Ana içeriğe geç
Sözlük

bulgular ile cümle

bulgular kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Bu bulgular Faraday 'ı yeni bir elektrokimya kuramı oluşturmaya yöneltti.Alle diese Begegnungen verwandeln Fernando in einen neuen Menschen.
Bu bulgular Faraday 'ı yeni bir elektrokimya kuramı oluşturmaya yöneltti.Ces découvertes menèrent Faraday à établir une nouvelle théorie de l'électrochimie.
Hu ve meslektaşları tarafından yapılan bir sonraki analiz önceki bulguların doğruluğunu arttırmıştır.Une analyse plus tardive par Hu et al. a permis d'affiner les résultats antérieurs.
Proje bulguları dünyanın her tarafındaki araştırmacıların erişimine ücretsiz olarak açıktır.Toutes les données produites sont accessibles gratuitement à tous les chercheurs à travers le monde.
Aloe vera hakkındaki bulgular zayıf niteliktedir.La pulpe de l’Aloe vera est comestible.
Bu deneylerden elde edilen bulgular Tajfel ve Turner’in sosyal kimlik kuramını geliştirmelerine yol açmıştır.À partir de ces observations, Tajfel et Turner ont développé leur théorie de l'identité sociale.
Arkeolojik bulgular şehrin tarihinin en az 2500 yıl civarında olduğunu göstermiştir.Des preuves archéologiques montrent que cette culture remonte au moins à 2500 ans.
Diagnostik (tanı) bulgular.La réalisation des diagnostics.
Üstelik, bulgular "hatalı babalık olaylarının" çok az sayıda olduğunu göstermiştir.Mais il semblait faire peu de cas de sa « petite muse ».
Şu anki bulgularda bu vakaların neredeyse tamamı anektodsal kayıt temellidir.Pour l'instant, rétrospective des enregistrements de l'Ensemble.
Lister'in çalışması, Fransız biyolog Louis Pasteur'un önemli bulgularına dayanıyordu.Ce film biographique retrace la vie du savant français, Louis Pasteur.
Bulguların tümünün aynı anda ortaya çıkması şart değildir.Tous les allèles ne sont pas apparus en même temps.
Diğer hepsi meteorit bulguları olarak bilinir.Les autres météorites sont des trouvailles.
Diğer hepsi meteorit bulguları olarak bilinir.El resto de los meteoritos se conocen como hallazgos.
Ameliyat sonrasında kısa bir süre halsizlik yaşasa da, peritonit bulguları kayboldu.Después de un breve período de debilidad posoperatoria, los signos de peritonitis desaparecieron.
Arkeolojik bulgular da sınırlıdır.La investigación arqueológica tampoco es fácil.
Çalışma gruplarının ilk bulguları aynı yılın temmuz ayında daha geniş bir toplulukla paylaşıldı.Asimismo, todos los anteriores discos del grupo superaron el millón de copias en julio del mismo año.
Azerbaycan'da tunç dönemi Kür-araz kültürü arkeolojik kültürüne ait bulgular temelinde derinden öğrenilmiştir.En cuanto a la influencia cultural del cristianismo ortodoxo en Albania, es evidente que existe realmente.
Ancak, sicim esaslı güçlü kuvvetin tanımı deneysel bulgulara ters düşen çok fazla öngörüde bulunmuştur.Sin embargo, ejecutar una gran cantidad de pruebas extiende la probabilidad de falsos positivos.
Bu bulguların klinik önemi bilinmemektedir.Se desconoce la significancia clínica de esta interacción.
Hastalığa özgü spesifik laboratuvar bulguları mevcut değildir.No hay prueba de laboratorio específica para esta enfermedad.
Jyväskylä bölgesinde, Taş Devri'nden arkeolojik bulgular bulunmaktadır.En Naha fueron hallados algunas reliquias arqueológicas de la edad de piedra.
Arkeolojik kazılarda elde edilen bulgular bu verileri doğrulamaktadır.El hallazgo de evidencias arqueológicas lo confirman.
Katatoni bulgularından biridir.Un ejemplo es Los Descubridores de Catán.
Burada daha önceki çağlara ait bulgular ele geçmemiştir.No incluye los resultados de las fases previas.
P342 Solunum bulgularının görülmesi halinde: P350 Bol sabun ve su ile iyice yıkayın.P342 – In caso di sintomi respiratori: P350 – Lavare delicatamente e abbondantemente con acqua e sapone.
Anafilaksi teşhisi klinik bulgulara dayanır.L'anafilassi viene diagnosticata sulla base di criteri clinici.
Diğer hepsi meteorit bulguları olarak bilinir.Tutte le altre meteoriti sono note come ritrovate.
Bölgede bulunan höyükler 10,000 yıllık bir tarihi geçmişle ilgili bulgulardır.Estratto presente in Piazza Pugliano una storia millenaria..
Menenjizm’in diğer bulguları arasında pozitif Kernig bulgusu ve Brudzinski bulgusu yer almaktadır.Altri segni di meningismo comprendono la presenza del segno di Kernig o del segno di Brudzinski.
Bu görüş çeşitli bulgularla da desteklenmiştir.Questo concetto è supportato da diversi studi.
Yerleşimin büyük bir yangın geçirdiği yönünde bulgular vardır.In più, vi sono i residui di un grande incendio.
Azerbaycan'da tunç dönemi Kür-araz kültürü arkeolojik kültürüne ait bulgular temelinde derinden öğrenilmiştir.Il problema dell'origine della cultura peruviana è stato molto dibattuto dagli archeologi.
