bulmuş ile cümle

bulmuş kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Terzilik öğrenmiş, bir iş bulmuş ve çocuklarını geçindirmeye yetecek parayı kazanmayı başarmış.She managed to learn tailoring, get a job and started making enough money to support her kids.
Takım nihayet havasını bulmuş gibi görünüyordu.The team looked like it had finally regained its stride.
Aileler, hatta "düşmanların" uzak akrabaları bile başka şekillerde cezalarını bulmuşlar.Families, even distant relatives of the "enemies", paid in other ways as well.
Benzer bir eylem Ağustos ayında da yapılmasına karşın, polisin müdahalesi üzerine son bulmuştu.A similar action was held in August, but ended after police intervened.
Sonbaharda geri dönerek, mezun oluncaya kadar çalışacağı şimdiki işini bulmuş.She came back that autumn, and later found and worked at her current job until she graduated.
Onları Yeni Belgrad'daki bir konteynerde bulmuş." diyor.He found them in a container in New Belgrade," Stojan Jelisavljevic said.
Ancak parti kendine farklı bir ad bulmuş: "AB gerçekçileri".They choose to go by a different name though: "eurorealists".
1 Haziran 2008’de yapılan bir müzayedede bu yapıt 206,612 dolara alıcı bulmuştur.[2]At an auction held on June 1, 2008, this work was bought for $206,612.[2]
Ancak tartışma basında geniş yer bulmuştu.[18]Nonetheless, the dispute had received wide coverage in the press.[1]
Aynı tümleşik ışık saçılımını bulmuşlardır.They found the same combinatorial scattering of light.
Deklarasyon kabulünden beri 14 ülkenin yasalarında ve uygulamalarında kendine yer bulmuştur.The Declaration was since incorporated in national laws and state practice of 14 countries.
Bu savaş Almanya'nın 8 Mayıs 1945 günü teslim olmasıyla Avrupada son bulmuştur.The war in Europe had concluded when Germany signed its instrument of surrender on May 8, 1945.
Yaşanan vahşet Felemenk kroniklerinde şu şekilde yer bulmuştur.The level of ferocity exhibited by both sides can be gleaned from a Dutch chronicler's report:[53]
Şehri "bunaltıcı" bulmuştu.She found the city to be "overwhelming".
Bazı çalışmalar bu enzimin genetiğinde genetik kusurlar bulmuştur. [10]Some studies have found genetic defects in the gene for this enzyme.[12]
2013 yılında arkeologlar mağarada temporal kemik parçası bulmuştur.In 2013, archaeologists found a temporal bone fragment of an ancient human in the cave.
Fransız virtüöz genç Kogan'ı dinlemiş ve oldukça başarılı bulmuştur.The French virtuoso predicted a great future for Kogan.
Demetre'nin İmereti'deki saltanatı, tahttan indirilmesi ve körleştirilmesiyle son bulmuştur.Demetre's royal career in Imereti terminated with his deposition and blinding.
Resmedilmeye değer gezegen Satürn, birçok bilim kurgu eserinde kendine yer bulmuştur.The picturesque planet Saturn is featured in numerous works of science fiction.
Otelde birisi Adrian'a vurarak onu bayıltır. Uyandığında Laura'yı banyoda ölmüş halde bulmuştur.At the hotel, Adrián was knocked unconscious and awoke to find Laura dead in the bathroom.
Celia, hikayeyi o kadar etkileyici bulmuştur ki ona dönmeyi seçmiştir.She found the story so moving that she chose to return to him.
Mo-gyeong flaş bellekte bir dosya bulmuştur.In her apartment, Mo-gyeong finds the file in a pen drive.
Ancak, NSW Hapishane Raporu şunu bulmuştur:However a NSW Prison Report found that:
Edebiyat, diri diri gömülmenin doğal korkusunu keşfetmede verimli bir zemin bulmuştur.Literature found fertile ground in exploring the natural fear of being buried alive.
Ancak günümüzde bu canlıların modern sınıflandırmada bir yer bulmuş olma ihtimalleri var.[1]More recently, however, these seem to have found a place in modern classification. [154]
Çalışma arkadaşı Akito Arima ile birlikte, " etkileşimli bozon modelini " bulmuştur.He and his collaborator Akito Arima are the creators of the "interacting boson model".
Bolotsky ve Godefroit (2004) paleobiyocoğrafik çıkarımları ilginç bulmuşlardır.Bolotsky and Godefroit (2004) found the paleobiogeographic implications interesting.
Örneğin Nusayrîler, Ali'yi Tanrı'nın vücut bulmuş hali olarak görüyorlardı.For example, the Nuṣayrīs considered Ali to be an incarnation of God.
Bu fotoğraflar birçok kez Azerbaycan medyasında geniş yer bulmuştur. [1] [2] [3] [4]These photographs have been widely covered in the Azerbaijani media.[2][3][4][5]
Katı hal piller, kalp pilleri, RFID ve giyilebilir cihazlarda kullanım alanı bulmuştur.Solid-state batteries have found use in pacemakers, RFID and wearable devices.
