Burada gördüğünüz haritayı buldum.여기 지도가 보이시죠.
Burada gördüğünüz haritayı buldum.Și este această hartă pe care o vedeți aici.
Burada gördüğünüz haritayı buldum.Tutaj ją widzicie.
Burada gördüğünüz haritayı buldum.Und zwar die Karte, die Sie hier sehen.
Burada gördüğünüz haritayı buldum.Và đó là tấm bản đồ bạn thấy ở đây.
Burada gördüğünüz haritayı buldum.Το χάρτη που βλέπετε εδώ.
Burada gördüğünüz haritayı buldum.Това е картата, която виждате тук.
Burada gördüğünüz haritayı buldum.Эту карту вы можете сейчас видеть.
Burada gördüğünüz haritayı buldum.וזו המפה שאת רואים פה.
Burada gördüğünüz haritayı buldum.وهي الخريطة التي تروها الآن.
Burada gördüğünüz haritayı buldum.これは地理情報システムの一部であり
Buradaki sütunları da çok başarılı buldum, klasik dönemdeki sanatlaEt j'aime ces colonnes avec des chapiteaux et regroupement du classique et des débuts du chrétien.
Buradaki sütunları da çok başarılı buldum, klasik dönemdeki sanatlaMoc se mi líbí ty sloupce s hlavicemi a to, jak je zde spojena klasika s počátkem Křesťanství.
Buradaki sütunları da çok başarılı buldum, klasik dönemdeki sanatlaPodobają mi się także kolumny z kapitelami i połączenie sztuki klasycznej i wczesnochrześcijańskiej.
Buradaki sütunları da çok başarılı buldum, klasik dönemdeki sanatlaמנותקות ממצע השיש. ואני אוהב את העמודים בעלי הכותרות, ואת המיזוג
Burayı nasıl 3 buldum?여기에 3 않았다 어떻게?
Burayı nasıl 3 buldum?Como eu cheguei nesse 3 aqui?
Burayı nasıl 3 buldum?Por qué puse un 3 aquí?
Burayı nasıl 3 buldum?間違ってました。
Bu satırı veya satırın sütun versiyonunu aldım ve bununla iç çarpımını buldum. -لقد اخذنا ذلك الصف، او اعتقد ان هذا العامود مساوياً لذلك الصف، ووصلناه مع هذا
Bu sayede, sanat yapmanın bir yolunu buldum, kendiliğinden gerçekleşen ve sonuçlardan bağımsız.A na oplátku jsem nalezl proces tvorby umění, který je neutuchající a ničím nezatížený.
Bu sayede, sanat yapmanın bir yolunu buldum, kendiliğinden gerçekleşen ve sonuçlardan bağımsız.Cserébe felfedeztem egy olyan alkotási folyamatot, ami véget nem érő, és az eredményektől független.
Bu sayede, sanat yapmanın bir yolunu buldum, kendiliğinden gerçekleşen ve sonuçlardan bağımsız.E in cambio, ho scoperto un processo di creazione dell'arte perpetuo e indipendente dai risultati.
Bu sayede, sanat yapmanın bir yolunu buldum, kendiliğinden gerçekleşen ve sonuçlardan bağımsız.Em troca, descobri um modo de criar arte que é perpétuo, sem estar sujeito aos resultados.
Bu sayede, sanat yapmanın bir yolunu buldum, kendiliğinden gerçekleşen ve sonuçlardan bağımsız.En retour, j'ai trouvé un processus de création qui est perpétuel et non soumis au résultat final.
Bu sayede, sanat yapmanın bir yolunu buldum, kendiliğinden gerçekleşen ve sonuçlardan bağımsız.In ruil daarvoor, kwam ik tot een eindeloos creatief proces dat niet wordt belast door resultaten.
Bu sayede, sanat yapmanın bir yolunu buldum, kendiliğinden gerçekleşen ve sonuçlardan bağımsız.În schimb, am descoperit un proces de creare artistică perpetuu, necondiţionat de rezultate.
Bu sayede, sanat yapmanın bir yolunu buldum, kendiliğinden gerçekleşen ve sonuçlardan bağımsız.그 결과 결과물에 의해서 흔들리지 않고, 끊임없이 계속 작품을 창작할 수 있는 방법을 배우게 되었어요.
Bu sayede, sanat yapmanın bir yolunu buldum, kendiliğinden gerçekleşen ve sonuçlardan bağımsız.Odnalazłem proces nieustannego tworzenia, którego nie krępuje obawa o wyniki.
Bu sayede, sanat yapmanın bir yolunu buldum, kendiliğinden gerçekleşen ve sonuçlardan bağımsız.Og til gengælde, fandt jeg processen af at skabe kunst der er evig og ubehæftet af resultater.
Bu sayede, sanat yapmanın bir yolunu buldum, kendiliğinden gerçekleşen ve sonuçlardan bağımsız.Và trở lại, tôi thấy một quá trình của sáng tạo nghệ thuật đó là vĩnh viễn và không bị cản trở bởi kết quả.
