Ana içeriğe geç
Sözlük

bulmak ile cümle

bulmak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Mutlu olmamız için bir yol bulmak istiyorum.I want to find a way for us to be happy.
Çalışmak için sessiz bir yer bulmak istiyorum.I want to find someplace quiet to study.
Bir tane istiyorsan, kendininkini bulmak zorunda kalacaksın.If you want one, you'll have to find your own.
Neden Tom bizi bulmak istiyor?Why does Tom want to find us?
Oturup dinlenebileceğim bir yer bulmak istiyorum.I want to find somewhere I can sit down and relax.
O kazada kaç kişinin öldüğünü bulmak istiyorum.I want to find out how many people died in that accident.
Bu konuda daha fazla bilgi bulmak istiyorsan lütfen bizi ara.If you want to find out more information about this, please call us.
Ben kafeteryada yarı zamanlı iş bulmak istiyorum.I'd like to get part-time work in the cafeteria.
Bir örnek bulmak kolay.It's easy to find an example.
Teşhis bulmak kolay değildir.It is not easy to find recognition.
Eğer bir şey bulmak istiyorsan, bakmak gibi bir şey yoktur.There is nothing like looking, if you want to find something.
Kendimi Tom'la yalnız bulmaktan nefret ederdim.I would hate to find myself alone with Tom.
Gerçek aşkı bulmak istiyorum.I want to find true love.
Gezi için bir rehber bulmak gerekliydi.It was necessary to find a guide for the trip.
Onu bugün bulmak çok zor.It's very hard to find that today.
Kendi yolunu bulmak zorundasın.You have to find your own way.
Tom'u bulmak için yapabileceğimiz her şeyi yaptığımıza seni temin ederim.I assure you we're doing everything we can to find Tom.
Cevap bulmak için buraya geldim.I came here to find answers.
Arkadaş bulmak onun için kolay.It's easy for him to make friends.
Arkadaş bulmak için harika bir yol.It's a great way to make friends.
Okuldan ayrılıp bir iş bulmak zorunda kaldım.I had to drop out of college and get a job.
Anahtarı bulmak zorundayım.I have to find the key.
Tom'u bulmak için birine ihtiyacım.I need someone to find Tom.
Onu kimin yaptığını bulmak için hiç kaygılanmadım.I never bothered to find out who did that.
Hâlâ benimle gidecek birini bulmak zorundayım.I still have to find someone to go with me.
Hâlâ bana yardım edecek birini bulmak zorundayım.I still have to find someone to help me.
Bu, samanlıkta bir iğne bulmak gibidir.That's like finding a needle in a haystack.
Fransızca konuşan bir doktor bulmak istiyorum.I'd like to find a French-speaking doctor.
Onu bulmak zorundayım.I have to find that.
Tom'un ne dediğini bulmak için can atıyorum.I'm dying to find out what Tom said.
Biz senin otelini bulmakta zorluk yaşadık.We had difficulty finding your hotel.
Senin yaşaman için bir yer bulmakta herhangi bir sorunun olmayacaktır.You won't have any trouble finding a place to live.
Hava kararmadan Tom'u bulmak zorundayız.We have to find Tom before it gets dark.
Beni bulmakta herhangi bir sorun yaşamazsın.You won't have any trouble finding me.
Ben şeyler bulmakta çok iyiyim.I'm very good at figuring things out.
Tom Mary'yi bulmak için yardım etmemi istedi.Tom asked me to help find Mary.
Başka bir iş bulmak zorundayım.I have to find another job.
Yemek bulmak için çıktım.I went out to find food.
Çok para kazanmak için bir yol bulmak zorundayım.I must find a way to make a lot of money.
O aptalca bir şey yapmadan önce onu bulmak zorundayım.I've got to find him before he does something stupid.
O aptalca bir şey yapmadan önce onu bulmak zorundayız.We've got to find her before she does something stupid.
Konuşmak için bir şeyler bulmak bizim için hiç zor değildi.It was never hard for us to find something to talk about.
Irmağın kaynağını bulmak için bütün gün tırmandılar.They climbed all the day to find the source of the river.
Tom bir kullanılmış araba satıcısı bulmak için sarı sayfalara baktı.Tom looked in the yellow pages to find a used car dealer.
Evimi bulmakta zorlandın mı?Was it hard for you to find my house?
Evi bulmakta zorlandın mı?Was it hard for you to find my house?
Biz bunu kimin yaptığını bulmak zorundayız.We have to find out who did this.
Bizim karşılıklı sorunumuza bir çözüm bulmak için birlikte çalışmamız gerekmektedir.We need to work together to find a solution to our mutual problem.
Soruna bir çözüm bulmak için bize yardım eder misiniz?Could you help us find a solution to the problem?
Sorun Tom'u bulmaktı.The problem is finding Tom.
Tom soruna bir çözüm bulmak için hayatını adadı.Tom devoted his life to finding a solution to the problem.
Tom probleme bir çözüm bulmak için hayatını adamış.Tom devoted his life to finding a solution to the problem.
Anahtarlarımı bulmakla şanslıydım.I was lucky to find my keys.
Anahtarlarını bulmak için şanslıydın.You were lucky to find your keys.
Nasıl bilmiyorum ama, sen bir çözüm bulmak zorundasın.I don't know how, but you have to find a solution.
Arabamın parçalarını bulmakta çok zor zaman geçiriyorum.I'm having a very hard time finding parts for my car.
Onu durdurmak için bir yol bulmak zorundayız.We have to find a way to stop it.
Başka bir iş bulmak zor.It's difficult to find another job.
John fizik problemine cevap bulmak için çaba harcadı.John struggled to find out the answer to the physics problem.
Mary'nin evini bulmakta başarısız oldum.I failed to find Mary's house.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod