bulmuş ile cümle
bulmuş kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Bu arada Sean ise gerçek katilin izini bulmuştur.Між тим, Мелоун знаходить справжнього вбивцю Бастьєна.
Gerçekten de bir çeşme bulmuşlar.Розкопали навіть січові цвинтарі.
Alex, kendi saatini bulmuştur ancak farkında değildir.Сер Алекс поставився до мене, як до сина, і я ніколи не забуду той момент.
Ürünleri NASA tarafından seçilmiş ve birçok ülkede TV ve dergilerde kendine yer bulmuştur.Jejich výrobky byly vybrány NASA a objevily se v televizi a v časopisech mnoha zemí.
Çoğuna göre, grubun Alan Wilder'ın 1995'teki kaybından sonra tekrar kendini bulmuştu.Mnozí pociťovali, že se skupina opět našla, po ztrátě Alana Wildera v roce 1995.
24 Kasım'da adanın boyutları 900×655 metrekareyi bulmuştu.24. listopadu již ostrov zaujímal 900×650 metrů.
1824 yılında Joseph Aspdin Portland çimentosunu 'bulmuştur'.1824 – Joseph Aspdin si nechal patentovat portlandský cement.
1911 yılında kurulan Türk Hava Kuvvetleri kendini Balkan Savaşları'nın içinde bulmuştur.Řecké vojenské letectvo vzniklo v roce 1911, zúčastnilo se obou balkánských válek.
Ardından ikili kendilerini yeni bir hikâyede bulmuşlardır.Pak by se jednalo o splynutí dvou příběhů v novou verzi.
Bazı bölgelerde işsizlik oranı %25'i bulmuş olabilir.Bez těchto bychom se pravděpodobně dostali na padesátiprocentní nezaměstnanost.
Şöyle ki resimlerinden biri 25 bin dolar karşılığı alıcı bulmuştur.Její obrazy se prodávají i za $25,000.
Willow ise bu arada arabayı bulmuştur.Do auta nasedá i Lundová.
Albümün adını yazar Douglas Adams bulmuştur.Jejím autorem je Angličan Douglas Adams.
Tekrar harekete geçilmesi saat 02:30’u bulmuştur.Provolání je znovu opakováno v 02.30.
Şerif anlatmaya devam eder, Norman her ikisini de ölü bulmuştur.Vychází najevo, že Mark oběma z nich lhal.
1488 yılında Bartolomeu Dias Ümit Burnu’nu geçerek Hint Okyanusu’na açılan yolu bulmuş olur.Bartolomeu Dias obeplul mys Dobré naděje v roce 1488, čímž otevřel cestu do Indického oceánu.
Artık birbirlerini bulmuşlardır.Tehdy jej přijali mezi sebe.
Hayatı Paris'te veremden dolayı son bulmuştur.To byl jeden z důvodů proč v Paříži skončil.
Titanik' in kalıntılarını bulmuştu.Byl pojmenován po Titánovi Epiméthovi.
Birçok ünlü meslektaşı ile tanışma fırsatı bulmuştur.Chlubí se tím, že má mnoho vlivných známých.
Sovyet askerleri Führerbunker'e girdiğinde Krebs ve Burgdorf'un cesetlerini bulmuştur.Dole v bunkru se generálové Krebs a Burgdorf zastřelili.
Bir adam yolunu kaybetmiş ve kendini bir köyde bulmuş.Chlapec se však zachránil a utekl do vesnice.
Bu yüzden Helga, iyi bir fikir bulmuştu.Ale Hermés přišel s nápadem.
Bu görevinde Türkiye'nin çoğu yerini gezmiş ve tarihi eserleri yerinde inceleme fırsatı bulmuştur.Mnozí z nich jenom v Rusku dostali příležitost použít svých získaných zkušenosti.
1976 yılında Hüseyni'nin babası Paris'te kendine bir iş bulmuştur ve bütün ailesini bu şehre taşımıştır.Roku 1863 byl Sienkiewiczův otec donucen svůj statek prodat a odstěhovat se s celou rodinou do Varšavy.
Macarlar bunu kabul edilemez bulmuştu.Zastupitelé měst to považovali za nemožné.
Adada bir minibüs bulmuştur.Na ostrově existuje autobusová doprava.
Samara onları bulmuştur ve peşlerindedir.Arnarson se za nimi vydal a pronásledoval je.
Daha sonraki araştırmaları sonucunda Compton etkisini bulmuştur.Alte cercetări în aceste direcții au dus la descoperirea efectului Compton.
Duruşmalara bakan iki mahkeme, 29 kişiyi suçlu bulmuş ve cadılıktan ölüme mahkûm etmiştir.Cele două curți au condamnat douăzeci și nouă de oameni pentru crima de vrăjitorie.
Yapılan bazı araştırmalar laboratuvar hata oranlarının göreli olarak yüksek bulmuştur.Există cazuri de rezultate eronate de laborator.
