Ana içeriğe geç
Sözlük

bulgu ile cümle

bulgu kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Şu anki bulgularımıza göre bu büyük ihtimalle Dünya'nın içinden çıkıp geliyor.Prawdopodobnie z wnętrza Ziemi.
Şu anki bulgularımıza göre bu büyük ihtimalle Dünya'nın içinden çıkıp geliyor.Quello che abbiamo scoperto è che probabilmente vengono da dentro la Terra.
Şu anki bulgularımıza göre bu büyük ihtimalle Dünya'nın içinden çıkıp geliyor.To, čo sme teraz zistili je, že to pravdepodobne pochádza z vnútra zeme.
Şu anki bulgularımıza göre bu büyük ihtimalle Dünya'nın içinden çıkıp geliyor.We hebben ontdekt dat het waarschijnlijk van binnen in de aarde komt.
Şu anki bulgularımıza göre bu büyük ihtimalle Dünya'nın içinden çıkıp geliyor.Αυτό που βρήκαμε μέχρι τώρα είναι ότι πιθανόν προέρχονται από το εσωτερικό της Γης.
Şu anki bulgularımıza göre bu büyük ihtimalle Dünya'nın içinden çıkıp geliyor.Сега откриваме, че вероятно идват от вътрешността на Земята.
Şu anki bulgularımıza göre bu büyük ihtimalle Dünya'nın içinden çıkıp geliyor.מה שמצאנו זה שככל הנראה זה מגיע מתוך כדור הארץ.
Şu anki bulgularımıza göre bu büyük ihtimalle Dünya'nın içinden çıkıp geliyor.ما عثرنا عليها حتى الآن محتمل أنها تأتي من داخل الأرض.
Şu anki bulgularımıza göre bu büyük ihtimalle Dünya'nın içinden çıkıp geliyor.地球の内側から出来ただけではなく
Tamam - benzer bulgularla iki farklı araştırmalar grubu.Bon... Deux champs de recherches différents avec des résultats similaires.
Tamam - benzer bulgularla iki farklı araştırmalar grubu.Dos investigaciones diferentes con una conclusión parecida.
Tamam - benzer bulgularla iki farklı araştırmalar grubu.Duas investigações diferentes com uma conclusão semelhante.
Tamam - benzer bulgularla iki farklı araştırmalar grubu.Due diversi filoni di ricerca, dunque, con una scoperta simile.
Tamam - benzer bulgularla iki farklı araştırmalar grubu.그럼 두 개의 다른 방법론으로 비슷한 결과가 나옵니다.
Tamam - benzer bulgularla iki farklı araştırmalar grubu.Ok , două categorii de studii diferite care au o concluzie asemănătoare.
Tamam - benzer bulgularla iki farklı araştırmalar grubu.OK - dwa różne badania z podobnymi konkluzjami.
Tamam - benzer bulgularla iki farklı araştırmalar grubu.Oké -- twee verschillende types onderzoek met gelijkaardige resultaten.
Tamam - benzer bulgularla iki farklı araştırmalar grubu.OK, két eltérő kutatás, hasonló eredményekkel.
Tamam - benzer bulgularla iki farklı araştırmalar grubu.OK -- zwei unterschiedliche Forschungsbereiche mit ähnlichen Befunden.
Tamam - benzer bulgularla iki farklı araştırmalar grubu.Rồi - hai nghiên cứu khác nhau có cùng một phát hiện.
Tamam - benzer bulgularla iki farklı araştırmalar grubu.V poriadku -- dva rozdielne výskumy s podobnými zisteniami.
Tamam - benzer bulgularla iki farklı araştırmalar grubu.Δύο διαφορετικοί ερευνητικοί φορείς με το ίδιο εύρημα.
Tamam - benzer bulgularla iki farklı araştırmalar grubu.Итак, два разных исследования с похожими результатами.
Tamam - benzer bulgularla iki farklı araştırmalar grubu.Така... две различни проучвания със сходни резултати.
Tamam - benzer bulgularla iki farklı araştırmalar grubu.אוקיי, שני גופי מחקר שונים עם ממצא דומה.
Tamam - benzer bulgularla iki farklı araştırmalar grubu.حسنًا -- إثنين من الدراسات المختلفة تعطى نتائج متطابقة .
Tamam - benzer bulgularla iki farklı araştırmalar grubu.これが示すのは 子ども達は長期的には
Tamam. Bulgular burada. Daha fazla yanılamazlardı. üçte ikisi 450 volta kadar çıkıyor.결과는 이렇습니다. 의사들의 예측은 완전히 빗나갔습니다.
Tamam. Bulgular burada. Daha fazla yanılamazlardı. üçte ikisi 450 volta kadar çıkıyor.حسنا. إليكم البيانات. لقد كانوا مخطئين تماما.
Tamam. Bulgular burada.Đây là dữ liệu.
Tamam. Bulgular burada.Tady máte ty výsledky.
Tamam. Bulgular burada.Voilà les résultats.
Tamam. Bulgular burada.И вот данные.
Tedavi modülü, farklı müdahalelerin etkinliğini kıyaslayan çalışmaların bulgularını sunmaktadır.drog, kteří v roce 2007 nastoupili léčbu (22
Tedavi modülü, farklı müdahalelerin etkinliğini kıyaslayan çalışmaların bulgularını sunmaktadır.Handhaving van de drugswetgeving en drugsdelicten
Tedavi modülü, farklı müdahalelerin etkinliğini kıyaslayan çalışmaların bulgularını sunmaktadır.Reintegracja społeczna jest uznawana za niezbędny składnik wszechstronnych strategii antynarkotykowych.