Proje bulguları dünyanın her tarafındaki araştırmacıların erişimine ücretsiz olarak açıktır.Le risorse in dotazione all'istituto sono messe a disposizione di ricercatori provenienti da tutto il mondo.
Ayrica denetçilerin kendi denetim bulgularını onaylar.Новосадов решил лично проверить информацию.
Uzmanların gecici hesaplarına göre bu iki bulgular yaklaşık birkaç milyon yıl yaşında olduğu belirtilmiştir.По предварительной оценке специалистов, возраст обеих находок составляет около нескольких миллионов лет.
Ørsted'in bulguları, bilim camiasında elektrodinamike dair yoğun araştırmaların kapısını açtı.Выводы, сделанные Эрстедом, привели к интенсивному исследованию электродинамики мировым научным сообществом.
Bu bulguların klinik önemi bilinmemektedir.Клиническое значение этих данных неизвестно.
Bazı bulgular maske takmanın da faydalı olduğunu göstermektedir.«Множество людей спрашивают меня, почему я ношу маску.
Fakat son birkaç yılın bulgularına göre bu bölümlerin de kodlandığı anlaşıldı.В конце каждого сезона они отчитывались о том, что исправили.
IUCN bulgularına göre, soyu ciddi tehdit altında bulunmaktadır.Согласно МСОП, носачи находятся под угрозой исчезновения.
Bulgular ani başlar.Вражда начинается сразу же.
Bölgede ilk insan yerleşiminin ne zaman başladığına dair kesin bilgi ve bulgular henüz tespit edilememiştir.Достоверных сведений о том, когда здесь появились первые людские поселения, нет.
Fizik bulgular enfeksionun şiddetine bağlıdır.Общие симптомы зависят от интенсивности инвазии.
Bu bağlamda Çayönü, neolitikleşme sürecinin anlaşılmasında son derece önemli bulgular sağlamıştır.Лента четко установила размытые границы тогдашнего неореализма.
Öte yandan yüzey çalışmaları Geç Kalkolitik Çağ'dan bulgular vermektedir.Другие находки свидетельствуют о деятельности здесь и до поздней античности.
Tüm bunlar, Çayönü kazılarının önemini gösterir bulgulardır.Все они о том, как вылепить из себя величину.
Galileo Galilei, Güneş Sistemi’nin üyeleri hakkında fiziksel bulguları keşfeden ilk kişidir.كان غاليليو غاليلي أول من اكتشف التفاصيل الفيزيائية للأجسام الموجودة في النظام الشمسي.
Daha önce yaşamış türler de, evrimsel tarihlerine dair kayıt bulgular geride bırakmıştır.أيضاً الأنواع السالفة تركت سجلات لتاريخها التطوري.
Arkeolojik bulgular Mayalar’ın yaklaşık 3000 yıl önce törensel yapılar inşa ettiklerini göstermektedir.تبين الأدلة الأثرية أن المايا قد بدأوا بتشييد الأبنية الاحتفالية منذ 3000 سنة مضت.
Röntgen bulguları genellikle dört hafta içerisinde bilgi sağlar ve ölüm oranı düşüktür (%1'den az).عادة ما تختفي المظاهر الشعاعية للإصابة خلال أربعة أسابيع، علما أن معدل الوفاة منخفض (أقل من 1%).
Proje bulguları dünyanın her tarafındaki araştırmacıların erişimine ücretsiz olarak açıktır.المعلومات الناتجة عن المشروع متاحة بحرية للباحثين في جميع أنحاء العالم.
Arkeolojik bulgular şehrin tarihinin en az 2500 yıl civarında olduğunu göstermiştir.وتظهر الدلائل الأثرية أن عمر هذه الحضارة يبلغ 2500 عامًا على الأقل.
Ayrıca Ebers papirüs’ü (M.Ö. 1550) geleneksel deneyciliğin bulgularını da içerir.كما اشتملت بردية إبيرس (حوالي سنة 1550 ق.م) أيضًا على دلائل حول التجريبية التقليدية.
Seki'nin Katsuyo Sampo adlı kitabında yer alan bulgular ölümünün ardından 1712 yılında yayımlanmıştır.نشر اكتشاف سيكي عام 1712 في عمله Katsuyo Sampo; وكان ذلك بعد وفاته.
Bu bulgular farklı öğrenim yaklaşımları uygulanmış birçok farklı tür üzerinde tekrarlanmıştır.ويؤكد التقرير أن مجالات مماثلة من التعليم يتم تناولها بطرق متنوعة.
Satıcılar bakımında da ortaya önemli bulgular çıkmaktadır.بالنسبة للبائع، تكون المزايا جوهرية أيضًا.
Yerleşimin büyük bir yangın geçirdiği yönünde bulgular vardır.هناك تعجب من آثار حريق كبير.
Menenjizm’in diğer bulguları arasında pozitif Kernig bulgusu ve Brudzinski bulgusu yer almaktadır.وتشمل العلامات الأخرى من السحائية وجود علامة كيرنيغ الإيجابية أو علامة برودزنسكي.
Bu yaklaşımı uyarlayarak Marx anahtar bulguları ideolojik önyargılardan ayırmaya çalışmıştır.وباعتماده على هذه الطريقة حاول ماركس أن يفصل النتائج الرئيسية عن الانحياز الأيدولوجي.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod