Ama bu amaçta kendimi buldum, ve asla aynı olamam artık.'لكن وجدت نفسي في هذه القضية، و لن أكون نفس الشخص أبدًا."
Ama bu amaçta kendimi buldum, ve asla aynı olamam artık.'自分が変わったことに 気づきました」 今 私達は様々な 自由を享受しています
Ama çok geçmeden, kendimi, Güney Afrika'dan uzakta, taa kuzeyde, Mısır'da buldum.Aber sehr bald fand ich meinen Weg vom südlichen Teil Afrikas - Südafrika - in den nördlichsten, nach Ägypten.
Ama çok geçmeden, kendimi, Güney Afrika'dan uzakta, taa kuzeyde, Mısır'da buldum.Bardzo szybko znalazłem się z południowej części Afryki - z RPA - na samej północy, w Egipcie.
Ama çok geçmeden, kendimi, Güney Afrika'dan uzakta, taa kuzeyde, Mısır'da buldum.그리고 바로, 아프리카 남쪽 지역인 남아프리카에서 부터 최북단 이집트까지 여행했죠
Ama çok geçmeden, kendimi, Güney Afrika'dan uzakta, taa kuzeyde, Mısır'da buldum.Pero muy pronto, me encontré desde la parte sudeste de África -- en Sudáfrica - hasta el norte, en Egipto.
Ama çok geçmeden, kendimi, Güney Afrika'dan uzakta, taa kuzeyde, Mısır'da buldum.Zo samého juhu Afriky, Juhoafrickej republiky, som sa rýchlo našiel na samom severe, v Egypte.
Ama çok geçmeden, kendimi, Güney Afrika'dan uzakta, taa kuzeyde, Mısır'da buldum.Πολύ γρήγορα, όμως, βρέθηκα από το νότιο τμήμα της Αφρικής, τη Νότια Αφρική, στο βόρειο, στην Αίγυπτο.
Ama çok geçmeden, kendimi, Güney Afrika'dan uzakta, taa kuzeyde, Mısır'da buldum.Начав в южной части Африки, я вскоре оказался на самом севере Африки, в Египте.
Ama çok geçmeden, kendimi, Güney Afrika'dan uzakta, taa kuzeyde, Mısır'da buldum.Но много скоро се оказах от южната част на Африка... Южна Африка... в най-северната, в Египет.
Ama çok geçmeden, kendimi, Güney Afrika'dan uzakta, taa kuzeyde, Mısır'da buldum.אך מהר מאד, מצאתי את עצמי עולה מחלקה הדרומי של אפריקה מדרום אפריקה, לצפון הרחוק, במצרים.
Ama çok geçmeden, kendimi, Güney Afrika'dan uzakta, taa kuzeyde, Mısır'da buldum.ولكن بسرعة جداً، وجدت نفسي من الجزء الجنوبي لأفريقيا -- في شمال أفريقيا، في أقصى الشمال، في مصر.
Ama çok geçmeden, kendimi, Güney Afrika'dan uzakta, taa kuzeyde, Mısır'da buldum.南アフリカです。その後、北のエジプト 南と北の2つの場所です
"Ama, hâlâ hayattayım! Hâlâ yaşıyorum, ve Nirvana'yı buldum.Ik leef nog, èn ik heb Nirvana gevonden.
"Ama, hâlâ hayattayım! Hâlâ yaşıyorum, ve Nirvana'yı buldum.Mutta tajusin "Olen vielä elossa!
"Ama, hâlâ hayattayım! Hâlâ yaşıyorum, ve Nirvana'yı buldum.Und wenn ich
Ama hayır, bakın bu kitaplarda ben ne buldum, işte size gösterilen şey buydu, değil mi?Aber nein, schauen Sie, was ich in den Lehrbüchern gefunden habe, das ist es was Sie den Leuten zeigen, ja?
Ama hayır, bakın bu kitaplarda ben ne buldum, işte size gösterilen şey buydu, değil mi?Dar, nu, iată ce am găsit în manuale, asta li se arată oamenilor, nu?
Ama hayır, bakın bu kitaplarda ben ne buldum, işte size gösterilen şey buydu, değil mi?De nézzék, hogy mit találtam a tankönyvekben, ezt mutatjuk az embereknek, igaz?
Ama hayır, bakın bu kitaplarda ben ne buldum, işte size gösterilen şey buydu, değil mi?É um plano, visto de cima. Mas, não. Reparem no que eu encontrei nos manuais.
Ama hayır, bakın bu kitaplarda ben ne buldum, işte size gösterilen şey buydu, değil mi?하지만, 글쎄요, 제가 학생용 교과서에서 찾은 그림입니다. 이런 것을 보여주실꺼죠? 이 그림들은 교과서에,
Ama hayır, bakın bu kitaplarda ben ne buldum, işte size gösterilen şey buydu, değil mi?Maar nee, dit is wat ik in de handboeken vond, dat is wat je mensen toont, niet?
Ama hayır, bakın bu kitaplarda ben ne buldum, işte size gösterilen şey buydu, değil mi?Mais, non, regardez ce que j'ai trouvé dans ces livres de cours, c'est ce qu'on montre aux gens, ok ?
Ama hayır, bakın bu kitaplarda ben ne buldum, işte size gösterilen şey buydu, değil mi?Ma, no, guardate cosa ho trovato nei libri di testo, questo è quello che spiegate alla gente, giusto?
Ama hayır, bakın bu kitaplarda ben ne buldum, işte size gösterilen şey buydu, değil mi?Näin se on kuitenkin oppikirjoissa. Näitä ihmiset näkevät, eikö?
Ama hayır, bakın bu kitaplarda ben ne buldum, işte size gösterilen şey buydu, değil mi?Namun tidak, lihat apa yang saya temukan dalam buku teks, itulah yang ditunjukkan kepada orang-orang bukan?
Ama hayır, bakın bu kitaplarda ben ne buldum, işte size gösterilen şey buydu, değil mi?Nhưng hãy nhìn vào những gì tôi đã tìm thấy trong sách.
Ama hayır, bakın bu kitaplarda ben ne buldum, işte size gösterilen şey buydu, değil mi?Pero no, miren lo que encontré en los libros de texto, eso es lo que le muestran a las personas, ¿correcto?
Ama hayır, bakın bu kitaplarda ben ne buldum, işte size gösterilen şey buydu, değil mi?Αλλά όχι, δείτε τι βρήκα στα σχολικά βιβλία.
Ama hayır, bakın bu kitaplarda ben ne buldum, işte size gösterilen şey buydu, değil mi?Но не - вижте какво намерих в учебниците - това се показва на хората, нали?
Ama hayır, bakın bu kitaplarda ben ne buldum, işte size gösterilen şey buydu, değil mi?Смотрите, однако, что я обнаружил в учебниках: вот что там показано.
Ama hayır, bakın bu kitaplarda ben ne buldum, işte size gösterilen şey buydu, değil mi?אבל ראו מה מצאתי בספרי הלימוד, זה מה שמראים לאנשים, נכון? זה לקוח מספרי הלימוד,
Ama hayır, bakın bu kitaplarda ben ne buldum, işte size gösterilen şey buydu, değil mi?ولكن، لا، أنظروا ماذا وجدت فى الكتب المدرسية، هذا ما تعرضونه على الناس، أليس كذلك؟ هذا من الكتب المدرسية،
Ama hayır, bakın bu kitaplarda ben ne buldum, işte size gösterilen şey buydu, değil mi?みんなが見せるのはこれなのです これらは教科書や教育ウェブサイトに載っているものです
Ama, kişisel olarak harika buldum.Dar eu, personal, l-am considerat minunat.
Ama, kişisel olarak harika buldum.De szerintem csodálatos volt.
Ama, kişisel olarak harika buldum.Dla mnie osobiście była nadzwyczajna.
Ama, kişisel olarak harika buldum.Ich persönlich fand sie wunderbar.
Ama, kişisel olarak harika buldum.Jeg synes det var vidunderligt.
Ama, kişisel olarak harika buldum.근데 개인적으로 저는 놀랍다고 생각했어요.
Ama, kişisel olarak harika buldum.Mais, personnellement, je l'ai trouvée merveilleuse.
Ama, kişisel olarak harika buldum.Ma personalmente io l'ho trovato meraviglioso.
Ama, kişisel olarak harika buldum.Mas, eu pessoalmente acho-o maravilhoso.
Ama, kişisel olarak harika buldum.Men personligen tyckte jag det var fantastiskt!
Ama, kişisel olarak harika buldum.Mně osobně to přišlo úžasné.
Ama, kişisel olarak harika buldum.Persoonlijk vond ik het schitterend.
Ama, kişisel olarak harika buldum.RB: 彼はとても一生懸命になる質で 僕は彼をとても気に入っているんだけどね
Ama, kişisel olarak harika buldum.Sin embargo, yo personalmente le encontré maravilloso.
Ama, kişisel olarak harika buldum.На мен лично много ми хареса.
Ama, kişisel olarak harika buldum.Проте, я особисто вважаю його чудовим.
Ama, kişisel olarak harika buldum.Я лично думаю, что доклад был великолепен.
Ama, kişisel olarak harika buldum.אבל, אני אישית מצאתי שהוא נהדר.
Ama, kişisel olarak harika buldum.لكن , أنا شخصيا أجده رائعا.
Ama kullanacak malzemem yoktu. Bu yüzden bir hurdalığa gittim ve malzemelerimi buldum.Ale nie miałem żadnych materiałów, dlatego poszedłem na złomowisko i znalazłem potrzebne rzeczy.
Ama kullanacak malzemem yoktu. Bu yüzden bir hurdalığa gittim ve malzemelerimi buldum.Mutta minulla ei ollut tarvittavia materiaaleja, joten menin romuttamolle, josta löysin sopivia materiaaleja.
Ama oraya vardığımda,... ...birsürü plastik çöp ve diğer atıkları buldum.Ale keď som sa tam dostal, našiel som veľa plastových odpadkov a iných nečistôt.
Ama oraya vardığımda,... ...birsürü plastik çöp ve diğer atıkları buldum.Ale kiedy tam dotarłem, znalazłem mnóstwo plastikowych śmieci i innych odpadów.
Ama oraya vardığımda,... ...birsürü plastik çöp ve diğer atıkları buldum.Ale ve skutečnosti jsem tam našel spoustu plastů a jiného odpadu.
Ama oraya vardığımda,... ...birsürü plastik çöp ve diğer atıkları buldum.Dar când am ajuns acolo, am descoperit mult gunoi plastic şi alte deşeuri.
Ama oraya vardığımda,... ...birsürü plastik çöp ve diğer atıkları buldum.De odaérve sok-sok műanyaghulladékot és törmeléket láttam.