Tom'un saklandığı yeri bulmalıyız.We have to find Tom's hiding place.
Tom'un saklandığı yeri bulmak zorundayız.We have to find Tom's hiding place.
Tom'un saklandığı yeri bulmamız gerekiyor.We have to find Tom's hiding place.
İhtiyacımız olan parayı bize ödünç verecek birini bulmakta güçlük çekiyoruz.We're having difficulty finding someone who'll lend us the money we need.
Tom'u bulmakta güçlük çekiyoruz.We're having difficulty finding Tom.
Tom'un yerini bulmada güçlük çekiyoruz.We're having difficulty locating Tom.
Tom bana anahtarları bulup bulmadığımı sordu.Tom asked me if I had found the keys.
Tom ne sakladığımı bulmadı.Tom didn't find what I hid.
Tom'un olacağını düşündüğü kadar çok bir iş bulma sorunu olmadı.Tom didn't have as much trouble finding a job as he thought he would.
Tom bulmacayı çözdü.Tom has solved the puzzle.
Bu bulmacaları çözebilir misin?Can you solve these puzzles?
Öncüler su bulmak için birkaç kuyu açtı.The pioneers dug some wells so that they would have water.
Cuma geceleri bebeğe bakabilecek birini bulmalıyım.I need to find somebody who can babysit on Friday nights.
Bize yardım edebilecek birini bulmalıyım.I need to find somebody who can help us.
Biz gerçekten bir şey bulmayı beklemiyorduk.We weren't really expecting to find anything.
Çıkmak için kendi yaşına daha yakın birini bulmaya çalışmalısın.You should try to find somebody closer to your own age to date.
Kimse bizi asla burada bulmayacak.Nobody'll ever find us here.
Ailemin kim olduğunu bulmakla zerre kadar ilgilenmiyorum.I'm not the least bit interested in finding out who my birth parents are.
Ailemin kim olduğunu bulmakla ilgilenmiyorum.I'm not interested in finding out who my birth parents are.
Tom sorunun sebebini bulmakla ilgili görünüyor.Tom seems interested in finding out the cause of the problem.
Çalınan elmaslarla Tom'un ne yaptığını bulmakla ilgilenen tek kişi ben değilim.I'm not the only one interested in finding out what Tom did with the stolen diamonds.
Yaşayacak bir yer bulmana yardım edeceğim.I'll help you find somewhere to live.
O bulmadan önce onu bulmalıyız.We've got to find it before he does.
Tom bulmadan önce onu bulmak zorundayız.We have to find it before Tom does.
Tom henüz onu bulmadı.Tom hasn't found it yet.
Tom en iyi kol düğmelerini bulmaya çalışırken sorun yaşıyordu.Tom was having trouble trying to find his best pair of cuff links.
Hata bulma, bir çözüm bul.Don't find fault, find a remedy.
Var olan müşterileri korumak, yenilerini bulmak kadar önemlidir.Keeping existing clients is just as important as finding new ones.
Bütün gündür otel bulmaya çalışıyorum.I've been trying to find the hotel all day.
Kısa süre içinde bir çözüm bulmamız gerekiyor.We need to find a solution soon.
Biz bir çözüm bulmak için umutsuzuz.We're desperate to find a solution.
Mary giyecek uygun bir şey bulmaya çalışarak dolabına baktı.Mary looked through her closet trying to find something suitable to wear.
Bulmacanın çözümü bu.That's the solution to the puzzle.
İş bulmak için endişelenmek zorunda değilim.I don't have to worry about finding a job.
Endişelenmediğim tek şey su bulmaktı.One thing I didn't have to worry about was finding drinking water.
Henüz bir iş bulmadım.I haven't found a job yet.
Bir panzehir bulmamız gerekiyor.We need to find an antidote.
Tom'u bulmaya git.Go and find Tom.
Adli tabip onun neden öldüğünü bulmak için Tom üzerinde bir otopsi yapıyor.The coroner is performing an autopsy on Tom to find out why he died.
Tom'u bulmak için bize yardım edebilir misin?Can you help us find Tom?
Bir iş bulmama yardım edebilir misin?Can you help me find a job?
Tom'un anahtarlarını bulmasına yardım eder misin?Would you help Tom find his keys?
Tom benim onun kontak lenslerini bulmasına yardım etmemi istedi.Tom asked me to help him find his contact lens.
Dünyadaki yerimizi bulmamız gerekir.We need to find our place in the world.
Tom, daha az stresli bir iş bulmamı önerdi.Tom suggested I get a less stressful job.
Önce Tom'un işle ilgilenip ilgilenmediğini bulmamızı öneriyorum.I suggest we first find out if Tom is interested in the job.
Bir iş bulmanı öneriyorum.I suggest you find a job.
Tom'a ne olduğunu bulmak zorundayız.We've got to find out what happened to Tom.
Tom'a ne olduğunu bulmak zorundasın.You've got to find out what happened to Tom.
Tom'a gerçekten ne olduğunu bulmak zorundayım.I've got to find out what really happened to Tom.
Tom'a ne olduğunu bulmam gerekiyor.I need to find out what happened to Tom.
Tom'a ne olduğunu asla bulmadık.We never found out what happened to Tom.
Şimdi, ne olduğunu bulmak zorundayız.Right now, we have to find out what happened.
Kendinize başka bir avukat bulmanızı kuvvetle öneriyorum.I strongly suggest that you get yourself another lawyer.
Boston'da bir iş bulmaya çalışmayı düşündün mü?Have you considered trying to find a job in Boston?
Bize yiyecek bir şey bulmaya gideceğim.I'll go find us something to eat.
Tom arkadaş bulmakta sıkıntı yaşadı.Tom had a hard time making friends.
Tom'u bulmak için yardımına ihtiyacımız var.We need your help finding Tom.
Tom'u bulmana yardım edebiliriz.We can help you find Tom.
Tom Mary'yi bulmana yardım etmeye çalışacağını söylüyor.Tom says he's going to try to help you find Mary.