Binbaşı Ethan Allen Hitchcock şubat ayında Dade Katliamı kalıntılarını bulmuştur.Major Ethan Allen Hitchcock war unter denjenigen, die die Überreste der Dade-Gruppe im Februar fanden.
Artık birbirlerini bulmuşlardır.Beide trafen nun aufeinander.
Hirschfeld homoseksüel, transvestizm ve transeksüel kavramlarını da bulmuştur.Hirschfeld war es auch, der die Begriffe Homosexualität, Transvestismus und Transsexualität formulierte.
Böylece Goethe daha çocuklukta Dr. Faust’un farklı hikâyelerini öğrenme imkânı bulmuştur.So lernte Goethe schon als Kind unter anderem das Volksbuch vom Dr. Faust kennen.
Bodrumda gizlenen on sivil bulmuşlardı.Sie hatten im Keller Zuflucht gefunden.
Ertesi sabah Theo kardeşinin yanına geldiğinde onu iyi bir ruh hâli içinde bulmuştur.Als ihn am Morgen seine Schwiegereltern aufsuchen wollen, stehen sie vor einem Scherbenhaufen.
İyi bir Hristiyan olarak yaşamı son bulmuştur.Sie blieb bis zu ihrem Lebensende eine gläubige Christin.
Hatta o havuzda bir taş bulmuştur.Zudem war auch ein Steintisch in der Grotte gewesen.
Görüşleri belki de en güzel biçimde Encyclopédie (1751-1772) isimli eserde vücut bulmuştur.Die mit Abstand berühmteste Enzyklopädie der Geschichte ist die große französische Encyclopédie (1751–1772).
Zaten jüri de teğmeni suçsuz bulmuştur.Er wird daraufhin von den Geschworenen für nicht schuldig befunden.
Bu ayaklanmayla birlikte Lale Devri son bulmuştur.Die einrückende Reichswehr schlug den Aufstand schließlich nieder.
Titanik' in kalıntılarını bulmuştu.Satiren aus der Titanic.
(İncelediği vakaların sayısı 2002 yılında 2006’yı bulmuştur.)(Zu Grunde gelegt wurden die Kosten nach Berechnungen aus dem Jahr 2006).
Wilkes Topraklarını ilk olarak Charles Wilkes bulmuştur.Zunächst verdächtigen sie Susan Wilkins.
Bessie onu sahipsiz bir biçimde sokakta bulmuştur.Bruce Welch fand ihn leblos in seinem Haus.
Fakat kişisel hayatındaki bazı şahsiyetler için de zaman bulmuştur.Es ist auch viel passiert in meinem Privatleben.
Daha sonraki araştırmaları sonucunda Compton etkisini bulmuştur.Der Physiker hatte hiermit den später nach ihm benannten Compton-Effekt entdeckt.
Savaş sonrası köylerine gelince mahallesi yanık bulmuşlar.Im Landshuter Erbfolgekrieg wurde sie niedergebrannt.
Bu yüzden Helga, iyi bir fikir bulmuştu.Falco war eine gute Idee, nicht?
Bu dönem içerisinde Romanya topraklarının genişliği 294.967 km² yi bulmuştu.Rumänien hatte damals eine Fläche von 294.967 km².
İlk senesinde Ligue 1'de oynama fırsatı bulmuştur.Sein erstes Spiel in der Ligue 1 machte er am 11. Spieltag.
Erken tarihlerde babasının bahçesinde çalışma imkanı bulmuştur.Es ist anzunehmen, dass er bereits früher in dem Atelier des Vaters gearbeitet hatte.
4 Eylül 1870 tarihinde Üçüncü Cumhuriyet'in ilan edilmesiyle son bulmuştur.Am 4. September 1870 wurde im Gebäude die Dritte Republik ausgerufen.
Burçları ilk Sümerler bulmuştur ve günümüze değin gelmiştir.Wir haben gemeinsam die schrecklichsten Zeiten erlebt, und nun steht uns der schlimmste Moment bevor.
Kate, Claire'ı bulmuştur.Jack stellt fest, dass er Claire liebt.
Bu turnuvayı toplam izleyenlerin sayısı ise 46 milyonu bulmuştur.Die Baukosten dieser Strecke werden auf 46 Mio. Euro geschätzt.
Bu düşünce tutumundaki erdem Boddhisattva Avalokiteshvara sayesinde Mahayana Budizm’inde hayat bulmuştur.Die Tugend dieser Geisteshaltung wird im Mahayana-Buddhismus durch den Bodhisattva Avalokiteshvara verkörpert.
8 Temmuz'da protesto gösterilerine katılanların sayısı 500,000 i bulmuştur.An den Protesten beteiligten sich beispielsweise am 15. Juli nach israelischen Polizeiangaben 8000 Menschen.
Boykot ancak 1970'lerde son bulmuştur.Die Streitigkeiten fanden erst 1970 ihr Ende.
Şarkının ana rifini David Gilmour bulmuş ve sözleri Roger Waters ile yazmışlardır.Die Musik wurde von David Gilmour geschrieben, der Text stammt von Roger Waters.
İlgili Sayfalar