Tedavi modülü, farklı müdahalelerin etkinliğini kıyaslayan çalışmaların bulgularını sunmaktadır.substitution, allié à des soins psychosociaux.
Tedavi modülü, farklı müdahalelerin etkinliğini kıyaslayan çalışmaların bulgularını sunmaktadır.Terapia sostitutiva per la dipendenza da oppiacei disponibile presso strutture ospedaliere.
Tedavi modülü, farklı müdahalelerin etkinliğini kıyaslayan çalışmaların bulgularını sunmaktadır.Οι χρήστε1 κάνναβη1 είναι κατά *έσο όρο piολύ νεότεροι (25) αpiό του1 χρήστε1 οpiιοειδών (32) ή κοκαΐνη1 (33).
Toplumsal Bulgu konsepti, birşeye ulaşabilmek için herkesin birlikte çalışması gereken bir dinamik.모든 사람이 같이 협력하여 무엇인가를 이루어야 하는 집단 발견이라고 하는 개념입니다.
Toplumsal Bulgu konsepti, birşeye ulaşabilmek için herkesin birlikte çalışması gereken bir dinamik.הוא העיקרון של חשיפה משותפת, כלל משחק שבו כולם צריכים לעבוד ביחד כדי להשיג משהו.
Toplumsal Bulgu konsepti, birşeye ulaşabilmek için herkesin birlikte çalışması gereken bir dinamik.هي فكرة الإكتشاف الإشتراكي ديناميكية حيث كل الأشخاص يجب عليهم العمل معاً لتحقيق شيء ما
Toplumsal Bulgu konsepti, birşeye ulaşabilmek için herkesin birlikte çalışması gereken bir dinamik.何かを達成するためにみんなで一緒に働く というダイナミクスです 共同的発見は問題解決のために
Uzun ve dikkatli çalışmalar onlarla ilgili birçok yeni bulgu ortaya koymuştur.De longues et minutieuses études ont apporté de nombreuses découvertes à leur sujet.
Uzun ve dikkatli çalışmalar onlarla ilgili birçok yeni bulgu ortaya koymuştur.Długie badania dostarczyły wielu nowych odkryć.
Uzun ve dikkatli çalışmalar onlarla ilgili birçok yeni bulgu ortaya koymuştur.Estudos longos e cuidadosos relataram muitas novas descobertas sobre eles.
Uzun ve dikkatli çalışmalar onlarla ilgili birçok yeni bulgu ortaya koymuştur.Hosszú és alapos tanulmányok sok újdonságot feltártak velük kapcsolatban.
Uzun ve dikkatli çalışmalar onlarla ilgili birçok yeni bulgu ortaya koymuştur.지속적이고도 꼼꼼한 연구를 통해 보노보에 대한 새로운 사실들이 발견되었다.
Uzun ve dikkatli çalışmalar onlarla ilgili birçok yeni bulgu ortaya koymuştur.Langdurig, zorgvuldig onderzoek heeft nieuwe gegevens opgeleverd.
Uzun ve dikkatli çalışmalar onlarla ilgili birçok yeni bulgu ortaya koymuştur.Lange og omhyggelige undersøgelser har vist mange nye fund.
Uzun ve dikkatli çalışmalar onlarla ilgili birçok yeni bulgu ortaya koymuştur.Lange und genaue Studien habe viele neue Forschungsergebnisse über sie geliefert.
Uzun ve dikkatli çalışmalar onlarla ilgili birçok yeni bulgu ortaya koymuştur.Largos y minuciosos estudios nos han develado nuevos descubrimientos.
Uzun ve dikkatli çalışmalar onlarla ilgili birçok yeni bulgu ortaya koymuştur.Pitkät ja huolelliset tutkimukset ovat antaneet niistä monia uusia tietoja.
Uzun ve dikkatli çalışmalar onlarla ilgili birçok yeni bulgu ortaya koymuştur.Studii îndelungate și minuțioase au furnizat multe descoperiri noi despre ei.
Uzun ve dikkatli çalışmalar onlarla ilgili birçok yeni bulgu ortaya koymuştur.Studi lunghi e accurati hanno documentato molte nuove scoperte.
Uzun ve dikkatli çalışmalar onlarla ilgili birçok yeni bulgu ortaya koymuştur.Studi yang panjang dan cermat telah menghasilkan banyak temuan tentang mereka.
Uzun ve dikkatli çalışmalar onlarla ilgili birçok yeni bulgu ortaya koymuştur.Благодаря долгим и аккуратным исследованиям, мы узнали о них много нового.
Uzun ve dikkatli çalışmalar onlarla ilgili birçok yeni bulgu ortaya koymuştur.Продължителни и задълбочени изследвания показаха много нови открития за тях.
Uzun ve dikkatli çalışmalar onlarla ilgili birçok yeni bulgu ortaya koymuştur.לימוד מעמיק מצא תגליות ודיווחים רבים עליהם.
Uzun ve dikkatli çalışmalar onlarla ilgili birçok yeni bulgu ortaya koymuştur.دراسات طويلة ودقيقة أكتشفت أشياء كثيرة عنهم.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod