bulmuş ile cümle

bulmuş kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Bu garip idealist, pratik bir bulmuştu için kullanılacak bir kerede hatasız, olduğu gibi.To divné idealista našiel praktické použitie pre to naraz - neomylne, ako to bolo.
Bu garip idealist, pratik bir bulmuştu için kullanılacak bir kerede hatasız, olduğu gibi.To dziwne idealistą znalazł praktyczne używać go na raz - niezawodnie, jak to było.
Bu garip idealist, pratik bir bulmuştu için kullanılacak bir kerede hatasız, olduğu gibi.To je čudno idealist našla praktična uporabljajo za to naenkrat - unerringly, kot je bilo.
Bu garip idealist, pratik bir bulmuştu için kullanılacak bir kerede hatasız, olduğu gibi.Αυτό παράξενο ιδεαλιστής είχε βρει ένα πρακτικό χρήση για το αμέσως - αλάνθαστα, όπως ήταν.
Bu garip idealist, pratik bir bulmuştu için kullanılacak bir kerede hatasız, olduğu gibi.Това странно идеалист са намерили практическо използвате за него веднъж - безпогрешно, така да се каже.
Bu garip idealist, pratik bir bulmuştu için kullanılacak bir kerede hatasız, olduğu gibi.Це дивний ідеаліст знайшли практичне використання для цього відразу - безпомилково, як це було.
Bu garip idealist, pratik bir bulmuştu için kullanılacak bir kerede hatasız, olduğu gibi.Это странный идеалист нашли практическое использование для этого сразу - безошибочно, как это было.
Bu garip idealist, pratik bir bulmuştu için kullanılacak bir kerede hatasız, olduğu gibi.להשתמש בו מיד - בלי לטעות, כביכול.
Bu garip idealist, pratik bir bulmuştu için kullanılacak bir kerede hatasız, olduğu gibi.استخدام لأنها في نفس الوقت -- unerringly ، كما انها كانت.
Bu garip idealist, pratik bir bulmuştu için kullanılacak bir kerede hatasız, olduğu gibi.それは、多分、彼は本当に本当の側面を参照できる1つの容疑者を作るために十分だった
Bu hacmi önce x'e göre integral alarak bulmuştuk. -Jak to zrobiliśmy? Najpierw całkowaliśmy ze względu na x.
Bu hacmi önce x'e göre integral alarak bulmuştuk. -Udělali jsme to tak, že jsme integrovali nejdřív podle x.
Bu ilk kıvrımlı duvarın alanını bulmuş olduk, sorunun en zor kısmı da buydu. -Tan sólo así hemos podido averiguar el área de este primera pared curvos aquí y francamente, que de
Bu kök 3 bize epey yardımcı olacak çünkü verilen dikdörtgenimizin taban uzunluğunu bulmuş olduk. -Det var smart at gøre, for nu kender vi længden af hele rektanglets grundlinje her.
Bu kök 3 bize epey yardımcı olacak çünkü verilen dikdörtgenimizin taban uzunluğunu bulmuş olduk. -E ciò è piuttosto utile perchè ora abbiamo scoperto la lunghezza dell'intera base di questo rettangolo qua
Bu kök 3 bize epey yardımcı olacak çünkü verilen dikdörtgenimizin taban uzunluğunu bulmuş olduk. -그리고 이 사실은 유용하게 쓰입니다 왜냐하면 우린 이제 이 직사각형의 모든 변의 길이를 구했기 때문입니다
- Bu kök 3 bize epey yardımcı olacak çünkü verilen dikdörtgenimizin taban uzunluğunu bulmuş olduk. -To dosyć użyteczne, ponieważ znaleźliśmy teraz długość całej podstawy prostokąta.
Bu kök 3 bize epey yardımcı olacak çünkü verilen dikdörtgenimizin taban uzunluğunu bulmuş olduk. -זה מאוד שימושי משום שעכשיו מצאנו את האורך של של כל צלעות המלבן
Bu kök 3 bize epey yardımcı olacak çünkü verilen dikdörtgenimizin taban uzunluğunu bulmuş olduk. -وهذا مفيد جداً لأننا الآن اوجدنا طول قاعدة المستطيل كلها
Bu kübün z ekseni boyunca toplamlarını alırsak, bir sütunun hacmini bulmuş oluruz. - -Możemy dodać odległość na osi z, tak by otrzymać objętość kolumny.
