bulmuş ile cümle
bulmuş kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Avrupa Uzay Ajansı'nın Mars Express'i muhtemel sülfat epsomite ve kieserite kalıntıları bulmuştur.A sonda Mars Express da Agência Espacial Europeia encontrou evidências do que pode ser epsomita e kieserita.
İki ay içerisinde, Faraday elektromanyetik ürünlenimim bazı belirtilerini bulmuştur.Nos próximos dois meses, Faraday descobriu diversas outras manifestações da indução eletromagnética.
Burada düzenli forma şansı bulmuş fakat takım ligi sonuncu tamamlayarak ligden düşmüştür.Foi outra decepção, mas finalmente a equipe estava no caminho certo.
Sovyet askerleri Führerbunker'e girdiğinde Krebs ve Burgdorf'un cesetlerini bulmuştur.Os corpos de Krebs e Burgdorf foram encontrados quando o exército soviético entrou no bunker.
Zaten jüri de teğmeni suçsuz bulmuştur.No entanto, Walker foi absolvido pelo júri.
Suzuki reaksiyonunu bulmuştur.É um reagente usado na reação de Suzuki.
Duruşmalara bakan iki mahkeme, 29 kişiyi suçlu bulmuş ve cadılıktan ölüme mahkûm etmiştir.Dois líderes da revolta foram julgados e considerados culpados de traição, mas foram perdoados por Washington.
Rose küçük yaşından beri teselliyi hep müzikte bulmuştur.Rose encontrou consolo na música desde cedo.
"Anar soyadını amcam bulmuş.Recebeu seu nome de um tio paterno.
Evrenin (Büyük) Mimarı, Tanrı kavramı olarak Hristiyanlıkta birçok kez kendine yer bulmuştur.O conceito de Deus como o Grande Arquiteto do Universo tem sido empregado muitas vezes no cristianismo.
Arkadaşı bu fikri gülünç bulmuştu.Na época sua idéia pareceu uma piada.
Karısı - Beckmann'ı unutup kendisine yeni bir Aşık - bulmuştur.Ela conhece Tom em Chipenden e ele fica lhe devendo um favor.
Kazılar sırasında, Denizli Müzesi uzmanları, uzun yazıtlı bomoslu bir mezar yapısı bulmuşlardır.Nela os trabalhos arqueológicas descobriram sepulcros com câmara mortuária e estrutura social articulada.
Titanik' in kalıntılarını bulmuştu.Ele morreu no naufrágio do Titanic.
C.T.R. Wilson, Bulut Odasını bu rasathanede bir ay çalıştıktan sonra bulmuştur. ^Charles Wilson inventou a câmara de nuvens após ter passado algum tempo a trabalhar nesse observatório.
Köyde altyapı çalışmaları 2012 senesinde son bulmuştur ve kanalizasyon döşenmiştir.As obras do estádio foram iniciadas em 2012, com o processo de limpeza do terreno e terraplanagem.
1976 yılında Hüseyni'nin babası Paris'te kendine bir iş bulmuştur ve bütün ailesini bu şehre taşımıştır.Em 1976, um trambiqueiro chamado Sawyer enganou sua mãe e tirou todo o dinheiro da família.
Bu zaman zarfında ipek altından daha değerli bir ürün olarak alıcı bulmuştur.Como consequência, durante algum tempo, foi considerado um metal precioso, mais valioso que o ouro.
İlk eşi Rebecca'yla 1987'de başlayan evliliği 1990'da son bulmuştur.De qualquer forma, as negociações para o casamento dela com Bernaduque de Rocaberti recomeçaram em 1387.
Artık birbirlerini bulmuşlardır.Zij proberen elkaar terug te vinden.
"Anar soyadını amcam bulmuş.Hij is naar zijn oom vernoemd.
Winton çocuklara kalacak yer bulmuş ve güvenli bir şekilde İngiltere'ye ulaşmalarını sağlamıştır.Winton vond huizen voor de kinderen en regelde voor hen een veilige overtocht naar Groot-Brittannië.
Ziggy onu çölde bulmuştur birlikte Corinh şehrine gitmişlerdir.Hij vond Ziggy, en nam hem mee naar Corinth.
Kate, Claire'ı bulmuştur.Claire betrapt hen daar.
Federal mahkeme 2010'da Proposition 8'i anayasaya aykırı bulmuştur.Een federale rechtbank verklaarde dit in 2010 strijdig met de federale grondwet.
Filmin çekimi için uygun yerleri Sjon Ueckert bulmuştur.De locatiescout zoekt een geschikte plaats om te filmen.
Xylene, Omnitrix'i Max'e göndermeyi planlamıştı fakat kazara Ben onu bulmuştur.Zij wilde hem de Omnitrix geven, maar Ben vond hem per ongeluk.
Bu yüzden Helga, iyi bir fikir bulmuştu.Cocteau vond het een uitstekend idee.
Ardından ikili kendilerini yeni bir hikâyede bulmuşlardır.De twee deden enkel mee in een tweedelig verhaal vernoemd naar hen.
Küçükken onu Çin bulmuştur fakat geçici bir süreliğine Portekiz'in yanına gitmiştir.Ze keerde met haar kinderen terug naar Zweden, maar verhuisde na enige tijd naar Duitsland.
Bu sistem 1971’de ABD’nin dolar karşılığında altın vermeyeceğini açıklamasıyla son bulmuştur.In 1971 maakte hij een einde aan de omwisseling van Amerikaanse dollars in goud.
Bu süreçte aradığı gerçeklikleri İslam dininde bulmuştur.In zijn zoektocht naar de waarheid achter de cirkels wordt hij in zijn geloof getest.
Ama onları şaşırmtak için birkaç farklı yöntem bulmuşlardır.Ze hebben een aantal bijzondere methoden om vijanden te ontwijken.
Michael Panama City'ye gelmiş ve T-Bag'i Fin Del Camino Otel'de hemen bulmuştur.T-Bag heeft een kamer genomen in het Fin del Camino hotel.
Titanik' in kalıntılarını bulmuştu.Het scelet van Titanophoneus liggend.
2008 yılında faaliyetleri son bulmuştur.De laatste werkzaamheden werden in 2008 afgerond.
Sandığı Cléante'nin uşağı La Flèche bulmuş ve efendisine vermiştir.Dit gaat zó ver, dat hij La Flèche, de bediende van Cléante ontslaat.
Bu yenilemelerden sonra mezarlık büyümüş ve 17 hektardan bugünkü haliyle 43 hektarı bulmuştur.Na nieuwe uitbreidingen heeft de begraafplaats thans een oppervlakte van 12 hectare.
Olaylar, dünya çapında yankı bulmuş olup Baltık ülkelerinin bağımsızlık ilanlarını hızlandırdı.De beelden gingen de wereld over en de internationale steun voor Baltische onafhankelijkheid nam toe.
Şarkıyı Yunanistan'lı bir arkadaşı bulmuştur.Hans krijgt bezoek van een Schotse vriend.
Lydia, şehirde yaşayan bir kadın bulmuştur grup oraya kadının evine gitmiştir.Hildy, een prostituee die hij in de stad leerde kennen, trekt bij hem in.
Willow ise bu arada arabayı bulmuştur.Aan het einde vertrekt Lavigne in dezelfde auto.
Tüm hattın tamamlanması 1911 yılını bulmuştur.Het huidige complex dateert van 1910.
Özellikle son yıllarda Dünya çapında dinleyici kitlesi bulmuştur.De laatste decennia zijn er eveneens overal ter wereld studentengroepen geweest die van zich laten horen.
Yedinci kurşun hedefi bulmuştur; fakat hile ortaya çıkmıştır.Het zevende cijfer staat achter de streep en is het controlecijfer.
Orada masör olarak iş bulmuş.Hij heeft daar een baan gevonden als massage-therapeut.
Ürünleri NASA tarafından seçilmiş ve birçok ülkede TV ve dergilerde kendine yer bulmuştur.Produkty są wybierane przez NASA i pojawiały się w telewizji i prasie w wielu krajach.
Grubun tüm faaliyetleri, Yoshihara'nın 1972'deki ölümüyle son bulmuştur.Grupa została rozwiązana po śmierci Yoshihary w 1972 r.
Albümün adını yazar Douglas Adams bulmuştur.Tytuł albumu wymyślił pisarz Douglas Adams.
T-Bag onu çoktan bulmuştur.T-Bag potem zjada go.
Artık birbirlerini bulmuşlardır.Od tej pory robią wszystko, by się wzajemnie odnaleźć.
Arkadaşı bu fikri gülünç bulmuştu.Fejzo uznał tę propozycję za absurdalną.
24 Kasım'da adanın boyutları 900×655 metrekareyi bulmuştu.Do 24 listopada wymiary wyspy wyniosły 900 na 650 metrów.
6 tane kuyruklu yıldız bulmuştur.Wystąpiło 6 gwiazd.
Bodrumda gizlenen on sivil bulmuşlardı.Dziesiątki zwłok w piwnicy.
Prof. Bazin Özbekçedeki karşılığını bulmuştur: kari erkek karcıyağ.Jego formą oboczną jest Bazyliusz, a żeńskim odpowiednikiem – Bazyla.
Yazarın adı Umberto Eco'nun Prag Mezarlığı adlı romanında kendine yer bulmuştur.Taki sposób podania wspomina Umberto Eco w powieści Cmentarz w Pradze.
Savaş, 1664 yılında yapılan Vasvar Antlaşmasıyla son bulmuştur.Po wojnie przystąpiono do odbudowy, która zakończyła się w 1664.
Fransızca ve Arapça ülkenin resmi dilleri olmakla birlikte Somalice ve Afarca da geniş yayılım bulmuştur.Choć oficjalnie językami urzędowymi są arabski i francuski, w użyciu jest także język somalijski i język afar.
Paschen bu serileri 1908 de bulmuştur.Znany również z serii Paschena, którą opisał w 1908 roku.
İlgili Sayfalar