Çakışma bulmak için gereken ortalama işlem sayısı 263 'e düşürüldü.שושלת לרסה שתחילתה בנפילת שושלת אור 3 התקיימה 262 שנים.
Bu şekilde değerlendirecek olursa, Hicaz makamındaki eserlerin sayısı 2481'i bulmaktadır.על מנת לדעת מהי כמות מידת האיפה יש להכפיל את שיעור הביצה ב-432.
Kızların ilgi gösterdiği Yaten, hayranlarını hiç sevmez ve sadece prenseslerini bulmak için şarkı söyler.בכל אחת מהנשים אותן הוא פוגש יש משהו שלא מוצא חן בעיניו, והוא לא משוכנע בכך שהן נסיכות אמיתיות.
Altınları bulmak istemektedir.היא השיגה את הזהב.
Sağlığı yüzünden iş bulmak konusunda problem yaşadı.הוא התקשה למצוא עבודה.
Hayattakı diğer bir amacı ise annesini bulmaktır.רוצה את האבן כדי להשיג את אמו.
Japonya dışında gerçek vasabi bitkisini bulmak zordur.למעשה, בברזיל חיה הקהילה היפנית הגדולה ביותר מחוץ ליפן.
Güney yarımküre keşfedilir ve denizciler yön bulmak için yeni takımyıldızlar bulurlar.בני הים מועברים לכנרת ונדהמים לגלות את המרחבים החדשים.
Bazıları evine dönmüş, bazıları farklı sebeplerle (aşkını bulmak gibi) ayrılmıştır.חלק מתושבי הבית מגיעים עצמאית, וחלקם מופנים על ידי גורמי הרווחה.
Margo, Orlando'ya dönme niyeti olmadığını ve kendini bulmak için kaçtığı açıklar.מרגו אומרת לו שהיא לא מעוניינת לחזור לאורלנדו ושהיא לא ציפתה שקוונטין באמת יגיע אליה.
Diğer kardeşi bulmak için hemen CIA yola koyulur.יוצא למסע בחיפוש אחרי אחיו לו.
Bunda Beckett'ın, savaşın dünyayı ne hâle getirdiğine ilişkin deneyimlerinin izlerini bulmak mümkündür.מפתה לראות בזה השתקפות של הבנתו של בקט את מה שהמלחמה עשתה לעולם.
"Aradığınızı bulmak konusunda çok dikkatli olun."באמצעותו תבין באופן מלא כל שתידרש לעשות".
Yönünü bulmak için İyi şansa ve talih yıldızlarına İhtiyacın var.כלומר, מביאים להשגת המטרות ולגישה חיובית של הכפיפים כלפי המנהיג.
Churchill, "Savaşı kazanacak bir General bulmak gerçekten olanaksız mı" demektedir.Чърчил казва, „Наистина ли е невъзможно да се намери генерал, който да може да спечели битка?“.
Bugün bilim adamları bu durumu yıldızların hangi elementlerden oluştuklarını bulmak için kullanmaktadırlar.В днещни дни учените използват това явление за да определят елементния състав на дадена звезда.
İnsanların motivasyon bulmak ve hedefler koymak için amaca ihtiyaçları vardır.Хората се нуждаят от цел, за да открият мотивация и и да реализират намеренията си.
Tek amacı eşini bulmaktır.Съпругът се опитва да намери жена си.
Sawyer bambuyu bulmak için ormana gider.Тамура отива в гората да търси Нагамацу.
Bunların yaşları da dört bin yılı bulmaktadır.Някои находки са на възраст над 4 000 години.
Bu sistemin toplam ağırlığı 22.5 kiloyu bulmaktaydı.Общото тегло на системата е 35,5 кг.
Üstelik bu gidişin ardından eski sevgilileri doğru kişiyi de bulmaktadır.Въпрос на време е да намерят и подходящият изпълнител.
Indianapolis olan bir şehir bulmak zorundasın.Тази статия е за града в Индиана.
Yine de eserlerini iyi müşteri bulmaktaydı.Обитателите му са били и добри занаятчии.
Onun icin babasını bulmak üzere yola çıkmak istemektedir.По съвет на майка си, се отправил да търси баща си.
Bu dönemde verdiği bir röportajda, kenara çekileceğini ve yeni sanatçılar bulmakla uğraşacağını söylemişti.Говорело се е, че по това време се е занимавал с Тъмни изкуства и е набирал последователи.
Sonunda ikisi de cin perisini bulmak için yola çıkarlar.От тук нататък двамата започват да си сътрудничат при изследването на макромолекулите.
Buddy Holly'e ait birçok belgesel DVD bulmak mümkün.Подробен списък на различни такива програми може да се намери на Уики Уики Уеб.
Russell ayrıca Alys’in annesini de sevmiyordu ve onu kontrolcü ve zalim bulmaktaydı.Russell također nije volio Alysinu majku, koju je smatrao okrutnom i željnom kontrole.
