Ana içeriğe geç
Sözlük

bulgular ile cümle

bulgular kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Ancak Pioneer'in bulguları bundan öteye gidememiştir.Perus problemer var ikke løst med dette.
Bununla birlikte Allah ve Hubel’in farklı tanrılar olduğuna dair bulgular da bulunmaktadır.Namun, ada juga bukti bahwa Allah dan Hubal adalah dua dewa yang berbeda.
Özdeğerler gözlenirler; bunlar deney bulgularını oluştururlar.Cetakan Muassasah Ar-Risalah, dishahihkan oleh para peneliti.
Oftalmoskopi bulguları kişinin ne kadar süredir hipertansif olduğunu da ortaya koyabilir.Hasil oftalmoskopi juga dapat memberi petunjuk berapa lama seseorang telah mengalami hipertensi.
Bazı bulgular maske takmanın da faydalı olduğunu göstermektedir.Beberapa bukti mendukung penggunaan masker wajah.
Ayrıca Ebers papirüs’ü (M.Ö. 1550) geleneksel deneyciliğin bulgularını da içerir.Papirus Ebers (sekitar 1550 SM) juga mengandung bukti empirisme tradisional.
Röntgen bulguları genellikle dört hafta içerisinde bilgi sağlar ve ölüm oranı düşüktür (%1'den az).Hasil rontgen biasanya bersih dalam waktu empat minggu dan mortalitas rendah (kurang dari 1%).
Steno parçalara ayırdığı kadavrayı dikkatle inceleyerek buna dair elde ettiği bulguları 1667 yılında yayınlar.Steno membelah kepalanya dan empublikasikan penemuannya pada tahun 1667.
Kararlar, bulgulara göre verilmelidir.Keputusan harus dibuat berdasarkan pada bukti.
Bulgular ani başlar.Kelucuan mulai digarap.
Daha önce yaşamış türler de, evrimsel tarihlerine dair kayıt bulgular geride bırakmıştır.Spesies-spesies lampau juga meninggalkan catatan sejarah evolusi mereka.
Benzer bulgular, el-Bîrûnî ve Maimonides'in eserlerinde bulunmuştur.Sama dengan yang ditemukan oleh al-Bīrūnī dan Maimonides.
IUCN bulgularına göre, soyu ciddi tehdit altında bulunmaktadır.Meskipun belum dievaluasi oleh IUCN, diyakini jenis ini berstatus terancam.
Fakat teorinin tamamlanmadığını gösteren güçlü bulgular vardır.Tuy nhiên, có những dấu hiệu cho thấy lý thuyết chưa hoàn chỉnh.
Ayrıca bazı kişilerin kalp krizi geçirdiği ve daha sonraki süreçte intihar ettiği yönünde bulgular vardır.Theo như một số tường thuật, một số người có mặt bị nhồi máu cơ tim, một số người khác sau đó đã tự tử.
Çoğu durumda, bulguların tümüne bir arada rastlanmaz.Hơn thế nữa:Bố mẹ tôi thường không chắc chắn trong mọi chuyện.
Arkeolojik bulgular insanlar Taş Devri beri burada yaşayan insanlar olduğunu kanıtlamıştır.Những phát hiện khảo cổ học chứng minh rằng con người đã sống ở đây từ thời kỳ đồ đá.
Diğer hepsi meteorit bulguları olarak bilinir.Cả hai đều được biết đến từ thiên thạch.
Fakat diğer arkeolojik ve belgesel bulgular bu duruma yeni açılar getirmiştir.Những bi văn và tài liệu ở tỉnh đã cho thấy sự kiện này.
Bu bulguların klinik önemi bilinmemektedir.当然、クローンたちはその事実を知らない。
Proje bulguları dünyanın her tarafındaki araştırmacıların erişimine ücretsiz olarak açıktır.このプロジェクトで得られた情報は、全世界の研究者に無償で公開される。
Yaşlı kişilerde bulgular daha ağırdır.これは高齢者において顕著である。
Tüm bu bulgular hastalığın bugünkü ismi ve tanımına neden olmuşturlar.この時期の症状がこの疾患の名前の由来となっている。
Yüzey araştırmalarında Halaf Dönemi ile ilişkilendirilen bulgular dışında bir bulgu sağlanmamıştır.自身の研究範囲を超えた研究をしている望月を快く思っていない。
Bazı bulgular maske takmanın da faydalı olduğunu göstermektedir.いくつかの根拠はマスクの使用を支持している。
En erken bulgular Kofun Dönemine (3.-6. yüzyıllar) aittir.築造は古墳時代後期(6世紀後半~7世紀初頭)。
Lateral darlıkta sinir kökü bulguları verir.副作用に末梢神経障害がある。
Arkeolojik bulgular da sınırlıdır.考古资料有限。
Röntgen bulguları genellikle dört hafta içerisinde bilgi sağlar ve ölüm oranı düşüktür (%1'den az).4週以內,可以從X光檢驗中測得肺部狀況已經乾淨,死亡率也會降低(低於1%)。
Galileo Galilei, Güneş Sistemi’nin üyeleri hakkında fiziksel bulguları keşfeden ilk kişidir.伽利略是第一位發現太陽系天體細節的天文學家。
Ancak, sicim esaslı güçlü kuvvetin tanımı deneysel bulgulara ters düşen çok fazla öngörüde bulunmuştur.当然,更精确的实验发现了重要的偏差。
Henüz kesinleşmemiş bulgular, bunlara dokunulmaması gerektiğin görüşünü desteklemektedir.上述的看法应该是没有继续考虑下去的结果。
Nörolojik bulgular ilk iki yıl içerisinde gözlenmektedir.该超新星在首次发现大约两年之内都可用肉眼看到。
Takımın bulguları Şubat 2013 tarihli Çin Bilim Bülteni’nde yayınlanmıştır.이 팀의 발견은 2013년 3월에 Chinese Science Bulletin을 통해 알려졌다.
Bu yaklaşımı uyarlayarak Marx anahtar bulguları ideolojik önyargılardan ayırmaya çalışmıştır.이 접근법을 통해 마르크스는 중대한 발견들을 이념적 편향으로부터 분리하려 시도했다.
Özdeğerler gözlenirler; bunlar deney bulgularını oluştururlar.그들은 잊혀진 유물들을 찾아 내기도 하며, 새로운 유물을 수사하기도 한다.
Bulgularının çoğunu 1816’da yayınladığını ve Paris’e gönderdiğini açıkça belirtti.이 책으로 그는 그가 했던 많은 발견이 출판될 수 있었고 1816년에는 파리에 책을 보낼 수도 있었다.
Oftalmoskopi bulguları kişinin ne kadar süredir hipertansif olduğunu da ortaya koyabilir.검안경 검사의 발견은 또한 고혈압이 얼마나 오래되었는지 어느 정도 알려줄 수 있다.
Bazı erken tıbbi bulgular da gebelikle ilişkilidir.끈 이론과도 밀접한 관련이 있다.
Bazı bulgular maske takmanın da faydalı olduğunu göstermektedir.다듬이질은 옷감을 방풍용으로 만들기에도 유용했다.
O dönemlere ait bulgular vardır.이 이벤트들은 기간이 있다.
Lister'in çalışması, Fransız biyolog Louis Pasteur'un önemli bulgularına dayanıyordu.עבודתו מבוססת על כמה גילויים חשובים מאוד של הביולוג הצרפתי לואי פסטר.
Patonomik bulgular, belli bir hastalığın varlığı konusunda şüphe bırakmayan işaretlerdir.סימנים ייחודיים (פתוגומוניים) – סימנים המצביעים ללא כל ספק על קיומה של מחלה כלשהי.
Bu bulgular Faraday 'ı yeni bir elektrokimya kuramı oluşturmaya yöneltti.שיקולים כאלו הובילו את פרגה להציע את קיומו של עולם שלישי של ישים.
Öte yandan yüzey çalışmaları Geç Kalkolitik Çağ'dan bulgular vermektedir.כמו כן, בעת החפירות נמצאו ממצאים נוספים על פני השטח מהתקופה הכלקוליתית.
Daha önce yaşamış türler de, evrimsel tarihlerine dair kayıt bulgular geride bırakmıştır.Видове, съществували в миналото, също са оставили данни за еволюционната си история.
Aloe vera hakkındaki bulgular zayıf niteliktedir.Данните за алое вера са неубедителни.
Kararlar, bulgulara göre verilmelidir.Трябва да се вземат решения въз основа на доказателствата.
Anafilaksi teşhisi klinik bulgulara dayanır.Диагноза на анафилаксия се поставя въз основа на клиничните факти.
Diğer hepsi meteorit bulguları olarak bilinir.Голяма част от останалите са смятани за метеори.
Oftalmoskopi bulguları kişinin ne kadar süredir hipertansif olduğunu da ortaya koyabilir.Находките от офталмоскопията могат също да покажат от колко време пациентът е с високо кръвно налягане.
Proje bulguları dünyanın her tarafındaki araştırmacıların erişimine ücretsiz olarak açıktır.В списанието кратко се излагат големи научни открития на учени от всички краища на света.
Patonomik bulgular, belli bir hastalığın varlığı konusunda şüphe bırakmayan işaretlerdir.Патогномостичният признак означава, че определено заболяване е налице извън всякакво съмнение.
Bulguların tümünün aynı anda ortaya çıkması şart değildir.Не всички се размножават по едно и също време.
Ancak, daha ayrıntılı ölçümlerin yararlı olduğuna dair bulgular artmaktadır.Всичко, което остава са все по-точни измервания”.
Arkeolojik bulgular Mayalar’ın yaklaşık 3000 yıl önce törensel yapılar inşa ettiklerini göstermektedir.Маите са започнали да строят церемониални сгради преди приблизително 3000 години.
Arkeolojik bulgular şehrin tarihinin en az 2500 yıl civarında olduğunu göstermiştir.Археологически доказателства показват, че културата е просъществувала най-малко 2 500 години.
Tüm bu bulgular hastalığın bugünkü ismi ve tanımına neden olmuşturlar.То дава и наименованието на болестта днес.
Birkaç NSAİİ hakkında kullanımlarını destekleyecek bulgular mevcuttur.За изследване на характеристиките на перестите облаци се използват няколко метода.
Söz konusu arkeolojik bulgular burada bir Hristiyan Rum mahallesinin varlığını doğrulamaktadır.Археолозите смятат, че на мястото на днешната църква е имало християнски некропол.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod