Aradıkları şeyi buldular mı?Descobriram o que procuravam?
Aradıkları şeyi buldular mı?¿Encontraron lo que buscaban?
Aradıkları şeyi buldular mı?Fandt de, hvad de ledte efter?
Aradıkları şeyi buldular mı?Hanno trovato quello che cercavano?
Aradıkları şeyi buldular mı?Hittade de vad de letade efter?
Aradıkları şeyi buldular mı?Löysivätkö he etsimänsä?
Aradıkları şeyi buldular mı?Znaleźli to, czego szukali?
Aradıkları şeyi buldular mı?Βρήκαν αυτό που έψαχναν;
Aradıkları şeyi buldular mı?Они нашли то, что искали?
Araştırmacılar bu tip gariplikler buldular.Badcze znaleźli tego typu anomalie.
Araştırmacılar bu tip gariplikler buldular.BMWに戻りましょう 何をすれば良いでしょうか?
Araştırmacılar bu tip gariplikler buldular.Cercetătorii au descoperit acest tip de anomalii.
Araştırmacılar bu tip gariplikler buldular.Forskare har funnit den här typen av motsägelser.
Araştırmacılar bu tip gariplikler buldular.Investigadores han encontrado este tipo de anomalías.
Araştırmacılar bu tip gariplikler buldular.연구자들은 이러한 종류의 변칙들에 대해 발견했습니다.
Araştırmacılar bu tip gariplikler buldular.Kutatók találtak ilyen anomáliákat.
Araştırmacılar bu tip gariplikler buldular.Les chercheurs ont constaté ce type d'anomalies.
Araştırmacılar bu tip gariplikler buldular.litri per chilometro sarebbe molto più effettivo. I ricercatori hanno scoperto questo tipo di anomalie.
Araştırmacılar bu tip gariplikler buldular.Onderzoekers stuiten op dit soort anomalieën.
Araştırmacılar bu tip gariplikler buldular.Wissenschaftler beschäftigen sich mit solchen Anomalien.
Araştırmacılar bu tip gariplikler buldular.Изследователите са открили тези типове аномалии.
Araştırmacılar bu tip gariplikler buldular.Исследователи выявили подобные аномалии.
Araştırmacılar bu tip gariplikler buldular.מחקרים מצאו סוגים כאלו של אנומליות.
Araştırmacılar bu tip gariplikler buldular.وجد الباحثون هذا النوع من التشوهات.
Ardından çapı ölçtüler. Yaklaşık 2 cm buldular.Daarna vonden ze dat de diameter ongeveer 2 centimeter was.
Ardından çapı ölçtüler. Yaklaşık 2 cm buldular.Derefter fandt de ud af, at diameteren var cirka 2 centimeter.
Ardından çapı ölçtüler. Yaklaşık 2 cm buldular.Então eles descobriram que o diâmetro é aproximadamente 2 cm.
Ardından çapı ölçtüler. Yaklaşık 2 cm buldular.Luego ellos notaron que el diametro es aproximadamente 2 cenimetros.
Ardından çapı ölçtüler. Yaklaşık 2 cm buldular.Och de mätte diametern till ungefär 2 cm
Ardından çapı ölçtüler. Yaklaşık 2 cm buldular.Poi hanno trovato che il diametro e' all'incirca 2 centimetri.
Ardından çapı ölçtüler. Yaklaşık 2 cm buldular.Potem, obliczają, że średnica tego koła to w przybliżeniu 2 centymetry.
Ardından çapı ölçtüler. Yaklaşık 2 cm buldular.Potom odmerali priemer, a vyšli im 2 centimetre.
Ardından çapı ölçtüler. Yaklaşık 2 cm buldular.Potom změřili průměr a vyšlo jim 2 centimetry.
Ardından çapı ölçtüler. Yaklaşık 2 cm buldular.А діаметр можна виміряти приблизно у 2 сантиметри.
Ardından çapı ölçtüler. Yaklaşık 2 cm buldular.Затем люди определили, что диаметр равен грубо 2 сантиметрам.
Askerler kapıları çarparak girdi. Üst kattaki terasta beni buldular.Soldaten rennen die Tür ein und finden mich auf der Dachterrasse.
Babalar ve kızları, bir çoğunun bir süredir tecrübe bile etmediği fiziksel bağlantı kurma fırsatı buldular.Az apáknak és lányaiknak is volt lehetősége fizikai érintkezésre, ami sokuknak nem volt megoldható egy ideje.
Babalar ve kızları, bir çoğunun bir süredir tecrübe bile etmediği fiziksel bağlantı kurma fırsatı buldular.아버지와 딸은 심지어 서로 물리적인 접촉을 할 수 있는 기회를 경험했죠. 많은 사람들이 그 동안 가질 수 없던
Babalar ve kızları, bir çoğunun bir süredir tecrübe bile etmediği fiziksel bağlantı kurma fırsatı buldular.Očetje in hčere so celo izkusili, kako je imeti fizičen stik, kar veliko izmed njih ni imelo dolgo časa.
