Fadıl yeni bir eş bulmak için internete geri döndü.Fadil went back online to find a new wife.
Fadıl'ı bulmak zor değildir.Finding Fadil isn't hard.
Sorunu bulmak Tom'un günlerini aldı.It took Tom days to track down the problem.
Tom çalıştığı yere yakın yaşayacak bir yer bulmak istiyor.Tom wants to find a place to live close to where he works.
Tom çalıştığı yere yakın bir daire bulmak istiyor.Tom wants to find an apartment close to where he works.
Tom kampüse yakın yaşamak için bir yer bulmak istiyor.Tom wants to find a place to live close to the campus.
Tom'un neden erken ayrıldığını bulmaya çalışıyorum.I'm trying to find out why Tom left early.
Tom'un aramamı istediğini şeyi hâlâ bulmadım.I still haven't found what Tom asked me to look for.
Tom yaşayacak bir yer bulmama yardım eden kişidir.Tom is the one who helped me find a place to live.
Mary için bir koca bulmalıyız.We need to find a husband for Mary.
Mary için bir koca bulmamız gerekiyor.We need to find a husband for Mary.
Mary için bir koca bulmamız lazım.We need to find a husband for Mary.
Tom, Mary'ye yaşayacak bir yer bulmaya çalışıyor.Tom is trying to find Mary a place to live.
Kendinize iyi bir avukat bulmanız gerekiyor.You need to get yourself a good lawyer.
Tom, Mary'ye bir iş bulmaya çalışıyor.Tom is trying to find Mary a job.
Sami o konuda daha fazla bilgi bulmak için İnternet'i taradı.Sami scoured the Internet to find more information about that.
Kutuda ne olduğunu bulmak zorundayız.We have to find out what's in the box.
Sandıkta ne olduğunu bulmak zorundayız.We have to find out what's in the crate.
Bu soruna bir çözüm bulmak zorundayız.We need to find a solution to this problem.
Tom gerçeği bulmaya kararlıdır.Tom is determined to find the truth.
Bir şeyler bulmaya çalışıyorum.I'm trying to figure things out.
Tom, Mary'yi bulmaya çalışıyor.Tom is trying to find Mary.
Kız arkadaşım bulmama yardım edebilir misin?Can you help me get a girlfriend?
Bize bir antrenör bulmanı istiyorum.I want you to find us a coach.
İş bulmak kolay değildi.Finding work wasn't easy.
Bu ülkede iş bulmak zor.It's hard to find a job in this country.
Bu ülkede iş bulmak zordur.It's hard to get a job in this country.
Bir B planı bulmak zorundayız.We've got to come up with a plan B.
Tom bir iş bulmakta zorlanıyor.Tom is having trouble finding a job.
Sensörlerimiz olağandışı bir şey bulmadı.Our sensors did not detect anything unusual.
Bu günlerde iyi bir iş bulmak zor.It's hard to find a good job these days.
Senin için Thomas'ı bulmaya çalışacağım.I'll try and find Thomas for you.
Neredeyse her gazetede bulmaca var.There are crossword puzzles in almost every newspaper.
Leyla kalıcı sevgiyi bulmak istedi.Layla wanted to find lasting love.
Gerçek aşkı bulmak zordur.True love is hard to find.
Sami, kadın bulma veya kadın seçme konusunda asla bir sorun yaşamadı.Sami never had any trouble finding women or picking women up.
Ayrımcılık bir iş bulmamı zorlaştırdı.Discrimination made it difficult for me to find a job.
Tom'un yaşayacak bir yer bulma konusunda yardıma ihtiyacı var.Tom needs some help finding a place to live.
Kızı bulmadık.We haven't found the girl.
Çocuğu bulmadık.We haven't found the boy.
Sami kendini bulmaya çalışıyordu.Sami was trying to find himself.
Sami babasını bulmaya çalışıyordu.Sami was trying to find his father.
Sami'nin, çocuklarına bakmak için bir iş bulması gerekiyordu.Sami needed to find a job to support his children.
Sami parayı bulmak için evin etrafında ava çıktı.Sami hunted around the house to find the money.
Leyla sadece hayattaki yolunu bulmaya çalışıyordu.Layla was just trying to find her way in life.
Leyla, insanların onu bulmaya çalıştığını biliyordu.Layla knew people were trying to find her.
Hiçbir şey arama, hiçbir şey bulma.Nothing seek, nothing find.
Hiçbir şey aramazsan hiçbir şey bulmazsın.Nothing seek, nothing find.
Bu kitabı hiç akıcı bulmadım.I found this book hard to read.
Onu yapmayı kolay bulmayacaksın.You won't find it easy to do that.
Tom onu yapmayı kolay bulmayacak.Tom won't find it easy to do that.
Tom onu yapmak için bir yol bulmaya çalışacak.Tom is going to try to find a way to do that.
Tom'un ailesini desteklemek için bir iş bulması gerekiyor.Tom needs to find a job to support his family.
Tom ihtiyacı olan her şeyi bulmadı.Tom didn't find everything he needed.
Bunu yapacak birini bulmak kolay olacak.It'll be easy to find someone to do that.
Bunu yapacak birini bulmak zor olacak.It'll be hard to find someone to do that.
Bunu sizin için yapacak birini bulmak zor olacak.It'll be hard to find someone to do that for you.
Bunu senin için yapacak birilerini bulmak zor olacak.It'll be difficult to find somebody to do that for you.
Tom, bunu yapmasına yardım edecek birini bulmak zorunda olduğunu söylüyor.Tom says he has to find someone to help him do that.
Bunu sizin için yapacak birini bulmak zor olmayacak.It won't be hard to find someone to do that for you.