Bıçağım keskinleşti. ve kendimi sürgünde bir hayatın içinde buldum.Το μαχαίρι μου έγινε κάπως πιο κοφτερό. Και βρέθηκα σε μία ζωή στην εξορία.
Bıçağım keskinleşti. ve kendimi sürgünde bir hayatın içinde buldum.И аз попаднах в живот в изгнание. Аз съм номадски човек на изкуството.
Bıçağım keskinleşti. ve kendimi sürgünde bir hayatın içinde buldum.Мій ніж став трохи гострішим. І я скотилася в життя у вигнанні.
Bıçağım keskinleşti. ve kendimi sürgünde bir hayatın içinde buldum.Мой нож стал немного острее. И мне понравилось жить в изгнании.
Bıçağım keskinleşti. ve kendimi sürgünde bir hayatın içinde buldum.הסכין שלי השתחזה קצת. ונפלתי לחיים בגלות.
Bıçağım keskinleşti. ve kendimi sürgünde bir hayatın içinde buldum.أصبحت سكيني أكثر حدة. ولقد وقعت في حياة المنفى.
Bıçağım keskinleşti. ve kendimi sürgünde bir hayatın içinde buldum.そして私は追放者の生活に落ちていきました 私は放浪する芸術家です
Boston'daki düşük gelirli ailelerle pek çok kez konuşma fırsatı buldum.그들은 항상 거주를 문제 삼아 왔지만, 실제로는 매번 근본적인 건강 문제가 있었습니다.
Boston'daki düşük gelirli ailelerle pek çok kez konuşma fırsatı buldum.lecz głównie borykały się z problemami zdrowotnymi.
Boston'daki düşük gelirli ailelerle pek çok kez konuşma fırsatı buldum.Ze hadden vragen over huisvesting, maar er zat altijd een gezondheidsprobleem achter.
Boston'daki düşük gelirli ailelerle pek çok kez konuşma fırsatı buldum.שהיו באים ומעלים בעיות בדיור, אבל תמיד הסתתרו בעיות בריאות.
Boston'daki düşük gelirli ailelerle pek çok kez konuşma fırsatı buldum.الذين يأتون لعرض قضايا الإسكان الخاصة بهم، ولكن كان دائما هناك قضية اساسية تتعلق بالصحة .
Boston'daki düşük gelirli ailelerle pek çok kez konuşma fırsatı buldum.それらには必ず健康問題が つきものでした あるクライアントは
Böylelikle kendimi Bilim Tarihi Kütüphanesi'ne gidip bu kitaba bakarken buldum.Akhirnya saya pergi ke Perpustakaan Sejarah Ilmu Pengetahuan dan menemukan buku ini.
Böylelikle kendimi Bilim Tarihi Kütüphanesi'ne gidip bu kitaba bakarken buldum.Also landete ich in der Bibliothek der Geschichte der Wissenschaft, wo ich mir dieses Buch ansah.
Böylelikle kendimi Bilim Tarihi Kütüphanesi'ne gidip bu kitaba bakarken buldum.Aşa că până la urmă m-am dus la Biblioteca de Istorie a Ştiinţelor şi am studiat cartea aceasta.
Böylelikle kendimi Bilim Tarihi Kütüphanesi'ne gidip bu kitaba bakarken buldum.Así que terminé yendo a la Biblioteca de la Historia de la Ciencia, y encontré este libro.
Böylelikle kendimi Bilim Tarihi Kütüphanesi'ne gidip bu kitaba bakarken buldum.Donc j'ai fini par aller à la bibliothèque d'histoire des sciences et j'ai regardé dans ce livre.
Böylelikle kendimi Bilim Tarihi Kütüphanesi'ne gidip bu kitaba bakarken buldum.Dus ging ik naar de Bibliotheek van Wetenschapsgeschiedenis en keek naar dit boek.
Böylelikle kendimi Bilim Tarihi Kütüphanesi'ne gidip bu kitaba bakarken buldum.Joten päädyin tieteenhistoriankirjastoon, josta löysin tämän kirjan.
