Ana içeriğe geç
Sözlük

buldular ile cümle

buldular kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Bazı araştırmacılar görsel entegrasyon ile otizm arasında bir bağlantı buldular.Integracja wizualna kojarzona była z autyzmem przez kilku badaczy.
Bazı araştırmacılar görsel entegrasyon ile otizm arasında bir bağlantı buldular.Integrarea vizuală a fost asociată cu autismul de câțiva cercetători.
Bazı araştırmacılar görsel entegrasyon ile otizm arasında bir bağlantı buldular.몇몇의 연구진들은 시각 통합이 자폐증과 연관 있는 것을 밝혔죠.
Bazı araştırmacılar görsel entegrasyon ile otizm arasında bir bağlantı buldular.La integración visual fue asociada al autismo por muchos investigadores.
Bazı araştırmacılar görsel entegrasyon ile otizm arasında bir bağlantı buldular.L'intégration visuelle a été associée à l'autisme par plusieurs chercheurs.
Bazı araştırmacılar görsel entegrasyon ile otizm arasında bir bağlantı buldular.L'integrazione visiva è stata associata all'autismo da molti ricercatori.
Bazı araştırmacılar görsel entegrasyon ile otizm arasında bir bağlantı buldular.Näköhavaintohäiriöt on yhdistetty autismiin useiden tutkijoiden toimesta.
Bazı araştırmacılar görsel entegrasyon ile otizm arasında bir bağlantı buldular.Optische Integration wurde von verschiedenen Forschern mit Autismus in Verbindung gebracht.
Bazı araştırmacılar görsel entegrasyon ile otizm arasında bir bağlantı buldular.Sự tích hợp trực quan được liên kết với tự kỉ bởi nhiều nhà nghiên cứu khác nhau.
Bazı araştırmacılar görsel entegrasyon ile otizm arasında bir bağlantı buldular.Vizualno povezovanje je avtizmu pripisalo precej raziskovalcev.
Bazı araştırmacılar görsel entegrasyon ile otizm arasında bir bağlantı buldular.Zrakové začlenění bylo spojováno s autismem několika výzkumníky.
Bazı araştırmacılar görsel entegrasyon ile otizm arasında bir bağlantı buldular.Η οπτική λειτουργία έχει συσχετιστεί με τον αυτισμό απο αρκετούς ερευνητές.
Bazı araştırmacılar görsel entegrasyon ile otizm arasında bir bağlantı buldular.Визуалната интеграция е била свързвана с аутизма от няколко изследователи.
Bazı araştırmacılar görsel entegrasyon ile otizm arasında bir bağlantı buldular.Кілька дослідників пов'язують візуальну інтеграцію з аутизмом.
Bazı araştırmacılar görsel entegrasyon ile otizm arasında bir bağlantı buldular.Несколько исследователей связывают визуальную интеграцию с аутизмом.
Bazı araştırmacılar görsel entegrasyon ile otizm arasında bir bağlantı buldular.אינטגרציה ויזואלית הובחנה כקשורה לאוטיזם על ידי מספר חוקרים.
Bazı araştırmacılar görsel entegrasyon ile otizm arasında bir bağlantı buldular.التداخل البصري قد تم ربطه بالتوحد من العديد من الباحثين.
Bazı araştırmacılar görsel entegrasyon ile otizm arasında bir bağlantı buldular.自閉症と関連付けている研究者もいます これを知ったとき、私たちは思いました
Bazı çocuklar, birilerine zorbalık etmek için sebep buldular, ve gerçek bir sebep bulana kadar devam ettiler.Některé dětské gangy získaly omluvu někoho šikanovat, protože to se může, pokud se dotyčnému nedíváte do očí.
Bazı çocuklar, birilerine zorbalık etmek için sebep buldular, ve gerçek bir sebep bulana kadar devam ettiler.Κάποιες παρέες είχαν κάποιον να κοροϊδεύουν, εφόσον μπορούσαν να το κάνουν χωρίς να τον κοιτάνε στα μάτια.
Bazı genç kızlar yeni bir idol buldular.Eine junge Mädchen haben ein neues Idol begonnen.
Bazı genç kızlar yeni bir idol buldular.Kilka młodych dziewczyn zdobyło nowego idola.
Bazı genç kızlar yeni bir idol buldular.Některé mladé dívky získaly nový idol.
Bazı genç kızlar yeni bir idol buldular.Κάποια κορίτσια βρήκαν νέο είδωλο.
Bazı genç kızlar yeni bir idol buldular.Некоторые молодые девушки получили нового идола.
Bazı hasta ve problemli insanlar kendilerini Galvan gibi homurdanarak buldular.Algunas personas enfermas y retorcidas, se encuentran a si mismas aspirando Galvan.
Bazı hasta ve problemli insanlar kendilerini Galvan gibi homurdanarak buldular.Beberapa orang kurang waras telah ditemukan menghirup Galvao.
Bazı hasta ve problemli insanlar kendilerini Galvan gibi homurdanarak buldular.Beteg és becsavarodott emberek Galvaot szippantanak.
