bulmuş ile cümle

bulmuş kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Bazı bölgelerde işsizlik oranı %25'i bulmuş olabilir.A fertőzöttség aránya egyes területeken a 25 százalékot is elérheti.
Çiftin evliliği 1994'te boşanmayla son bulmuştur.A házasság válással ért véget 1994-ben.
Alıcı ise, parayı ödemeden önce ürünü inceleme fırsatı bulmuş olur.Mennyi információt tud már akkor a fogyasztó, mielőtt elmenne megvenni.
Artık grup kendini bulmuştur.Most végre együtt van a csapat.
Akşam sayısız tane rom bulmuştur.Erről ma csak néhány rom tanúskodik.
Tsiolkovskiy, roketlerin boşlukta hareketini açıklayan Tsiolkovskiy denklemini de bulmuştur.A Ciolkovszkij-egyenlet az idealizált rakéta mozgását írja le.
Alay Marie'yi çok küçük yaşta yetim kalan bir kızcağız olarak bulmuş ve onu yetiştirmişlerdir.Fióka korától kezdve egy Marie nevű kislány nevelte őt, és viselte gondját.
Şarkıyı Yunanistan'lı bir arkadaşı bulmuştur.Svédországban született görög énekesnő.
Yaklaşık iki yıllık süren halifeliği hastalanıp ölmesiyle son bulmuştur.Élete utolsó szakasza – közel két évtized – egyre súlyosabb betegség és szenvedés ideje volt.
(Mîr, Lucknow şiir dairesini değersiz bulmuştur.(Carnot, és a rendőrminiszter, Cochon de Lapparent meghiúsította tervüket.)
Kuvira'yı küçükken bulmuş, onu eğitmiştir.Mime, a kovács találta meg és nevelte fel.
1940'lı yıllarda nüfusu 1200 kişiyi bulmuştur.Lakosságának maximumát 1940-ben érte el 1200 fővel.
Bölgede, Ezidilik de kendisine hatırı sayılır sayıda takipçi bulmuştu.Az "ál- Valdemár" számos követőt talált magának a nép körében.
Bodrumda gizlenen on sivil bulmuşlardı.A lakosság a pincékbe húzódott.
Aragorn ayrıca bir müchevher kutusu bulmuştur ki bu da muhtemelen yüzüğü saklamak amacıyla yapılmıştır.Aragorn löysi myös rasian, jossa oli luultavasti tarkoitus säilyttää Sormusta.
Karl Weierstrass 1841'de bu seriyi bulmuş olabilir ancak o zamanda ilk yayınlayan olamamıştır.Sen on mahdollisesti jo 1841 ensimmäisenä keksinyt Karl Weierstrass, mutta hän ei julkaissut sitä.
Fakat kişisel hayatındaki bazı şahsiyetler için de zaman bulmuştur.Jaksoissa on tutustuttu myös henkilöiden yksityiselämään.
Artık birbirlerini bulmuşlardır.Hetken päästä he kuitenkin löytävät toisensa.
Zaten jüri de teğmeni suçsuz bulmuştur.Valamiehistö totesi hänet syyttömäksi.
Kısa başarılı oyunculuk kariyeri bir uçak kazasıyla son bulmuştur.Sarjan viimeinen strippi päättyi lento-onnettomuuteen.
Titanik' in kalıntılarını bulmuştu.Titanic oli löytynyt.
Olaylar, dünya çapında yankı bulmuş olup Baltık ülkelerinin bağımsızlık ilanlarını hızlandırdı.Tapahtuma sai runsaasti huomiota kaikissa Baltian maissa ja vauhditti niiden itsenäistymistä.
Eleştirmenler Simpson'ın performansını gayet iyi bulmuştular, ama filmi hiç beğenmemiştiler.Homer Simpson piti elokuvaa loistavana, mutta muut eivät pitäneet siitä.
Fakat birden kendilerini başka bir sahilde bulmuşlardır ve fırtına artık kesilmiştir.Silloin ne on hylätty, ja uusi kenttä on tehty muualle rannan tuntumaan.
Bu sistem 1971’de ABD’nin dolar karşılığında altın vermeyeceğini açıklamasıyla son bulmuştur.Lopulta Yhdysvaltojen oli pakko elokuussa 1971 keskeyttää dollareiden lunastaminen kullalla.
İrlanda A millî takımında ise yalnızca 1 kez forma şansı bulmuştur.Maansa A-maajoukkueessa Ibagaza on esiintynyt vain yhden kerran.
Suzuki reaksiyonunu bulmuştur.Suzuki-reaktio on nimetty hänen mukaansa.
Alkol sorunları 1977 yılında son bulmuştur.Kokonaan hän lopetti alkoholin käytön vuonna 1974.
Bismarck aradığı bahaneyi bulmuştu.Bismarck näki tilaisuuden tulleen.
Fransızca ve Arapça ülkenin resmi dilleri olmakla birlikte Somalice ve Afarca da geniş yayılım bulmuştur.Ranska ja arabia ovat maan viralliset kielet, mutta myös somali ja afar ovat laajalti puhuttuja.
