bulmuş ile cümle

bulmuş kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
11
ORT. KELİME
Böylece kesişim noktasının y değerinin 7'ye eşit olduğunu bulmuş olduk .Así que hemos encontrado el valor y del punto de intersección de estos dos líneas. y es igual a 7.
Böylece kesişim noktasının y değerinin 7'ye eşit olduğunu bulmuş olduk .Našli jsme souřadnici 'y' průsečíku těchto dvou přímek. 'y' = 7.
Böylece kesişim noktasının y değerinin 7'ye eşit olduğunu bulmuş olduk .Vi har altså fundet y-værdien for skæringspunktet mellem de her 2 linjer. y er lig med 7.
Böylece kesişim noktasının y değerinin 7'ye eşit olduğunu bulmuş olduk .그러니까 우리는 교점의 y좌표를 찾았습니다. y=7이죠
Böylece kesişim noktasının y değerinin 7'ye eşit olduğunu bulmuş olduk .Така че, ние открихме стойността на y в точката на пресичане на тези две линии. y е равно на 7.
Böylece sıcaklığı ne kadar arttırdığımızı bulmuş olduk.Also das ist, wie viel wir haben, um die Temperatur zu erhöhen.
Böylece sıcaklığı ne kadar arttırdığımızı bulmuş olduk.Takže o tolik musíme zvýšit teplotu.
Böylece yaklaşık olarak -14.89 saniye bulmuş olacağız.وسوف تحصل على .. انها تقريبا 14.89 ثانية
Bu alışkanlık birçok konuda kavrayışımı artırdı. Örneğin bu haritayı başta uygunsuz bulmuştum,Például először fucsának éreztem ezt a térképet, mert ez az, amin a kínai gyerekek felnőnek.
Bu benim fikrim değil, başkası bulmuş, fakat ben bunu başka yerlere taşımaya çalışıyorum.Aceasta nu este o idee proprie, alti oameni au mai utilizat-o, dar am incercat sa o dezvolt.
Bu benim fikrim değil, başkası bulmuş, fakat ben bunu başka yerlere taşımaya çalışıyorum.Ce n'est pas mon idée, d'autres y ont déjà pensé, mais j'ai tenté de l'emmener vers de nouveaux horizons.
Bu benim fikrim değil, başkası bulmuş, fakat ben bunu başka yerlere taşımaya çalışıyorum.Đây không phải ý tưởng của tôi Những người khác đã tập trung vào nó Tuy nhiên, tôi thử đặt nó vào vị trí mới
Bu benim fikrim değil, başkası bulmuş, fakat ben bunu başka yerlere taşımaya çalışıyorum.Het is niet mijn idee. Andere mensen hebben dit gevonden, maar ik probeer een stap verder te zetten.
Bu benim fikrim değil, başkası bulmuş, fakat ben bunu başka yerlere taşımaya çalışıyorum.Ini bukan ide saya, orang lain sudah mengungkapkannya, tapi saya coba menggunakannya untuk hal baru.
Bu benim fikrim değil, başkası bulmuş, fakat ben bunu başka yerlere taşımaya çalışıyorum.이것은 제 아이디어가 아닙니다. 다른 사람들이 생각해냈지요. 하지만 저는 그것을 새로운 곳에 적용시키려고 노력했습니다.
Bu benim fikrim değil, başkası bulmuş, fakat ben bunu başka yerlere taşımaya çalışıyorum.Není to můj nápad, přišli na to jiní, ale snažím se tu myšlenku rozvést.
Bu benim fikrim değil, başkası bulmuş, fakat ben bunu başka yerlere taşımaya çalışıyorum.No es idea mía, otros ya habían dado con ella, pero yo he intentado aplicarla en lugares nuevos.
Bu benim fikrim değil, başkası bulmuş, fakat ben bunu başka yerlere taşımaya çalışıyorum.Non è un'idea mia, l'hanno avuta altri, ma io ho cercato di espanderla in ambiti diversi.
