bulmuş ile cümle
bulmuş kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Alıcı ise, parayı ödemeden önce ürünü inceleme fırsatı bulmuş olur.Así el usuario puede valorar el producto antes de adquirirlo.
Bu türü 1963 yılında denizbiyologu Carl Hubbs bulmuştur.Esta especie marina fue descubierta por Carl Leavitt Hubbs en 1935.
Daha sonraki araştırmaları sonucunda Compton etkisini bulmuştur.Para detectarlos, en ambos casos se utiliza el efecto Compton.
Arkadaşı bu fikri gülünç bulmuştu.El presentador se rio de tal idea.
Harkness, "The Christmas Invasion" bölümünde Doktor'un kesilen elini kullanarak Doktor'u bulmuştur.Jack Harkness usa la mano cortada del Doctor en La invasión en Navidad como "detector del Doctor".
Bodrumda gizlenen on sivil bulmuşlardı.«Dos sicarios encerrados en un sótano».
Fransızca ve Arapça ülkenin resmi dilleri olmakla birlikte Somalice ve Afarca da geniş yayılım bulmuştur.Aunque el francés y el árabe son los idiomas oficiales, además, el somalí y el afar están muy extendidos.
XIV. Karl döneminde İsveç ile Norveç birleşmiş bu birleşme 1905 yılında barışcı bir biçimde son bulmuştur.Ya en el siglo XX, Suecia y Noruega disuelven pacíficamente su unión en 1905.
6 tane kuyruklu yıldız bulmuştur.Se han encontrado seis estrellas con sistemas planetarios.
Sonunda hazinesini bulmuştu.Ahora el muchacho había encontrado su tesoro.
Willow ise bu arada arabayı bulmuştur.Por su parte, Dawn ha huido del coche.
Macarlar bunu kabul edilemez bulmuştu.Laurer sintió que esto no era aceptable.
Duruşmalara bakan iki mahkeme, 29 kişiyi suçlu bulmuş ve cadılıktan ölüme mahkûm etmiştir.Los dos tribunales condenaron a veintinueve personas por brujería.
Aynı tümleşik ışık saçılımını bulmuşlardır.Encontraron el mismo efecto de dispersión combinatoria de la luz.
Bu karşılıklı gerilim ortamı 2 Kasım 1917'de imzalanan Lansing-Ishii Anlaşması'yla son bulmuştur.Esto condujo al acuerdo Lansing-Ishii de 2 de noviembre de 1917 para ayudar a reducir las tensiones.
Brackett bu serileri 1922 yılında de bulmuştur.Alberta también realizó una grabación de la misma en 1922.
Daha sonra ise bir İtalyanla, Robert Federici ile yaşamış fakat bu ilişki 2004 yılında son bulmuştur.Visse poi con un italiano, Roberto Federici, ma la relazione terminò nel 2004.
Charles Hose burada bir kafatası bulmuş ve bunu British Museum'a bağışlamıştır.Il signor Charles E. Hose trovò laggiù un cranio che donò al British Museum.
Tesadüfi olarak ikilin babaları da çocuklarını bulmuştur: onlar da deyişlerinden çocuklarını tanırlar.In entrambi i casi i genitori rimarranno delusi (anche se comprensivi) nel conoscere la verità.
24 Kasım'da adanın boyutları 900×655 metrekareyi bulmuştu.Il 24 novembre l'isola misurava 900 metri per 650.
O Avatarın şu anki vücut bulmuş hali ve evrenin insan şeklinde görünen ruhu.È l'incarnazione corrente dell'Avatar, lo spirito del pianeta manifestato in forma umana.
Bodrumda gizlenen on sivil bulmuşlardı.Il cadavere lo nascosero in cantina.
24 Ekim 1968'deki son uçuşuyla program son bulmuştur.L'ultimo volo fu realizzato il 24 ottobre del 1968.
Artık birbirlerini bulmuşlardır.A questo punto provano a eliminarsi a vicenda.
Zaten jüri de teğmeni suçsuz bulmuştur.A questo punto la giuria decide per l'innocenza dell'imputato.
Kısa başarılı oyunculuk kariyeri bir uçak kazasıyla son bulmuştur.La fenomenale carriera fu bruscamente interrotta da un incidente aereo.
Bu karşılıklı gerilim ortamı 2 Kasım 1917'de imzalanan Lansing-Ishii Anlaşması'yla son bulmuştur.Ciò condusse al patto Lansing-Ishii, per l'alleggerimento della tensione, il 2 novembre 1917.
Gerçekten de bir çeşme bulmuşlar.Gli scavi hanno scoperto un sepolcro.
1938 yılı Mart ayında okulun mevcudu 1.700' ü bulmuştu.Il 28 ottobre 1871, nell'Università ci fu un incidente.