Bazı hasta ve problemli insanlar kendilerini Galvan gibi homurdanarak buldular.Certains pervers sniffent du galvao.
Bazı hasta ve problemli insanlar kendilerini Galvan gibi homurdanarak buldular.Certi svitati si sono perfino messi a 'sniffare' i Galvao.
Bazı hasta ve problemli insanlar kendilerini Galvan gibi homurdanarak buldular.Einige kranke und verdorbene Menschen schnupfen Galvao.
Bazı hasta ve problemli insanlar kendilerini Galvan gibi homurdanarak buldular.사악하고 비뚤어진 사람들은 갈바오 새 문제를 비웃었습니다.
Bazı hasta ve problemli insanlar kendilerini Galvan gibi homurdanarak buldular.Navíc je velmi ohrožený.
Bazı hasta ve problemli insanlar kendilerini Galvan gibi homurdanarak buldular.Pessoas doentes e depravadas foram vistas a snifar galvão.
Bazı hasta ve problemli insanlar kendilerini Galvan gibi homurdanarak buldular.Pewni chorzy, porąbani ludzie zaczęli wciągać galvao nosem.
Bazı hasta ve problemli insanlar kendilerini Galvan gibi homurdanarak buldular.Şi acesta e pe cale de dispariţie.
Bazı hasta ve problemli insanlar kendilerini Galvan gibi homurdanarak buldular.Sommige halve garen blijken zelfs Galvao's te snuiven.
Bazı hasta ve problemli insanlar kendilerini Galvan gibi homurdanarak buldular.Ορισμένοι αρρωστημένοι και διεστραμμένοι άνθρωποι κατέληξαν να σνιφάρουν Galvao.
Bazı hasta ve problemli insanlar kendilerini Galvan gibi homurdanarak buldular.Некоторые больные, извращённые люди нахают Гальвао как наркотик.
Bazı hasta ve problemli insanlar kendilerini Galvan gibi homurdanarak buldular.Някои болни и извратени хора са си намерили смайващ галван.
Bazı hasta ve problemli insanlar kendilerini Galvan gibi homurdanarak buldular.כמה אנשים חולניים ומעוותים מצאו את עצמם מסניפים גלוואו.
Bazı hasta ve problemli insanlar kendilerini Galvan gibi homurdanarak buldular.بعض الأشخاص المضطربين أخذوا في استنشاق الغالفاو.
Bazı hasta ve problemli insanlar kendilerini Galvan gibi homurdanarak buldular.それで、絶命の危機に直面しているのです。
Bilgisayarý, MIT binasýnýn bodrumunda bir odada buldular.De fandt computeren i det her rum i kælderen i en MIT bygning.
Bilgisayarý, MIT binasýnýn bodrumunda bir odada buldular.Ils ont trouvé le PC dans ce local au sous-sol d'un bâtiment du MIT. Ils auraient pu le débrancher.
Bilgisayarý, MIT binasýnýn bodrumunda bir odada buldular.Našli ten počítač ve sklepě budovy MIT.
Bilgisayarý, MIT binasýnýn bodrumunda bir odada buldular.Trovarono il computer in questo stanzino nel seminterrato di un edificio dell'MIT. Avrebbero potuto staccarlo.
Bilgisayarý, MIT binasýnýn bodrumunda bir odada buldular.Βρήκαν αυτόν τον υπολογιστή σε ένα δωμάτιο στο υπόγειο ενός κτιρίου του MIT.
Bilgisayarý, MIT binasýnýn bodrumunda bir odada buldular.Они нашли компьютер в этой комнате в подвале здания MIT. Они могли бы отключил его.
Bilgisayarý, MIT binasýnýn bodrumunda bir odada buldular.Те намерили компютъра в тази стая в мазето на сградата на MIT.
Bilgisayarý, MIT binasýnýn bodrumunda bir odada buldular.وجدوا ذلك الحاسوب في هذه الغرفة في أحد الطوابق السفلية لمبنى إم آي تي
Bilgisayarý, MIT binasýnýn bodrumunda bir odada buldular.[アーロンの弁護人]: そのコンピューターのプラグを抜くこともできた。 犯人が来るのを待ち、「あんた、何やってんだ、
Bir araya geldiler ve hep birlikte ispatı buldular.Dali sa dokopy a spolu mali dôkaz.
Bir araya geldiler ve hep birlikte ispatı buldular.He tapasivat ja yhdessä he osoittivat sen.
Bir araya geldiler ve hep birlikte ispatı buldular.Ils ont uni leurs forces, et ensemble ils avaient la démonstration.
Bir araya geldiler ve hep birlikte ispatı buldular.그들은 함께, 모여서 증명했습니다.
Bir araya geldiler ve hep birlikte ispatı buldular.Mas juntaram-se e, em conjunto, chegaram a uma prova.
Bir araya geldiler ve hep birlikte ispatı buldular.Összejöttek, és együtt megvolt a bizonyíték.
Bir araya geldiler ve hep birlikte ispatı buldular.S-au adunat, și împreună au avut dovada.
Bir araya geldiler ve hep birlikte ispatı buldular.Se presentaron juntos y lo verificaron.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod