bulmuş ile cümle

bulmuş kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Bu süreç 1972'de imzalanan Addis Ababa Anlaşması ile son bulmuştur.המלחמה הסתיימה ב-1972, עם חתימת הסכמי אדיס אבבה.
Swift'e göre albümün hazırlığı, yazma süreci ve kaydedilmesi iki yılı bulmuştu.סוויפט אמרה שעבדה יותר משנתיים על ההקלטה, הכתיבה וההכנה של האלבום.
Ardından ikili kendilerini yeni bir hikâyede bulmuşlardır.לאחר מכן, השניים מציגים משוב שלהם על הדייט.
Bu turnuvayı toplam izleyenlerin sayısı ise 46 milyonu bulmuştur.מספר הצופים בערוץ הוא כ-40 מיליון צופים.
2PM'in bu albüm için promosyonları Ocak 2010'da SBS Inkigayo'da sergiledikleri performansla son bulmuştur.פעילויות הקידום של הלהקה עבור האלבום הסתיימו בהופעתם בינואר 2010 בתוכנית Inkigayo.
Bodrumda gizlenen on sivil bulmuşlardı.במקלט הבניין שהו עשרות אזרחים.
2005'te ise tekrar kendini Eredivisie içinde bulmuştur.בשנת 2005 חזר ליצור באופן עצמאי.
Fransa'da polis, Fransız Devrimi ile birlikte tanımını bulmuştur.בצרפת לדוגמה, התופעה בוטלה עם המהפכה הצרפתית.
Gerçekten de bir çeşme bulmuşlar.אתר Find a Grave.
2007-08 sezonunda kupada mücadele eden toplam takım sayısı 56'yı bulmuştur.עדיין לא ברור איך שינוי המבנה של התחרות בעונת 2007-08 ישפיע על הכיסוי התקשורתי.
Helen, ayrıca çarmıha gerilmede kullanılan çivileri bulmuştur.נוסף על כך נמצאו כלי מלחמה מוסלמיים ששימשו אותם בקרבות שנערכו בזמן מסעות הצלב מול הצלבנים.
1890’ların sonlarında öğrenci sayısı 200’ü bulmuştur.בשנת 1899 הגיע מספר תלמידי הישיבה ל-200.
Luis Royo bu eserinden sonra tamamen tarzını bulmuş oldu.רק מאסטר רושי השיג את הצורה הזאת.
8 Temmuz'da protesto gösterilerine katılanların sayısı 500,000 i bulmuştur.ב-21 ביולי נמשך גיוס אלפי אנשי מילואים בצו 8.
Hükümet 27 Şubat 1974 tarihinde son bulmuştur.הפרק שודר בתאריך 27 בפברואר 1974.
Özellikle son yıllarda Dünya çapında dinleyici kitlesi bulmuştur.בשנים האחרונות מופיע הצמד ברחבי הארץ.
1911 yılında kurulan Türk Hava Kuvvetleri kendini Balkan Savaşları'nın içinde bulmuştur.חיל האוויר הטורקי נטל חלק במלחמות הבלקן בשנת 1912.
Köyün sağ kalan tek çocuğudur, onu Ur bulmuş ve yetiştirmiştir.שומר הראש היחיד שנשאר העיר אותו משנתו.
Georges Lemaître benzer bir çözümü 1927’de bağımsız bir şekilde bulmuştu.בריגדת מרדה של סולימאן פרנג'יה נדונה לגורל דומה ב-1978.
1987'de bir barış antlaşması imzalanmasıyla bu savaş son bulmuştur.ב-1987 הושג הסכם שלום.
Saldırılarını Güney Lübnan’dan başlatmışlar ve kendilerini İsrail sınırının 45 km arkasında bulmuşlardır.המחבלים יצאו מבסיס בראס-א-שק, מדרום לשפך הזהרני בלבנון, כארבעים קילומטרים מגבול ישראל.
Fizikçiler kendilerini bir talep içerisinde bulmuş hissettiler.חוגי האינטלקטואלים מצאו עצמם במצב של התלבטות.
Ürünleri NASA tarafından seçilmiş ve birçok ülkede TV ve dergilerde kendine yer bulmuştur.Техните продукти са избирани от NASA и се появяват в телевизията и списанията в много страни.
Akşam sayısız tane rom bulmuştur.Намирани са много римски монети.
Zaten jüri de teğmeni suçsuz bulmuştur.Той успява да убеди съдебните заседатели в невинността си.
Çoktan ertesi gün Amerika'ya giden bir uçaktan bir bilet bulmuştur (Oceanic 815).Той ѝ дава самолетен билет за Полет 815 на авиокомпания Океаник, който заминава на следващия ден.
Kısa başarılı oyunculuk kariyeri bir uçak kazasıyla son bulmuştur.Състезателната му кариера приключва след като загива в самолетна катастрофа.
Sovyet askerleri Führerbunker'e girdiğinde Krebs ve Burgdorf'un cesetlerini bulmuştur.Телата на Кребс и Бургдорф са били открити, когато съветските части влезли в бункера.
Kuarkları Murray Gell-Mann bulmuştur.Това квантово число е въведено Мъри Гел-Ман.
Prof. Bazin Özbekçedeki karşılığını bulmuştur: kari erkek karcıyağ.Бернанд – Бернанд е хрътка от известно кучешко семейство.