Bu evliliği boşanma ile son bulmuştur.Și acest mariaj s-a încheiat cu divorț.
4 Eylül 1870 tarihinde Üçüncü Cumhuriyet'in ilan edilmesiyle son bulmuştur.La 4 septembrie 1870 s-a proclamat republica.
Zaten jüri de teğmeni suçsuz bulmuştur.Membrii laici ai juriului l-au găsit vinovat, iar cei doi membrii juridici l-au găsit nevinovat.
Ayrıca Binnig, Quate ve Gerber o yıl analog atomsal kuvvet mikroskobunu bulmuştur.1986- Gerd Binnig, Quate și Gerber inventează microscopul cu forță atomică.
İsmailoğlu ve Yusufçuk Tepeleri’ne yönelik taarruz aynı gün, kesin bir başarısızlıkla son bulmuştur.Este sărbătorit Ruz-ı Hızır (ziua lui Hızır) ca zi în care s-au întâlnit Hızır și İlyas.
Sonunda hazinesini bulmuştu.În cele din urmă, el a găsit cheia.
Herakleios, Büyük Zab'ın batısından Ninova kalıntılarına biraz uzak bir düzlük bulmuştu.Heraclie a găsit o câmpie de vest a Marii Zab,la o oarecare distanță de ruinele cetății Ninive.
Argonotlar, günümüz şehirleri Vrhnika ve Ljubljana arasında, bataklıkla çevrili bir göl bulmuşlardır.Între orașele Vrhnika și Ljubljana, argonauții au găsit un lac înconjurat de o mlaștină.
Köyün sağ kalan tek çocuğudur, onu Ur bulmuş ve yetiştirmiştir.Copilul este salvat de cel care trebuia să-l ucidă și este crescut și educat de acesta.
"Anar soyadını amcam bulmuş.Și-a primit numele după un vechi strămoș.
8 Temmuz'da protesto gösterilerine katılanların sayısı 500,000 i bulmuştur.Pe 25 septembrie, protestele au atras 8.000 de manifestanți.
Alıcı ise, parayı ödemeden önce ürünü inceleme fırsatı bulmuş olur.Cumpărătorii nu aveau posibilitatea de a testa marfa înainte de a o cumpăra.
Böylece ülkedeki Amerikan askerî üstleri son bulmuştur.Ocupația Statele Unite din Haiti ia sfarsit.
Ama bilimsel araştırmalar heteroseksüel ve eşcinsel kişilerde bir takım biyolojik farklılıklar bulmuştur.Studiile genetice au dus și ele la evidențierea unor diferențe înnăscute între heterosexuali și homosexuali.
Sayılar teorisinde önemli sonuçlar bulmuş, olasılık ve analitik geometriye de katkılarda bulunmuştur.A avut contribuții și în geometria analitică și probabilitate.
Ürünleri NASA tarafından seçilmiş ve birçok ülkede TV ve dergilerde kendine yer bulmuştur.A termékeit a NASA választotta ki, és több országban megjelent a TV-ben és magazinokban is.
Bu yenilemelerden sonra mezarlık büyümüş ve 17 hektardan bugünkü haliyle 43 hektarı bulmuştur.A sírkertet többször is bővítették, napjainkban 43 hektár méretű.
Fransız fizikçi Edme Mariotte (1620-1684), Boyle'dan bağımsız olarak formülü 1676'da bulmuştur.Edme Mariotte (1620–1684) francia fizikus tőle függetlenül 1676-ban szintén felfedezte.
Can kayıpları açısından Türkiye'de 2008 yılı içinde vuku bulmuş en büyük karayolu kazasıdır.Ezen a lapon a 2011 nagyobb természeti katasztrófái vannak felsorolva.
Artık birbirlerini bulmuşlardır.Eszerint emberükre találtak egymásban.
12 Mart ara rejim dönemi artık fiilen son bulmuştu.De március 4-én már ténylegessé vált az akkori fals hír.
Kate, Claire'ı bulmuştur.A KSI találta meg.
Zaten jüri de teğmeni suçsuz bulmuştur.Azonban az esküdtszék bűnösnek találta őket.
Çarşı içinde maç izleme imkanı bulmuştum.Egy mérkőzésen dőlt el a továbbjutás sorsa.
(İncelediği vakaların sayısı 2002 yılında 2006’yı bulmuştur.)(A 2006-os eredmények megtekinthetők az év kiválasztásával.)
Titanik' in kalıntılarını bulmuştu.A Titanichthys halnem típusfaja.
Bu evliliği boşanma ile son bulmuştur.Ez a házasság válással végződött.
28 Temmuz 2011'de görevi son bulmuştur.2011. július 28-ától érhető el hivatalosan.
Romano henüz küçükken onu tanımış ve onu çok şirin bulmuştur.Andy már akkor érdeklődött utána, amikor még kislány volt, és most is vonzónak találja.
İlgili Sayfalar