Bu sayede, sanat yapmanın bir yolunu buldum, kendiliğinden gerçekleşen ve sonuçlardan bağımsız.Y, a cambio, me encontré con un proceso de creación artística perpetuo y no sujeto a resultados.
Bu sayede, sanat yapmanın bir yolunu buldum, kendiliğinden gerçekleşen ve sonuçlardan bağımsız.Και ως αντάλλαγμα, βρήκα μια διαδικασία δημιουργίας τέχνης που είναι αδιάκοπη και ελεύθερη από αποτελέσματα.
Bu sayede, sanat yapmanın bir yolunu buldum, kendiliğinden gerçekleşen ve sonuçlardan bağımsız.И в замяна, открих процес на създаване на изкуство, който е постоянен и необременен от резултатите.
Bu sayede, sanat yapmanın bir yolunu buldum, kendiliğinden gerçekleşen ve sonuçlardan bağımsız.І у відповідь я отримав процес творіння мистецтва, який є вічним і вільним від результатів.
Bu sayede, sanat yapmanın bir yolunu buldum, kendiliğinden gerçekleşen ve sonuçlardan bağımsız.Я обрёл непрерывный процесс создания искусства, не обременённый конечным результатом.
Bu sayede, sanat yapmanın bir yolunu buldum, kendiliğinden gerçekleşen ve sonuçlardan bağımsız.ובתמורה, מצאתי תהליך של יצירת אמנות, שהוא נצחי ולא נותן לתוצאות להפריע לו.
Bu sayede, sanat yapmanın bir yolunu buldum, kendiliğinden gerçekleşen ve sonuçlardan bağımsız.وفي المقابل ، وجدت عملية لخلق الفن دائمة وغير مربوطة بالنتائج.
Bu sayede, sanat yapmanın bir yolunu buldum, kendiliğinden gerçekleşen ve sonuçlardan bağımsız.結果に左右されず絶え間なく 芸術を創造するプロセスです 常に創造できるようになり
Bu şekilde oldukça seçkin bir topluluk içinde buldum kendimi.Cela me place en illustre compagnie.
Bu şekilde oldukça seçkin bir topluluk içinde buldum kendimi.Damit befinde ich mich in illustrer Gesellschaft.
Bu şekilde oldukça seçkin bir topluluk içinde buldum kendimi.Deci asta mă poziţionează într-o companie ilustră.
Bu şekilde oldukça seçkin bir topluluk içinde buldum kendimi.Điều này đã đưa tôi vào một công ty khá danh tiếng.
Bu şekilde oldukça seçkin bir topluluk içinde buldum kendimi.Dus dit zet me in heel illuster gezelschap.
Bu şekilde oldukça seçkin bir topluluk içinde buldum kendimi.Dzięki temu znalazłem się w nieco wyszukanym towarzystwie.
Bu şekilde oldukça seçkin bir topluluk içinde buldum kendimi.Esto me sitúa al nivel de unos compañeros muy ilustres.
Bu şekilde oldukça seçkin bir topluluk içinde buldum kendimi.Ezzel egy elég előkelő társaságba kerültem.
Bu şekilde oldukça seçkin bir topluluk içinde buldum kendimi.Isto pôs-me num grupo de pessoas ilustres.
Bu şekilde oldukça seçkin bir topluluk içinde buldum kendimi.Itu membuat saya mendapat teman yang cukup termasyur.
Bu şekilde oldukça seçkin bir topluluk içinde buldum kendimi.덕분에 제 회사가 이름을 날리게 되었죠
Bu şekilde oldukça seçkin bir topluluk içinde buldum kendimi.Mi sono così guadagnato una compagnia illustre.
Bu şekilde oldukça seçkin bir topluluk içinde buldum kendimi.To ma dostáva do dosť významnej spoločnosti.
Bu şekilde oldukça seçkin bir topluluk içinde buldum kendimi.Αυτό λοιπόν με βάζει σε μια ένδοξη παρέα.
Bu şekilde oldukça seçkin bir topluluk içinde buldum kendimi.І це зачислює мене до дещо "прославленої" групи людей.
Bu şekilde oldukça seçkin bir topluluk içinde buldum kendimi.Така че, това ме постави в доста знаменита компания.
Bu şekilde oldukça seçkin bir topluluk içinde buldum kendimi.Я оказался в очень яркой компании.
Bu şekilde oldukça seçkin bir topluluk içinde buldum kendimi.אז זה שם אותי בחברה די מהוללת.
Bu şekilde oldukça seçkin bir topluluk içinde buldum kendimi.و وضعني ذلك في خانة زمرة معينة من المشاهير.
Bu şekilde oldukça seçkin bir topluluk içinde buldum kendimi.デッカレコードのディック・ロウは
Bu şimdiye kadar ve, hayatımda kendimi buldum bana başladığını bunun düşünüldü şimdi gülüyor.Het was de gedachte dat begon me lachen zojuist.