Bu benim fikrim değil, başkası bulmuş, fakat ben bunu başka yerlere taşımaya çalışıyorum.Pomysł nie jest mój. Inni ludzie już na to wpadli, ale ja poszedłem o krok dalej.
Bu benim fikrim değil, başkası bulmuş, fakat ben bunu başka yerlere taşımaya çalışıyorum.Η ιδέα δεν ανήκει σε μένα, την έχουν προτείνει κι άλλοι, αλλά θέλησα να της δώσω κάποιες προεκτάσεις.
Bu benim fikrim değil, başkası bulmuş, fakat ben bunu başka yerlere taşımaya çalışıyorum.Идеята не е моя, много хора са я имали, но аз се опитах да я поразнообразя.
Bu benim fikrim değil, başkası bulmuş, fakat ben bunu başka yerlere taşımaya çalışıyorum.Это не моя идея, другие люди натыкались на неё, но я попытался продвинуть её в некоторые новые области.
Bu benim fikrim değil, başkası bulmuş, fakat ben bunu başka yerlere taşımaya çalışıyorum.אבל אני ניסיתי לקחת את זה למקומות חדשים. בואו אספר לכם איפה קיבלתי אותו.
Bu benim fikrim değil, başkası bulmuş, fakat ben bunu başka yerlere taşımaya çalışıyorum.إنها ليست فكرتي، البعض فكر فيها قبلا، لكنني حاولت أخذها لأماكن جديدة
Bu benim fikrim değil, başkası bulmuş, fakat ben bunu başka yerlere taşımaya çalışıyorum.私はそれを新しい地位に持っていこうとしています これをどこで思いついたかというと
Bu çok şaşırtıcı bir görüş. Ve biz bunu daha yeni bulmuş durumdayız.Conocer esto es asombroso, y sólo recientemente lo hemos descubierto.
Bu çok şaşırtıcı bir görüş. Ve biz bunu daha yeni bulmuş durumdayız.Это потрясающая находка, и мы узнали об этом совсем недавно.
Bu çözüm kümesini vektör şeklinde yazarsam, boşuzayı bulmuş olurum. -واذا اردت ان اكتب مجموعة الحل بصورة المتجه، يمكنني ان اكتب مجموعة الحل او الحيز الفراغي
Bu dağılımın aritmetik ortalamasını 1,91 artı eksi 1,21 olarak bulmuştuk. -Entonces, el resultado que tenemos para, la media de la distribución es 1.91 más o menos 1.21.
Bu dağılımın aritmetik ortalamasını 1,91 artı eksi 1,21 olarak bulmuştuk. -Průměr tohoto rozdělení jsme dostali 1,91 plus minus 1,21.
Bu dağılımın aritmetik ortalamasını 1,91 artı eksi 1,21 olarak bulmuştuk. -И средната стойност на това разпределение я получихме като 1,91 плюс или минус 1,21.
Bu da negatif bir sayıdır. -74 bulmuştuk.우리는 이 값이 -74kJ임을 압니다
Bu da rakamlarımızın toplamı. Şurada bulmuştuk.Ми отримали суму наших чисел.
Bu da rakamlarımızın toplamı. Şurada bulmuştuk.ここまでくればもうどうなるのかおわかりでしょう.これらのオレンジ色のもの,これは 9 で割り切れますか?
Bu değişik senaryoları denediğimizde de aynı sonucu bulmuştuk. -E nós sabemos que estes são eventos independentes, então isso bem aqui é 1/2 vezes 1/2, vezes 1/2.
Bu değişik senaryoları denediğimizde de aynı sonucu bulmuştuk. -확실히 우리가 모든 다른 시나리오들과
Bu değişik senaryoları denediğimizde de aynı sonucu bulmuştuk. -Та имаме точно тази поредица от събития.
Bu değişik senaryoları denediğimizde de aynı sonucu bulmuştuk. -同じ結果なのです。 では、少しまた進んでみましょう。
Bu fikri kim üretmiş? Kim bulmuş?Dus wie heeft dit verzonnen?
