Ana içeriğe geç
Sözlük

bulma ile cümle

bulma kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Onu yapmak için bir yol bulmak zorundayız.We have to find a way to do that.
Bunu kimin yaptığını bulmamız gerekiyor.We need to find out who did this.
Tom matematik bulmacalarını çözmeyi sever.Tom likes solving math puzzles.
Bulmacalar eğlencelidir!Puzzles are fun!
Bulmacalar eğlencelidir.Puzzles are fun.
Bulmaca çözmeyi severim.I love solving puzzles.
Bulmaca çözmeyi seviyorum.I love solving puzzles.
Tom bulmaca parçalarını birbirine geçirmek için zorlamaya çalıştı.Tom tried to force the puzzle pieces to fit together.
Yiyecek bir şey bulmaya gidelim.Let's go find something to eat.
Park caddesini bulmaya çalışıyorum.I'm trying to find Park Street.
Maalesef bunun için destek bulmak çok zordu.Unfortunately, it would be too difficult to find support for this.
Onu nasıl yapacağımızı bulmak zorundayız.We have to figure out how to do that.
Mezuniyet sonrası Tom, Panama'da iş bulmaya karar verdi.After graduation, Tom decided to find work in Panama.
Onu düzeltmenin bir yolunu bulmalıyız.We have to find a way to correct that.
Onu düzeltmek için bir yol bulmak zorundayız.We have to find a way to correct that.
Bunun neden olduğunu bulmak zorundayız.We have to find out why this happened.
Onu yaptırmak için bir yol bulmak zorundayız.We have to find a way to get that done.
Onu yapmak için başka bir yol bulmak zorundayız.We have to find another way to do that.
Burada ne olduğunu bulmak zorundayız.We have to find out what's going on here.
Bütün bunun ne anlama geldiğini bulmak zorundayız.We have to figure out what this all means.
Bu kutuların içinde ne olduğunu bulmamız gerekiyor.We need to find what's inside these boxes.
Biz onu yapmak için bir yol bulmaya çalışacağız.We're going to try to find a way to do that.
Bunu neden yapmamızı istediklerini bulmak zorundayız.We have to find out why they want us to do this.
Ne zaman orada olmamız gerektiğini bulmamız gerekiyor.We need to find out what time we're supposed to be there.
Kader iki kişinin birbirini aramadan bulmasıdır.Fate is that two people find each other without any searching.
Tom Mary'yi evde bulmayı umuyordu.Tom hoped to find Mary at home.
Tom Mary'ye iyi bir iş bulmayı başardı.Tom managed to find Mary a good job.
Başka bir çözüm bulmak zorundaydım.I had to find another solution.
Tom hala genç ve düşman bulmayı başaramadı.Tom is still young and hasn't managed to get any enemies.
Tom'un onu asla bulmayacağını düşündüm.I thought Tom would never find it.
Noel sabahı ağacın altında bunlardan birini bulmayı kim istemez ki?Who wouldn't love to find one of these under the tree on Christmas morning?
Tom, Mary'nin kızını bulmasına yardımcı oldu.Tom helped Mary find her daughter.
Bir iş bulmak, bir iş bulma kurumu olmadan zor olabilir.Finding a job can be difficult without the help of an employment agency.
Arkadaş bulmak kolaydır; Onları tutmak daha zordur.It's easy to find friends; it's harder to keep them.
Anahtarlarımı bulmama yardım eder misin?Can you help me find my keys?
Bunu yapmak için başka bir yol bulmak zorundayız.We'll have to find some other way to do this.
O arabayı kimin sürdüğünü bulmak zorundayız.We need to find out who drove that car.
Saklanacak güvenli bir yer bulmamız gerekir.We need to find a safe place to hide.
Gizlenmek için güvenli bir yer bulmamız gerek.We need to find a safe place to hide.
Listeyi daraltmanın bir yolunu bulmak zorundayız.We have to find a way to narrow down the list.
Henüz mutlu bir ortam bulmadık.We haven't yet found a happy medium.
Küçük çocuğumu bulmana çok sevindim.I'm so glad you found my little boy.
Bir dans partneri bulmak zordur.It's hard to find a dance partner.
Tom Mary ile konuşma fırsatı bulmayı umuyordu.Tom hoped to find an opportunity to talk to Mary.
Görünüşe göre Tom, Mary'yi bulmak için hiç çaba göstermedi.It seems that Tom made no effort to find Mary.
Tom polise Mary'nin cesedini bulmaları için yardım etti.Tom helped the police find Mary's body.
Tom, Mary'yi çok çabuk bulmak zorundaydı.Tom had to find Mary very quickly.
Kazanmanın bir yolunu bulmak zorundayız.We've got to find a way to win.
Tom, Mary'yi bulmaya yardım etmeye çalışıyor.Tom is trying to help find Mary.
Kaplanlar, av bulmak için çok geniş bir alanı dolaşırlar.Tigers roam over a very large area to find prey.
İyi pişmiş pirinci warteg'de bulmak zordur.Well-cooked rice is difficult to find in warteg.
Tom başka bir yol bulmak zorunda kaldı.Tom had to find another way.
Tom oğlunu bulmak istedi.Tom wanted to find his son.
Onları bulmak zordur.Those are hard to find.
Tom bunu kolay bulmayacak.Tom won't find it easy.
Onu yapmanın bir yolunu bulmalıyız.We must find a way to do that.
Onu yapmak için bir yol bulmalıyız.We must find a way to do that.
Bunu yapmak için bir yol bulmalıyız.We must find a way to do that.
Bir çözüm bulmayı umuyoruz.We hope to find a solution.
Tom Mary'nin kim olduğunu bulmaya çalıştı.Tom tried to find out who Mary was.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod