
Başka hiçbir şey olmadan, sadece bu mektupla elektrik kullanımında %2-3 azalma olduğunu bulmuşlar.وما وجدوه هو هذه الرسالة ، لا شيء آخر ، حدت من اثنين الى ثلاثة بالمائة في استخدام الكهرباء.
Bazı kadın ve adamlar, kendi hayatlarında yeni bir anlam bulmuşlardı.Einige fanden eine neue Bedeutung in ihrer Männlich- oder Weiblichkeit.
Bazı kadın ve adamlar, kendi hayatlarında yeni bir anlam bulmuşlardı.그들 중 일부는 새로운 의미를 발견 했다 그들의
Bazı kadın ve adamlar, kendi hayatlarında yeni bir anlam bulmuşlardı.البعض منهم خرجوا وقد وجدوا معنى جديد ل
Ben olay yeri incelemeye bir bakıp nele bulmuşlar bir bakayım.Ich werde mal sehen, was die Spurensicherung entdeckt hat.
Ben olay yeri incelemeye bir bakıp nele bulmuşlar bir bakayım.Ik kijk even bij het forensische team wat er uit de bus is gekomen.
Ben olay yeri incelemeye bir bakıp nele bulmuşlar bir bakayım.Je vais vérifier avec l'équipe médico-légale s'ils ont trouvé quelque chose.
Ben olay yeri incelemeye bir bakıp nele bulmuşlar bir bakayım.Pójdę tylko zobaczyć czy coś znaleźli.
Ben olay yeri incelemeye bir bakıp nele bulmuşlar bir bakayım.Vado a sentire la scientifica per vedere se hanno scoperto qualcosa.
Ben olay yeri incelemeye bir bakıp nele bulmuşlar bir bakayım.Иду проверю как там работают суд-мед эксперты.
Ben olay yeri incelemeye bir bakıp nele bulmuşlar bir bakayım.すぐ戻ります。
Bir akciğer bulmuşlardı.Aveau plămânii.
Bir akciğer bulmuşlardı. Bana uygundu.Mereka mendapat paru-paru yang cocok dari Texas.
Bir akciğer bulmuşlardı. Bana uygundu.Βρέθηκαν πνεύμονες που ήταν συμβατοί.
Bir akciğer bulmuşlardı.E avevano trovato i polmoni.
Bir akciğer bulmuşlardı.Et ils avaient des poumons.
Bir akciğer bulmuşlardı.Já tinham pulmões.
Bir akciğer bulmuşlardı.그리고 그들은 폐를 가지고 있었습니다.
Bir akciğer bulmuşlardı.Mają płuca.
Bir akciğer bulmuşlardı.Und sie hatten Lungen.
Bir akciğer bulmuşlardı.Và họ có phổi.
Bir akciğer bulmuşlardı.Volt egy tűdőjük.
Bir akciğer bulmuşlardı.Ze hadden longen.