bulmuş ile cümle
bulmuş kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Albümün adını yazar Douglas Adams bulmuştur.Помог выбрать название для альбома писатель Дуглас Адамс.
İsmailoğlu ve Yusufçuk Tepeleri’ne yönelik taarruz aynı gün, kesin bir başarısızlıkla son bulmuştur.Затем в суре говорится о некоторых событиях, которые произойдут в День воскресения с людьми и горами.
Kral Davud'un Kudüs'e olan arzusu popüler dua ve şarkılarda yer bulmuştur.Многие из стенаний Давидовых об Иерусалиме стали частью популярных молитв и песен.
Toprağın altına gömülmüş bir sürü insan cesedi bulmuştur.На одном из этажей они находят множество трупов.
Ancak kaldırılması 1982 yılını bulmuştur.На восстановление ушёл весь 1982 год.
Bunun üzerine Zeyd'i terk etmek için bahane bulmuş oldular.Поэтому он принял решение уехать из Цюриха.
Ancak katılımcılar bu verileri sübjektif olarak inandırıcı bulmuşlardır.Однако для участников они были субъективно убедительны.
Bodrumda gizlenen on sivil bulmuşlardı.В подвале оказалось много противников.
Lise bölümünün açılması 2000 yılını bulmuştur.Тётушка раскрыла тайну // Век. — 2000.
Sonunda hazinesini bulmuştu.Наконец-то у него получается добыть золото.
Yıllarca Avrupa’da yaşamış, kadınları tanıma imkânı bulmuştur.На протяжении многих лет жил и учился в странах Европы.
Kate, Claire'ı bulmuştur.Кейт удивленно интересуется, где Клер.
Çoğuna göre, grubun Alan Wilder'ın 1995'teki kaybından sonra tekrar kendini bulmuştu.Это был последний релиз перед тем, как Алан Уайлдер покинул группу в 1995 году.
Çıkana kadar analitik geometriyi formüle etmişti ve matematiksel metodu felsefeye uygulama fikrini bulmuştu.Изучал философский камень и даже нашёл способ его получения.
Sonradan bana bir düzeltme için geri döndü, Süreçte yaptığım ciddi bir hatayı bulmuştu."Позже я осознала, что совершила ужасную ошибку».
Titanik' in kalıntılarını bulmuştu.Появились из крови титанов.
Willow ise bu arada arabayı bulmuştur.Мандус, в свою очередь, скормил его машине.
Bu ölüm sonunda Hudi hanedanı da son bulmuş oldu.Так было, наконец, покончено с наиболее свирепой бандой.
İnsanlar araştırma yaparak zamanla en iyiyi bulmuşlardır."Публика при желании всегда может заглянуть глубже».
(Mîr, Lucknow şiir dairesini değersiz bulmuştur.(Сейчас Кирилл является вокалистом челябинской мелодик-хардкор группы Your Lucky Number).
Maria ise Fizik Bölümü’nde gönüllü doçent olarak çalışma imkanı bulmuştu.Во время обучения Мари работала добровольцем в психиатрической клинике.
Holografi'yi bulmuş ve üzerinde çalışmıştır.«Reflektor»), в котором и дебютировал.
Hatta o havuzda bir taş bulmuştur.В ней посередине находился каменный стол.
Tsiolkovskiy, roketlerin boşlukta hareketini açıklayan Tsiolkovskiy denklemini de bulmuştur.Циолковский выдвинул ряд идей, которые нашли применение в ракетостроении.
24 Kasım'da adanın boyutları 900×655 metrekareyi bulmuştu.وفي 24 من شهر نوفمبر أصبحت أبعاد الجزيرة 900×655 متر مربع.
Türkiye'de yürütülmüş bir çalışma İstanbul'daki kızların medyan menarş yaşını 12.74 yıl olarak bulmuştur.وفي دراسة على الفتيات في إسطنبول في تركيا، وُجِد أن متوسط العمر عند بداية الحيض هو 12.74 سنة.
Bazı bölgelerde işsizlik oranı %25'i bulmuş olabilir.وصلت نسبة البطالة في بعض المناطق إلى 25٪.
1888 yılında 6 silindirli motoru ve 1891'de 4 dik silindirli ve subap kumandalı motoru bulmuştur.وقد وجد محرك ذو ست إسطوانات في عام 1888، وذو أربع إسطوانات عمودية في عام 1891، ومحرك ذو تحكم صميمي.
Kış transfer sezonu 20 Aralık 2013 tarihinde başlayıp 26 Ocak 2014 tarihinde son bulmuştur.وسوف تبدأ العطلة الشتوية يوم 20 ديسمبر 2013 وتنتهي في 26 يناير 2014.
Irina, Moore ile evliliğinde güvenliği bulmuş ve kısa zamanda onun için modellik yapmaya başlamıştı.عثرت ايرينا على الطمائنينة في زواجها من مور وما لبثت ان جعلت من نفسها نموذجاً له .
Sitozin son zamanlarda kuantum ölçümlerinde kullanım bulmuştur.مؤخراً تم اكتشاف استخدام للسايتوسين في حساب الكم.
1976 yılında Hüseyni'nin babası Paris'te kendine bir iş bulmuştur ve bütün ailesini bu şehre taşımıştır.في عام 1976، حصل والده على وظيفة في باريس، فرنسا وانتقلت العائلة إلى هناك.
