Bu bulmaca başımı ağrıtıyor.This puzzle is giving me a headache.
En yakın yolu bulmamıza yardımcı olur musun?Can you help us find the nearest road?
İyi çalışanlar bulmak zorlaşıyor.It's getting harder to find good employees.
Nitelikli eleman bulmak zorlaşıyor.It's getting harder to find qualified employees.
Bir kitap yazmak için zaman bulmak kolay değildir.Finding time to write a book is not easy.
Hâlâ Tom'un nasıl kaçtığını bulmaya çalışıyoruz.We're still trying to figure out how Tom escaped.
Burada Boston'da bir iş bulmanız sizin için ne kadar zordu?How difficult was it for you to find a job here in Boston?
Tom'u elimizden geldiği kadar çabuk bulmamız gerekiyor.We need to find Tom as quickly as we can.
Buradaki herkesin istediği tek şey birlikte mutlu olacağınız birini bulmanızdır.The only thing everybody here wants is for you to find someone you'd be happy with.
Artık onu yapmayı çok kolay bulmayacaksın.You won't find it so easy to do that anymore.
Eğer burada kalamazsam, kalacak başka bir yer bulmam gerekiyor.If I can't stay here, I need to find somewhere else to stay.
Dakik olan çalışanları bulmak nadirdir.It's rare to find employees who are punctual.
O bir koca bulmak istiyor.She wants to find a husband.
Onu bulmak için sadece biraz zamana ihtiyacım var.I just need some time to find her.
Benden seni bulmamı istedi.He asked me to find you.
Ona seni bulmadığımı söylemeyeceğim.I'm not gonna tell him I didn't find you.
Ondan tek bir iz bulmadık.We didn't find a single trace of it.
Tom'a seni bulmadığımı anlatmayacağım.I'm not going to tell Tom that I didn't find you.
Lütfen uygun fiyatlı gidiş-dönüş biletlerini bulmaya çalışın.Please try to find affordable round trip tickets.
Fadıl kendini bulmaya çalışıyordu.Fadil was trying to find himself.
Fadıl kendi babasını bulmaya çalışıyordu.Fadil was trying to find his father.
Fadıl'ın, çocuklarına bakmak için bir iş bulması gerekiyordu.Fadil needed to find a job to support his children.
Fadıl parayı bulmak için evi aradı.Fadil hunted around the house to find the money.
Leyla bir koca bulmak istedi.Layla wanted to find a husband.
Tom'un çocuklarına bakması için bir iş bulması gerekiyor.Tom needs to find a job to support his children.
Fadıl para problemlerini çözmenin bir yolunu bulmak istiyordu.Fadil wanted to find a way to fix his money problems.
Tom, Mary'nin iş bulmasına yardımcı olmak istedi.Tom wanted to help Mary find a job.
Tom, Mary'nin bir iş bulmasına yardım etmeye çalıştı.Tom tried to help Mary find a job.
Ne yapılması gerektiğini bulmalıyız.We need to find out what needs to be done.
Birinin bunu zaten bulmadığını nasıl biliyorsun?How do you know someone hasn't already found it?
Buradan başka bir çıkış yolu bulmamız gerek.We need to find another way out of here.
Buradan başka bir çıkış yolu bulmalıyız.We need to find another way out of here.
Boston'da iş bulmak ne kadar zordur?How difficult is it to find a job in Boston?
Hâlâ çözümü bulmadık.We still haven't found the solution.
Onu yapmak için zaman bulmayı nasıl başarıyorlar?How do they manage to find time to do that?
Tom'u bulmak bizim için kolay olmayacak.It won't be easy for us to find Tom.
Onun nasıl yapılacağını bulmaya çalışıyorum.I'm trying to figure out how to do that.
Bunu yapmak için zaman bulmayı nasıl başarıyorsunuz?How do you manage to find time to do that?
Tom kadar yaşlı bir adam yeni arkadaş bulmaz.A man as old as Tom doesn't make new friends easily.
İçeri girmenin bir yolunu bulmam lazım.I need to find a way to get inside.
Buradan çıkmanın bir yolunu bulmam lazım.I need to find a way to get out of here.
Tom para kazanmanın başka bir yolunu bulması gerektiğini söyledi.Tom said he needs to find another way to make money.
Tom sorunu çözmenin bir yolunu bulmak istedi.Tom wanted to find a way to fix the problem.
Tom babasını bulmaya çalışıyor.Tom is trying to find his father.
Tom, Mary'yi komik bulmadı.Tom didn't find Mary funny.
İş bulmam gerekiyor.I need to find work.
İş bulmalıyım.I must find work.
Leyla umutsuzca mükemmel erkeği bulmak için flört etmeye başladı.Layla started dating because she desperately wanted to find the perfect man.
Polis, suç için tanık bulmakta çok zorlandı.The police were hard pressed to find witnesses for the crime.
Bunun zor olabileceğini biliyorum ama Fadıl'ı kimin öldürdüğünü bulmak istiyoruz.I know it may be hard, but we wanna find who killed Fadil.
Polis zorla giriş izi bulmadı.Police found no signs of forced entry.
Polis, evi baştan başa aradı ama Fadıl'dan hiçbir iz bulmadılar.Police searched the house from top to bottom but they found no trace of Fadil.
Daha hızlı bir rota bulmak zorundayım.I have to find a faster route.
Sadece Fadıl'ı bulmak istiyorum.I just wanna find Fadil.
Fadıl, Leyla'dan hiçbir iz bulmadı.Fadil found no trace of Layla.
Polis, Fadıl'ı bulmalarına yardımcı olacak hiçbir ipucu bulmadı.The police found no clues that would help them locate Fadil.
Fadıl' bulmana yardım edeceğim.I'll help you find Fadil.
Yeri bulmakta herhangi bir sıkıntı çektin mi?Did you have any trouble finding the place?
İnternet çağında aşk bulmak zordur.Finding love in the Internet age is complicated.
Fadıl hiçbir şey bulmadı.Fadil found nothing.