Bu yazı türü papirüsün bulunması ile son bulmuştur.Viimeisimmässä painoksessa on palattu paperin käyttöön.
Artık birbirlerini bulmuşlardır.Οι δυο τους είχαν ήδη συναντηθεί.
Bu arada Sean ise gerçek katilin izini bulmuştur.Άρα, ο Μαρκ είχε δει το πρόσωπο του δολοφόνου...
Daha önceki gözlemciler Pleiades için 6-7 yıldız kaydederken , Galileo yaklaşık 50 tane bulmuştur.Ενώ οι προηγούμενοι παρατηρητές έβλεπαν μόλις 6 ως 8 αστέρες στις Πλειάδες, εκείνος μέτρησε σχεδόν 50.
Bu ancak 1215 civarında Kral John döneminde son bulmuştur.Ένας δεύτερος χάρτης χορηγήθηκε το 1215 από τον βασιλιά Ιωάννη.
Willow ise bu arada arabayı bulmuştur.Τυχαία περνάει ο Χανκ με το αυτοκίνητο.
2015 yılında GQ dergisinin en iyi giyinen 50 Britanyalı Erkek listesinde yer bulmuştur.Το 2015 βρέθηκε στην πρώτη θέση στην λίστα με τους 50 πιο Καλοντυμένους Βρετανούς Άνδρες του GQ.
Bu süreç 1972'de imzalanan Addis Ababa Anlaşması ile son bulmuştur.Ο πρώτος εμφύλιος πόλεμος τελείωσε το 1972, με τη συμφωνία της Αντίς Αμπέμπα.
İyi bir Hristiyan olarak yaşamı son bulmuştur.Προς το τέλος της ζωής του είχε στραφεί στον χριστιανισμό.
Ardından ikili kendilerini yeni bir hikâyede bulmuşlardır.Κατόπιν ακολουθούν άλλες δύο ιστορίες.
Hülya ne olup bittiğini anlayamadan kendini evli bulmuştu.Δέχτηκε να τον παντρευτεί μετά την απεξάρτησή του από την κοκαΐνη.
"Anar soyadını amcam bulmuş.Έλαβε το όνομα του προς μητρός θείου του.
Macarlar bunu kabul edilemez bulmuştu.Όμως οι Αχαιοί δε δέχτηκαν.
Zaten jüri de teğmeni suçsuz bulmuştur.Οι αποδείξεις ενοχής κρίθηκαν μη επαρκείς και οι ένορκοι τον αθώωσαν.
Bunun üzerine Zeyd'i terk etmek için bahane bulmuş oldular.Så han tog med Zetsu (af ukendte grunde).
Ürünleri NASA tarafından seçilmiş ve birçok ülkede TV ve dergilerde kendine yer bulmuştur.Deres produkter er blevet valgt af NASA og har optrådt i TV og magasiner i mange lande.
Claire bu birden değişen talebi şüpheli bulmuş olsa da kabul ediyor.Selvom Claire finder u-vendingen mistænkelig, accepterer hun.
Georges Lemaître benzer bir çözümü 1927’de bağımsız bir şekilde bulmuştu.I 1927 offentliggjorde Georges Lemaître uafhængigt heraf en lignende løsning.
Fakat kişisel hayatındaki bazı şahsiyetler için de zaman bulmuştur.Nogle giver desuden et indblik i deres aktuelle privatliv.
Ayrıca bir diktörtgenin köşegen uzunluğunun nasıl hesaplanacağını bulmuştur.Der er også en notation for pausernes længde.
Zaten jüri de teğmeni suçsuz bulmuştur.Juryen fandt han, normal og skyldig, og dommeren gav en dødsdom.
Artık birbirlerini bulmuşlardır.De står overfor hinanden.
Silahın üretimi II. Dünya Savaşı'nın bitmesiyle son bulmuştur.Produktionen af koppen endte sandsynligvis med afslutningen af 2. verdenskrig.
İyi bir Hristiyan olarak yaşamı son bulmuştur.Dette er samtidig kristendommens endelige triumf.
Titanik' in kalıntılarını bulmuştu.Hun var passager på Titanic.
Macarlar bunu kabul edilemez bulmuştu.Dette ville ålændingene ikke godtage.
1985 yılında 30 milyon diyabet hastası mevcutken 2010 yılı itibarıyla bu rakam, 285 milyonu bulmuştur.I 2010 var der ca. 285 millioner, der led af sygdommen, sammenlignet med 30 millioner i 1985.
Temmuz 2010'da görevi son bulmuştur.Søgningen afsluttedes juli 2010.
Lowell Gözlemevinden çalışan astronom Clyde Tombaugh 1930'da cüce gezegen Plüton'u bulmuştur.1930 - Amerikaneren Clyde Tombaugh opdager himmellegemet Pluto.
Prenslik 1000 yılında Macaristan Krallığı'nın kurulması üzerine son bulmuştur.Omkring år 700 skabtes det første frisiske kongedømme.
İlgili Sayfalar