bulmuş ile cümle

bulmuş kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Sonunda Kim Possible'ı yenerek, dünyayı ele geçirmenin yolunu bulmuştur.Denn in der Phantasie sah Michael Ende ein Mittel, den Problemen der Außenwelt zu begegnen.
Böylece Bast, Osiris ile İsis'e dair olan efsanede kendine yer bulmuştur.Dabei durchsucht der Leser den Text vergeblich nach Isis und Osiris.
Yaşı yetmişi bulmuştu.Seine Amtszeit lief altersbedingt aus.
Şerif anlatmaya devam eder, Norman her ikisini de ölü bulmuştur.Die Polizei erscheint und beide erfahren, dass Maria tot ist.
Alıcı ise, parayı ödemeden önce ürünü inceleme fırsatı bulmuş olur.Die Kundinnen haben die Möglichkeit, die Produkte vor dem Kauf auszuprobieren.
Yazarın adı Umberto Eco'nun Prag Mezarlığı adlı romanında kendine yer bulmuştur.Umberto Eco lässt in seinem Roman Der Friedhof in Prag Goedsche als Nebenfigur auftreten.
2015 yılında GQ dergisinin en iyi giyinen 50 Britanyalı Erkek listesinde yer bulmuştur.Im Jahr 2015 wurde er zu einem der 50 besten gekleideten britischen Männer von GQ ernannt.
Savaşın sonlarına doğru ölü sayısı günde 350'yi bulmuştu.Aux derniers jours de la guerre, la mortalité atteignait 350 hommes par jour.
Xylene, Omnitrix'i Max'e göndermeyi planlamıştı fakat kazara Ben onu bulmuştur.Xylene avait tenté d'envoyer l'Omnitrix à Max, mais c'est Ben qui l'a découverte.
Daha sonra bunu geliştirerek 30x büyütmeli versiyonlar bulmuştur.Plus tard, il fait des versions améliorées avec jusqu'à environ 30x.
2005'te ise tekrar kendini Eredivisie içinde bulmuştur.En 2005, il tente à nouveau de s'imposer.
T-Bag onu çoktan bulmuştur.Au bout du compte, T-Bag finit par le récupérer.
Artık birbirlerini bulmuşlardır.Ils s’éprennent l’un de l’autre.
Bir araştırma annenin genetik yapısıyla oğullarının eşcinselliği arasında bir bağlantı bulmuştur.Une étude suggère un lien de l’hérédité génétique de la mère vers ses fils sur l'homosexualité.
40 yıl sonra kolonilerin elindeki savaş yıldızı sayısı 120'yi bulmuştu.40 ans plus tard, au début des événements relatés dans la série, la Flotte Coloniale comptait 120 battlestars.
Michael Panama City'ye gelmiş ve T-Bag'i Fin Del Camino Otel'de hemen bulmuştur.Au même instant, Michael Scofield trouve très rapidement T-Bag à l'hôtel Fin Del Camino.
Birçok ünlü meslektaşı ile tanışma fırsatı bulmuştur.Cela lui a permis de rencontrer de célèbres confrères.
Araştırmalar birçok gay ve lezbiyenin ciddi ve uzun ömürlü ilişki istediklerini bulmuştur.Des recherches indiquent qu'un bon nombre de lesbiennes et d'hommes gays ont des relations durables.
Ancak katılımcılar bu verileri sübjektif olarak inandırıcı bulmuşlardır.Cependant, les sujets les trouvèrent subjectivement convaincantes.
Titanik' in kalıntılarını bulmuştu.Le Titanic est retrouvé.
Various Positions albümünde Yahudi-Hıristiyan temalar daha geniş yer bulmuştur.Un groupe de dialogue judéo-chrétien s'est réuni au Bec à plusieurs reprises.
Nehrin kaynağını bulmuştur.La trace du fleuve.
Suzuki reaksiyonunu bulmuştur.Suzuki y fait une démonstration.
Bodrumda gizlenen on sivil bulmuşlardı.Un civil est tué dans une cave.
O Avatarın şu anki vücut bulmuş hali ve evrenin insan şeklinde görünen ruhu.Elle est l'Avatar, l'esprit de la planète incarnée sous la forme d'un être humain.
1824 yılında Joseph Aspdin Portland çimentosunu 'bulmuştur'.Joseph Aspdin dépose en octobre 1824 un brevet et crée la marque « Ciment Portland ».
Bu arada Sean ise gerçek katilin izini bulmuştur.De son côté, Sean retrouve la trace de Vicky...
İlk klip, "Yalnızlığın Çaresini Bulmuşlar" şarkısına çekilmiştir.Sa première chanson originale est "It's OK to be Alone".
4 Eylül 1870 tarihinde Üçüncü Cumhuriyet'in ilan edilmesiyle son bulmuştur.4 septembre 1870 : proclamation de la Troisième République.