Bu yüzden Helga, iyi bir fikir bulmuştu.Judah ebbe una nuova idea.
Bu meditatif hal aslında pek çok dinin pratikleri içinde yerini bulmuş bir uygulamadır.La preghiera è una delle pratiche comuni in molte religioni.
Dodgson, fotoğrafı yüksek sınıf arasında bulunmak için de yararlı bulmuştur.Dodgson utilizzò la fotografia anche per introdursi nei circoli sociali più esclusivi.
Bölgede, Ezidilik de kendisine hatırı sayılır sayıda takipçi bulmuştu.Naturalmente nel telegramma c'erano anche apprezzamenti assai lusinghieri per la sua persona.
Listede son olarak #1'da yer bulmuştur.Sul retro si trovava l'iscrizione "1.
Claire bu birden değişen talebi şüpheli bulmuş olsa da kabul ediyor.Nonostante gli iniziali sospetti, così, Claire accetta.
Alex, kendi saatini bulmuştur ancak farkında değildir.Alexa rimane sola e non sa cosa fare.
Böylece ülkedeki Amerikan askerî üstleri son bulmuştur.Da questa data cessa l'occupazione militare statunitense.
Bir yıl sonra botanikçi Robert Brown Brownian hareketini bulmuştur.L'asteroide è dedicato al botanico Robert Brown, scopritore del moto browniano.
Şarkıyı Yunanistan'lı bir arkadaşı bulmuştur.Interpretava un amico cantante di Gus.
Bu göndermeler 2010'ların başında son bulmuştur.Gli ultimi lavori di ampliamento sono dei primi anni del 2010.
Orada ebeveynleri Ziri Sultanı Tamim ibn al-Mu'izz himayesinde iş bulmuşlardır.Poi rimangono soli, a eccezione della notte, quando i genitori ritornano per portar loro il cibo.
Caramello bu fazla yakınlığı onlemek için bir care bulmuştur.Killua sembra conoscere un modo per superare questa limitazione.
Yazarın adı Umberto Eco'nun Prag Mezarlığı adlı romanında kendine yer bulmuştur.Ed Umberto Eco scrisse il romanzo Il cimitero di Praga.
Grubun tüm faaliyetleri, Yoshihara'nın 1972'deki ölümüyle son bulmuştur.Il gruppo si sciolse nel 1972, dopo la morte del fondatore Yoshihara.
Hazar Kağanlığı içinde birçok din yaşama olanağı bulmuştur.Molte sono le prove della socialità in questi squali.
Alaaddin onu Harikalar Mağarasında bulmuştur.Si trova all'interno di grosse casse di legno.
Ama onları şaşırmtak için birkaç farklı yöntem bulmuşlardır.Ancora una volta inserì un paio di altre sorprese.
4.567 milyon yıl önce başlayıp, 4.300 milyon yıl önce son bulmuştur.4100 anni fa, l'ultima risalente a 3700 anni or sono.
Tencere yuvarlanmış, kapağını bulmuş.Два сапога — пара.
Daha sonra ise bir İtalyanla, Robert Federici ile yaşamış fakat bu ilişki 2004 yılında son bulmuştur.Затем она жила с итальянцем, Роберто Федеричи, но отношения завершились в 2004 году.
Artık birbirlerini bulmuşlardır.И они находят друг друга.
Federal mahkeme 2010'da Proposition 8'i anayasaya aykırı bulmuştur.В 2010 году Федеральный суд США принял решение о незаконности Поправки 8.
Daha önceki gözlemciler Pleiades için 6-7 yıldız kaydederken , Galileo yaklaşık 50 tane bulmuştur.В то время как его предшественники различали в Плеядах 6—7 звёзд, Галилей обнаружил почти 50.
Dava 12 Haziran 1964'te son bulmuştur.Суд закончился 12 июня 1964 года.
Batırdığı ve esir aldığı gemilerin toplam tonajı 115.195 grostonu bulmuştur.Общий тоннаж потопленных и захваченных судов составил 115 195 брт.
Samara onları bulmuştur ve peşlerindedir.Суга погнался за нами и нашел.
İki ay içerisinde, Faraday elektromanyetik ürünlenimim bazı belirtilerini bulmuştur.В течение двух месяцев Фарадей нашёл несколько других проявлений электромагнитной индукции.
Prof. Bazin Özbekçedeki karşılığını bulmuştur: kari erkek karcıyağ.Дань царю, однако, повёз не «даруга» (сборщик дани) Непейцын, а мурза Баянда.
Kuarkları Murray Gell-Mann bulmuştur.Названы по имени Мюррея Гелл-Манна.
Zaten jüri de teğmeni suçsuz bulmuştur.Жюри присяжных признаёт Чета невиновным.
İlgili Sayfalar