Davanı görecek kimse yok, Yaran umarsız, şifa bulmaz.никто не заботится о деле твоем, чтобы заживить рану твою; целебноговрачевства нет для тебя;
Davanı görecek kimse yok, Yaran umarsız, şifa bulmaz.Няма кой да ходатайствува за тебе, За да бъдеш превързан; Ти нямаш целителни лекове.
Davanı görecek kimse yok, Yaran umarsız, şifa bulmaz.אין דן דינך למזור רפאות תעלה אין לך׃
Davanı görecek kimse yok, Yaran umarsız, şifa bulmaz.ليس من يقضي حاجتك للعصر ليس لك عقاقير رفادة.
Davanı görecek kimse yok, Yaran umarsız, şifa bulmaz.無 人 為 你 分 訴 、 使 你 的 傷 痕 得 以 纏 裹 、 你 沒 有 醫 治 的 良 藥
Davanı görecek kimse yok, Yaran umarsız, şifa bulmaz.無人為 你 分訴 、 使 你 的 傷痕 得以 纏裹 、 你 沒 有 醫治 的 良藥
Düşünmeye değer bulmaz.Det är inte ens värt någon omtanke.
Düşünmeye değer bulmaz.Es ist gar nicht der Überlegung wert.
Düşünmeye değer bulmaz.Het is niet de moeite waard erover na te denken.
Düşünmeye değer bulmaz.Não merece qualquer consideração.
Düşünmeye değer bulmaz.Nu merita atentia.
Düşünmeye değer bulmaz.To nie jest warte żadnej uwagi
Düşünmeye değer bulmaz.Тя не заслужава никакво разглеждане.
Düşünmeye değer bulmaz.זה כלל לא שווה איזושהי התייחסות
Düşünmeye değer bulmaz.الامر لا يستحق اي اعتبار .
Halkımın arasındaki bütün günahlılar, ‹Kötülük bizi bulmaz, bize erişmez› diyenler Kılıçtan geçirilecek.››For Sværdet skal alle Syndere i mit Folk dø, de, som siger: "Os når Ulykken ikke; den kommer ikke over os."
Halkımın arasındaki bütün günahlılar, ‹Kötülük bizi bulmaz, bize erişmez› diyenler Kılıçtan geçirilecek.››내 백성 중에서 말하기를 화가 우리에게 미치지 아니하며 임하지 아니하리라 하는 모든 죄인은 칼에 죽으리라
Halkımın arasındaki bütün günahlılar, ‹Kötülük bizi bulmaz, bize erişmez› diyenler Kılıçtan geçirilecek.››Mečem zbiti budou všickni hříšníci z lidu mého, kteříž říkají: Nepřiblížíť se, aniž potká nás to zlé.
Halkımın arasındaki bütün günahlılar, ‹Kötülük bizi bulmaz, bize erişmez› diyenler Kılıçtan geçirilecek.››Miekkaan kuolevat kaikki minun kansani syntiset, jotka sanovat: "Ei saavuta, ei kohtaa meitä onnettomuus".
Halkımın arasındaki bütün günahlılar, ‹Kötülük bizi bulmaz, bize erişmez› diyenler Kılıçtan geçirilecek.››Morrerão � espada todos os pecadores do meu povo, os quais dizem: O mal não nos alcançará, nem nos encontrará.
Halkımın arasındaki bütün günahlılar, ‹Kötülük bizi bulmaz, bize erişmez› diyenler Kılıçtan geçirilecek.››Od meča pomrú všetci hriešnici z môjho ľudu, ktorí hovoria: Nepriblíži sa k nám ani nenadíde na nás zlé.
Halkımın arasındaki bütün günahlılar, ‹Kötülük bizi bulmaz, bize erişmez› diyenler Kılıçtan geçirilecek.››Pod mečem umrjo vsi grešniki ljudstva mojega, kateri govore: Ne približa se nam in ne zadene nas nesreča.
Halkımın arasındaki bütün günahlılar, ‹Kötülük bizi bulmaz, bize erişmez› diyenler Kılıçtan geçirilecek.››בחרב ימותו כל חטאי עמי האמרים לא תגיש ותקדים בעדינו הרעה׃
Halkımın arasındaki bütün günahlılar, ‹Kötülük bizi bulmaz, bize erişmez› diyenler Kılıçtan geçirilecek.››بالسيف يموت كل خاطئي شعبي القائلين لا يقترب الشر ولا يأتي بيننا
Halkımın arasındaki bütün günahlılar, ‹Kötülük bizi bulmaz, bize erişmez› diyenler Kılıçtan geçirilecek.››我 民 中 的 一 切 罪 人 說 、 災 禍 必 追 不 上 我 們 、 也 迎 不 著 我 們 。 他 們 必 死 在 刀 下
Halkımın arasındaki bütün günahlılar, ‹Kötülük bizi bulmaz, bize erişmez› diyenler Kılıçtan geçirilecek.››我 民 中 的 一切 罪人說 、 災禍 必 追 不 上 我 們 、 也 迎 不 著 我 們 。 他 們必死 在 刀下
Milliken filmi güzel bulmazken, Dr.Dl. Milliken spunea că nu.
Milliken filmi güzel bulmazken, Dr.El señor Miliken dijo que no lo había sido.
Milliken filmi güzel bulmazken, Dr.Herr Milliken meinte nein.