Bunlarla birlikte bazı çalışmaları ulusal ve uluslararası basında geniş yer bulmuştur.وتجذب مثل هذه الجنازات الكثير من الاهتمام الإعلامي على الصعيدين الدولي والمحلي.
Uluslararası yankı bulmuştur.منتجع شمشك الدولي.
D.O toplantıları için ihtiyaç odasını bulmuştur (Filmde Neville Longbottom bulmuştur).وبدأوا في عمل اجتماعاتهم في غرفة المتطلبات التي اقترحتها (نيفيل لونغبوتوم).
1995 yılında köyün hane sayısı 100'ü bulmuştu.في عام 1945 كان عدد سكان القرية 100.
Duruşmalara bakan iki mahkeme, 29 kişiyi suçlu bulmuş ve cadılıktan ölüme mahkûm etmiştir.عُقدت واحدة وثلاثين محاكمة للسحرة، وتم إدانة تسعة وعشرين شخصاً بتهمة ممارسة السحر.
Fakat kişisel hayatındaki bazı şahsiyetler için de zaman bulmuştur.بل أنه يشمل الأفراد في حياتهم الخاصة.
1985 yılında 30 milyon diyabet hastası mevcutken 2010 yılı itibarıyla bu rakam, 285 milyonu bulmuştur.اعتبارًا من عام 2010، هُناك ما يقرب من 285 مليون شخص يعانون من هذا المرض مقارنة بنحو 30 مليوناً في عام 1985.
Araştırmacılar, irdeleme yöntemlerinde önemli kişisel farklılıklar bulmuşlardır.تَوصَّل الباحثون إلى فروق فرديّة هامّة في المناقشات.
Henry Louis Le Chatelier ve Karl Ferdinand Braun bu ilkeyi birbirlerinden bağımsız olarak bulmuştur.يحمل المبدأ اسمي هنري لوي لو شاتيليه وكارل فرديناند براون الذان اكتشفاه كل على حدة.
İki ay içerisinde, Faraday elektromanyetik ürünlenimim bazı belirtilerini bulmuştur.في غضون شهرين كان فاراداي قد دون مجموعة أخرى من الملاحظات بخصوص الحث الكهرومغناطيسي.
Wilkes Topraklarını ilk olarak Charles Wilkes bulmuştur.قابلت تشارلز أمير ويلز ذلك العام.
Prof. Bazin Özbekçedeki karşılığını bulmuştur: karı erkek karcıyağ'dır.وقال الحسين بن فهم: كان المعيطي ثقة، صاحب حديث.
Ancak katılımcılar bu verileri sübjektif olarak inandırıcı bulmuşlardır.بالرغم من ذلك، وجد المُشاركون أنَّها مُقنِعة موضوعيًا.
Tencere yuvarlanmış kapağını bulmuş.طنجره ولقت غطاها.
Artık birbirlerini bulmuşlardır.Encontraram-se um ao outro.
Ertesi sabah Theo kardeşinin yanına geldiğinde onu iyi bir ruh hâli içinde bulmuştur.Theo correu para junto do irmão no dia seguinte, encontrando-o de bom humor.
Pek çoğu, kendi içinde elit sınıfı andıran devlet bürokrasisinde iş bulmuştur.Muitos encontraram emprego na burocracia do governo, que se assemelhou a uma elite em sua própria direita.
Daha sonradan FBI, intihar eylemi devam ederken yapılan 45 dakikalık bir ses kaydı bulmuştur.O FBI recuperou mais tarde uma gravação de áudio de 45 minutos do suicídio em andamento.
Tamiri Agenore'nin kendini hala sevdiğini öğrendiği için çok teselli bulmuştur.Tamiri é confortado para ainda aprender aquele Agenore a ama.
Bu süreç 1972'de imzalanan Addis Ababa Anlaşması ile son bulmuştur.O conflito foi encerrado com a assinatura do tratado de Adis Abeba de 1972.
Ancak katılımcılar bu verileri sübjektif olarak inandırıcı bulmuşlardır.Contudo, os participantes os consideraram subjetivamente convincentes.
Irina, Moore ile evliliğinde güvenliği bulmuş ve kısa zamanda onun için modellik yapmaya başlamıştı.No entanto, ela encontrou segurança no seu casamento com Moore, e logo estava posando para ele.
Bazı bölgelerde işsizlik oranı %25'i bulmuş olabilir.A taxa de desemprego alcançou 25% em algumas localidades.
Seri 30 Haziran 2007 tarihinde son bulmuştur ve daha sonra DVD sürümü çıkmıştır.A série foi transmitida na íntegra em 30 de Junho de 2007 e mais tarde lançada em DVD.
Fakat kişisel hayatındaki bazı şahsiyetler için de zaman bulmuştur.Contudo, ainda tem tempo para paixões na sua vida pessoal.
Kuarkları Murray Gell-Mann bulmuştur.O nome foi proposto pelo físico Murray Gell-Mann.
Ürünleri NASA tarafından seçilmiş ve birçok ülkede TV ve dergilerde kendine yer bulmuştur.Seus produtos foram escolhidos pela NASA e têm aparecido em várias revistas de diversos países.
Bu yüzden Helga, iyi bir fikir bulmuştu.Mas Helena tem uma brilhante ideia.
İlgili Sayfalar