bulmuş ile cümle
bulmuş kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Bunu geleneksel eğitimden daha heyecan verici ve motive edici bulmuşlardı.Chúng thấy rằng nó tạo ra nhiều động lực hơn, và hào hứng hơn so với giá dục truyền thống.
Bunu geleneksel eğitimden daha heyecan verici ve motive edici bulmuşlardı.Ei l-au găsit mult mai motivaţional, mult mai palpitant decât educaţia tradiţională.
Bunu geleneksel eğitimden daha heyecan verici ve motive edici bulmuşlardı.학생들은 기존의 학교보다 작업실 학교에 훨씬 더 활발하게 참여를 하고자 했고
Bunu geleneksel eğitimden daha heyecan verici ve motive edici bulmuşlardı.Lo encontraron mucho más motivador y apasionante que a la educación tradicional.
Bunu geleneksel eğitimden daha heyecan verici ve motive edici bulmuşlardı.Mereka menganggapnya lebih memotivasi dan menarik daripada pendidikan tradisional.
Bunu geleneksel eğitimden daha heyecan verici ve motive edici bulmuşlardı.Pokladali ju za omnoho motivujúcejšiu, omnoho vzrušujúcejšiu ako tradičné vzdelávanie.
Bunu geleneksel eğitimden daha heyecan verici ve motive edici bulmuşlardı.Sie fanden es viel motivierender, viel aufregender, als die traditionelle Bildungsweise.
Bunu geleneksel eğitimden daha heyecan verici ve motive edici bulmuşlardı.Ta szkoła ekscytowała je i motywowała jak żadna inna.
Bunu geleneksel eğitimden daha heyecan verici ve motive edici bulmuşlardı.Τους ενέπνευσε, τους φάνηκε πολύ πιο ενδιαφέρων από το κλασικό σχολείο.
Bunu geleneksel eğitimden daha heyecan verici ve motive edici bulmuşlardı.Вони вважають це значно більш мотивуючим, набагато більш захоплюючим ніж традиційна освіта.
Bunu geleneksel eğitimden daha heyecan verici ve motive edici bulmuşlardı.У учеников было гораздо больше мотивации и интереса, чем в обычной школе.
Bunu geleneksel eğitimden daha heyecan verici ve motive edici bulmuşlardı.הם מצאו את זה הרבה יותר מעורר מוטיבציה, הרבה יותר מרגש מחינוך רגיל.
Bunu geleneksel eğitimden daha heyecan verici ve motive edici bulmuşlardı.و قد وجودوها محفزة و مشوقة اكثر من التعليم التقليدي.
Bunu geleneksel eğitimden daha heyecan verici ve motive edici bulmuşlardı.実に刺激的でした おそらく何よりも大切なことですが、
Bunun cevabı 4 olacak, böylece XZ'yi 4 bulmuş olduk.هذا يساوي 4، اذاً XZ = 4، وهذا 4
Bunun cevabını bulmuştuk. 5/32'dir.Nós já fizemo isso. é 5/32.
Bunun cevabını bulmuştuk.Vi tänkte det.
Bunun cevabını bulmuştuk.Wyliczyliśmy to.
Bunun cevabını bulmuştuk.Мы ее уже нашли.
Bunun cevabını bulmuştuk.Намерихме я.
Bunun cevabını bulmuştuk.これは、32分の5です。
Bunun da büküm noktası olduğunu bulmuştuk.Averiguamos que este era un punto de inflexión.
Bunun da büküm noktası olduğunu bulmuştuk.И открихме, че това е инфлексна точка
Bunun da büküm noktası olduğunu bulmuştuk.لقد اوجدنا ان هذه كانت نقطة انقلاب
Bunun şuna eşit olduğunu, mantık, dağılma özelliği ve üs tanımı kullanarak bulmuş olduk. -우리는 이것이 논리적인 방법을 사용하여 분배법칙과 같은 것이죠,
Bunu şurada yapalım. d r'yi çok kereler bulmuştuk. -Eu irei fazer isso bem aqui... dr... nós vimos isso muitas vezes...
Bunu şurada yapalım. d r'yi çok kereler bulmuştuk. -Il voi calcula aici, în dreapta. dr, l-am văzut de multe ori.
Bunu şurada yapalım. d r'yi çok kereler bulmuştuk. -Je vais le faire que sur le droit ici. Dr, nous avons vu plusieurs fois.
Bunu şurada yapalım. d r'yi çok kereler bulmuştuk. -Lo hare sobre la derecha por aqui. dr, hemos visto esto en varias ocasiones.
Bunu şurada yapalım. d r'yi çok kereler bulmuştuk. -Zrobię to tu po prawej. dr, jak już kilka razy widzieliśmy...
Bunu yapan bizleriz. Halkımız, çöpten kurtulmanın en iyi yolunu su kaynaklarında bulmuş gibi.Parece que la mejor forma de deshacerse de la basura son las fuentes de agua.
Bunu yapan bizleriz. Halkımız, çöpten kurtulmanın en iyi yolunu su kaynaklarında bulmuş gibi.Изглежда, че нашите граждани смятат, че най-добрият начин да се отърват от боклука е във водоизточниците.
Bunu yeni bulmuştuk.Det har vi lige fundet ud af.
Bunu yeni bulmuştuk.이제 tb를 찾았습니다
Bunu yeni bulmuştuk.Току-що го намерихме.
