Yeni bir hobi bulmam gerekiyor.I need to find a new hobby.
Yeni şeyler bulman gerekiyor.You need to come up with new stuff.
Konuşmak için bir şeyler bulmak bizim için hiç zor değildi.It was never hard for us to find something to talk about.
Tom ve Mary konuşmak için bir şey bulmada hiç sıkıntı çekmediler..Tom and Mary never had trouble finding something to talk about.
Ben bulmacaları severim.I love puzzles.
Irmağın kaynağını bulmak için bütün gün tırmandılar.They climbed all the day to find the source of the river.
İstediğiniz iş türünü bulmanın kolay olacağını düşünüyor musunuz?Do you think it'll be easy to find the kind of job you want?
Tom bir kullanılmış araba satıcısı bulmak için sarı sayfalara baktı.Tom looked in the yellow pages to find a used car dealer.
Tom'un çalıştığı yere yakın bir daire bulması gerekiyor.Tom needs to find an apartment near where he works.
Boston'da bir iş bulmanın kolay olacağını düşünüyor musun?Do you think it'll be easy to find a job in Boston?
Evimi bulmakta zorlandın mı?Was it hard for you to find my house?
Evi bulmakta zorlandın mı?Was it hard for you to find my house?
Tom oturacak bir yer bulmayı başardı.Tom managed to find a place to sit.
Tom bu yeri bulmada sıkıntı yaşadı.Tom had trouble finding this place.
Biz bunu kimin yaptığını bulmak zorundayız.We have to find out who did this.
Bana kusur bulmayı bırak.Stop picking on me.
Bizim karşılıklı sorunumuza bir çözüm bulmak için birlikte çalışmamız gerekmektedir.We need to work together to find a solution to our mutual problem.
Bu sorunla ilgilenebilecek birini bulmam gerekiyor.We need to find someone who can take care of this problem.
Soruna bir çözüm bulmaya çalışarak saatler harcadık.We spent hours trying to find a solution to the problem.
Soruna bir çözüm bulmak için bize yardım eder misiniz?Could you help us find a solution to the problem?
Soruna neyin sebep olduğunu bulmamız gerekiyor.We need to find out what caused the problem.
Sorun Tom'u bulmaktı.The problem is finding Tom.
Onu şimdi bulmam gerek!I need to find her now!
Tom'u aptalca bir şey yapmadan önce bulmalıyız.We've got to find Tom before he does something stupid.
Tom aptalca bir şey yapmadan onu bulmalıyız.We've got to find Tom before he does something stupid.
Ben onu bir gülümseme olmadan gösteren tek bir resim bulmadım.I haven't found a single picture which showed her without a smile.
Tom soruna bir çözüm bulmak için hayatını adadı.Tom devoted his life to finding a solution to the problem.
Tom probleme bir çözüm bulmak için hayatını adamış.Tom devoted his life to finding a solution to the problem.
Anahtarlarımı bulmakla şanslıydım.I was lucky to find my keys.
Anahtarlarını bulmak için şanslıydın.You were lucky to find your keys.
Düşünmek zorundayım. Başka bir ifade tarzı bulmayı deneyeceğim.I have to think about it. I'll try to find another wording.
Kendimi sıkıntı içinde bulduğumda o konuda bir çıkış yolu bulmaya çalışırım.When I find myself in trouble, I try to find a way to get out of it.
Bunu kullanışlı bulmadığımı itiraf ediyorum.I confess that I don’t find this useful.
Üniversitede okuyup okumayacağıma ya da bir iş bulup bulmayacağıma karar vermedim.I haven't decided whether to study at university or to get a job.
Sistemden herhangi bir veri bulmadım.I did not find any data from the system.
Nasıl bilmiyorum ama, sen bir çözüm bulmak zorundasın.I don't know how, but you have to find a solution.
Tom'un mazeretini destekleyecek birini bulmalıyım.I need to find someone to back up Tom's alibi.
Tom'un bir iş bulmasına yardım etmek için yapabileceğim her şeyi yaptım.I did everything I could to help Tom find a job.
Arabamın parçalarını bulmakta çok zor zaman geçiriyorum.I'm having a very hard time finding parts for my car.
Onu durdurmanın bir yolunu bulmalıyız.We have to find a way to stop it.
Onu durdurmak için bir yol bulmak zorundayız.We have to find a way to stop it.
Başka bir iş bulmak zor.It's difficult to find another job.
Bir bulmaca çözüyorum.I'm solving a puzzle.
John fizik problemine cevap bulmak için çaba harcadı.John struggled to find out the answer to the physics problem.
Mary'nin evini bulmakta başarısız oldum.I failed to find Mary's house.
Bu şimdiye kadar gerçek aşkı bulmadan ölen bir adam hakkındaki bir hikayedir.It's a story about a man who dies without ever finding true love.
Vakit geçirme yerine bir iş bulmaya gitsen daha iyi.You'd better go find a job instead of fucking around.
Mutluluğu aramak için değil ama onu bulmak için buradayım.I'm here not to look for happiness but to find it.
Herkes beni bulmak için dışarıdaydı.Everybody was out to get me.
Tom'u bulmak kolay olmayacak.Finding Tom isn't going to be easy.
Bu sorunun yanıtını bulmak için kent kütüphanesine gittim.To find the answer to this question, I went to the city library.
Her sözcüğümde hata bulmayı kes.Stop finding fault with my every word.
Biz mutluluk aramak için dünyadayız, onu bulmak için değil.We're on earth to look for happiness, not to find it.
Onlar onu bulmayacak.They won't find her.
Bunu bulmamız gereklidir.It is essential that we find it.
Bu bulmacaları çözebileceğini düşünüyor musun?Do you think you can solve these puzzles?
Yeni bir bir iş bulmak zorundayım.I have to find a new job.
O filmi şahsen ilginç bulmadım.I personally didn't find that movie very interesting.
Çevredekilere soracağım ve bir şey bulup bulmadığımı sana bildireceğim.I'll ask around and let you know if I find anything out.
Bir şey bulup bulmayacağımı etraftakilere soracağım ve sana söyleyeceğim.I'll ask around and tell you if I find out anything.