Benjamin Daisy'nin arkadaşlarından birinden telgraf alır ve hemen onu bulmak için Paris'e gider.Benjamin dobiva telegram s tom obaviješću od njenih prijatelja i odmah se zaputi u Pariz kako bi je pronašao.
Bu defa yeni yasalar bulmak gerekir.Ovog puta je to zaživjelo u zakonu.
Grup saklanacak yer bulmak için koşmaya başlar.Počeli su bježati tj tražiti sklonište.
Altınları bulmak istemektedir.Želi novac ili zlato.
Alerjik deri hastalıklarının sebebini bulmak oldukça güçtür.Postoji razlog zbog kojeg se vjeruje da su alergije nasljedne.
50 yıldır sorduğu sorunun cevabını artık bulmak zorundadır.Na proslavu 50 godina kazališta u kojem je provela 40 godina nije pozvana.
Toplam personel sayısı ise 3.000'i bulmaktadır.Ukupan broj zaposlenih je oko 3 000.
Austin onu tekrar bulmak istemektedir.Chaplin je pokušava ponovno osvojiti.
"Aradığınızı bulmak konusunda çok dikkatli olun."Čuvaj se dakle kako zboriš!'
Ama bu kelimeyi bulmak bir haftamı aldı."Godinama sam pokušavao ispraviti tu priču."
Hedefi ise paha biçilemez tarihi bir eseri bulmaktır.To znači, da je u svakom slučaju riječ o povjesnom objektu.
Komorlar'ın kıyılarında ise birçok balık çeşidi yaşam alanı bulmaktadır.Pored toga, na obalama toplih mora živi i veliki broj vrsta Anguilliformes.
Annesini sürekli sıkıcı bulmaktadır.Instinktivno slijede svoju majku.
Genç kuşak, iş bulmak amacıyla Merkez ilçeye göç etmektedir.Najveći postotak mladih bio je primoran na migraciju u potrazi za poslom.
Ordudan ayrıldıktan sonra iş bulmakta zorlanır.Po odchode z armády mal problém nájsť si vhodné zamestnanie.
Neredeyse her atış hedefi bulmaktaydı.Každá vystrelená strela trafila svoj cieľ.
Mezun olduktan sonra Einstein iki yılını sıkıntılı bir şekilde bir öğretmen işi bulmak için harcadı.Po absolvovaní štúdia mal Einstein problémy s nájdením učiteľského miesta.
Peter’ı bulmak için okuluna saldırır.A spoznáva aj šikanovanie Petra v škole.
Annesini bulmak için geri dönmeden önce yaptığı bir yolculuğu anlatır.Nechce matke po jej návrate o svojom vzťahu najskôr povedať.
Yiyecekleri dokunarak bulmak için.Potom sa pri získavaní potravy striedajú.
Bunların sayısı 200’ü bulmaktadır.Ich počet uvádza ako „okolo 200“.
Çevre müzelerde bunları bulmak mümkündür.V tomto múzeu je možné pozrieť si ca.
Çeşitli mesleklere sahip işçiler, katedralin çevresinde belirli alanlarda toplanarak iş bulmak için beklerdi.Ľudia, ktorí chceli vidieť katafalk dokonca na mnohých miestach zaplnili strechy domov.
Ana madde: Eratosten kalburu Eratosthenes asal sayıları bulmak için basit bir algoritma geliştirmiştir.Na vytvorenie zoznamu prvočísel existujú rôzne algoritmy, napr. Eratostenovo sito.
Salvelinus türlerini bütün kuzey yarım küresinde bulmak mümkündür.Salvádorské investície je možné nájsť v celej Strednej Amerike.
Başka bir görev ise en iyi seçeneği bulmak veya hangisinin diğerlerine göre önceliği olduğunu belirlemektir.To spôsobuje problém na prijímacej strane, ktorá musí zistiť, ktorý bit má ako prvý prijať.
Uslan en başta stüdyo bulmakta zorlandı.Na začiatku štúdia bol etatistom.
Öldürülenlerin sayısı 200 bin kişiyi bulmaktaydı.Telá známej dvojice chcelo vidieť tisíce ľudí.
Bu sayede daha sonra kutuyu bulmak isteyen geocacher'ler GPS cihazları ile kutuyu aramaya başlayabilirler.Geocacher - hľadač teda potrebuje na nájdenie GPS prijímač a prístup na internet.
Ancak hangi yöne olduğunu bulmak için sağ el kuralı uygulanmalıdır.Pravilo desne roke pa nam pove katera smer je pravilna.
Bu, insanlara motivasyon bulmak ve hedefler koymak için bir amaca ihtiyaç duydukları inancını yansıtır.Odraža prepričanje, da ljudje potrebujejo namen, da najdejo motivacijo in uveljavijo cilje.