Yalnız şehidin bir kaftanını bulmuş ve bu aziz şehidi ona sarmaya çalışmıştık.Croyant qu'elle lui épargnera sa vie ; Mais malgré la sacralité des lieux.
Sonra Komiser Zeki, Ateş'i eliyle koymuş gibi bulmuştur.Bientôt le professeur Watson découvre que la main semble vivante.
Daha sonraki araştırmaları sonucunda Compton etkisini bulmuştur.Ils sont sensibles presque uniquement à l'effet Compton.
Bu yüzden Helga, iyi bir fikir bulmuştu.Chirac trouve l'idée très bonne.
Ardından ikili kendilerini yeni bir hikâyede bulmuşlardır.Deux nouveaux personnages font alors son apparition dans l'histoire.
Ucuz ve pratik olan bu kameralar bir anda çok geniş pazar bulmuştur.Ces petites balances, pratiques et bon marché, ont un succès immédiat.
“Yeni Evre”de ise obsidiyen kullanımı % 90’ı bulmuştur.Les « zabbaleen » parviennent à recycler 90 % de ce qu’ils collectent.
Fakat kişisel hayatındaki bazı şahsiyetler için de zaman bulmuştur.On peut aussi y décrypter des références à sa vie personnelle.
Yazarın adı Umberto Eco'nun Prag Mezarlığı adlı romanında kendine yer bulmuştur.L’affaire est un des thèmes du Cimetière de Prague d'Umberto Eco.
Artık grup kendini bulmuştur.Le groupe est désormais séparé.
Willow ise bu arada arabayı bulmuştur.Slade décide de conduire à son tour la voiture.
Grubun tüm faaliyetleri, Yoshihara'nın 1972'deki ölümüyle son bulmuştur.Dans les années 1960 le mouvement continue mais se disperse en 1972, à la mort de Yoshihara.
Sonunda hazinesini bulmuştu.Finalement le trésor est récupéré.
Osmanlı Hanedanlığı ise 1922 yılında Ankara Hükûmeti tarafından saltanatın kaldırılması ile son bulmuştur.La Valeur et les conséquences de son abolition, 1922 L’Illégalisme anarchiste.
Bu sistem 1971’de ABD’nin dolar karşılığında altın vermeyeceğini açıklamasıyla son bulmuştur.Ce système explosera en 1971 : les États-Unis suspendent la convertibilité du dollar en or.
Georges Lemaître benzer bir çözümü 1927’de bağımsız bir şekilde bulmuştu.Georges Lemaître independientemente encontró una solución similar en 1927.
Dava 12 Haziran 1964'te son bulmuştur.El juicio terminó el 12 de junio de 1964.
Aynı anda "googol"u önerdiğinde, zaten büyük sayı için bir ad bulmuştu: "Googolplex".Al mismo tiempo que indicó la palabra "googol", sugirió el nombre para otro número aun mayor: Googolplex.
Kral Davud'un Kudüs'e olan arzusu popüler dua ve şarkılarda yer bulmuştur.Muchos de los anhelos del Rey David sobre Jerusalén se han adaptado en oraciones y cantos populares.
Aldridge, grupta yer almış olmasına rağmen Dee'nin fotoğrafı, albümün arka kapağında kendine bir yer bulmuştu.Aunque Aldrige fue miembro de la banda, en la contraportada del álbum aparece la foto de Dee.
Titanik' in kalıntılarını bulmuştu.Los restos del Titanic.
Bu yüzden Helga, iyi bir fikir bulmuştu.A Eugène le pareció buena idea.
Wolfgang Gaede (1878-1945), vakum teknolojisini bulmuştur.Wolfgang Gaede (1878–1945), impulsor de la tecnología de vacío.
24 Kasım'da adanın boyutları 900×655 metrekareyi bulmuştu.El 24 de noviembre la isla medía unos 900 por 650 m.
On altıncı ve on yedinci yüzyıllarda kolej kendini dini meselelerin ortasında bulmuştur.En los siglos XVI y XVII, el college se vio otra vez envuelto en temas religiosos.
Üçüncü bölüm, 21 isimli karakter artık aşkı bulmuştur.Capítulo 11 - Todo el mundo necesita un poco de amor.
Nehrin kaynağını bulmuştur.Fuente del río.
Binbaşı Ethan Allen Hitchcock şubat ayında Dade Katliamı kalıntılarını bulmuştur.Ethan A. Hitchcock estaba entre los que quedaba del partido Dade en febrero.
Zaten jüri de teğmeni suçsuz bulmuştur.El jurado lo declara inocente.
Artık birbirlerini bulmuşlardır.Ambos acaban matándose entre sí.
Örneğin çok ender bulunan 1.ci sayısı 11.000 dolara kadar alıcı bulmuştur..Ejemplo 3 Decisión 1: A lo que usted ya posee se le han añadido 1.000 dólares.
İlgili Sayfalar