Bunu zaten bulmuştuk.0が得られる確率は(1 - p)です。
Bunu zaten bulmuştuk.Det har vi allerede beregnet.
Bunu zaten bulmuştuk.Już to wyznaczyliśmy.
Bunu zaten bulmuştuk.Nós já calculamos isso.
Bunu zaten bulmuştuk.Вече я намерихме.
Bunu zaten bulmuştuk.نحن قد تعرفنا على ذلك مسبقاً.
Bu örnekte ise mammogram bir tümör bulmuşken biz, biri üç milimetreden küçük üç gizli tümörü gösterebiliyoruz.이 증례에서는 조영사진에서 한 개의 종양이 보이지만, MBI에서는 크기가 작아 눈에 잘 띄지 않는 종양 세 개가 보입니다. 하나는 3mm 정도로 작습니다.
Bu örnekte ise mammogram bir tümör bulmuşken biz, biri üç milimetreden küçük üç gizli tümörü gösterebiliyoruz.בדוגמא זו, למרות שהממוגרפיה מצאה גידול אחד, אנו הצלחנו להראות 3 גידולים נסתרים -- אחד קטן בגודל 3 מילימטר.
Bu örnekte ise mammogram bir tümör bulmuşken biz, biri üç milimetreden küçük üç gizli tümörü gösterebiliyoruz.目立たない腫瘍も三つある事が分かりました そのうちの一つは ほんの3ミリです チャンスは2004年にめぐって来ました
Bu pulları çocukluğumda bulmuştum ve hayatım boyunca bunları gönderebilecek birini bulmayı bekledim."Am găsit aceste timbre când eram copil şi am aşteptat toată viaţa să găsesc pe cineva căruia să le trimit.
Bu pulları çocukluğumda bulmuştum ve hayatım boyunca bunları gönderebilecek birini bulmayı bekledim."Da piccolo ho trovato questi francobolli e ho aspettato tutta la vita per poterli mandare a qualcuno.
Bu pulları çocukluğumda bulmuştum ve hayatım boyunca bunları gönderebilecek birini bulmayı bekledim."Ik vond deze postzegels als kind, en ik wacht al mijn hele leven op iemand om ze naar te sturen.
Bu pulları çocukluğumda bulmuştum ve hayatım boyunca bunları gönderebilecek birini bulmayı bekledim."Jag hittade dessa frimärken som barn, och jag har väntat hela livet på någon att skicka dem till.
Bu pulları çocukluğumda bulmuştum ve hayatım boyunca bunları gönderebilecek birini bulmayı bekledim."Jeg fandt disse frimærker som barn, og jeg har ventet hele mit liv på at have en at sende dem til.
Bu pulları çocukluğumda bulmuştum ve hayatım boyunca bunları gönderebilecek birini bulmayı bekledim."저는 어렸을때 이 우표들을 찾았는데 평생동안 누구엔가 이 우표들을 쓸 수 있게 되기를 바랬는데
Bu pulları çocukluğumda bulmuştum ve hayatım boyunca bunları gönderebilecek birini bulmayı bekledim."Našel jsem tyto známky jako dítě a celý svůj život jsem čekal, až budu mít někoho, komu bych je poslal.
Bu pulları çocukluğumda bulmuştum ve hayatım boyunca bunları gönderebilecek birini bulmayı bekledim."Te znaczki znalazłam jako dziecko i czekałam całe życie, żeby komuś je wysłać.
Bu pulları çocukluğumda bulmuştum ve hayatım boyunca bunları gönderebilecek birini bulmayı bekledim."Намерих тези марки като дете и цял живот чаках да имам някого, до когото да ги пратя.
Bu pulları çocukluğumda bulmuştum ve hayatım boyunca bunları gönderebilecek birini bulmayı bekledim."Я знайшов ці марки, коли був малим, і цілісіньке життя чекав на того, кому я зможу їх послати.
Bu pulları çocukluğumda bulmuştum ve hayatım boyunca bunları gönderebilecek birini bulmayı bekledim."Я нашёл эти марки ещё в детстве, и прождал целую жизнь того, кому бы я мог их отправить.
Bu pulları çocukluğumda bulmuştum ve hayatım boyunca bunları gönderebilecek birini bulmayı bekledim."מצאתי את הבולים האלו כשהייתי ילד, וחיכיתי כל חי שיהיה לי מישהו לשלוח אותם אליו.
Bu pulları çocukluğumda bulmuştum ve hayatım boyunca bunları gönderebilecek birini bulmayı bekledim."وجدت هذه الطوابع البريدية كطفل، وقد كنت أنتظر طوال حياتي ليكون لدي شخص أرسلها له.
Bu pulları çocukluğumda bulmuştum ve hayatım boyunca bunları gönderebilecek birini bulmayı bekledim.それを送る相手が現れるのを ずっと待っていましたが 結局誰も現れませんでした"
Bu pulları çocukluğumda bulmuştum ve hayatım boyunca bunları gönderebilecek birini bulmayı bekledim.「我細個揾到呢啲郵票。 我等咗一世人, 去等我可以將郵票寄俾某個人。
Buraya bakarsak, sarı alanın bu kısmında iki taraflı para var ve 5'te 5 tura bulmuşum. -Se olharmos aqui, isto é a área em amarelo na qual eu tenho a moeda de duas caras e que eu obtenho 5 e 5.
İlgili Sayfalar