Bu fikri kim üretmiş? Kim bulmuş?그래서 이런 생각이 어디서 나온거죠? 누구 겁니까?
Bu fikri kim üretmiş? Kim bulmuş?Så vems idé var det?
Bu fikri kim üretmiş? Kim bulmuş?Więc kto to wymyślił?
Bu fikri kim üretmiş? Kim bulmuş?Οπότε ποιος είχε αυτή την ιδέα; Σε ποιον ανήκει;
Bu fikri kim üretmiş? Kim bulmuş?אז מי הגה את הרעיון הזה? למי הוא שייך?
Bu fikri kim üretmiş? Kim bulmuş?إذ من أوجد هذه الفكرة؟ من يمتلكها؟
Bu fikri kim üretmiş? Kim bulmuş?何でそんなことをしたんでしょう?
Bu garip idealist, pratik bir bulmuştu için kullanılacak bir kerede hatasız, olduğu gibi.Această idealist ciudat a găsit o practică pentru utilizarea la un moment dat - fără greş, aşa cum au fost.
Bu garip idealist, pratik bir bulmuştu için kullanılacak bir kerede hatasız, olduğu gibi.Che strano idealista aveva trovato un pratico uso per esso in una sola volta - infallibilmente, per così dire.
Bu garip idealist, pratik bir bulmuştu için kullanılacak bir kerede hatasız, olduğu gibi.Das seltsame Idealisten hatte eine praktische gefunden Verwendung für sie auf einmal - zielsicher, wie es war.
Bu garip idealist, pratik bir bulmuştu için kullanılacak bir kerede hatasız, olduğu gibi.Dat is vreemd idealist had gevonden een praktische te gebruiken voor het op een keer - feilloos, als het ware.
Bu garip idealist, pratik bir bulmuştu için kullanılacak bir kerede hatasız, olduğu gibi.Det konstiga idealist hade funnit en praktisk användning för det på en gång - ofelbart så att säga.
Bu garip idealist, pratik bir bulmuştu için kullanılacak bir kerede hatasız, olduğu gibi.Det mærkelige idealist havde fundet en praktisk brug for det på én gang - usvigelig, som det var.
Bu garip idealist, pratik bir bulmuştu için kullanılacak bir kerede hatasız, olduğu gibi.Đó là lý tưởng kỳ lạ đã tìm thấy một thực tế sử dụng cho nó cùng một lúc - unerringly, vì nó được.
Bu garip idealist, pratik bir bulmuştu için kullanılacak bir kerede hatasız, olduğu gibi.Ez furcsa, idealista talált gyakorlati használni, hogy egyszerre - csalhatatlanul, mintha.
Bu garip idealist, pratik bir bulmuştu için kullanılacak bir kerede hatasız, olduğu gibi.Idealista que había encontrado una extraña práctica utilizar para ello a la vez - sin error, por así decirlo.
Bu garip idealist, pratik bir bulmuştu için kullanılacak bir kerede hatasız, olduğu gibi.Idealista que tinha encontrado uma estranha prática uso para ele de uma vez - infalivelmente, por assim dizer.
Bu garip idealist, pratik bir bulmuştu için kullanılacak bir kerede hatasız, olduğu gibi.Itu idealis aneh telah ditemukan praktis digunakan untuk itu sekaligus - tanpa ragu, seolah-olah.
Bu garip idealist, pratik bir bulmuştu için kullanılacak bir kerede hatasız, olduğu gibi.동시에 사용 - 완벽, 말하자면.
Bu garip idealist, pratik bir bulmuştu için kullanılacak bir kerede hatasız, olduğu gibi.Tämä outo idealisti oli löytänyt käytännön käyttää sen heti - erehtymättä, ikäänkuin.
Bu garip idealist, pratik bir bulmuştu için kullanılacak bir kerede hatasız, olduğu gibi.To divné idealista našel praktické použití pro to najednou - neomylně, jak to bylo.
İlgili Sayfalar