Bu kübün z ekseni boyunca toplamlarını alırsak, bir sütunun hacmini bulmuş oluruz. -حتى أننا يمكن أن يأخذ هذا المكعب وثم إضافته على طول لأعلى و أسفل محور اليوم محور "ع"-حيث أن نحصل
Bu küçük dikdörtgenin eninin boyuna oranını da altın oran olarak bulmuş olduk. -이 작은 직사각형에서도 가로에 대한 높이의 비율이
Bu küçük dikdörtgenin eninin boyuna oranını da altın oran olarak bulmuş olduk. - -Takže pomer tohto menšieho obdĺžnika, jeho dĺžky ku jeho šírke je znova zlatý pomer.
Bu küçük dikdörtgenin eninin boyuna oranını da altın oran olarak bulmuş olduk. - -Vi har altså, at forholdet mellem det her mindre rektangels højde og bredde er lig med det gyldne snit.
Bu küçük dikdörtgenin eninin boyuna oranını da altın oran olarak bulmuş olduk. -それのそれの幅の高さが 黄金比です。
Bu miktarı %25 ile çarparsak karışımdaki toplam tuz miktarını bulmuş olurum. .이렇게 하면 50온스에 들어있는 소금의 양을 구할 수 있습니다
Bu miktarı %25 ile çarparsak karışımdaki toplam tuz miktarını bulmuş olurum. .Pomnóż to przez 25% i mamy ilość soli w tym roztworze.
Bu miktarı %25 ile çarparsak karışımdaki toplam tuz miktarını bulmuş olurum. .Умножаваме това по 25 % и имаме общата сума на физиологичния разтвор в този разтвор.
Bunları daha önceden bulmuştuk. Böylece ek bir işlem yapmak zorunda kalmadım.2 минус 0 е 2.
Bunları daha önceden bulmuştuk. Böylece ek bir işlem yapmak zorunda kalmadım.우리는 6과 3만을 사용하고 있습니다
Bunları daha önceden bulmuştuk.最初に計算しておいたものだからです.
Bunu biraz önce bulmuştuk. 2 idi. Yani sonuç 40'tır.Portanto fica 80 / 2, que é igual a 40
Bunu biraz önce bulmuştuk.Alors c'est égal à 40.
Bunu biraz önce bulmuştuk.Also, wir haben das gerade herausgefunden.
Bunu biraz önce bulmuştuk.Ano, to jsme před chvílí zjistili.
Bunu biraz önce bulmuştuk.Beh, l'abbiamo appena calcolato.
Bunu biraz önce bulmuştuk.Dat is 2.
Bunu biraz önce bulmuştuk.Det har vi lige regnet ud.
Bunu biraz önce bulmuştuk.Dopiero co go znaleźliśmy.
Bunu biraz önce bulmuştuk.Es lo que acabámos de averiguar hace un rato.
Bunu biraz önce bulmuştuk.자 찾아봅시다.
Bunu biraz önce bulmuştuk.No ... to sme si už povedali ...
Bunu biraz önce bulmuştuk.Pont az előbb számoltuk ki. 2.
Bunu biraz önce bulmuştuk.Το βρήκαμε ήδη αυτό.
Bunu biraz önce bulmuştuk.Добре, вече го изведохме. Това е 2.
Bunu biraz önce bulmuştuk.Ну, мы просто поняли, что из.
Bunu biraz önce bulmuştuk.ובכן, כרגע מצאנו אותו
Bunu biraz önce bulmuştuk.حسنا، سنقوم بحساب هذا
Bunu bir önceki videoda bulmuştuk. -Entonces cual es el volumen del disco.
Bunu bir önceki videoda bulmuştuk. -Fläche, und was ist das Volumen der Scheibe?
Bunu bulmuştuk.Acabamos de resolver isso.
Bunu bulmuştuk.Lo acabamos de calcular.
Bunu bulmuştuk.Nous avons résolu juste pour qui.
Bunu bulmuştuk.Właśnie to rozwiązaliśmy.
Bunu bulmuştuk.То есть мы знаем, что характеристика кривой равна 0 в данной точке.
Bunu bulmuştuk.لقد اوجدنا ذلك
Bunu buradan bulmuştuk. -Dostali sme to z toho, keď sme zobrali len časť z toho anuloidu.
Bunu buradan bulmuştuk. -To je vzdálenost toho, jak daleko jsme ve směru xy, aniž bychom přemýšleli o nějaké výšce.
Bunu buradan bulmuştuk. -Vi får det från den här, när vi tittar- -bara en del av torusen.
Bunu buradan bulmuştuk. -Właśnie powiedzieliśmy, czym jest ta odległość - to jest b plus a cosinus s.
İlgili Sayfalar