20 yıl önce biyolog olarak kutup ayıları üzerinde çalışırken hiç ölü ayı bulmazdık.Когато работех върху полярните мечки като биолог преди 20 години, никога не бяхме намирали мъртви мечки.
20 yıl önce biyolog olarak kutup ayıları üzerinde çalışırken hiç ölü ayı bulmazdık.Когда я изучал белых медведей 20 лет назад, мы никогда не находили мёртвых медведей.
20 yıl önce biyolog olarak kutup ayıları üzerinde çalışırken hiç ölü ayı bulmazdık.Коли я працював біологом і вивчав полярних ведмедів, 20 років тому, ми ніколи не бачили мертвих ведмедів.
20 yıl önce biyolog olarak kutup ayıları üzerinde çalışırken hiç ölü ayı bulmazdık.כאשר עבדתי על דובי קוטב כביולוג לפני 20 שנה, לא היינו מוצאים דובים מתים.
20 yıl önce biyolog olarak kutup ayıları üzerinde çalışırken hiç ölü ayı bulmazdık.ان طيلة فترة عملي على مدى ال20 عام لم اكن اصدف دببة نافقة بهذا الكم
20 yıl önce biyolog olarak kutup ayıları üzerinde çalışırken hiç ölü ayı bulmazdık.まず見かけなかったものです それがこの4、5年は
Ama içeriye girmek için bir yol bulur bulmaz, insanlar bana kucak açtı.Dar odată ce am reușit să intru, oamenii m-au îmbrățișat.
Ama içeriye girmek için bir yol bulur bulmaz, insanlar bana kucak açtı.Pero una vez en el interior, la gente me abrazó.
Ama içeriye girmek için bir yol bulur bulmaz, insanlar bana kucak açtı.Но когда я нашла путь внутрь, люди окружили меня.
Ama içeriye girmek için bir yol bulur bulmaz, insanlar bana kucak açtı.自分たちの話を伝えてほしいと 言われました
Benim gibi simyacı olsaydın o kadar çılgın bulmazdın.Ei alkemistin mielestä.
Benim gibi simyacı olsaydın o kadar çılgın bulmazdın.Gdybyś był alchemikiem, nie uznałbyś mnie za szaleńca.
Benim gibi simyacı olsaydın o kadar çılgın bulmazdın.Hvis du var alkymist, tænkte du ikke sådan.
Benim gibi simyacı olsaydın o kadar çılgın bulmazdın.Se fosses alquimista, como eu, não a acharias maluca.
Benim gibi simyacı olsaydın o kadar çılgın bulmazdın.Se fossi un alchimista come me non diresti così.
Benim gibi simyacı olsaydın o kadar çılgın bulmazdın.Si fueras alquimista como yo, le verías el sentido.
Benim gibi simyacı olsaydın o kadar çılgın bulmazdın.Vore du en alkemist, som jag, skulle du inte tycka det.
Benim gibi simyacı olsaydın o kadar çılgın bulmazdın.Αν ήσουν κι εσύ αλχημιστής δεν θα σου φαινόταν παράλογη.
Benim gibi simyacı olsaydın o kadar çılgın bulmazdın.Будь ты алхимиком, как я, ты бы не считал это безумием.
Birkaç bin tane hedef bulmazsınız o bölgede.Anda tidak akan menemukan banyak sasaran di daerah tersebut.
Birkaç bin tane hedef bulmazsınız o bölgede.Bạn không thể tìm thấy hàng ngàn mục tiêu như vậy ở đó được.
Birkaç bin tane hedef bulmazsınız o bölgede.Det går inte att hitta flera tusen mål i det området.
Birkaç bin tane hedef bulmazsınız o bölgede.În acea zonă nu găsești mii de ținte.
Birkaç bin tane hedef bulmazsınız o bölgede.이제 그 지역에서 수 천개의 표적을 찾을 필요는 없죠.
Birkaç bin tane hedef bulmazsınız o bölgede.Man finder ikke mange tusinde mål i det område.
Birkaç bin tane hedef bulmazsınız o bölgede.Não encontrámos vários milhares de alvos naquela área.
Birkaç bin tane hedef bulmazsınız o bölgede.Nos, ebben a zónában nem találsz több ezer célpontot.
Birkaç bin tane hedef bulmazsınız o bölgede.No se encuentran varios miles de objetivos en ese área.
Birkaç bin tane hedef bulmazsınız o bölgede.Nu ga je in dat gebied geen duizenden doelen vinden.
Birkaç bin tane hedef bulmazsınız o bölgede.Nun, in diesem Gebiet gibt es nicht mehrere Tausend Ziele.
Birkaç bin tane hedef bulmazsınız o bölgede.On ne trouve pas plusieurs milliers de cibles dans cette zone.
Birkaç bin tane hedef bulmazsınız o bölgede.Ora non ci sono diverse migliaia di bersagli in quella zona.