Dedektife göre polis bu tekneyi bulursa katili de bulmuş olacaktır.На следващата сутрин, когато корабът се инспектира, капитанът е намерен мъртъв.
Yazarın adı Umberto Eco'nun Prag Mezarlığı adlı romanında kendine yer bulmuştur.На това гробище е озаглавен историческият роман „Пражкото гробище“ на Умберто Еко.
Lowell Gözlemevinden çalışan astronom Clyde Tombaugh 1930'da cüce gezegen Plüton'u bulmuştur.1930 г. – Американският астроном Клайд Томбо открива Плутон.
Takip, Osmanlı gemilerinin 14:30 sularında Çanakkale Boğazı'na yaklaşmasıyla son bulmuştur.Преследването приключва в 14:30, когато османските кораби са близо до Дарданелите.
Henry Louis Le Chatelier ve Karl Ferdinand Braun bu ilkeyi birbirlerinden bağımsız olarak bulmuştur.Otkrili su ga Henry Louis Le Chatelier i Karl Ferdinand Braun, neovisno jedan o drugome.
Bazı önemli ipuçlarını da o bulmuştur.Čak je otkrio neke rute velike važnosti.
Gençlik Pınarı'nı yanlışlıkla o bulmuştur.Izdavala ga je nakladnička kuća Mladost.
Aragorn ayrıca bir müchevher kutusu bulmuştur ki bu da muhtemelen yüzüğü saklamak amacıyla yapılmıştır.Elessar je ondje pronašao i kovčežić napravljen za čuvanje Jedinstvenog Prstena.
4.567 milyon yıl önce başlayıp, 4.300 milyon yıl önce son bulmuştur.Počeo je prije 4567,17 milijuna godina kada se Zemlja formirala i završio prije 4150 milijuna godina.
Fakat kendini profesyonel müzisyen olarak çalışmaya başlamış halde bulmuştur.Poslije toga radio je kao profesionalni glazbenik.
Ardından ikili kendilerini yeni bir hikâyede bulmuşlardır.Kasnije su još dva datuma veoma značajna u njihovoj povijesti.
Artık grup kendini bulmuştur.Ova skupina po svoj je prilici nestala.
Nehrin kaynağını bulmuştur.Podrijetlom su iz Rijeke.
Gölde yüzen bir çocuk, dibe batmış bir arabada Tolliver'ın cesedini bulmuştur.Dječak koji je plivao u jezeru pronašao je auto s čovjekom unutra.
Fakat kişisel hayatındaki bazı şahsiyetler için de zaman bulmuştur.U Nizozemskoj su mu se napokon dogodile i neke važne stvari u privatnom životu.
Zamora (2006), yaptığı incelemelerde, bu türün floryalara daha yakın olduğunu bulmuştur.Prema Markoviću (1993), hrvatski krajevi se vide prilično jasno.
Çoğuna göre, grubun Alan Wilder'ın 1995'teki kaybından sonra tekrar kendini bulmuştu.Mnohí pociťovali, že sa skupina opäť našla po strate Alana Wildera v roku 1995.
Titanik' in kalıntılarını bulmuştu.Patrila medzi titanov.
Bodrumda gizlenen on sivil bulmuşlardı.Množstvu ľudí sa tiež podarilo ukryť v suteréne.
Napalm Death, noise rock'tan ilham alarak grindcore'u bulmuştur.Napríklad to, že Napalm Death boli značne inšpirovaní kapelou Swans, spája grindcore s noise rockom.
28 Temmuz 2011'de görevi son bulmuştur.Funkcie sa oficiálne ujal 28. júla 2011.
Hunor ve Magor onun peşinden giderek Macar yurdunu bulmuşlardır.Bratia Hunor a Magor sa vydali na lov do bažín meotiských.
Zaten jüri de teğmeni suçsuz bulmuştur.Sám predseda poroty ho charakterizoval ako očistec.
Bazı bölgelerde işsizlik oranı %25'i bulmuş olabilir.Nezamestnanosť dosahuje podľa neoficiálnych odhadov 25 %.
Yedinci kurşun hedefi bulmuştur; fakat hile ortaya çıkmıştır.SME v háji 7: Prezident sa divil, ale je to pre diétu .
Karl Weierstrass 1841'de bu seriyi bulmuş olabilir ancak o zamanda ilk yayınlayan olamamıştır.Verjetno jo je že leta 1841 odkril Karl Weierstrass, vendar je do tedaj ni objavil.
Böylece Goethe daha çocuklukta Dr. Faust’un farklı hikâyelerini öğrenme imkânı bulmuştur.Tako se je Goethe med drugim že kot otrok seznanil z ljudsko knjigo dr. Fausta.
Herakleios, Büyük Zab'ın batısından Ninova kalıntılarına biraz uzak bir düzlük bulmuştu.Heraklij je našel zahodno od reke Veliki Zab nedaleč od ruševin Ninive veliko polje.
Gençlik Pınarı'nı yanlışlıkla o bulmuştur.Ta je našel olje mladosti!
Bu kanıtı ortaçağ matematikçisi Nicole Oresme bulmuştur,ve o dönemin en ileri seviyesidir.Ta dokaz je podal Nicole Oresme v 14. stoletju in predstavlja enega od viškov srednjeveške matematike.
İlgili Sayfalar