Bunu sizin için yapacak birilerini bulmak zor olmayacak.It won't be difficult to find somebody to do that for you.
Bunu sizin için yapacak birini bulmak kolay olmayacak.It won't be easy to find someone to do that for you.
Bunu sizin için yapacak birini bulmak kolay olacak.It'll be easy to find someone to do that for you.
Polis cesedi bulmadı.Police didn't discover the body.
Sizi evimde burada bulmanın beklenmedik onurunu neye borçluyum?To what do I owe the unexpected honour of finding you here in my house?
Yeni bir birinci basamak sağlık hizmeti sunucusu bulmalıyım.I need to find a new primary care provider.
Mary beni görmek istemiyor, fakat onunla konuşmak için bir bahane bulmak zorundayım.Mary doesn't want to see me, but I have to find an excuse for talking to her.
Dedemin takma dişlerini yutan köpekbalığını bulmamda bana yardımcı olur musun?Can you help me find the shark that has swallowed my grandfather's dentures?
Henüz bir çözüm bulmadık.We haven't yet found a solution.
Bunu benim için yapacak birini bulmalıyım.I have to find somebody to do that for me.
Tom'un burada iş bulmasına yardım ettim.I helped Tom get a job here.
Tom başka bir bebek bakıcısı bulması gerektiğini söyledi.Tom said he needed to find another babysitter.
Bunu yapmanın bir yolunu bulmalıyız.We have to find some way to do that.
Tom'un daire bulmasına yardım ettim.I helped Tom find an apartment.
Tom'un ev bulmasına yardımcı oldum.I helped Tom find an apartment.
Boston'a iş bulmaya gelmiştim.I came to Boston to look for work.
Bir çözüm bulmak zorundayız.We have to find a solution.
Bir çözüm bulmalıyım.I need to find a solution.
Evimi bulmak kolaydır.My house is easy to find.
Tom parayı asla bulmadı.Tom never found the money.
Bir şans bulmadım.I didn't get a chance.
Bulmaca gibi konuşuyorlardı.They were speaking in riddles.
Tom'un bir şey bulup bulmadığını merak ediyorum.I wonder if Tom found anything.
İyi bir saklanma yeri bulmam gerekiyor.I need to find a good hiding place.
Üç saati bile bulmadı.It didn't even take three hours.
Gerçeği bulmak için Sami'nin bunu yapması gerekiyordu.Sami needed to do this to find the truth.
Sami ihtiyaç duyduğu bilgiyi bulmayı başardı.Sami managed to find the information he needed.
Gidip senin için biraz aspirin bulmaya çalışacağım.I'll go and try to find some aspirin for you.
Tom'u bulmak zor olmadı.Finding Tom wasn't hard.
Tom, Mary için bunu yapacak hiç kimseyi bulmayacak.Tom won't find anybody who'll do that for Mary.
Tom, Mary'ye yardım edecek birini bulması gerektiğini söylüyor.Tom says he needs to find someone to help Mary.
Tom Mary için bunu yapacak birini bulmayacak.Tom won't find anyone who'll do that for Mary.
Tom'un para kazanmak için başka bir yol bulması gerekiyor.Tom needs to find another way to make money.
Tom, polisin onu bulmaya çalıştığını biliyordu.Tom knew the police were trying to find him.
Tom'un nerede doğduğunu bulmamız gerekiyor.We need to find out where Tom was born.
Tom bunu yapmanın bir yolunu bulmaya çalışacaktır.Tom will try to find a way to do that.
Artık bir iş bulmak zor olacak.It'll be difficult to find a job now.
Tom'un nerede çalıştığını bulmamız gerekiyor.We need to find out where Tom works.
Tom'un nerede yaşadığını bulmalıyız.We need to find out where Tom lives.
Tom hiçbir şey bulmayı beklemiyordu.Tom didn't expect to find anything.
Bu, bulmak için kolay bir yer değildi.This wasn't an easy place to find.
Tom asla bunu bulmayacak.Tom is never going to find it.
Tom hâlâ soruna neyin neden olduğunu bulmaya çalışıyor.Tom is still trying to figure out what caused the problem.
Tom hâlâ yapılması gereken şeyi bulmaya çalışıyor.Tom is still trying to figure out what needs to be done.
Tom, sorunu çözmek için bir yol bulmaya çalışıyor.Tom is trying to figure out a way to solve the problem.
Tom yakında soruna bir çözüm bulmayı umuyor.Tom is hoping to find a solution to the problem soon.
Tom hâlâ bunu nasıl düzelteceğini bulmaya çalışıyor.Tom is still trying to figure out how to fix that.
Tom Mary'yi bulmak için elinden gelen her şeyi yapacaktır.Tom is going to do everything he can to find Mary.
Tom, soruna bir çözüm bulmaya çalışıyor.Tom is trying to find a solution to the problem.
Boston'da yaşamak için bir yer bulmakta zorlandım.I had trouble finding a place to live in Boston.
Tom muhtemelen aradığı şeyi bulmayacak.Tom isn't likely to find what he's looking for.
Tom muhtemelen aradıklarını bulmayacak.Tom probably won't find what he's looking for.
Tom aradığını bulmayacak.Tom isn't going to find what he's looking for.
Tom bir çözüm bulmak için çaresiz olduğunu söyledi.Tom said he was desperate to find a solution.
Tom ne yapmamız gerektiğini bulmaya çalışıyor.Tom is trying to find out what we need to do.
Tom ne yapmak zorunda olduğumuzu bulmaya çalışıyor.Tom is trying to find out what we have to do.
Tom'un bir iş bulmakta zorlanmamalı.Tom should have no difficulty finding a job.
Tom bunun neden olduğunu bulmaya çalışıyor.Tom is trying to find out why that happened.
Tom yapmak zorunda olduğu şeyi bulmaya çalışıyor.Tom is trying to find out what he has to do.
Tom Mary'yi bulmak için elinden gelen her şeyi yapıyor.Tom is doing everything he can to find Mary.