Böylelikle kendimi Bilim Tarihi Kütüphanesi'ne gidip bu kitaba bakarken buldum.그래서 저는 마침내 과학역사 도서관으로 가서 이 책을 살펴보았습니다.
Böylelikle kendimi Bilim Tarihi Kütüphanesi'ne gidip bu kitaba bakarken buldum.Skončil jsem tedy v Knihovně dějin vědy s touto knihou.
Böylelikle kendimi Bilim Tarihi Kütüphanesi'ne gidip bu kitaba bakarken buldum.Sono finito allora nella biblioteca di Storia della Scienza e ho trovato questo libro.
Böylelikle kendimi Bilim Tarihi Kütüphanesi'ne gidip bu kitaba bakarken buldum.Tak som nakoniec skončil v Historickej vedeckej knižnici čítajúc túto knihu.
Böylelikle kendimi Bilim Tarihi Kütüphanesi'ne gidip bu kitaba bakarken buldum.Thế là cuối cùng tôi đi đến Thư viện Lịch sử Tự nhiên và tìm quyển sách này.
Böylelikle kendimi Bilim Tarihi Kütüphanesi'ne gidip bu kitaba bakarken buldum.Végül a Történelemtudományi Könyvtárban kötöttem ki ennél a könyvnél.
Böylelikle kendimi Bilim Tarihi Kütüphanesi'ne gidip bu kitaba bakarken buldum.В итоге я отправился в Библиотеку истории науки и нашел эту книгу.
Böylelikle kendimi Bilim Tarihi Kütüphanesi'ne gidip bu kitaba bakarken buldum.Врешті, я пішов у Бібліотеку історії науки і знайшов цю книгу.
Böylelikle kendimi Bilim Tarihi Kütüphanesi'ne gidip bu kitaba bakarken buldum.Така накрая се озовах в библиотеката по История на науката и разглеждах тази книга.
Böylelikle kendimi Bilim Tarihi Kütüphanesi'ne gidip bu kitaba bakarken buldum.לכן הייתי צריך ללכת לספריית ההסטוריה של מדע ולעיין בספר הזה.
Böylelikle kendimi Bilim Tarihi Kütüphanesi'ne gidip bu kitaba bakarken buldum.لذا ذهبت الى مكتبة تاريخ العلوم واطلعت على هذا الكتاب
Böylelikle kendimi Bilim Tarihi Kütüphanesi'ne gidip bu kitaba bakarken buldum.この本に行きつきました これは西洋において冶金学について
Bu araştırmalarım sırasında, tesadüf sonucu bir harita buldum.Așa că în cadrul acestor investigații am dat peste o hartă.
Bu araştırmalarım sırasında, tesadüf sonucu bir harita buldum. Burada gördüğünüz haritayı buldum.En fin, fue en medio de esas investigaciones que me topé con un mapa, el mapa que ven aquí.
Bu araştırmalarım sırasında, tesadüf sonucu bir harita buldum.C'est au cours de ces recherches que je suis tombé sur une carte.
Bu araştırmalarım sırasında, tesadüf sonucu bir harita buldum.Così, è stato nel corso di queste indagini che mi sono imbattuto in una mappa.
Bu araştırmalarım sırasında, tesadüf sonucu bir harita buldum.이런 연구를 하던 중 제가 이 지도를 발견했지요.
Bu araştırmalarım sırasında, tesadüf sonucu bir harita buldum.Tijdens deze onderzoekingen vond ik een kaart.
Bu araştırmalarım sırasında, tesadüf sonucu bir harita buldum.Trong lúc đang nghiên cứu tôi bắt gặp 1 tấm bản đồ.
Bu araştırmalarım sırasında, tesadüf sonucu bir harita buldum.Während dieser Erkundungen, bin ich auf eine Karte gestoßen.
Bu araştırmalarım sırasında, tesadüf sonucu bir harita buldum.W trakcie tych poszukiwań, natknąłem się na mapę.