Birkaç bin tane hedef bulmazsınız o bölgede.Teraz, nie znajdziesz w tamtej okolicy kilku tysięcy takich miejsc.
Birkaç bin tane hedef bulmazsınız o bölgede.Δεν υπάρχουν χιλιάδες στόχοι σε αυτή την περιοχή.
Birkaç bin tane hedef bulmazsınız o bölgede.И вы не найдёте там несколько сотен потенциальных объектов.
Birkaç bin tane hedef bulmazsınız o bölgede.І ви не знайдете там декілька тисяч потенційних об'єктів.
Birkaç bin tane hedef bulmazsınız o bölgede.Сега, не можете да откриете няколко хиляди цели в тази област.
Birkaç bin tane hedef bulmazsınız o bölgede.אתה לא מוצא כמה אלפי מטרות באזור הזה.
Birkaç bin tane hedef bulmazsınız o bölgede.وحتماً لا توجد في تلك المنطقة .. العديد من الاهداف
Birkaç bin tane hedef bulmazsınız o bölgede.おおむね、 Bushehr 原子力発電所、
Davanı görecek kimse yok, Yaran umarsız, şifa bulmaz.Chẳng ai lấy cớ ngươi cầu thay , để ngươi được ràng_buộc ; ngươi chẳng có thuốc chữa .
Davanı görecek kimse yok, Yaran umarsız, şifa bulmaz.Chẳng ai lấy cớ ngươi cầu thay, để ngươi được ràng buộc; ngươi chẳng có thuốc chữa.
Davanı görecek kimse yok, Yaran umarsız, şifa bulmaz.Deine Sache behandelt niemand, daß er dich verbände; es kann dich niemand heilen.
Davanı görecek kimse yok, Yaran umarsız, şifa bulmaz.Ei kukaan aja sinun asiaasi; sinun haavaasi ei paranneta, se ei kasva umpeen.
Davanı görecek kimse yok, Yaran umarsız, şifa bulmaz.Er is niemand die u kan helpen of uw wond kan verbinden. Geen medicijn is er tegen opgewassen.
Davanı görecek kimse yok, Yaran umarsız, şifa bulmaz.Ingen fører din Sag. For din Byld er ingen Lægedom, for dig ingen Helse.
Davanı görecek kimse yok, Yaran umarsız, şifa bulmaz.Ingen tager sig an din sak, så att han sköter ditt sår; ingen helande läkedom finnes för dig.
Davanı görecek kimse yok, Yaran umarsız, şifa bulmaz.Ingen tar sig av din sak, så han klemmer ditt sår ut; lægedom, plaster finnes ikke for dig.
Davanı görecek kimse yok, Yaran umarsız, şifa bulmaz.네 송사를 변호할 자가 없고 네 상처를 싸맬 약이 없도다
Davanı görecek kimse yok, Yaran umarsız, şifa bulmaz.Não há quem defenda a tua causa; para a tua ferida não há remédio nem cura.
Davanı görecek kimse yok, Yaran umarsız, şifa bulmaz.Nebude, kdo by přisoudil při tvou k uléčení; lékařství platného žádného míti nebudeš.
Davanı görecek kimse yok, Yaran umarsız, şifa bulmaz.Neni toho, kto by riešil tvoju pravotu, neni, kto by vytlačil a obviazal; neni tebe lieku, ktorý by vyhojil.
Davanı görecek kimse yok, Yaran umarsız, şifa bulmaz.Niciunul nu-ţi apără pricina, ca să-ţi lege rana; nu -i niciun leac, niciun mijloc de vindecare!
Davanı görecek kimse yok, Yaran umarsız, şifa bulmaz.Nie będzie, ktoby sądził sprawę twoję ku uleczeniu; lekarstwa ku uleczeniu mieć nie będziesz.
Davanı görecek kimse yok, Yaran umarsız, şifa bulmaz.Nihče se ne mara potegniti za pravdo tvojo; za rano svojo nimaš zdravila, ne obveze.
Davanı görecek kimse yok, Yaran umarsız, şifa bulmaz.nki sincsen, a ki megítélje a te ügyedet, hogy bekösse [sebedet,] orvosságok és balzsam nincsenek számodra.
Davanı görecek kimse yok, Yaran umarsız, şifa bulmaz.No hay quien juzgue tu causa; no tienes remedio eficaz para tu úlcera
Davanı görecek kimse yok, Yaran umarsız, şifa bulmaz.Nul ne défend ta cause, pour bander ta plaie; Tu n`as ni remède, ni moyen de guérison.
Davanı görecek kimse yok, Yaran umarsız, şifa bulmaz.Per la tua piaga non ci sono rimedi, non si forma nessuna cicatrice
Davanı görecek kimse yok, Yaran umarsız, şifa bulmaz.δεν υπαρχει ο κρινων την κρισιν σου, ωστε να ανορθωθης δεν υπαρχουσι δια σε φαρμακα θεραπευτικα.