Babalar ve kızları, bir çoğunun bir süredir tecrübe bile etmediği fiziksel bağlantı kurma fırsatı buldular.Ojcowie i córki doświadczyli nawet fizycznej obecności drugiej osoby, czego wiele z nich od dawna nie zaznało.
Babalar ve kızları, bir çoğunun bir süredir tecrübe bile etmediği fiziksel bağlantı kurma fırsatı buldular.Отцам и дочерям выпала возможность ощутить физическую связь, которой они не испытывали уже долгое время.
Babalar ve kızları, bir çoğunun bir süredir tecrübe bile etmediği fiziksel bağlantı kurma fırsatı buldular.האבות והבנות אפילו חוו הזדמנות לקשר פיזי, משהו שלרבים מהם לא היה
Babalar ve kızları, bir çoğunun bir süredir tecrübe bile etmediği fiziksel bağlantı kurma fırsatı buldular.حتى أن الآباء و بناتهم حصلوا على فرصة للقرب المكاني من بناتهم، و هذا شئ لم يحصل عليه الكثير منهم
Babalar ve kızları, bir çoğunun bir süredir tecrübe bile etmediği fiziksel bağlantı kurma fırsatı buldular.長い間できなかった 体と体のふれあいを 実現できたのです
Bazen hem yer hem de işçiler buldular ve ikisinden de yararlanmanın yollarını icat ettiler. .A někdy nalezly zemi a práci a vynalezly způsoby získávání obojího.
Bazen hem yer hem de işçiler buldular ve ikisinden de yararlanmanın yollarını icat ettiler. .A niekedy našli zem a aj pracovnú silu a rôznorodé spôsoby ako vykorisťovať oboje.
Bazen hem yer hem de işçiler buldular ve ikisinden de yararlanmanın yollarını icat ettiler. .Czasem znajdowano ziemię i siłę roboczą oraz rozmaite sposoby, jak wykorzystać jedno i drugie.
Bazen hem yer hem de işçiler buldular ve ikisinden de yararlanmanın yollarını icat ettiler. .Đôi khi họ tìm được đất đai và lao động, và nghĩ ra cách để khai thác cả hai.
Bazen hem yer hem de işçiler buldular ve ikisinden de yararlanmanın yollarını icat ettiler. .E a volte hanno trovato terra e lavoro, e ideato modi per sfruttare entrambi.
Bazen hem yer hem de işçiler buldular ve ikisinden de yararlanmanın yollarını icat ettiler. .그리고 가끔 그들은 땅과 노동력을 발견하고 그 둘을 이용하는 방법을 창안합니다.
Bazen hem yer hem de işçiler buldular ve ikisinden de yararlanmanın yollarını icat ettiler. .Und mancmal fanden sie Land und Arbeitskraft vor und dachten sich Wege aus um beides auszubeuten.
Bazen hem yer hem de işçiler buldular ve ikisinden de yararlanmanın yollarını icat ettiler. .Y a veces encontraron tierra y mano de obra, y elaboró formas de explotar tanto.
Bazen hem yer hem de işçiler buldular ve ikisinden de yararlanmanın yollarını icat ettiler. .И понякога те намирали територии и работна ръка и разработили начин за използване и на двете.
Bazen hem yer hem de işçiler buldular ve ikisinden de yararlanmanın yollarını icat ettiler. .Іноді вони знаходили землю й роботу та придумували шляхи їх експлуатування.
Bazen hem yer hem de işçiler buldular ve ikisinden de yararlanmanın yollarını icat ettiler. .לפעמים הם מצאו קרקע ועבודה, ופיתחו דרכים לנצל לטובה את שניהם.
Bazen hem yer hem de işçiler buldular ve ikisinden de yararlanmanın yollarını icat ettiler. .وفي بعض الأحيان وجدوا الأرض والعمل ووضعوا طرق استغلالها سوياً
Bazen hem yer hem de işçiler buldular ve ikisinden de yararlanmanın yollarını icat ettiler. .彼らは土地と労働者の両方を搾取できる方法を考えました。 世界中で、人々は何千年もの間、何千kmもの距離を 隔てて散在していました。
Bazı araştırmacılar görsel entegrasyon ile otizm arasında bir bağlantı buldular.A integração visual tem sido associada ao autismo por vários investigadores.
Bazı araştırmacılar görsel entegrasyon ile otizm arasında bir bağlantı buldular.A vizuális integrációt számos kutatás alkalmával összefüggésbe hozták az autizmussal.
Bazı araştırmacılar görsel entegrasyon ile otizm arasında bir bağlantı buldular.Het integreren van zicht is door een aantal onderzoekers in verband gebracht met autisme.