Bu araştırmalarım sırasında, tesadüf sonucu bir harita buldum.Στην πορεία αυτών των ερευνών βρήκα ένα χάρτη.
Bu araştırmalarım sırasında, tesadüf sonucu bir harita buldum.В хода на тези разследвания се натъкнах на една карта.
Bu araştırmalarım sırasında, tesadüf sonucu bir harita buldum.Так по мере проведения этих исследований я натолкнулся на карту.
Bu araştırmalarım sırasında, tesadüf sonucu bir harita buldum.וכך, במהלך אותם החיפושים נתקלתי במפה.
Bu araştırmalarım sırasında, tesadüf sonucu bir harita buldum.خلال فترة البحث هذه، عثرت على خريطة بالصدفة.
Bu araştırmalarım sırasında, tesadüf sonucu bir harita buldum.これがその地図です
Bu bir teori değil. Hile yok. Buldum ben onu."Igen, ez nem egy teória, ez nem megtévesztés ...
Bu bir yana dursun, tamamen ideolojikleşmiş, tanınmaz hale gelmiş bir ülke buldum karşımda.Aber stattdessen fand ich ein Land vor, das komplett ideologisch war und das ich nicht mehr wiedererkannte.
Bu bir yana dursun, tamamen ideolojikleşmiş, tanınmaz hale gelmiş bir ülke buldum karşımda.Dar în schimb, am găsit o țară care era total ideologică și pe care eu nu o mai recunoșteam.
Bu bir yana dursun, tamamen ideolojikleşmiş, tanınmaz hale gelmiş bir ülke buldum karşımda.Ennek ellenére egy olyan országba érkeztem, ami teljesen ideologikus volt, rá sem ismertem.
Bu bir yana dursun, tamamen ideolojikleşmiş, tanınmaz hale gelmiş bir ülke buldum karşımda.Invece, ho ritrovato un paese che era totalmente ideologico e che non riuscivo più a riconoscere.
Bu bir yana dursun, tamamen ideolojikleşmiş, tanınmaz hale gelmiş bir ülke buldum karşımda.그러나, 저는 완전히 관념적이고 제가 더이상 알아 볼 수 없는 나라로 돌아오게 되었습니다.
Bu bir yana dursun, tamamen ideolojikleşmiş, tanınmaz hale gelmiş bir ülke buldum karşımda.Maar in plaats daarvan, trof ik een land aan dat volledig ideologisch was en dat ik niet meer herkende.
Bu bir yana dursun, tamamen ideolojikleşmiş, tanınmaz hale gelmiş bir ülke buldum karşımda.Mais au lieu de ça, j'ai retrouvé un pays que était totalement idéologique et que je ne reconnaissais plus.
Bu bir yana dursun, tamamen ideolojikleşmiş, tanınmaz hale gelmiş bir ülke buldum karşımda.Mas, em vez disso, encontrei um país que estava totalmente ideológico e que eu já não reconhecia.
Bu bir yana dursun, tamamen ideolojikleşmiş, tanınmaz hale gelmiş bir ülke buldum karşımda.Místo toho jsem našla naprosto zideologizovanou zemi, kterou jsem vůbec nepoznávala.
Bu bir yana dursun, tamamen ideolojikleşmiş, tanınmaz hale gelmiş bir ülke buldum karşımda.Namun, saya menemukan negara yang benar-benar ideologis negara yang tidak saya kenali lagi.
Bu bir yana dursun, tamamen ideolojikleşmiş, tanınmaz hale gelmiş bir ülke buldum karşımda.Nhưng thay vì thế, tôi nhận ra một đất nước thuộc một ý thức hệ mà tôi không thể nhận ra nữa.
Bu bir yana dursun, tamamen ideolojikleşmiş, tanınmaz hale gelmiş bir ülke buldum karşımda.Pero en cambio, encontré un país totalmente adoctrinado que no pude reconocer.