Yaşamak için bir yer bulmakta zorlanıyorum.I'm having trouble finding a place to live.
Tom bir iş bulmakta zorlanmayacak.Tom will have no difficulty finding a job.
Yaşamak için bir yer bulmakta zorlandım.I had trouble finding a place to live.
Tom hâlâ bir yolunu bulmaya çalışıyor.Tom is still trying to figure it out.
Tom'un evini bulmakta zorlanmadımI had no trouble finding Tom's house.
Tom'un evini bulmakta zorluk çekiyordum.I had difficulty finding Tom's house.
Tom iş bulmada zorlanmadı.Tom had no difficulty getting a job.
Tom bir iş bulmakta zorlanmadı.Tom had no difficulty finding a job.
Tom'un bunu yapmanın bir yolunu bulmalı.Tom needs to find a way to do that.
Tom, yarı zamanlı bir iş bulmak istedi.Tom wanted to get a part-time job.
Tom'un evini bulmakta sıkıntım oldu.I had trouble finding Tom's house.
Tom Mary'nin yerini bulmakta güçlük çekti.Tom had difficulty locating Mary.
Evini bulmakta zorluk yaşadım.I had trouble finding your house.
Tom asla Mary'yi bulmayacak.Tom is never going to find Mary.
Tom Mary'yi bulmakta güçlük çekiyordu.Tom had difficulty finding Mary.
Yeni bir daire bulmak istiyorum.I want to find a new apartment.
Tom muhtemelen Mary'yi bulmayacak.Tom isn't likely to find Mary.
Tom nedenini bulmaya çalışıyor.Tom is trying to find out why.
Tom asla bizi bulmayacak.Tom is never going to find us.
Tom beni asla bulmayacak.Tom is never going to find me.
Tom Mary'yi bulmayacak.Tom isn't going to find Mary.
Tom hâlâ düşünerek bulmaya çalışıyor.Tom is still figuring it out.
Bir benzin istasyonu bulmam gerekiyor.I need to find a gas station.
Bir iş bulmaya çalışıyorum.I'm trying to find a job.
Tom'un bir iş bulması gerekiyor.Tom needs to find a job.
Tom ve ben Mary'yi kendimiz bulmak zorunda kalacağız.Tom and I'll have to find Mary ourselves.
Geçen hafta giydiğim o siyah eteği bulmaya çalışıyorum.I'm trying to find that black skirt I wore last week.
Tom, ihtiyacım olanı bulmama yardım edeceğini söyledi.Tom said he'd help me find what I needed.
Tom seni bulmamı istedi.Tom asked me to find you.
Bunu yapmak için bir yol bulmaya çalışacağım.I'm going to try to find a way to do that.
Tom, polisin kızını kimin öldürdüğünü bulmasını umuyor.Tom hopes that the police find out who killed his daughter.
Tom ona yardım edecek birini bulmaya çalıştı.Tom tried to get someone to help him.
İş bulmakta zorluk yaşadım.I had a hard time finding work.
Tom, Mary'ye bir iş bulmasında yardım etti.Tom helped Mary find a job.
Tom, Mary'nin John'u bulmasına yardım etti.Tom helped Mary find John.
Tom, Mary'nin John'u bulmasına yardımcı oldu.Tom helped Mary find John.
Tom, Mary'yi bulmamı istedi.Tom asked me to find Mary.
Onu durdurmak için bir yol bulmalıyız.We must find a way to stop her.
Tom'u durdurmak için bir yol bulmalıyız.We must find a way to stop Tom.
Tom'u durdurmak için bir yol bulmamız gerek.We need to find a way to stop Tom.
Tom'u durdurmak için bir yol bulmak zorundayız.We have to find a way to stop Tom.
Park edecek bir yer bulmam uzun zaman aldı.It took me a long time to find a place to park.
Park edecek bir yer bulmakta zorluk yaşadım.I had trouble finding a place to park.
Bu bulmacalarda eksik bir parça var.This puzzles has a missing piece.
Bu bulmacada eksik bir parça var.There's a piece missing from this puzzle.
Onu yapmanın bir yolunu bulmaya çalışacağım.I'll try to find some way to do that.
Sami kayıp karısını asla bulmadı.Sami never found his missing wife.
Sami, Leyla'yı ilginç bulmadı.Sami didn't find Layla interesting.
Sami, Leyla'yı ilgi çekici bulmadı.Sami didn't find Layla interesting.
Sami, Leyla'yı enteresan bulmadı.Sami didn't find Layla interesting.
Sami yeni bir ortak bulmak istedi.Sami wanted to find a new partner.
Sami yeni bir partner bulmak istiyordu.Sami wanted to find a new partner.
Sami bize bir araba bulmak zorunda.Sami has to find us a car.
Sami başka bir iş bulmaya çalıştı.Sami tried to get another job.
Sami yeni bir iş bulmanın çok zor olduğunu fark etti.Sami found it very hard to get a new job.
Sami'nin bir aktrist bulması gerekiyordu.Sami needed to find an actress.
Sami gerçek kuzeyini bulmak istedi.Sami wanted to find his true north.
Park alanını bulmak Tom'un çok zamanını aldı.It took Tom a lot of time to find a parking space.
Tom'un evini bulmakta herhangi bir sorun yaşamadım.I didn't have any trouble finding Tom's house.
Onu bulmam gerek.I need to find it.