Tom beni bulmayacak.Tom won't find me.
Tom bir park yeri bulmak için sokaklarda on dakika araç sürdü.Tom drove the streets for ten minutes in search of a parking place.
Seni bulmak zor değildi.You weren't difficult to find.
Bulması çok zor değildin.You weren't very difficult to find.
Tom'a yardım etmenin bir yolunu bulmak zorundayım.I have to find a way to help Tom.
Sami, Leyla'yı bulmak istiyordu.Sami wanted to find Layla.
Tom'u bulmaya geri dönüyorum.I'm going back to find Tom.
Uygun bir çift ayakkabı bulmam biraz zaman aldı.It took me a while to find a pair of shoes that fit.
Aradığım şeyi bulmak biraz zamanımı aldı.It took me a while to find what I was looking for.
Saklanacak iyi bir yer bulmamız gerek.We need to find a good place to hide.
Tom'u bulmak zor olmayacak.Finding Tom won't be difficult.
Onu bulmana yardım edeceğiz.We'll help you find it.
Tom'u bulmana yardım edeceğiz.We'll help you find Tom.
Tom ve Mary aradıkları şeyi henüz bulmadılar.Tom and Mary haven't found what they're looking for yet.
Tom iş bulmakta sorun yaşadı.Tom had trouble finding a job.
Tom yanlış bir şey bulmadı.Tom didn't find anything wrong.
Tom bir iş bulmakta zorlandı.Tom had difficulty finding a job.
Tom iş bulmakta zorlandı.Tom had a hard time finding a job.
Tom iş bulmakta sıkıntı yaşadı.Tom had a hard time finding a job.
Tom'un yerine koyacak birini bulmak zor olacak.It's going to be hard to find somebody to replace Tom.
Tom'u değiştirmek için birini bulmak zor olacak.It's going to be difficult to find somebody to replace Tom.
Bunu yapmak için zaman bulmak zor.It's hard to find the time to do that.
Bunu yapmak için zaman bulmak zor olacak.It'll be hard to find the time to do that.
Tom'un onu yapmak için bir yol bulması muhtemeldir.Tom is likely to find a way to do that.
Sonra ne yapmamız gerektiğini bulmalıyız.We have to figure out what we should do next.
Tom burada hiçbir şey bulmayacak.Tom won't find anything here.
Boston'da bir iş bulmak istiyorum.I'd like to find a job in Boston.
Tom bir iş bulmaya çalışıyor, değil mi?Tom is trying to find a job, isn't he?
Seni bulmaya çalışmayacağım.I won't try to find you.
Soruna bir çözüm bulmaya çalışacağım.I'll try to come up with a solution to the problem.
Kafa bulma benimle.Stop busting my balls.
Bunu yapmanın bir yolunu bulmaya çalışıyorum.I've been trying to figure out a way to do that.
Benimle kafa bulmayı bırakın.Quit making fun of me.
Onları durdurmanın bir yolunu bulmalıyız.We must find a way to stop them.
Henüz iyi bir çözüm bulmadık.We haven't yet found a good solution.
Bu şehirde üzerinde uyunabilecek bir bank bulmak zor.It's hard to find a bench that you can sleep on in this city.
Tom rahatlatıcı bir şeyler bulmak umuduyla radyoyu değiştirdi.Tom changed the station hoping to find something relaxing.
Tom işe gidip gelirken yolda bulmaca çözmeyi seviyor.Tom likes to solve crossword puzzles on his commute.
Tom boş zamanlarında çengel bulmaca çözmeyi sever.Tom likes to solve arrowword puzzles in his spare time.
Kare bulmacayı mı, yoksa çengel bulmacayı mı daha çok seviyorsun?Which crossword do you like better, American-style or Swedish-style?
Polis, Tom'un garajında hiç silah bulmadı.The police didn't find any weapons in Tom's garage.
Ne bulmayı umdun?What did you hope to find?
Ne bulmayı umuyordun?What were you hoping to find?
Leyla Müslüman bir koca bulmak için dua ediyordu.Layla was praying for a Muslim man.
Leyla Müslüman bir koca bulmak istiyordu.Layla wanted to find a Muslim husband.
Bir iş bulmaya çalışıyorum yalnızca.Tom is just trying to get a job.
Tom'un ofisini bulmak kolay olmadı.It wasn't easy to find Tom's office.
Yeni bir iş bulmam gerekiyor.I need to find a new job.
Tom'un bir daire bulmasına yardımcı oldum.I helped Tom find a flat.
Tom iş bulmakta çok sıkıntı yaşıyor.Tom is having a lot of trouble finding a job.
Bir iş bulmanıza yardımcı olabilirim.I can help you find a job.
Hâlâ bu bulmacayı çözemiyorum.I still can't figure out this puzzle.
Kendinize kalıcı bir iş bulmanız gerek.You need to find yourself a steady job.
Türkçede 'bulmak' kelimesi icat anlamında da kullanılıyor."Bulmak" word is used for "to invent" in Turkish.
Bazen iyi bir iş bulmak zordur.Sometimes it is difficult to find a good job.
Evini bulmak kolay.Her house is easy to find.
Bu sorunun cevabını bulmaya çalışıyoruz.We're trying to find the answer to that question.
Çalıştığı yere fazla uzak olmayan bir daire bulması lazım.He needs to find an apartment not too far from where he works.
Yemen'deki savaş son bulmalı.The war in Yemen has to end.
Onun gibisini bu zamanda bulması çok zor.It's hard to find someone like him these days.