Milliken filmi güzel bulmazken, Dr.Il signor Milliken diceva che non lo era.
Milliken filmi güzel bulmazken, Dr.Milliken powiedział, że nie.
Milliken filmi güzel bulmazken, Dr.Milliken úr szerint nem. Dr.
Milliken filmi güzel bulmazken, Dr.M. Milliken disait que non.
Milliken filmi güzel bulmazken, Dr.Mr. Miliken zei dat het niet zo was.
Milliken filmi güzel bulmazken, Dr.Ông Milliken trả lời là không.
Milliken filmi güzel bulmazken, Dr.Pán Milliken tvrdil, že nie.
Milliken filmi güzel bulmazken, Dr.(Risos)
Milliken filmi güzel bulmazken, Dr. Robiscek de tam tersini savunuyordu.밀리컨씨는 2편이 좋지 않다고 얘기했습니다만, 로빅첵 박사는 동의하지 않았습니다.
Milliken filmi güzel bulmazken, Dr. Robiscek de tam tersini savunuyordu.מר מיליקן אמר שלא. ד"ר רוביצ'ק חלק עליו.
Milliken filmi güzel bulmazken, Dr. Robiscek de tam tersini savunuyordu.السيد ميليكان كان يقول لا والدكتور روبيكسيك كان يخالفه
Milliken filmi güzel bulmazken, Dr.Ο κ. Μίλλικεν είπε πως όχι.
Milliken filmi güzel bulmazken, Dr.Мистер Милликен заявил, что второй хуже.
Milliken filmi güzel bulmazken, Dr.Според г-н Миликън не беше.
RABbin sevgisi hiç tükenmez, Merhameti asla son bulmaz; sayesinde yok olmadık.››A benignidade do Senhor jamais acaba, as suas misericórdias não têm fim;
RABbin sevgisi hiç tükenmez, Merhameti asla son bulmaz; sayesinde yok olmadık.››Ấy là nhờ sự nhơn từ Ðức Giê-hô-va mà chúng ta chưa tuyệt. Vì sự thương xót của Ngài chẳng dứt.
RABbin sevgisi hiç tükenmez, Merhameti asla son bulmaz; sayesinde yok olmadık.››Ấy_là nhờ sự nhơn từ Ðức_Giê - hô-va mà chúng_ta chưa tuyệt . Vì sự thương_xót của Ngài chẳng dứt .
RABbin sevgisi hiç tükenmez, Merhameti asla son bulmaz; sayesinde yok olmadık.››Az Úr kegyelmessége az, hogy még nincsen végünk; mivel nem fogyatkozik el az õ irgalmassága!
RABbin sevgisi hiç tükenmez, Merhameti asla son bulmaz; sayesinde yok olmadık.››Bunătăţile Domnului nu s'au sfîrşit, îndurările Lui nu sînt la capăt,
RABbin sevgisi hiç tükenmez, Merhameti asla son bulmaz; sayesinde yok olmadık.››Chet. Je to mnohonásobná milosť Hospodinova, že sme nevyhynuli docela; lebo neprestaly jeho zľutovania.
RABbin sevgisi hiç tükenmez, Merhameti asla son bulmaz; sayesinde yok olmadık.››Die Güte des HERRN ist's, daß wir nicht gar aus sind; seine Barmherzigkeit hat noch kein Ende,
RABbin sevgisi hiç tükenmez, Merhameti asla son bulmaz; sayesinde yok olmadık.››Herran armoa on, ettemme ole aivan hävinneet, sillä hänen laupeutensa ei ole loppunut:
RABbin sevgisi hiç tükenmez, Merhameti asla son bulmaz; sayesinde yok olmadık.››HERRENs Miskundhed er ikke til Ende, ikke brugt op,
RABbin sevgisi hiç tükenmez, Merhameti asla son bulmaz; sayesinde yok olmadık.››Herrens miskunnhet er det at det ikke er forbi med oss; for hans barmhjertighet har ennu ikke ende.
RABbin sevgisi hiç tükenmez, Merhameti asla son bulmaz; sayesinde yok olmadık.››HERRENS nåd är det att det icke är ute med oss, ty det är icke slut med hans barmhärtighet.
RABbin sevgisi hiç tükenmez, Merhameti asla son bulmaz; sayesinde yok olmadık.››Kasih TUHAN kekal abadi, rahmat-Nya tak pernah habis
RABbin sevgisi hiç tükenmez, Merhameti asla son bulmaz; sayesinde yok olmadık.››여호와의 자비와 긍휼이 무궁하시므로 우리가 진멸되지 아니함이니이다
RABbin sevgisi hiç tükenmez, Merhameti asla son bulmaz; sayesinde yok olmadık.››Le misericordie del Signore non sono finite, non è esaurita la sua compassione
RABbin sevgisi hiç tükenmez, Merhameti asla son bulmaz; sayesinde yok olmadık.››Les bontés de l`Éternel ne sont pas épuisés, Ses compassions ne sont pas à leur terme;
RABbin sevgisi hiç tükenmez, Merhameti asla son bulmaz; sayesinde yok olmadık.››Por la bondad de Jehovah es que no somos consumidos, porque nunca decaen sus misericordias
RABbin sevgisi hiç tükenmez, Merhameti asla son bulmaz; sayesinde yok olmadık.››Prevelika dobrotljivost GOSPODOVA je, da nismo docela pokončani, ker nima konca usmiljenje njegovo,